GeriGündem Şike davası başladı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şike davası başladı

''Susurluk Davası'' hükümlüsü Ali Fevzi Bir ile bazı hakemler ve teknik direktörler arasında ''Şike Çetesi'' oluşturulduğu iddiasına ilişkin 11 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Ali Fevzi Bir, ''Şikenin Türkiye'de ispatı yoktur, şike yapmak da zor iştir'' dedi.

Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu yargılanan Ali Fevzi Bir ile tutuksuz sanıklardan Sebahattin Bitirim katıldı.

ŞİKENİN TÜRKİYE'DE İSPATI YOKTUR

Tutuklu sanık Ali Fevzi Bir, ''Şikenin Türkiye'de ispatı yoktur, şike yapmak da zor iştir'' dedi.

Kimlik tespiti sırasında ''turizm ve inşaat işiyle uğraştığını'' belirten Ali Fevzi Bir, dava konusu olayı, Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ile bir gazetecinin planladığını ileri sürdü.

Bir süre önce, Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'ne bağlı polis olduklarını belirten kişilerce gözaltına alındığını söyleyen Bir, bu kişilerin üzerinde bulunan paraları alıp daha fazla para istediklerini öne sürdü.

Bu konuda İstanbul DGM'ye suç duyurusunda bulunduğunu, ancak Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'nün bu olaya inanmadığını anlatan   Bir, şöyle devam etti:

''Daha sonra olaydan Sadettin Tantan'ın haberi olmuş ve bu insanların bulunmasını istemiş. Olayı çözemediler. Bu süre içinde beni de büromda göz hapsinde tutuyorlardı. Ben de onlara 'beni bırakın kendi imkanlarımla bu insanları bulayım' dedim. Sonra kendi imkanlarımla bu işi çözdüm. Başlarında da bir emniyet müdürü çıktı. Hala cezaevinde. Bu emniyet içerisinde duyulmuş. Ben onların sırtında bir kambur oldum.''

Bir, aslında hakemlere yönelik geniş kapsamlı bir operasyon yapılacağını, ancak Türkiye (A) Milli Futbol Takımı'nın Dünya Kupası'nda oynaması nedeniyle, bu durumun takıma zarar verebileceği düşüncesiyle yapılmadığını öne sürerek, bu olayın da basına Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından sızdırıldığını iddia etti.

Ali Fevzi Bir, ''Şikenin Türkiye'de ispatı yoktur, şike yapmak da zor iştir'' diye konuştu.
   
AYBABA İLE İLHAN'IN KAVGASI
   
Samet Aybaba ile Sadık İlhan arasında birlikte bulundukları bir ortamda kavga çıktığını anlatan Bir, şunları kaydetti:

''Samet Aybaba bana, 'Sadık İlhan'ın, bu kavga nedeniyle kin tutup maça bunu yansıtmasından korktuğunu' söyledi. Ben de 'öyle şey olmaz, Sadık İlhan'la konuşurum' dedim. Türkiye'de 500 hakem varsa, 300'ünü tanırım zaten. Sadık İlhan'la konuştum. O da bana 'böyle bir şeyin olamayacağını' söyledi. Tekrar Aybaba'yı arayarak, içini rahat tutmasını, Sadık İlhan'ın maçı gerektiği gibi yöneteceğini bildirdim.''

Erdoğan Arıca ile olan konuşmasının da, sadece Arıca'nın bir yakınmasından ibaret olduğunu savunan Bir, ''Dilek Uzun'u, Sadık İlhan'ın yanında iki defa görmüştüm. Paralı kadın olduğunu bilmiyordum. Daha sonradan öğrendim'' dedi.

Bir, dava dosyasının Antalyaspor'la herhangi bir ilgisi olmadığını öne sürerek, dosya içerisinde yer alan konuşmaların günlük olaylara ilişkin olduğunu ve şahsi fikirlerini içerdiğini söyledi.

Antalyaspor'un bu davaya müdahil olmasının kümede kalma amacına yönelik olduğunu ileri süren Bir, şöyle konuştu:

''Ben Sabancı'nın ortağı değilim. Kumarhaneci ve kumarbazım. İçkim, sigaram yoktur. Tek tutkum futbol ve kumar. Almanya'da bahis oynatıyorlar. Bunun illegali de var, ancak oynamak çok zor, 3 tane birden oynaman gerekiyor. Böyle bir bahis varsa, bu benim kumar tutkumdandır. Bu olayı süslediler ve kıyameti kopardılar.''
   
HAKEMLERİN ETKİSİ
   
Tutuksuz sanık Sebahattin Bitirim de suçlamaları reddettiğini ve Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadesini tekrarladığını söyledi.

Mahkeme Heyeti Başkanı, sanığın, ''Hava Kuvvetleri'nde astsubay olarak görev yaptığını, 1980 yılından beri hakem olduğunu ve bahsedilen şekilde şike yapılması için kendisine teklifte bulunmaya kimsenin cesaret edemeyeceğini'' belirttiği ifadesini okudu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen spor yazarı Ali Sami Alkış da olayla ilgili direkt bir bilgisi bulunmadığını, ancak internet üzerinden bahis oynatılmasına ilişkin, yurtdışında şirketi bulunan Aydın Ayyıldız'la görüşme yaptığını anlattı.

Alkış, bu kişinin kendisine, ''bazı takımların yönetici ve futbolcularının kendi maçlarının üzerine bahis oynadığını tespit ettiklerini'' anlattığını belirterek, ''Hakemlerin maçların sonuçları üzerinde etkili olduğu kanaati, yaptığım çalışmalar sonucu bende hasılolmuştur'' dedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı, sanıklardan Sadık İlhan, Ferhat Gündoğdu, Volkan Aymankuy, Kenan Kozak ve Cafer Kuştepe'nin ifadelerinin, talimatla Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde alındığını tutanağa geçirdi.

Duruşmada, Heyet Başkanı'nın sabıka kaydının görünmediğini söylemesi üzerine Bir, sabıkasının ''Susurluk Davası''ndan olduğunu anlatarak, 10.5 ay infazının kaldığını bildirdi.
   
TAHLİYE TALEPLERİ
   
Ali Fevzi Bir'in 3 avukatı da ayrı ayrı söz alarak, müvekkillerinin tahliyesini istediler.

Bir de, ''Tahliye olsam da cezaevinden çıkamıyorum. Tahliyemi onurum ve gururum için istiyorum'' dedi. Samet Aybaba'nın avukatı da müvekkilinin Trabzonspor Kulubü'nde çalıştığını, ifadesinin Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nde alınmasını istediğini kaydetti.

Mahkeme Heyeti, delillerin toplanmamış ve tutuklanma müzekkeresinin infazının başlamamış olmasını dikkate alarak, Bir'in tahliye talebini reddetti.

Mahkeme, sanıklardan Erdoğan Arıca'nın Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Samet Aybaba'nın da Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi'nce talimatla ifadesinin alınmasına karar verdi. 

İfadesi alınan sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasını kararlaştıran Mahkeme Heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayıerteledi.
   
ANTALYASPOR'UN DURUMU
   
Bu arada Antalyaspor'un avukatı Murat Bulat, duruşma çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, müdahillik taleplerinin yargı tarafından kabul edilmesinin ''ortada bir zarar olduğu'' anlamına geldiğini söyledi.

Antalyaspor'un vicdanını rahatsız eden durumun Diyarbakırspor-Antalyaspor karşılaşması olduğunu kaydeden Bulat, bu maçı Antalyaspor'un 3-1 kaybettiğini hatırlattı.

Bulat, ''Türk futbolunun kirlilik iddialarından arınması lazım. Dünyada 3. olan bir futbol ülkesinin böyle şike iddialarıyla çalkalanmasının üzerine gitmek, spor yöneticilerinin temel görevidir''dedi.

29 YILA KADAR HAPİSLERİ İSTENİYOR
   
Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, ''Ali Fevzi Bir ile hakem Sadık İlhan ve firari Şenol Dede'den oluşan 'üçlü çete'nin, internet kanalıyla Türkiye liginden seçilen maçların sonuçları üzerinde bahis oynadıkları, maçların ihtimale göre sonuçlanması için de hakemlere kadın ve para sundukları'' öne sürülüyor.

Ali Fevzi Bir'in ''suç işlemek için teşekkül oluşturmak'', suçundan 1.5 ile 3 yıl, ''rüşvet vermek'' suçundan da 5 ile 18 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Sadık İlhan'ın da aynı suçların yanı sıra ''rüşvet vermek'' suçundan dolayı 11 ile 29 yıl arasında ağır hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Teknik direktörler Erdoğan Arıca ve Samet Aybaba'nın ''rüşvet vermek'' suçundan 4 ile 12'şer yıl, Sebahattin Bitirim ile A Klasmanı Hakemi Ferhat Gündoğdu, A Klasmanı Yardımcı Hakemleri Kenan Kozak, Volkan Aymankuy, Kenan Nurhan Altınsaat ve B Klasmanı A Kategorisi Hakemi Cafer Kuştepe'nin de ''rüşvet almak'' suçundan 4 ile 10'ar yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılması öngörülen iddianamede, Dilek Uzun'un da ''suç işlemek için oluşturulan teşekküle yardım ettiği'' gerekçesiyle 6 ay ile 1 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor.

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False