BİR SORUDAN FAZLASI: 'Torunuma bakmak istemediğim için bencil miyim?'

Güncelleme Tarihi:

BİR SORUDAN FAZLASI: Torunuma bakmak istemediğim için bencil miyim
Oluşturulma Tarihi: Nisan 30, 2022 13:44

Torun bakmak en zor ve en keyifli mesailerden biri... Çocuğunun evladına bakan kişi olmak birçokları tarafından özlemle beklenir ve müthiş bir heyecanla yapılır. Ancak bunu tam zamanlı olarak yapmak istemeyen, biraz mahalle baskısı altında kalan büyükanneler de var. 'Bakmak istemiyorum' diyen de... Biz de pek seslerini duymadığımız; torunlarına bakma uğruna tası tarağı toplayıp çocuğunun yanına taşınan, her gün işe gidip gelir gibi yollarda saatler harcayan ve torun bakmayı reddeden anneanne ve babaannelere kulak verdik...

Haberin Devamı

Yıllardır çalıştıktan sonra tam emekli olup "Hayatın tadını çıkarma sırası artık bende" derken birden kendinizi torun bakarken buluyorsunuz. Hayaller gezip tozmak, gerçekler bebeğin maması, bezi, uykusu, gazı… Kimi bunu büyük bir keyifle yapıyor, kimi yapmak zorunda hissediyor... Kimi de üzerindeki mahalle baskısına rağmen torun bakmayı reddediyor. Öte yandan torunun ebeveynleri de haklı olarak bebeklerini büyütürken hem ekonomik hem manevi anlamda ailelerinin desteğine ihtiyaç duyuyor.

Peki gündelik hayatın içindeki bu konu nasıl gündeme taşındı?

ABD merkezli sosyal haber ve tartışma sitesi Reddit'in büyükanne olan bir kullanıcısının, hafta sonlarında torununa bakıcılık yapmak istemediği için ailesi tarafından bencillikle suçlandığını yazması, bu meseleyi gündeme taşıdı.

Haberin Devamı

Tartışmayı başlatan kullanıcının 3 yaşında bir torunu var. Torunun babası ortalıklarda olmadığı için tüm sorumluluk kızının omuzlarında. Kızı para kazanmak için hafta sonu işe girip çalışmak istiyor ama o işteyken 3 yaşındaki oğlu ile birinin ilgilenmesi gerekiyor. Tabii ki ilk başvuracağı yer annesi oluyor ama o, kendinde torununa bakacak enerjisi olmadığını söylüyor.

50 yaşında halen çalışan büyükannenin hafta sonu tek yapmak istediği şey dinlenmek… 4 çocuk yetiştirmiş biri olarak, kendinde bir çocuğun daha enerjisine yetişebilecek gücü bulamıyor. Şu an sadece biraz huzura ve sessizliğe ihtiyaç duyuyor.

Ailesi ise torunlarını büyütmeye yardım etmenin bir büyükanne ve büyükbabanın görevi olduğunu düşünüyor. Kadın da bunu reddettiği için kendini suçlu hissediyor ve “Torunuma bakmak istemediğim için bencil miyim?” diye soruyor.

Ona hak verenler de var destek olanlar da. Dünyanın neresinde olursanız olun anne babalar özellikle ebeveynliğin ilk yıllarında yardıma ihtiyaç duyuyorlar ve bunun için genelde kendi anne babalarına başvuruyorlar. Çalışmak zorunda olan anne babaların belki de başka çaresi kalmıyor ama öte yandan bu da büyükanneler üzerinde büyük bir sorumluluk yaratıyor.

BİR SORUDAN FAZLASI: Torunuma bakmak istemediğim için bencil miyim

Haberin Devamı

 

Biz de torunlarını dünyalar kadar seven ama bu zorunluluğun sıkıntısını da yaşayan büyükannelerle konuştuk.

