GeriGündem Son dakika haberler... Kritik Astana Zirvesi sonrası ortak bildiri... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Son dakika haberler... Kritik Astana Zirvesi sonrası ortak bildiri... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Türkiye, Rusya ve İran liderleri arasında geçen Astana Zirvesi yaklaşık 2 saat sürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Putin ve Ruhani toplantıda Suriye'deki son durumu değerlendiriyor. Video konferans yöntemiyle gerçekleşen zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak Suriyeli kardeşlerimizin yanında olduk, kucak açtık." dedi. Erdoğan, "Astana garantörleri olarak sergileyeceğimiz işbirliği bu ülkenin geleceğini de belirleyici olacaktır." ifadelerini kullandı. Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada liderler, Suriye'de mevcut durumu ele alarak, 16 Eylül 2019'da Ankara'daki son toplantılarından sonra kaydedilen gelişmeleri gözden geçirerek, mutabakatları ışığında üçlü eş güdümü artırma yönündeki kararlılıklarını yineledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin videokonferans yöntemiyle katıldığı Astana Formatında Türkiye-Rusya Federasyonu-İran Üçlü Zirvesi başladı.

Zirvenin basına açık bölümünde konuşan Erdoğan, "Suriye" temalı altıncısı düzenlenen zirveye video konferansla katılarak liderlerle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti ve zirvenin ülkeler ve bölge için hayırlara vesile olmasını diledi.

Son dakika haberler... Kritik Astana Zirvesi sonrası ortak bildiri... Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle herkesin zorlu bir mücadelenin içerisinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'da ve Rusya'da salgından dolayı yaşanan can kayıplarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Putin ve Ruhani'nin şahsında Rusya ve İran halklarına, kendi ve Türk halkı adına başsağlığı dileyen Erdoğan, İran'ın başkenti Tahran'daki bir klinikte gaz sızıntısı nedeniyle meydana gelen patlamada hayatını kaybeden İran vatandaşları için de başsağlığı diledi.

Türkiye olarak salgınla mücadele sürecinde vatandaşlara en iyi sağlık hizmeti vermenin yanında dost ve kardeş ülkelere de yardım ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dünyanın 137 ülkesine tıbbi yardım ve malzeme desteğinde bulunduk. Günlük vefat sayılarını 16'lara kadar indirmeyi başardık. Yarım milyonu aşkın insanın hayatına mal olan bu musibetten dünyamızın en kısa zamanda kurtulmasını temenni ediyoruz. 2017'nin Kasım ayında başlattığımız Astana formatındaki üçlü zirve süreci, Suriye'de barış, güvenlik ve istikrarın tesisine önemli katkılar sağladı. Suriye'nin siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada sükunetin tesis edilmesi ve ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması temel önceliklerimizdir."

Son dakika haberler... Kritik Astana Zirvesi sonrası ortak bildiri... Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar

"İŞ BİRLİĞİMİZ HİÇ ŞÜPHESİZ SURİYE'NİN GELECEĞİNİ DE BELİRLEYİCİ OLACAKTIR"

Bugünkü toplantıda da bu ivmenin devam ettirileceğine inandığını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye olarak ihtilafın başından itibaren Suriyeli kardeşlerimizin yanında olduk. Etnik kimliğine, kökenine, inancına bakmadan milyonlarca Suriyeli sığınmacıya kucak açtık." dedi.

Suriye'nin terör örgütleri eli ile parçalanmaması için büyük hassasiyet gösterdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gerektiğinde fiili müdahalede bulunarak insani dramın ve bölücü emellerin önüne geçtik. Komşumuz Suriye'nin bir an önce huzur, güvenlik ve istikrara kavuşması için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz. Astana garantörleri olarak sergileyeceğimiz iş birliği, hiç şüphesiz bu ülkenin geleceğini de belirleyici olacaktır. Bugünkü toplantımızı bu ideal yolunda atılmış bir adım olarak görüyor, şimdiden katkılarınız için teşekkür ediyorum. Yapacağımız istişarelerin Suriyeli kardeşlerimiz ve tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Rabb'imden niyaz ediyorum."

Zirvede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da eşlik etti.

Son dakika haberler... Kritik Astana Zirvesi sonrası ortak bildiri... Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar

RUHANİ: "İRAN, SURİYE KRİZİNDE SİYASİ ÇÖZÜME İNANIYOR"

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suriye krizinde siyasi çözümden yana olduklarını, askeri seçeneklerin çözüm getirmeyeceğini söyledi.

Ruhani, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Astana Formatında Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'nde Suriye'deki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) Üçlü Zirve'nin ertelenmesine neden olduğunu ancak bu süre içinde Suriye'de birçok gelişme meydana geldiğini aktaran Ruhani, bu nedenle zirveyi video konferans ile yapmaya karar verdiklerini belirtti ve normal toplantıyı da kısa sürede İran'ın ev sahipliğinde gerçekleştirme temennisinde bulundu.

ABD'nin Suriye'ye yönelik Sezar Yasası yaptırımlarını eleştiren ve bunu "ekonomik terörizm" olarak nitelendiren Ruhani, "ABD, askeri baskılar ve terörist örgütler vasıtasıyla elde edemediğini ekonomik baskılarla ve Suriye halkını cezalandırarak elde edemeyecek." diye konuştu.

Astana sürecinin, Suriye krizinin barışçıl çözümüne katkı sunan tek süreç olduğunu dile getiren Ruhani, bu süreçte çok kazanım elde edildiğini ve bunların korunarak geliştirilmesinin 3 ülkenin görevi olduğunu ifade etti.

Ruhani, Astana sürecinin garantörleri olarak Suriyeli taraflar arasındaki müzakereleri desteklediklerini belirterek, "Suriye krizinin üzerinden 9 yıl geçti. İran, Suriye krizinde siyasi çözüme inanıyor. Bunun askeri çözümü olmayacaktır." ifadelerini kullandı.

Suriyeli mülteciler ve sığınmacılar konusunun da önemli olduğunu ve dönüşlerin sağlanması için uluslararası toplumun da yardımcı olması gerektiğini kaydeden İran Cumhurbaşkanı, "Siyasi hedeflerin gerçekleştirilmesi için öne sürülecek her türlü şart bu süreci zarara uğratacaktır." dedi.

Son dakika haberler... Kritik Astana Zirvesi sonrası ortak bildiri... Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar

ORTAK BİLDİRİ YAYIMLANDI

"Suriye" konulu Türkiye-Rusya Federasyonu-İran Üçlü Videokonferans Zirvesi sonrası yapılan ortak açıklamada liderler, Suriye'de mevcut durumu ele alarak, 16 Eylül 2019'da Ankara'daki son toplantılarından sonra kaydedilen gelişmeleri gözden geçirerek, mutabakatları ışığında üçlü eş güdümü artırma yönündeki kararlılıklarını yineledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin videokonferans yöntemiyle katıldığı Astana Formatında Türkiye-Rusya Federasyonu-İran Üçlü Zirve'nin ardından ortak açıklama yayımlandı.

Açıklamaya göre liderler, Suriye'de mevcut durumu ele alarak 16 Eylül 2019'da Ankara'daki son toplantılarından sonra kaydedilen gelişmeleri gözden geçirdi ve mutabakatları ışığında üçlü eş güdümü artırma yönündeki kararlılıklarını yineledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerinin yanı sıra Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini vurgulayan üç lider, bu ilkelere evrensel düzeyde saygı gösterilmesi ve kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, hiçbir eylemin bu ilkelere halel getirmemesi gerektiğine dikkati çekti.

Liderler bu bağlamda, gayrimeşru öz yönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddederek Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra komşu ülkelerin milli güvenliğine de halel getirecek ayrılıkçı gündemlere karşı durma yönündeki kararlılıklarını ifade etti.

Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumun da ele alındığı Zirve'de, bu bölgede güvenlik ile istikrarın ancak Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde sağlanabileceği vurgulandı ve liderler bu doğrultuda çabalarını koordine etmede anlaştı.

Suriye'ye ait olması gereken petrol gelirlerine yasa dışı şekilde el konulmasına ve transfer edilmesine yönelik itirazlarını beyan eden liderler, uluslararası insancıl hukuk uyarınca sivillerin ve sivil altyapının korunmasını sağlarken, DEAŞ, Nusra Cephesi ve El Kaide veya DEAŞ bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler ve oluşumlar ile BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan diğer grupların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla aralarındaki iş birliğini sürdürme kararlılıklarını teyit etti.

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki durumun da etraflıca gözden geçirildiği Zirve'de, İdlib'le ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilerek sahadaki sükunetin temininin gerekliliği vurgulandı.

ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRIDA BULUNULDU

Kovid-19 salgınının beraberinde Suriye'nin sağlık sistemi ile sosyo-ekonomik ve insani durumu bakımından büyük bir sınama getirdiğini kabul eden Erdoğan, Putin ve Ruhani, Suriye'deki insani durum ve salgının etkisine dair duydukları derin endişeyi dile getirdi.

Özellikle Kovid-19 salgını karşısında, uluslararası hukuka, uluslararası insancıl hukuka ve BM Şartı'na aykırı tüm tek taraflı yaptırımları reddeden üç lider, Suriye halkının acılarının hafifletilmesi amacıyla Suriye genelinde hızlı, güvenli ve kesintisiz insani erişim sağlanmasına yönelik gereksinimi vurguladı.

Ayrımcılık, siyasallaşma ve ön koşullar olmaksızın, Suriye'ye yapılan yardımı artırmaları için başta BM ve bağlı insani kuruluşları olmak üzere, uluslararası topluma çağrıda bulunulan zirvede, Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, BM'nin kolaylaştırıcılığında, BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair inanç da teyit edildi.

Bu bağlamda, Astana garantörlerinin belirleyici katkısı ve Soçi'deki Suriye Ulusal Diyalog Kongresi kararlarının uygulanması sonucunda Cenevre'de oluşturulan Anayasa Komitesi'nin önemli rolü vurgulandı.

Anayasa Komitesi'nin Ağustos 2020'de üçüncü toplantısını gerçekleştirme hususunda mutabakata varılmasını memnuniyetle karşılayan liderler, Komite'nin sürdürülebilir ve etkili çalışmasını sağlamak için Komite'nin üyelerini ve kolaylaştırıcı olarak BM Genel Sekreteri'nin Suriye Özel Temsilcisi Geir O. Pedersen'i sürekli iletişim yoluyla desteklemeye hazır olduklarını teyit etti.

Astana formatının ilgili Çalışma Grubu çerçevesinde zorla alıkonan/kaçırılan kişilerin karşılıklı salıverilmelerine dair faaliyetlerin devamındaki kararlılıklarını yineleyen üç lider, Suriyeli taraflar arasında güven artırılmasında etkinliğini ve gerekliliğini ispat etmiş Çalışma Grubu'nun özgün niteliğinin altını çizerek çalışmalarını sürdürülmesi için tedbir alma konusunda anlaştı.

SURİYELİLERİN HAKLARININ KORUNMASININ ALTI ÇİZİLDİ

Liderler, mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'de ikamet ettikleri yerlere güvenli ve gönüllü geri dönüşlerini kolaylaştırma ihtiyacının ve bu kişilerin geri dönme ile desteklenme haklarının korunmasının altını çizdi.

Bu bağlamda liderler, yeniden iskan edilmeleri ile normal bir hayata kavuşturulabilmelerinin yanı sıra, külfet paylaşımında daha geniş sorumluluk üstlenme ve su ile enerji kaynağı şebekeleri, okullar, hastaneler ve insani mayın eylemi dahil, insani altyapıyı eski haline getirmek suretiyle uluslararası topluma Suriye'ye yaptıkları yardımı artırma çağrısında bulundu.

Liderler, BM Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararı başta olmak üzere, Suriye Golanı'nın işgalini reddeden ilgili BM kararlarının hükümleri dahil, herkesçe tanınan uluslararası hukuk kararlarına saygı gösterilmesi gerekliliğini teyid etti.

Bu itibarla, ABD yönetiminin işgal altındaki Suriye Golanı'na dair uluslararası hukukun ağır ihlalini teşkil eden ve bölgesel barış ile güvenliği tehdit eden kararını kınayan liderler, İsrail'in Suriye'ye yönelik askeri saldırılarının istikrarı bozduğunu ve bu ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini, ayrıca bölgedeki gerilimi tırmandırdığını değerlendirdi.

Suriye meselesine ilaveten, ortak ekonomik iş birliğini güçlendirmek için farklı alanlardaki üçlü eş güdümü güçlendirme niyetini teyit eden liderler, bir sonraki Astana Formatındaki Suriye Konulu Uluslararası Toplantı'nın en kısa sürede gerçekleştirilmesi için temsilcilerini görevlendirmede mutabık kaldı.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin daveti üzerine, müteakip Üçlü Zirve'nin en kısa sürede İran'da yapılması kararlaştırıldı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle