Cinselliğe vaktimiz yok, tüp bebek yapalım

Cinselliğe vaktimiz yok, tüp bebek yapalım

Kulağa tuhaf gelebilir ama uzmanlar bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin sekse vakit ayırmak yerine tüp bebek tedavisine yöneldiğini söylüyor. Peki insanların libidosu neden düştü?

Haberin Devamı

İngiltere'de bir grup uzman, bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin, gerçekten çocuk sahibi olamamaları yüzünden değil, cinsellik için çok meşgul olduklarından dolayı tüp bebek tedavisine yöneldiklerini söylüyor.

Çiftlerin, gebe kalma şanslarını artırmak için her üç günde bir seks yapmaya çalışmaları önerilir ancak bu her zaman mümkün olmayabiliyor. Günümüz modern yaşam koşulları, mesai saatleri dışında e-postaları kontrol etmenin ve yapılacaklar listelerini bitirmenin baskısı, birçok insanın libidosunu düşürüyor ve cinsel istek için çiftlere daha az zaman bırakıyor.

Uzmanlar, doğal yollarla hamile kalmaya yetecek kadar sık cinsel ilişkiye girmedikleri için gerçekten ihtiyaç duymadıkları halde doğurganlık tedavisine yönelen İngiliz çiftlerin sayısının hayli fazla olduğunu düşünüyor.

'KONUŞTUĞUMUZ KADAR SEKS YAPMIYORUZ'

Artık seks hakkında eskiye nazaran daha çok konuşuyoruz ama konuştuğumuz kadar çok seks yapmıyoruz. 

Geçtiğimiz günlerde Londra'da düzenlenen Fertility Show konferansında tüp bebek (IVF) tedavisi hakkında bir konuşma yapan uzman doktor Charles Kingsland, insanların seks yapma sıklığının 30 yıl öncesine kıyasla yarıya indiğini söyledi.

Haberin Devamı

Özel bir tüp bebek kliniğinde baş sağlık görevlisi olarak görev yapan Kingsland sözlerine şöyle devam etti: “Televizyonda, dergilerde seks hakkında daha çok konuşuyoruz ama konuştuğumuz kadar seks yapmıyoruz. İş ve yaşam dengesi bozulmaya başladı. İnsanlar çok meşgul ve yorgun oldukları için sekse zaman ayırmıyor ve seks zamanla bir angarya gibi görülmeye başlıyor. Hiç şüphesiz bazı çiftler sırf seks yapacak vakitleri olmadığı için tüp bebek yöntemini tercih ediyor."

Konferansın bir diğer konuşmacısı olan Sheffield Üniversitesi androloji profesörü Allan Pacey şunları söyledi: "Haftada bir kereden daha az, sadece birkaç haftada bir seks yapan ya da hiç seks yapmayan insanlar var. Çünkü modern yaşam koşulları cinsel isteği yok ediyor. İş hayatımız ve e-postalar gibi dikkatimizi çekmek için yarışan pek çok etken var.”

Pacey, çiftlerin sağlıklı bir cinsel yaşamın ne olduğu konusunda çok farklı beklentileri olduğunu, uzun zamandır, bebek sahibi olmak için yeteri kadar seks yapamayacak kadar meşgul olduklarından endişe duyduğunu, bu yüzden de potansiyel olarak yüzlerce kişinin doğurganlık tedavisine yöneldiğini sözlerine ekledi.

Haberin Devamı

İngiltere'de yapılan Ulusal Cinsel Tutumlar ve Yaşam Tarzları Araştırması en son 10 yıl önce gerçekleşti. Bu araştırma da 'bir önceki ay seks yapmadığını' bildiren kadınların oranının 2001'de yüzde 23 iken 2012'de yüzde 29'a yükseldiğini gösterdi.

YouGov tarafından 2020'de yapılan daha yakın tarihli bir anket ise yirmili yaşlarının sonlarında olan kişilerin düzenli seks yapma olasılığının diğer tüm yaş gruplarından daha yüksek olduğunu söylüyor. Ancak insanlar yaş aldıkça bu oran değişiyor. Ankete göre 35-39 yaşındakiler önceki hafta seks yapma olasılığı en düşük olan yaş grubu.

Uzmanlar, 2017'de Lancaster Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmayla, insanların televizyon dizilerini izlemek için tabletlerini yatağa götürdükleri 22:00 ile 23:00 saatleri arasında dijital platformların aşk hayatımızı mahvediyor olabileceğinden endişe ediyor.

TÜRKİYE'DE DURUM NE?

Peki, aynı durum bizim ülkemizde de söz konusu mu? Modern hayatın yaşam koşulları nedeniyle insanlar sekse yeterince zaman ayıramıyor mu?

Haberin Devamı

Evlilik Terapisti ve Cinsel Terapist Cem Keçe, insanlık tarihinin cinsel açıdan en özgür dönemlerinden birinde yaşadığımızı, yeni teknolojilerle doğum kontrol yöntemlerinden flört uygulamalarına kadar seksi çekici hale getiren birçok olanağa rağmen, araştırmaların ülkemizde de insanların eskisinden daha az seks yaptığını gösterdiğini söylüyor. Bu durumu ortaya çıkaran faktörleri ise şöyle sıralıyor:

“Teknolojiye erişimin artması sonucunda sanal seks ve pornonun gerçek hayattaki seksin yerini alması yatak odasındaki cinsel arzumuzu yok eden nedenlerden biri. Bunlara ek olarak rekabetçi dünyada işlerimiz hayatlarımıza daha da fazla giriyor. İş yorgunluğu ve stresi de cinsel aktivitede düşüşe yol açıyor. Modern yaşamın hızlı temposu ve giderek artan güvensiz doğası, ruh sağlığımıza da olumsuz etkilerle yansıyor. Son yıllarda başta depresyon ve anksiyete bozuklukları olmak üzere ruh sağlığı sorunlarında da çarpıcı bir artış söz konusu. Bu durumla  cinsel aktivite ve istekte azalma arasında güçlü bir ilişki var.”

Haberin Devamı

Her ne kadar İngiltere kadar belirgin olmasa da, ülkemizde de profesyoneller arasında benzer bir trendin gözlenmeye başladığını belirten Androloji Uzmanı Prof. Dr. Ege Can Şerefoğlu, özellikle büyük şirketlerde çalışan kariyer sahibi kişilerin, hayatlarının hemen her bileşenini planladıkları gibi, üreme işlevlerini de planlama yoluna gittiklerini, böylelikle bekledikleri bir terfi, bitirilmesi gereken proje veya hedefledikleri maddi olanaklara sahip olduklarında çocuk sahibi olmayı arzuladıklarını söylüyor.

Bu "aseksüalite" trendinin işkolik özellikleriyle bilinen Japon toplumunda görülmeye başladığını, pandemi süreciyle beraber yaygınlaştığını belirten Şerefoğlu, birçok profesyonelin zamanını cinsel partnerle bir araya gelmek için harcamak yerine toplantıları programlamak, rapor hazırlamak veya e-postalara yanıt vermek için kullanmayı tercih ettiğini dile getiriyor.

Haberin Devamı

'SEKSE YETERİNCE ZAMAN AYIRMIYORUZ'

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Kağan Kocatepe de çiftlerin cinselliğe vakit ayıramama nedenlerini şöyle sıralıyor:

“Öncelikle şunu unutmamak gerekir ki, insanlar daha geç evleniyorlar ve yapılan çalışmalar yaş ilerledikçe cinselliğe ilginin doğal olarak azaldığını gösteriyor. Hem cinselliğe ilginin azalması hem de kadınlarda yaşla birlikte yumurtalık rezervinin azalması nedeniyle tüp bebek başvuruları çok daha fazla oluyor. Modern hayatın yaşam koşulları nedeniyle de insanlar sekse yeterince zaman ayıramıyor. Özellikle büyük şehirlerde çiftler yorgun argın işlerinden döndükleri zaman günün stresi de bunu eklendiğinde, cinselliğe yeterince vakit ayıramıyorlar.”

Cinselliğe vaktimiz yok, tüp bebek yapalım

‘YATAK ODANIZI UYUMAK VE SEKS DIŞINDA BAŞKA BİR ŞEY İÇİN KULLANMAYIN’

2017'de Lancaster Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren uzmanlar yatak odalarında TV izlemenin ya da tabletleri yatağa götürmenin aşk hayatımızı mahvediyor olabileceğinden endişe ediyor.

Keçe, özellikle sosyal medya kullanımının artmasıyla insanların ekranlara bağımlı hale geldiğini, yatağa bile telefonlarla girmeye başlandığını söylüyor. Keçe, “Partnerleri yerine ekrana odaklanan çiftlerin cinsellik için arzu duymalarını beklemek zor. Çünkü internette geçirdikleri uzun saatler dikkatlerini cinsel arayışlardan başka yönlere çeviriyor. Yatak odasını geçtim, eve girerken dahi cep telefonlarınızı ayakkabılıkta bırakın” diyor ve yatak odasının uyumak ve seks dışında hiçbir aktivite için kullanılmamasını öneriyor.

Şerefoğlu ise yatak odalarında televizyon izlemenin ya da tabletleri yatağa götürmenin cinsel hayatta fazladan bir tahribat yarattığını düşünmüyor. Aksine birlikte izlenecek erotik bir filmin veya cep telefonunda birlikte oynanacak oyunların çiftleri birbirine yaklaştıracağı kanısında.

Kocatepe, "Yatak odasında televizyon izlemek ya da tabletten ziyade cep telefonunu sürekli olarak yanında bulundurmanın ve sürekli sosyal medya takibinde olmaya ciddi vakit ayırmanın insanların cinsel yaşamına kesinlikle olumsuz bir katkısı var" diyor. Bunun cinsel yaşamla birlikte çiftlerin sosyal yaşamlarına da olumsuz bir etkisi olduğunu belirten Kocatepe,  bu alışkanlıktan vazgeçmek için herkesin bu konuda kendini eğitmesi gerektiğinin altını çiziyor.

ÇOK SIK İLİŞKİYE GİRMEK HAMİLELİK ŞANSINI ARTTIRIR MI?

Bebek sahibi olmak için çok sık ilişkiye girilmesi gerektiği şeklinde bir durumun söz konusu olmadığını, ancak doğru zamanda ilişkiye girmenin yani yumurtlama zamanı ve 3 gün öncesinde ilişkinin önemli olduğunu vurgulayan Kocatepe, bu şekilde yapılacak hesaplamalarla ya da daha da güzeli idrarda yapılacak ovülasyon monitörü testi ile yumurtlama gününün belirlenerek o günlerde ilişkiye girmenin hamile kalma olasılığını artırdığını belirtiyor.

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı, Embriyolog Op. Dr. Öznur Dündar Akın, tüp bebek istemiyle gelen hastalarda ‘Haftada kaç kere ilişkiye giriyorsunuz’ sorusunun cevabının genelde “Uzun zamandır denediğimiz için artık sadece yumurtlama döneminde” şeklinde olduğunu söylüyor.

Akın, ilişki sıklığının azalmasının gebelik oranlarını etkilediğine ve uzun süre bu şekilde ilerleyen çiftlerde başka cinsel problemlerin de ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Akın, bebek sahibi olabilmek için haftada iki kez düzenli olarak, yumurtlama döneminde ise gün aşırı üç kez cinsel ilişkiye girilmesi durumunda yeterli  sıklığa ulaşılmış olacağını söylüyor.

Şerefoğlu, günümüzde erkeklerin sperm, kadınların yumurta sayısında ve kalitesinde kayda değer bir azalmanın söz konusu olduğunu, kariyer kaygılarıyla anne - baba olma arzularını ileri yaşlara erteleyen çiftlerde bu sayı ve kalite azalmasının çok daha belirgin hale geldiğini vurguluyor ve bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere, 2-3 gün aralıklarla cinsel ilişkide bulunmalarının önerildiğini ifade ediyor.

Tüp bebek tedavisinin çok zor bir süreç değildir ancak bilinenin aksine çok kolay bir süreç de değildir. Kadınların 10-12 gün boyunca kendi kendilerine yaptıkları iğneler bulunuyor, çatlatma iğneleri, genel anestezi altında yumurta toplaması, sperm verme ve yumurta ile spermin birleştirilmesi, embriyo oluşturma süreçleri bulunuyor. Bu süreç yapay olduğu için sürecin devamında da ayrıca kişide hormonlar kullanılması gerekiyor. İlişkiye girmeden, sosyal endikasyonla tüp bebek tedavisine başvurmak hiç doğru bir durum değildir.

Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı, Embriyolog Op. Dr. Öznur Dündar Akın

‘CİNSEL İLİŞKİ TEMBELLİĞİ NEDENİYLE TÜP BEBEK TEDAVİSİNE BAŞVURMAK DOĞRU DEĞİL’

 

Araştırmaya konu olan çiftlerde görüldüğü üzere, herhangi bir problem olmadığı halde bebek sahibi olmak için yeterli düzeyde seks yapamayanların tüp bebek için başvurmaları ne kadar doğru? Kocatepe, bu sorumuza şöyle yanıt veriyor:

"Cinsel ilişki tembelliği nedeniyle tüp bebek tedavisine yönelmeyi doğru bulmuyorum. Kendiliğinden hamile kalmak varken çok ileri bir yaş söz konusu değilse veya tüp bebek için başka bir neden yoksa, birçok hormona ve strese maruz kalmak yerine, doğru zamanda ilişki ile tüp bebek tedavilerinin önemli bir kısmı bertaraf edilebilir diye düşünüyorum."

Haberle ilgili daha fazlası: