GeriGündem ‘Siyah-Beyaz’ kız isteme
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Siyah-Beyaz’ kız isteme

‘Siyah-Beyaz’ kız isteme
Abone Olgoogle-news

Aile Meclisi’nde bu hafta AK Parti Balıkesir Milletvekili Adil Çelik ve eşi Hülya Çelik’e konuk olduk. Yolları, mezun oldukları İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin koridorlarında kesişen çiftin kız isteme hikâyeleri ise evlere şenlik...Hülya Hanım’ın ailesi koyu Beşiktaşlıymış. İsteme günü anne babası ortadan kaybolmuş. ‘Ne oluyor’ diye bakıldığında bir de ne görsünler Hülya Hanım’ın annesiyle babası radyodan Beşiktaş’ın maçını dinliyorlarmış!

Aile Meclisi’nin bu haftaki konukları AK Parti Balıkesir Milletvekili Adil Çelik ve eşi Hülya Çelik. Çelik çifti, üç evlat sahibi. Ayşe Dilara 2003, Adil İsmail 1997 ve Adil Burak ise 1992 doğumlu. “Siz kaçıncı Adilsiniz” diye soruyorum Adil Bey’e gülerek yanıt veriyor: “Ben ikinci Adilim. Babamın iki erkek evladı vefat ediyor bebekken. Babama diyorlar ki ‘Kendi adını ver de Allah ömür versin.’ Benim de gençken başıma gelmeyen hadise kalmadı, kazalar, merdivenden düşmeler. Ben de çocuklarıma Adil ismini verdim.”

Ve başlıyoruz koyu sohbetimize...

Sizi tanıyalım.
Kimdir Hülya Çelik?

Gümüşhane’de doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Gümüşhane’de tamamladım. İdealim çocuk hekimi olmaktı. Bu nedenle de üniversite için dokuz tercihimin ilk üçü tıp fakülteleriydi. Tercihler yapılırken dayıcığım dedi ki, ‘Hülya ben çok istiyorum. Bir tane de hukuk yazar mısın?’ Şimdilerde gençlerden böyle bir istekte bulunmak mümkün mü… Hiç aklımda olmamasına rağmen dördüncü tercih olarak İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni yazdım ve orayı kazandım. Kader dedikleri şey bu olsa gerek, kısmetimde İzmir’de Adil Bey ile tanışmak varmış.

‘SARI ÇOCUK BANA BAKIYOR’

 Nasıl tanıştınız?

Medeni hukuk için Adil’in olduğu sınıfta derse giriyordum. Orada bir kez görmüştüm. Ben erkeklerde altını, takıyı hiç sevmem. Ayaklarında rugan ayakkabılar, deri ceket, künye… ‘Ya hu bu ne hal’ dedim içimden, hiç hoşlanmadım. Şu anki sadeliğiyle, zarafetiyle alakası yoktu. Üçüncü sınıfın sonlarına doğru ise Adil Bey’in bakışlarını fark ettim. Dördüncü sınıfta bir arkadaşımız tanışmamıza vesile oldu. Ne içindi bilmiyorum ama okulda bir kuyrukta bekliyoruz. Kız arkadaşım Özden’e dönüp, ‘Şu sarı çocuk geçen seneden beri bana bakıyor’ dedim; Adil’i işaret ederek. Özden Adil’e, bizim onu fark ettiğimizi fark ettirdi. Bu durumu anlayan Adil, Özden’i koridorda yakalayıp, bankacılık hukuku ders notu sormuş. Özden de, ‘Ben derse girmiyorum ama arkadaşım dersleri takip ediyor, notları da güzel. Ben seni onunla tanıştırayım’ demiş. Yanıma sınıfa geldiler, notları istedi Adil Bey.

 Ders notlarınız yok muydu gerçekten?

Adil Çelik: Hülya Hanım radarıma üçüncü sınıfta girmişti, dördüncü sınıfın ilk döneminde de olanlar oldu. Beni fark ettiklerini anlayınca hemen harekete geçtim. Notları da bahane ettim anlayacağınız. Ders notuna ihtiyacım yoktu ama ben Hülya Hanımın not tuttuğunu biliyordum. Özden’in de ‘Notlar arkadaşımda var’ diyeceğinden adım kadar emindim. Bir nevi danışıklı dövüş. Aldık notları, fotokopi çektirdik, oradan Konak’a kadar birlikte yürüdük üçümüz. Daha sonra derslerde Hülya Hanım ile yan yana oturmalar falan derken ocak ayında ciddiyetimi ifade ettim. Elini ilk tuttuğumda ise, ‘Seni buldum kaybetmek istemiyorum’ demiştim.

ÖZEL YAPIM UTLA MUSİKİ ZİYAFETİ

HÜLYA Hanım, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı’nın ikinci mezunlarından. Dört yıl okumuş, almış konservatuvar diplomasını. Ut sanatçısı Yurdal Tokcan ile kuzen çocukları olan Hülya Hanım’ın udu da Tokcan’ın desteğiyle özel yapılmış. Hülya Hanım’ın musiki repertuvarı da epey genişmiş. Kendi nişanında, ‘Sevgi dolu şu gönlüm bir kuş gibi’ eserini söylemiş. Çocuklar da müziğe meraklıymış, çello çalan da var gitar çalan da. Hatta evde kimi zaman birlikte düet yaparlarmış. Bizim için de alıyor udunu eline, Adil Bey de yanında birlikte söylemeye başlıyorlar. Hülya Hanım’ın sesinden etkilenmemek mümkün değil, “Çok şanslısınız” diyorum Adil Bey’e. “Hem de nasıl” karşılığını alıyorum.

‘Siyah-Beyaz’ kız isteme

‘ÇİÇEKLER TELEFON KULÜBESİNE GİTTİ’

Hülya Çelik: İlk buluşmamızda buluşamadık biz. Ben çok heyecanlandım, hazırlanamadım. Küçücük yurt odasında, ne giyeceğim, ne yapacağım diye bir oraya bir buraya koştururken zaman akıp geçmiş, Adil gitmiş. Hayatımda ilk defa biriyle buluşacaktım, onu bile beceremedim. Buna biraz Lazlık diyelim en iyisi (Gülüyor).

Adil Çelik: Yurt kapısında elimde çiçek 1 saati geçti, bekliyorum. Ankesörlü telefondan yurdun santralini aradım, anons ettiler ama ne gelen var ne giden. Şarkıdaki gibi, ‘Ellerimde çiçekler kapısında sırılsıklam’ kalakaldım. Çiçekleri telefon kulübesine bırakıp eve döndüm.

Evlilik serüveni nasıl başladı?

Adil Çelik: Çok zor oldu çok. Macera, macera.. Safari halt etmiş yanında. İstemeye gittiğimizde neler yaşadık, alana kadar neler çektim bir bilseniz. Öyle gönülsüz verdiler ki, biz bırakıp gitsek daha memnun olacaklardı.

Hülya Çelik: Başlangıcı çok zordu. Birbirimizi seçmemiz, her iki ailenin de pek hoşuna gitmedi. Ailem Gümüşhane’nin tanınan, yerli ailelerinden. Benim ailem çok sıcak bakmadı. Böyle olunca Adil’in ailesi de biraz gücendi.

‘İSTEME GÜNÜNDE MAÇ OLURSA’

Ailem koyu Beşiktaşlı, kardeşimin çocuğunun yani torunlarının adı bile Sergen. Annemin futbol maçı izlemesi dillere destandır. İstemenin olacağı gün de Beşiktaş’ın maçı vardı. Bizimkilerin ilk kız verme tecrübeleri olacağı için halamları da çağırmıştık. Adil’ler geldi, oturduk yerlerimize. Bir babam çıkıyor oturma odasından; o geliyor, bu kez annem çıkıyor. Kayınbabam bir türlü ikisini bir arada bulamadığı için söze giremiyor. Maç dinliyorlarmış radyodan. Zor oldu ama sonra çok kıymetli oldu. 89 yılının Aralık ayında isteme oldu. 13 Temmuz 1991’de de evlendik.

Adil Çelik: Stajlarımızı yaptık, asteğmen olarak askerliğimi yaptığım sırada evlendik. Çorlu’da yaşadık askerlik bitine kadar. Daha sonra Balıkesir’e döndük ve avukatlık ofisimi açtım. 30 yıldır Balıkesir’de avukatlık yapıyorum...

REİS, ‘ADİL SEN KENARA ÇEKİL, HÜLYA HANIM VEKİL OLSUN’ DİYECEK

Mesleğinizi hiç yapamadınız sanırım...

Hülya Çelik: Avukatlık fıtratıma çok uygun bir meslek değildi, yapsaydım mutlu olmazdım herhalde. Eş, ev, çocuklar olunca da mümkün olmadı. Adil Bey’in yoğun iş ve siyaset hayatının yükünü evde aldım. Ben öğrenci ve öğretmen olmak için yaratılmışım. Akademisyen olma hayalimi devam ettiriyorum. Hukuk fakültesinin ardından Balıkesir Belediyesi’nin konservatuvarına gittim. Dört yıllık eğitimden sonra diplomamı aldım. Şimdilerde ise Balıkesir Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesinde okuyorum. Çocuğum yaşındaki öğrencilerle aynı sıraları paylaşıyor, sınavlara giriyorum. Bu yıl dördüncü sınıfa geçtim. Mezuniyete gün sayıyorum. Bittiğinde ise yüksek lisans doktora yapmak istiyorum. Fıtrat boşluk kabul etmiyor. Adil Bey’in vekilliğiyle birlikte daha çok çalışma imkanı buldum. Benim sınavlarım olduğu günlerde evde çıt çıkmaz.

Adil Çelik: Hanım dahil üç çocuk da okuyor bizim evde. Öğrenci okutma ve yaşatma derneğinin başkanıyım. Hülya Hanım sınavları olduğu günlerde kendini adarcasına çalışır, gece 3’lere kadar oturur kitaplarının başında. Reis hasbelkader okursa röportajı, ‘Adil sen kenara çekil, Hülya Hanım gel seni vekil yapalım’ diyecek. ‘Silin Adil’i eşi gelsin, Hülya Hanım daha donanımlı. Hülya’nın CV’si daha iyi.’

‘Siyah-Beyaz’ kız isteme

ÇELİK AİLESİNİN SEÇİM ANISI

Çelik ailesi, Adil Bey’in milletvekili adayı olduğu 2018 seçimini bu fotoğrafla ölümsüzleştirmiş. Erken saatte oy vermeye giden aile, akşamında da Adil Bey’in Balıkesir meydanındaki kutlamasına katılmış. Çiftin en büyük keyfi el ele kilometrelerce yürümekmiş. Üniversite yıllarından kalmış bu alışkanlık Çelik çiftinde. “Yanımda o olunca dünya umrumda olmuyor” diyen Hülya Hanım’ın sözünü kesiyor Adil Bey gülerek: “Meclis’te tutuştuk el ele bana hemen ikaz geldi arkadaşlardan. ‘Adil ne yapıyorsunuz bizim hanımlar kıskanacak’ diye.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle