Tek belirtisi unutkanlık değil! Bu davranış değişiklikleri Alzheimer'a işaret ediyor

Güncelleme Tarihi:

Tek belirtisi unutkanlık değil Bu davranış değişiklikleri Alzheimera işaret ediyor
Oluşturulma Tarihi: Haziran 30, 2022 11:46

Alzheimer, bunamanın en yaygın şekli ve çoğu insan hastalığı hafızanın zayıflamasıyla ilişkilendiriyor. Ancak hastalığın belirtileri sadece unutkanlıkla sınırlı değil. Aşırı cömert olmaktan kötü araç park etmeye, Alzheimer’ın birçok başka dikkat çekici belirtisi bulunuyor. İşte çoğunu daha önce duymamış olabileceğiniz Alzheimer işaretçileri...

Haberin Devamı

Hafızada zayıflama ve kafa karışıklığı Alzheimer hastalığının en bilinen belirtileri. Ancak bunlar haricinde de pek çok önemli belirti hastalıkla birlikte kendini gösterebiliyor. En yıkıcı semptomlar başlamadan önce, hastaların mizah anlayışlarında değişiklikler yaşanabiliyor, giyimine kuşamına dikkat etmesiyle tanınan bir birey kirli kıyafetlerle dolaşmaya başlayabiliyor.

Bilim insanları geçtiğimiz günlerde yeni bir Alzheimer işaretini daha ortaya çıkardı: Aşırı cömertlik…

South California Üniversitesi'nden araştırmacılar, tanımadıkları bir kişiye para vermeye daha istekli olan yaşlıların Alzheimer’a yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu buldu. Araştırmada aslında kötü bir davranış olmayan cömertliğin, ciddi bir tıbbi durumla ilişkili olabileceği ve yaşlı insanlara bakan kişiler tarafından bir uyarı işareti olarak değerlendirilebileceği bildirildi.

Haberin Devamı

Araştırmayı yöneten South California Üniversitesi nöropsikoloji profesörü Dr. Duke Han yaptığı açıklamada, “Parayı yönetmede sorun yaşamanın demans ve Alzheimer hastalığının erken belirtilerinden biri olduğu düşünülüyor ve bu araştırma da bu görüşü destekliyor” diye konuştu.

Çalışma için 70 yaş civarında 67 kişi incelendi. Her katılımcıya 10 dolar verildi. Katılımcıların her biri, laboratuvar ortamında daha önce hiç tanışmadıkları bir kişiyle eşleştirildi. Katılımcılara ayrıca mevcut bilişsel durumlarını ve potansiyel Alzheimer geliştirme risklerini değerlendirmek için nörolojik testler uygulandı.

Bu testlerin sonucunda daha önce hiç tanışmadıkları bir kişiye daha fazla para vermeye istekli olanların bilişsel durumlarının genellikle daha kötü, Alzheimer geliştirme risklerinin ise daha yüksek olduğu tespit edildi.

Alzheimer, her yıl dünyada milyonlarca kişiyi etkiliyor ve önümüzdeki yıllarda nüfus yaşlandıkça vakaların da artacağından korkuluyor. Dünyada 47 milyon Alzheimer hastası var. Bu sayının 2030’da 76 milyon 2050’de ise 135,5 milyona ulaşması bekleniyor. Türkiye’de ise 600 bin aile bu hastalıkla mücadele ediyor.

Tabii ki belirtiler hafıza kaybı, cömertlik gibi birkaç farklılıkla sınırlı değil. İşte sevdiklerinizde Alzheimer hastalığı olabileceğini gösteren olağandışı işaretlerden bazıları…

ESKİDEN GÜLMEDİKLERİ ŞEYLERE ARTIK GÜLÜYORLAR

Londra Üniversitesi araştırmacıları, bu hastalığa yakalanmış kişilerin, aynı yaştaki sağlıklı yetişkinlere göre hicivli veya absürt komedi gösterileri karşısında daha çok eğlendiğini buldu.

Haberin Devamı

Alzheimer ve demans hastalığı olan 48 kişinin arkadaşlarına ve akrabalarına, hastaların hoşlandığı komedi türleri hakkında anketler verildi. Ayrıca aile üyelerine son 15 yılda veya daha yakın zamanda hasta olan yakınlarında herhangi bir sıra dışı mizah anlayışı fark edip etmedikleri soruldu.

2015 yılında Journal of Alzheimer Disease'de yayımlanan çalışma, Alzheimer hastalarının tipik demans semptomlarının başlamasından yaklaşık dokuz yıl önce absürt şakaları tercih etmeye başladığını buldu. Hatta bu kişilerin önceden komik bulmayacakları olaylara güldükleri de görüldü.

Araştırmacılar, mizah anlayışındaki değişikliklerin kesin nedenini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu, ancak Alzheimer'ı geliştirdikten sonraki davranış değişikliklerinin çoğunun, beynin ön lobundaki büzülmeden kaynaklandığını söyledi.

Haberin Devamı

Tek belirtisi unutkanlık değil Bu davranış değişiklikleri Alzheimera işaret ediyor

‘BABAMI O ZAMANA KADAR HİÇ PASAKLI GÖRMEMİŞTİM’

Alzheimer hastaları birbiriyle uyumlu giysiler seçmekte ve yardım almadıkları takdirde hava koşullarına uygun giysiler giymekte zorlanabilir. 2018 yılında Sociology of Health and Illness’ta yayımlanan araştırma kapsamında, 32 kişi incelendi. Ayrıca hasta kişilerin nasıl giyindiği konusunda fikirlerini almak için 57 hasta yakınıyla görüşüldü.

Araştırmada görüşlerine yer verilen Melissa, Alzheimer olan babasının giyimini değiştirmeye başladıktan sonra yaşadığı yıkımı anlattı:

“Babamı hiç pasaklı görmedim, hiçbir zaman. Bir gün eve geldiğimde, o berbat kıyafetler içinde oturuyordu. Bu beni gerçekten incitti çünkü buna alışık değilim.” 

Haberin Devamı

Eşim, Alzheimer teşhisi konulmadan önce yaşadığımız yerin saygın kişilerinden biriydi. Şimdilerde 74 yaşında olan eşimin gençlik zamanında bırakın lise bitirmeyi, okula gidebilen kişi sayısı bile çok azdı. Eşim ise lise mezunuydu ve makine ressamlığı yapıyordu. İşi sebebiyle hep takım elbiselerle dolaşır, bir giydiğini neredeyse bir daha giymezdi. Ancak son 10 senedir tam aksine davranmaya başladı. Ben de çocuklar da ‘Artık yaşlandı, kıyafetle ne işi var’ diyorduk. Sonra başka belirtiler de görmeye başlayınca doktora götürdük ve gerçek ortaya çıktı. Alzheimer olmuştu ve en önem verdiği şeyden, giyimden vazgeçmişti. Artık yırtık bir gömleği bile üzerinden çıkarmamıza izin vermiyor, en kirli kıyafetleri bile giymekten rahatsız olmuyor.

K.P., 67

HASTALIK ARABA SÜRMEKTEN VAZGEÇMEYE ZORLUYOR

Çalışmalar, Alzheimer'ın hastaların motor becerilerini ve düşünce süreçlerini etkilemeye başladığı noktada sürücülük becerilerinin önemli ölçüde kötüleşebileceğini gösteriyor.

Hastalık insanların tepkilerini yavaşlatıyor, park etme konusunda onları daha da kötüleştiriyor ve sonunda araç kullanmaktan vazgeçmeye zorluyor. Her zaman yaptıkları bir şey olan sürücülüğü bırakmak zorunda kalmak, hastalarda çoğunlukla strese sebep oluyor.

Alzheimer's Research and Therapy'de 2021'de yayımlanan bir çalışma, Alzheimer hastalarının, direksiyonu aniden bir yöne kırma ve aracı daha yavaş sürme olasılığının önemli ölçüde daha yüksek olduğunu buldu. Değişiklikler o kadar keskindi ki araştırmacılar, insanların sadece araç kullanmalarına bakarak Alzheimer'lı olup olmadıklarını tahmin etmek için bir model oluşturabildiler. Bu modelin vakaların tespitindeki isabet oranı yüzde 90 civarındaydı.

Haberin Devamı

SÖYLEDİKLERİNİ FİLTRELEME YETENEKLERİ BOZULUYOR

Alzheimer hastalarının beyinleri değiştikçe, ne söylediklerini ve nasıl davrandıklarını filtreleme yetenekleri çoğu vakada bozulma eğilimine giriyor. İnsanlar kabalaşabiliyor, uygunsuz şeyler söyleyebiliyor, toplum içinde soyunmaya başlayabiliyor veya yabancılarla önceye kıyasla daha sık konuşabiliyor.

Uzmanlar değişimin, beynin ön lobunda bulunan prefrontal korteksteki büzülmeden kaynaklandığına inanıyor.

Alzheimer Derneği'nin bu noktadaki uyarısı çok önemli: “Bu durumlar, bunama hastaları ve onlara yakın olanlar için çok kafa karıştırıcı, üzücü, şoke edici veya sinir bozucu olabilir. Hastalar ise davranışlarının neden uygunsuz görüldüğünü anlamayabilir. Kasıtlı olarak uygunsuz davranmaları pek olası değil.”

Birkaç yıl vefat eden anneannemde başlangıçta adını koyamasak da bugünden geriye baktığımızda “Demek ki Alzheimer’danmış” dediğimiz bazı değişimler yaşandı. Genel olarak eskiden olduğu kişinin tam tersine dönüştü diye özetleyebilirim. Örneğin gayet konuşkan bir insanken içine kapanmış hiç ağzını açmaz olmuştu. Konuştuğu zamanlarda da eski hali yoktu. Mesela herkesin “Çok akıllıdır” diye bildiği, kapısını çalıp “Şunu nasıl yapalım?” diye akıl danıştığı kadının son dönemlerinde en sık kullandığı laf “Ne bileyim ben”di. Ne zaman “Anneanne bu böyle mi olur?” desek “Ne bileyim ben” diye cevap veriyordu. Buna en basit şeyler de dahil... Mesela yaz günü “Pazara gidiyoruz, ne alalım?” diye sorduğumuzda “Pırasa alın” diyebiliyordu. “Anneanne, yazın pırasa yoktur pazarda” dediğimizde de klasik cevap: “Ne bileyim ben.” Eskiden elinden her iş gelen, trikotaj makinesi gibi muntazam örgü ören bir insanken, bir düğmeyi dahi düzgün dikemez hale geldi. Gençliğinde tırnağının ojesini eksik etmezken, son yıllarda dişini nasıl fırçalayacağını bile unutmuştu. Banyoya götürüp eline macun sürülmüş fırçayı veriyorduk, “Ne yapacağım ben bununla?” diyordu. Ama belki de en acayip olanı, son derece kuşkucu, her şeyden huylanan bir insan haline gelmesiydi. Örneğin eve bir iki misafir gelince “Çalarlar” deyip evin anahtarlarını saklıyordu. Komşudan yemek gelse “Zehirlidir” deyip yemiyor, yedirmiyordu. Hatta karşısındaki oğlunu tanımıyor, kızına, “Kim bu adam? Neden getirdin bunu bizim evimize? Hırsız mıdır uğursuz mudur, nedir?” diye sorabiliyordu. Tabii bu son saydıklarım Alzheimer teşhisini aldıktan sonra ileri safhada yaşanan durumlardı. Hastalık ilerledikçe kişinin eski kimliği ile yenisi arasındaki farkların büyüklüğü de artıyor sanırım…

Z.Y., 28

HASTALAR KÜFRETMEYE YATKIN OLUYOR

Alzheimer'ın filtre yoksunluğuna paralel bir başka belirtisi de hastaların özellikle uygunsuz yerlerde çok fazla küfretmesi.

California Üniversitesi'nden araştırmacılar, Alzheimer olan kişilerin yüzde 18'inin belli bir harf ile başlayan kelimeleri söylemeleri istendiğinde küfür kelimelerini seçtiğini buldu.

2010 yılında Cognitive and Behavioral Neurology'de yayımlanan  ve 70 hasta üzerinde yapılan çalışmada, katılımcılardan bir dakika içinde 'f', 'a' ve 's' harfleriyle başlayan düşünebildikleri kadar çok kelime saymaları istendi. 32 hastanın çoğu bu harflerle başlayan küfürlü kelimeleri saymakla işe başladı.

-Peki Alzheimer hastalığında başka ne gibi belirtiler görebiliriz?

-Belirtileri ne zaman risk olarak görmeliyiz?

-Etkileri en aza indirmek için neler yapılabilir?

Tüm merak edilenleri ve Alzheimer hastalığının ilginç belirtilerini Nöroloji Uzmanı Dr. Özlem Aksoy Özmenek ve Nöroloji Uzmanı Dr. Nasih Yılmaz ile konuştuk.

'KARAKTER DEĞİŞİKLİKLERİ UNUTKANLIKTAN BİLE ÖNCE GÖRÜLEBİLİR'

Alzheimer konusunda son yıllarda toplum bilincinin giderek arttığını söyleyen Özmenek, “Dünya çapında kabul görmüş 10 erken bulgudan bahsedebiliriz. İlk sırada kısa dönem hafıza bozukluğunun günlük planları etkilemesi, aynı sözleri söylediğini veya aynı soruları sorduğunu unutarak tekrarlamak geliyor" dedi ve şöyle devam etti:

"İkinci olarak her gün yaptığı işleri tamamlamak, başlatmak ya da devam ettirmek ile ilgili güçlük yaşamak sayılabilir. Konuşma ve yazmasının anlaşılmasında yaşadığı zorluklar iletişim yeteneklerini sınırlar. Kişinin içinde bulunduğu zamanı ve yeri karıştırma, evini ya da gideceği yeri bulamama, kaybolma gibi bulgular bu konuda uyarıcı olmalı. Buna paralel zamana ve hava durumuna uymayan giyinme şekli de karşımıza çıkabilir.

"Eşyaları normalden farklı yerlere yerleştirme, bulamama, görsel imajları ve mekânsal ilişkileri anlamada zorluk nedeni ile araba park edememe, sık trafik kazası yapma sorunları gündeme gelebilir. Gün içinde endişe, korku, mutsuzluk, sinirlilik, öfke, saldırganlık gibi hızlı değişimler de izlenebilir. Son olarak tüm bu bulguların birlikteliği kişinin utanma, saklanma güdüsü ile sosyal çekilmeye neden olabilir.”

Beyin hücrelerinde zaman içinde gelişen yıkım ve azalma sonrasında hastalarda bu bölgedeki hücrelerin işlevsel organizasyonunun bozulduğunu ifade eden Yılmaz, "Bunun sonrasında ise kimi hastalarda cinsel yönelimler değişebiliyor. Örneğin, çok muhafazakar bir kişi sapkın hareketler sergileyebiliyor. Kimi hastalarda içe kapanıklık görülürken, kimi hastada cömertlikten cimriliğe geçiş olması kimi hastaların ise oldukça savurgan hale gelmesi görülebiliyor. Özellikle frontotemporal demans dediğimiz bir unutkanlık hastalığı formunda, bu tür karakter değişiklikleri unutkanlıktan bile daha önce bir bulgu olarak karşımıza çıkabiliyor" dedi.

Tek belirtisi unutkanlık değil Bu davranış değişiklikleri Alzheimera işaret ediyor

ÖLÇÜSÜZ YARDIMLARDA BULUNUYORLAR

"Neden özellikle para konusuna dikkat çekiliyor?" sorusunu yönelttiğimiz Özmenek, Alzheimer hastalarının sosyal medya ve telefon aracılığıyla dolandırıcılıklardan tekrarlayıcı şekilde mağdur olduğunu vurgulayarak, “Çevresindeki kötü kişileri fark edemeyerek onlara ölçüsüz yardımlarda bulunabiliyorlar. Para konusundaki savurgan tavır hastamızı ve ailesini sosyal, mali ve hukuki açıdan zor durumlara sokuyor” ifadelerini kullandı.

Yukarıda cömertlik, cimrilik, sapkınlık, içe kapanıklık gibi karakter değişikliklerine dikkat çeken Yılmaz ise "Bu gibi belirtilerin özellikle ileri yaşlarda (65 yaş üstü) görülmesi durumunda hastaları Alzheimer açısından mutlaka değerlendirmek gerek. Özellikle öncesinde ufak da olsa unutkanlık görüldüyse, bu belirtilerin başlaması halinde Alzheimer açısından risk daha da belirleyici olur" dedi.

BİRKAÇ BULGU BİRLİKTE GÖRÜLEBİLİR

Yukarıda da bahsi geçen Alzheimer hastalığının ilginç bulgularının, hastalığın erken evrelerinde aralıklı olarak görülebileceğini ifade eden Özmenek, “Yalnızca bir özellik ön plana çıkacağı gibi birkaç bulgu bir arada da olabilir. Temelde bu bulguların ilerleyici ve tekrarlayıcı şekilde görülmesini normal yaşlılıktan ayırt etmek oldukça önemli. Bulgular nedeni ile kişi günlük işlerini yapmak için dışardan yardım almaya ihtiyaç duyar hale geldiğinde ise orta evre kabul edilebilir”  diye konuştu.

Haberle ilgili daha fazlası: