Güncelleme Tarihi:
İddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ise "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer aldı.
İddianamede, tutuklu şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi" "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delilerini gizleme" "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplamda 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.
DİKKAT ÇEKEN 6 İSİM
Hakkında kamu davası açılan şüphelilerden 99'unun örgüt mensubu, Ekrem İmamoğlu'nun örgütün kurucusu ve elebaşı olduğu belirtilen açıklamada, şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün'ün örgütün yöneticileri olduğu kaydedildi.
İddianamede, suç örgütü yöneticileri şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin, Ertan Yıldız ve Hüseyin Gün'ün örgütsel konumlarına uyan "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" uyarınca cezalandırılmaları, ayrıca şüphelilerin örgütün yöneticileri olması nedeniyle kendi sorumlu oldukları yapılanmalarını emir-komuta yetkisi bulunduğundan aynı Kanun'un 220/5'inci maddesi uyarınca örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmaları öngörüldü.
Örgüt üyesi konumundaki şüphelilerden Yakup Öner, Emrah Bağdatlı, Resul Emrah Şahan, Necati Özkan, Tuncay Yılmaz, Mustafa Akın, Mehmet Pehlivan, Seza Büyükçulha, Hüseyin Köksal, Ali Nuhoğlu, Ali Sukas, İbrahim Bülbüllü ve Melih Geçek'in örgütsel konumlarına uyan "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak" suçundan cezalandırılmaları, ayrıca bu şüphelilerin "özel vasfı üye" konumunda oldukları anlaşıldığından kendilerine diğer örgüt mensubu şüphelilere nazaran alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yapılması iddianamede istendi.
ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMASI TALEP EDİLEN ŞÜPHELİLER
İddianamede, örgüt mensubu şüphelilerden Deniz Dörtyol'un gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşıldığından hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, örgüt yöneticisi şüphelilerden Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız'ın da yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri anlaşıldığından haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.
Örgüt mensubu şüphelilerden Yakup Öner, Süleyman Atik, Sarp Yalçınkaya, Burak Korzay, Adem Başer, Cem Çelik, Gökhan Köseoğlu, Ali Nuhoğlu, Ümit Polat, Murat Kapki, Murat Abbas, Eyüp Subaşı, Vedat Şahin, Mete Maden, Naim Erol Özgüner, Veysel Erçevik, Serpil Altıntaş, Altan Gözcü, Ogün Soytekin, Ziya Gökmen Togay ve Bülent Yılmaz'ın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri anlaşıldığından haklarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması iddianamede öngörüldü.
ŞİRKETLERİN MÜSADERELERİ TALEP EDİLDİ
İddianamede, şüphelilerin kasten işlemiş oldukları suçlar nedeniyle belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaları, şu şüphelilerin İstanbul Sulh Ceza Hakimlikleri kararlarıyla el konulan, suçtan elde ettikleri haksız kazanç ve suçta kullandıkları şirketlerin müsadereleri istendi:
"Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Adem Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu, Emrah Bağdatlı, Hüseyin Köksal, Mustafa Nihat Sütlaş, Tuncay Yılmaz, Ömür Yılmaz, Murat Kapki, Fatoş Pınar Türker, Hakan Karanis, Serhat Kapki, Vedat Şahin, Necati Özkan, Eyüp Subaşı, Gülşah Subaşı, Ahmet Köksal, Alihan Aydın, Alper Aydın, Alperen Aydın, Ali Kurt, Serpil Kadıoğlu, Sarp Yalçınkaya, Seza Büyükçulha, Ali Nuhoğlu, Berat Çağrı Kapki, Elif Kapki, Yiğit Çam, Baran Gönül, Hasan İmamoğlu, Zeynep Ayten Gözdem Ongun, İbrahim Bülbüllü ve Mehmet Selim İmamoğlu."
"İMAMOĞLU ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ" İDDİANAMESİNDE KAMU ZARARLARI ANLATILDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" iddianamesinde, 143 eyleme ilişkin kamu zararının suç tarihleri itibarıyla yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon ABD doları olduğu belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik yürütülen soruşturmada 105'i tutuklu, 5'i "müşteki şüpheli" olmak üzere toplam 407 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.
İddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören, 16 kişi de müşteki olarak yer aldı.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten günümüze kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (Güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret, (Örgüt lideri ve yöneticilerini suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu." değerlendirmesi yapıldı.
KAÇAK HAFRİYAT DÖKÜMÜNDEN 2021-2025 ARASINDA 31 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE SUÇ GELİRİ ELDE EDİLDİ
İddianamede, örgütün 2021-2025 yılları arasında kamu zararı ve suçtan elde ettiği menfaatin detaylarına yer verilen iddianamede, örgüt yöneticisi şüpheli Murat Gülibrahimoğlu koordinesinde kaçak hafriyat sistemi ile 185 milyon 877 bin 621 ton izinsiz hafriyat dökümü gerçekleştirildiği, maden ruhsatlı alanlara yapılan kaçak hafriyat dökümünden 2021-2025 arasında 31 milyar liranın üzerinde suç geliri elde edildiği kaydedildi.
Yapılan kaçak döküm neticesinde maden sahalarının zarar görmesine sebep olarak 81 milyar lira kamu zararı oluşturulduğu ifade edilen iddianamede, İBB tarafından 14 yurt dışı finansmandan başka, raylı sistemlerde kullanmak üzere toplamda yatırıldığı kur günü göz önüne alındığında Türk lirası karşılığı 69 milyar 516 milyon 54 bin kredi alındığı, bu kredinin amacı dışında 19 milyar 846 milyon 967 bin lirasının yurt dışı finansal kuruluşlara gönderildiği vurgulandı.
Yine bu kredinin 13 milyar 836 milyon 609 bin lirasının ise iştirak şirketleri üzerinden soruşturmaya konu örgüte bağlı veya yakın olduğu tespit edilen şirketlere aktarıldığı anlatılan iddianamede, 6 milyar 189 milyon 294 bin lirasının da örgüte bağlı yakın olduğu tespit edilen şirketlere aktarılarak örgütün yurt dışı finansmanları üzerinden toplamda 39 milyar 872 milyon 870 bin lira kamu zararına sebep olunduğu aktarıldı.
'YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA BİLDİRİMDE BULUNULMUŞTUR'
İddianamede ayrıca, "Cumhuriyet Halk Partisinin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenilirliğine ve seçmenin iradesini etkilemeye, demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında Anayasa'nın 68 ve 69. maddeleriyle 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101. ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin taktir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığımızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunulmuştur" denildi.
'İHALELERİN HANGİ FİRMALARA VERİLECEĞİNİN BELİRLENDİĞİ'
İddianamede, Yakup Öner’in Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nde mühendis olmasına rağmen, İmamoğlu’nun sağladığı nüfuzla müdür Elçin Karaoğlu’na emir ve talimat verdiği, bu yolla 'Sisteme' ciddi miktarda para akışı sağladığı belirtildi. Hüseyin Köksal’ın, Murat Ongun ile birlikte hareket ettiği, Ongun’a Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. yönetiminde destek verdiği, kendisine veya ortak olduğu firmalara usulsüz ihaleler verildiği, böylece hem şahsına hem de örgütün 'Sistemi' ne menfaat sağladığı aktarıldı. Necati Özkan’ın, örgüt yöneticisi Hüseyin Gün ile birlikte 'Siyasal ve Askeri Casusluk' suçlaması kapsamında yargılandığı, uçtan uca şifreli mesajlaşma uygulamaları üzerinden yurtdışına bilgi aktardığı iddia edildi. Ali Sukas’ın, Ertan Yıldız ile birlikte hareket ettiği, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü sıfatıyla Yıldız’dan aldığı talimatlarla ihalelerin hangi firmalara verileceğini belirlediği tespit edildiğine de yer verildi. Mehmet Pehlivan’ın, örgütün hukuk ekibinde yer aldığı, avukatlık görevine aykırı davranışlarda bulunduğu ve tutuklu bulunan bazı şüphelilere baskı yaptığı belirtildi. İbrahim Bülbüllü’nün, örgüt yöneticisi Fatih Keleş'e bağlı olarak hareket ettiği, örgütün kuruluşu olan Beylikdüzü döneminden beri aktif olduğu ve sonrasında kendisini Ekrem İmamoğlu’nun hukuk danışmanı olarak tanıttığı da aktarıldı. Bülbüllü’nün, müteahhitlerle irtibata geçerek rüşvet temininde aracılık yaptığı, örgüt adına parasal kontrol ve yönetimi sağladığı, bu yolla hem kendisine hem de örgüt sistemine maddi çıkar sağladığı ifade edildi. Son olarak iddianamede, örgütün fikir temelli bir yapı olarak kurulmuş olmasına rağmen, birçok üye ve yöneticinin kamu görevlisi olduğu; ancak bu kişilerin kamudaki resmi görevleriyle örgüt içindeki hiyerarşik pozisyonları arasında doğrudan bir bağ bulunmadığı vurgulandı.
"İMAMOĞLU ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTÜ" İLK GÖRÜNTÜSÜNÜ CHP'DEKİ "PARA SAYMA" GÖRÜNTÜLERİYLE VERDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" iddianamesinde, Ekrem İmamoğlu'nun 2014'te Beylikdüzü Belediye Başkanı olduktan sonra bir yapılanma kurarak örgütün temelini attığı, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alma sürecindeki "para sayma" görüntüleriyle örgütün ilk görüntüsünü verdiği değerlendirmesi yapıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik yürütülen soruşturmada 105'i tutuklu 5'i "müşteki şüpheli" toplam 407 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, örgütünün kuruluşu ve yapılanmasına yer verildi.
İddianamede, İmamoğlu'nun ilkokul, ortaokul ve liseyi Trabzon'da tamamladığı, sonrasında ise KKTC'de Girne Amerikan Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünü okuduğu, ailesinin 1987'de Trabzon'dan İstanbul'a taşındığı, 1991'de Beylikdüzü'nden ilk arsasını aldığı, Trabzonspor ve Beylikdüzü spor kulüplerinde yöneticilik yaptığı anlatıldı.
İmamoğlu'nun KKTC'de iki yıl eğitim gördükten sonra 1990'da İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümüne yatay geçiş yaparak öğrenimine burada devam ettiği aktarılan iddianamede, "1994 yılında mezun olduğuna dair bilgiler olsa da, mezun olduğu üniversite ve mezuniyet diplomasının sahte olduğu ve bu sahte belgeyi bilahare kullandığı gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığımızca başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame neticesinde kovuşturmasının devam ettiği" ifadelerine yer verildi.
İddianamede, yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra 2009'da CHP Beylikdüzü İlçe Başkanlığına atanan İmamoğlu'nun, 2014 yerel seçimlerinde CHP'nin Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildiği belirtilerek, İmamoğlu'nun belediye başkanı olarak göreve başladıktan sonra, yetki alanındaki inşaatlardan ruhsat, imar, iskan izni gibi belediye işlemlerinde çeşitli usulsüzlükler yaparak firma sahiplerinden maddi menfaat temin eden bir yapılanma kurduğu iddia edildi.
İmamoğlu'nun belediyede kurduğu iddia edilen yapılanma üzerinden yetkisini kötüye kullanarak proje ve arsa sahiplerine usulsüz izinler verilmesiyle maddi menfaat sağladığı öne sürülen iddianamede, örgüt yöneticilerinden şüpheliler Fatih Keleş ve Adem Soytekin'in, İmamoğlu'nun talimatlarıyla firma sahipleriyle görüşüp rüşvet alımında rol oynadığı, dönemin imardan sorumlu başkan yardımcısı Mehmet Murat Çalık'ın da söz konusu işlemlerde etkili olduğu, Tuncay Yılmaz'ın ise yapılanma içinde yer aldığı belirtildi.
İddianamede, imar izni, yapı ruhsatı, iskan verilmesi için kişilerden maddi menfaat elde etmek amacıyla bir araya geldikleri iddia edilen şüphelilerin, bu şekilde ekonomik çıkar sağlamak üzere suç örgütünü kurduklarının anlaşıldığı değerlendirmesi yapıldı.
İMAMOĞLU, EYLEMLERE BİZZAT İŞTİRAK ETTİ
İddianamede, 2015-2019 arasındaki örgütün kuruluş dönemine denk gelen süreçte İmamoğlu'nun çıkar amaçlı suç örgütünün rüşvet ve suç gelirlerinin aklama suçları başta olmak üzere muhtelif suçlara vücut veren eylemlerinin tespit edildiği, eylemlerin tümüne şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun bizzat iştirak ettiği, örgüt yöneticileri ve üyelerini yönlendirdiği ifade edildi.
Şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun kurmuş olduğu çıkar amaçlı suç örgütünün Beylikdüzü Belediyesi'nde yapmaya başladığı usulsüzlüklerle örgütün temellerini attığı, bahse konu suç örgütünün eylemleri neticesiyle elde ettiği maddi menfaati ise 2019'da İBB başkanı seçilebilmesi amacıyla kullandığı öne sürüldü.
İmamoğlu'nun, İBB Başkanı olduktan sonra imkan ve yetkilerinin artmasıyla örgütün faaliyet alanını genişlettiği ve suçtan kaynaklanan kazancını artırdığı, örgüt yöneticilerini belirledikten sonra her bir örgüt yöneticisine bağlı hareket eden örgüt üyesi sayısını da artırarak faaliyetlerini sürdürdüğü vurgulandı.
İddianamede, örgütün, 2019'da CHP'nin İstanbul İl Binasının satın alınması sürecinde o dönemki il başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu saf dışı bırakarak binanın satın alınma sürecini bizzat yürüttüğü anlatılarak, "Cumhuriyet Halk Partisinin yönetimine talip olduğuna ilişkin ilk gövde gösterisini yapmıştır. İl binasının satın alımı sürecine ait 'para sayma' görüntüleri kamuoyuna yansımasıyla Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan suç örgütü ilk görüntüsünü kamuoyu nezdinde vermiştir. Bu görüntüler üzerine gerek Cumhuriyet Halk Partisi gerek İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü binanın 'bağış' olarak toplanan paralarla satın alındığı algısını oluşturmaya çalışsa da gerçekte durumun farklı olduğu, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından bağış olarak toplanan miktar dışında kalan tutarın örgütün suçtan elde ettiği kazançla karşılandığı anlaşılmıştır." tespiti yapıldı.
BAŞSAVCI GÜRLEK'TEN GAZETECİLERE AÇIKLAMA
Öte yandan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturma kapsamında 10 yıllık süreçte 160 milyar lira ile 24 milyon dolar kamu zararı tespit edildiğini belirterek, örgütün söz konusu suç gelirlerini raylı sistemler, hafriyat dökümleri ve yurt dışı kredilerinin usulsüz kullanımı ile kendi çevresine kullandırdığını kaydetti.
İddianamenin giriş bölümünde suç örgütünün yapılanması, gizliliği, hiyerarşik yapı ve örgüt şemasının anlatıldığını, 1 örgüt elebaşı, 6 örgüt yöneticisi olduğunu aktaran Gürlek, "İddianamede, Ekrem İmamoğlu 143 eylemden sorumlu tutuluyor. Örgüt yöneticisi olması nedeniyle. Bunlardan bazıları doğrudan işlediği suçlar. Hüseyin Gün bu dosyada örgüt yöneticisi olarak yer alıyor. Beylikdüzü ve Şişli Belediye Başkanları iddianamede şüpheli." ifadelerini kullandı.
Gürlek, iddianamede 76 kişinin "etkin pişman" olarak yer aldığını dile getirerek, "Kamuoyunun gündeminde olan bir dosya, bir an önce karara bağlanması lazım. Bu yargılamanın konusu, bu bizim temennimiz." değerlendirmesinde bulundu.
Devam eden soruşturma süreçlerinin de olduğunu aktaran Gürlek, İSKİ, İGDAŞ, İSBAK, Boğaziçi Tesis Yönetimiyle ilgili soruşturmaların devam ettiği ve bunlara yönelik ek iddianamelerin düzenleneceğini aktardı.

İmamoğlu’nun ‘sıvacısı’ değil ‘kasasıyım’ itirafı