‘BAKICI SENİN YÜZÜNDEN KAÇTI, YENİ BAKICIMIZ SENSİN ANNE’

52 yaşındaki A.O. emekli olalı sadece 2 ay oldu. Eşi ile birlikte İzmir’e gidip, orada yaşayan kızını ve torununu görmek için can atıyordu. Kızı “Gelmişken biraz uzun kalın, nasıl olsa artık çalışmıyorsun” dedi ama o evinden uzun süre ayrı kalmak istemiyordu.

Aylardır emekli olduğunda neler yapacağını planlıyor hayaller kuruyordu. Arkadaşları ile daha çok vakit geçirecek, turlara katılıp gezecek, Türk sanat müziği korosuna yazılıp şarkılar söyleyecekti. Bu yüzden torununu biraz görüp hasret giderecek sonra da memleketine dönecekti ama işler hiç de planladığı gibi gitmedi.

Haberin Devamı

İzmir'e gidişlerinin 3'üncü gününde evdeki yardımcı kadınla bir konuda tartışan A.O. ertesi gün sabah kalktıklarında bakıcının evde olmadığını fark etti. Bakıcıyı telefonla aradılar ama telefonu kapalıydı. Gün sonunda bakıcının haber vermeden kaçtığını anladılar. 

Kızı zaten bakıcıdan memnun değildi ve annesinin çocuğa bakmasını çok istiyor, her fırsatta bunu üstü kapalı bir şekilde dile getiriyordu. Bu olay da tuzu biberi oldu. A.O.'ya şaka ile karışık, Bakıcımızı kaçırdın o zaman yeni bakıcımız sensin anne” dedi. 

A.O. önce bunu şaka zannetti ama sonra işin ciddiyetini anladı. Gerçekten de tam olarak kızının dediği gibi oldu. O günden sonra “Nasıl olsa siz buradasınız, kimseyi aramaya gerek yok” dediler ve yeni bir bakıcı aramayı bıraktılar. A.O. ve eşi tam 4 aydır torun bakıyor. A.O., “Mecburi hizmetimizin ne zaman biteceğini bilmiyoruz ama yazın evime dönmek istiyorum, nasıl gideceğim diye karar kara düşünmeye başladım” diye konuşuyor.

Haberin Devamı

Tüm büyükanneler gibi elbette o da torununu çok seviyor; onunla vakit geçirmekten, ona yemek yapmaktan, parkta birlikte oynamaktan mutluluk duyuyor, yanında olmadığı zamanlar burnunda tütüyor ama tüm hayatını torununa odaklı yaşamak istemiyor.

Bayram için memleketlerine dönmek isteyen A.O. ve eşi kızlarından sadece bir hafta izin alabildi. Bir hafta sonra tekrar İzmir’e dönmeleri gerekiyor ama A.O. hiç dönmek istemiyor ve böyle hissettiği için de kendini kötü hissediyor.

A.O. geçtiğimiz günlerde, memleketteki ablasını arayıp biraz bu konu da dertleşmek istedi. Ablasına burada kalıp torun bakmak istemediğini söyleyince hiç beklemediği bir tepki gördü. “Ben senden 10 yaş daha büyüğüm 4'üncü torunuma da ben bakıyorum, bir gün bile 'of' demedim. Sen nasıl bir anneannesin, hiç utanmıyor musun?” sözlerini duyunca kendini daha da kötü hissetti.

Haberin Devamı

BİR SORUDAN FAZLASI: Torunuma bakmak istemediğim için bencil miyim

TORUNLARIMI AYIRMIŞIM GİBİ VİCDAN YAPIYORUM

66 yaşındaki V.E. 10 yıl önce kızının oğluna bakmaya başladı. O zaman daha dinçti ve torununa bakmaktan keyif alıyordu. Kızı ile çok yakın oturdukları için, torununa kendi düzenini bozmadan kendi evinde bakıyordu. Akşam kızı ile damadı işten dönerken çocuklarını alıyorlardı ve mesai bitiyordu.

O zamanlar şimdikine kıyasla daha fazla enerjisi vardı ama görevini gururla tamamlayıp torunu ilkokula başlayınca aslında ne kadar yorulduğunun farkına vardı V.E.. Torunu ile yine vakit geçiriyor ama bu iş bebek bakımı kadar zor olmadığı için fiziksel olarak zorlanmıyordu. "Bir torunu büyüttüm" derken oğlunun eşinin hamilelik haberini aldı. Elbette ki bu habere çok sevindi ama yeni bir bebek bakmak istemediğinden gayet emindi.

Önce sessiz kaldı ama bir müddet sonra oğlundan, “Anne benim oğluma da sen bakar mısın?” teklifi gecikmedi. Bu sefer evleri yakın değildi. Oğlunun evi ona çok uzaktı. Oğluna, bebeğe bakacak gücü olmadığını, ayrıca onların evinde kalmak istemediğini söyledi ama bunu söylerken çok zorlandı ve oğlunun kendisine küseceğinden korktu. Diğer torununa yıllarca bakmıştı, şimdi ise yeni doğacak torununa bakmayı reddetmişti. Sanki iki çocuğunu ve torunlarını ayırıyormuş gibi...

Gelininin annesi de çalışmıyordu ve ilk torunu olduğu için bebeğin bakımını üstlenmişti ancak V.E. torununu her görmeye gittiğinde ya da onlar ziyarete geldiğinde eziliyordu.

Gerçekten artık biraz yaşlanmıştı, küçük bebek bakacak gücü yoktu ve gelininin evinde yatılı olarak kalmak istemiyordu. 

'YORULUYORUM DİYE TORUN BAKMIYORSUN AMA SOKAKTA HİÇ YORULMUYORSUN'

V.E. bir gün bir komşusunun söylediği şeye o kadar üzüldü ki bütün gece uyuyamadı. Sebebini şöyle anlatıyor:

“O gün alışveriş poşetleri ile eve dönüyordum. Çok samimi bir komşum, 'Yoruluyorum diye torun bakmadın ama sokakta yorulmuyorsun hiç maşallah' dedi ve en yakınlarımın bile buna hakkımın olmadığını düşündüğünü o zaman anladım. Bu konudaki mahalle baskısını ilk kez o gün çok net bir şekilde hissettim. Tüm büyükannelerin üstünde aynı mahalle baskısı var hâlâ. Eğer torunun varsa ilk önceliğin ona bakmak olmalı. Kendini evini, eşini unut, tek önceliğin torunun olsun istiyorlar ama bunu doğru bulmuyorum."

'HAFTA SONUNU İPLE ÇEKİYORUM’

N.B. erken yaşta torun sahibi olan anneannelerden. Torununun olacağını duyduğu zaman dünyalar onun oldu. Çalışmadığı için hastane sürecinde ve lohusalık döneminde hep kızının ve torununun yanında oldu ama bir müddet sonra artık kendi evine dönmek istedi. Kızı ise yalnız başına bebeği büyütemeyeceğini, işe geri döndüğünde de çocuğuna onun bakmasını istediğini söyledi.

N.B. kızına istediği zaman ona yardımcı olacağını ama tam zamanlı bakamayacağını söyledi. Ekonomik durumları çok iyi olmadığı için kızının işe dönmesi gerekiyordu. Damadının annesi de bebek bakmak istemeyince sonunda iki kayınvalide aralarında anlaşarak dönüşümlü olarak torunlarına bakmayı kabul ettiler.

'ÖNCEDEN İLK TORUNA BAKMAK İÇİN KAYNANA SAVAŞLARI ÇIKARDI'

N.B. torununa neden tam zamanlı bakmak istemediğini şu sözlerle ifade ediyor. “Benim zamanımda anneanne ve babaanneler torunlarına bakmak için adete birbirleri ile yarışırlardı, hele de ilk torun için resmen savaş çıkardı. Ama şimdi sadece ben değil çoğu büyükanne ve büyükbaba için torun bakmak zor geliyor. Torunuma 3 gün ben bakıyorum 3 gün babaannesi. Resmen zorunlu hizmet bizimkisi. Birbirimizden görev devralırken “Allah kurtarsın kader arkadaşım” diyoruz. Çok tatlı ama tüm gün onun bakımını sağlamak aşırı yorucu. İkimizin de eşleri bizimle birlikte çocukların evine gelmiyorlar, dolayısı ile o günlerde ayrı kalıyoruz. Resmen torunuma bakacağım diye eşimi ihmal ediyorum.”

N.B. geçtiğimiz haftalarda kızının “Anne yarın gidebilirsin evden çalışacağım” demesi üzerine çocuklar gibi sevindiğini, yatılı okulda kalan çocukların evci izni sevincinin aynısını yaşadığını, torun bakmanın gerçekten çok büyük bir fedakarlık gerektirdiğini ve bunun en zor mesai olduğunu sözlerine ekliyor.

72 YAŞINDAYIM, ŞİMDİ OLSA TORUNUMA YİNE BAKARIM

56 yaşındayken torununa bakmak için eşi ile birlikte memleketinden kalkıp İstanbul’a gelen M.B. önce bir yaşına kadar bakmak amacıyla geldiğini ama sonrasında torunu için memlekette yaşamayı bırakıp İstanbul’da yaşamaya başladığını söylüyor.

“Uzun süre torunuma baktım, sadece yaz aylarında memlekette kaldım ama o süre zarfında da yine torunum yanımdaydı. Onunla yaptığımız her şey çok keyifliydi, elbette yorucuydu ama bu çok tatlı bir yorgunluk, bu yorgunluğu herkes tatmalı” diyen M.B., şimdi bir torunu olsa yine aynı enerji ve istekle torununa bakabileceğini, bu gücü kendinde bulduğunu belirtiyor.

"Hiçbir bakıcı torunlarımıza bizim baktığımız gibi sevgi ve ilgi ile bakamaz ama gerçekten bu, çok büyük bir fedakarlık. Bu bir görev ya da zorunluluk olarak algılanmamalı" diyen M.B. herkesin fikrine saygı duymak gerektiğini de vurguluyor.

TORUN DEĞİL YENİDEN ÇOCUK BÜYÜTÜYORUM

Pandemi döneminde büyükanne büyükbaba olmanın çok daha zor olduğunu söyleyen Aksoy çifti, torunları ile birlikte olmaktan çok mutlu ama sorumluluklarının çok ağır geldiğini söylemeden edemiyorlar.

İki çocuğa birden baktıkları için başka hiçbir şey yapmaya fırsatları kalmıyor. Biri 5 dakika ortadan kaybolsa tüm işler aksıyor diğerinin eli ayağına dolanıyor. Onlar için en büyük sorun emanet çocuğa bakmak, yani üzerlerine yüklenen sorumluluk. Her adımlarına dikkat etmeleri, bir saniye olsun gözünü onlardan ayırmamaları gerekiyor. Bu da tam zamanlı ve tatlı ama çok ağır bir mesai demek.

"Annesi babası adına karar vermemiz gerekiyor, bu sorumluluk bize bazen çok ağır geliyor. Bir saat değil 2 saat değil 7/24 mesaideyiz. Bu yüzden torun değil sanki yeniden çocuk büyütüyor gibi hissediyoruz" diyen 67 ve 71 yaşındaki Aksoy çifti “Bu kadar büyük bir sorumluluğun altına girmek ister misiniz diye sorsalar kesinlikle istemezdik ama işte torun sevgisi bambaşka bir şey, konu torun olunca hiçbir şeye hayır diyemiyorsunuz” şeklinde konuşuyor.

Haberle ilgili daha fazlası: