GeriGündem SİNDİRİM GÜÇLÜĞÜ! Çağdaş, demokrat Atatürk Türkiyesi'nde
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

SİNDİRİM GÜÇLÜĞÜ! Çağdaş, demokrat Atatürk Türkiyesi'nde

SİNDİRİM GÜÇLÜĞÜ! Çağdaş, demokrat Atatürk Türkiyesi'nde yaşamın zevki, her geçen gün katlanarak artıyor. O güzelim, mozaik Anadolu kültürünü avuçlamış, batı medeniyetinin katmerli çeşitliliğiyle hayatımız rengarenk oldu. Geri kalmışlık yerine, Batı'yı seçişimiz bizi nasıl da bir sentez diyarı yaptı. Gırtlak safahatımız da bunun en güzel gösterisi. Geçen gün, öğlen vakti Pastaneye girdim. Tatminsizliklerimi, midemin sarhoşluğuyla unutmak istiyordum. 'Tatlı mı yesem, tuzlu mu?' diye düşünürken, pastanenin çırağına boşaltmak için içimdekileri iyi bir fırsat yakaladım:- Bana şu kurabiyelerden iki tane versene. Cevizli değil mi onlar ? Çırak cevapladı, sanki ben sormuşum gibi:- Abi onlar kuki Çırağı bunaltan, birkaç "o da ne demek oluyor, sen nereden biliyorsun" sorgulamasından sonra kurabiyeleri aldım. İçimden söylenmeye devam da ediyorum bu arada. Kasaya gidip kukilerin öldürücü bedelini ödeyeceğim. Ancak o sırada içeriye yeni girmiş olan 'yeni Türk düşünürü tipli bir adam' aynı çırağa şöyle dedi;- Bana oradan iki tane Kuru Hasan verseneÇırak kendinden emin halde, gözlerinde medeniyeti yakından tanımanın yüzüne kattığı özel anlamı gizleyemeden, adamın ifadesini düzeltti.- Kruvasanınız çukulatalı mı olacak? Ne olduğunu anlamakta zorlanarak geçirdiğim birkaç saniyeden sonra beyin cidarlarım şenlendi. Her şey berraklaştı ufkumda. Aç adamım, batı-doğu sentezi olmayı kendi bilincinde eritmiş toplumunun kültür ve davranış karakterine bağlı kalmak adına, gavurun çikolatalı poğaçalarına kendi öz dilinin diyalektiği ile hitap ediyor. 'Kuru Hasan!' Diğer taraftan çırak, doğu-batı sentezini güçlendirmeye çalışıyor. Bir laborant gurme edasıyla çağlıyor.Gerçekle debelendiğimiz bu arada kalmışlık konusunu özetlemeye çalışayım. Dilini öğrenmeden yazmaya başlamış, yazı yazmayı öğreneli bir yüzyıl olmuş, tek başına dünyaya bedel olduğunu zannederken internetle tanışmış bir cümleyiz. Sünnetsiz Avrupalı, beş asır önce çözmüş bu konuyu. Üstüne görsel dimağlarını da açmışlar, sinema, opera derken. Şimdilerde ise internette dolaşıp, bir de ortak bilinçlerini oluşturuyorlar, ulusları arasında, benzer soyutlama seviyeleri ile. Bizde geçilecek çok yol var daha. Tek başlı hükümranlık altında kalmaktan diğerine geçişi tamamlayamamış bir payidar ulusun temsilcisi olarak sindiremiyorum yediklerimi. Kruvasan da olsa Cookie de.Henüz kendi yokken ortada, kültürünü satmış gavuru sindirmeye çalışanları sindiremiyorum. Evinde ailesiyle bekaretini konuşamayıp, Pazar sabahı arkadaşlarıyla 'kruvasanları çok sevenler'i sindiremiyorum. Arada kalmayı benimseyenleri sindiremiyorum.Bilmeden çok konuşmayı sindiremiyorum. Kendi fikri olmayanları sindiremiyorum. İki fikir arasında daima orta nokta bulmaya çalışanları sindiremiyorum.Önceki yüzyıl akıp gitmişken, üstümüzden hızla geçen batının çöpe attıklarıyla yetinmeyi sindiremiyorum. Kuru Hasan Bey kuki yerse, sindirim güçlüğü ve Fransızca telaffuzu düzelir mi acaba? Emre SAYLIK - 21 Mayıs 2001, Pazartesi
False