Said-i Nursi’yi fazla parlattı

Said-i Nursi’yi fazla parlattı

Fransız Bilimler Akademisi 1666’da, Rus Bilimler Akademisi 1724’te, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ise 1993’te kuruldu. Aradaki boşluk doldurulabilir mi? TÜBA Başkanı Prof. Yücel Kanpolat’a göre mümkün değil. Peki Prof. Şerif Mardin neden kabul edilmedi TÜBA’ya? Cevap net: “Said-i Nursi çalıştığı için değil, Said-i Nursi’yi fazla parlattığı için...”

DOĞAN Kuban, Cumhuriyet Bilim Teknik’te yazmasaydı, Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) hâlâ bir binasının olmadığını öğrenemeyecektik. TÜBA Başkanı Prof. Yücel Kanpolat’la buluşup konuşmasaydık, TÜBA’nın çalışmalarını ve bu arada Prof. Şerif Mardin’in TÜBA’ya neden alınmadığını da öğrenemeyecektik. Doğal olarak, Prof. Kanpolat’ın, “Ben diyorum ki TBMM’nden birisi gelsin, devletin bize verdiği dört milyon Euro’nun hesabını sorsun. Bu parayla bilim adına ne yaptın diye sorsun” çığlığını da duyamayacaktık. Hoca’nın, “Böyle bilim yüzyılı olur mu” diyen haklı serzenişini de.

İstanbul envanteri

Kanpolat Hoca’yı, İstanbul envanteri için çalışan bir toplantıda bulduk. İstanbul envanteri, öyle iki kelimeden ibaret değil. Prof. Kanbolat, İstanbul’un bütün camilerini, bütün çeşmelerini, bütün mescitlerini, bütün kiliselerini, bütün türbelerini ve buna benzer her şeyini tespit edip modern anlamda bir envanter çıkartacaklarını söylüyor. Peki bugüne kadar neden böyle bir envanter çalışması yapılmamış acaba? Kimse akıl etmemiş de ondan!

Prof. Kanbolat, TÜBA’nın Türkiye’nin bilgi toplumu olmasını sağlamak için çabaladığını vurguluyor sık sık. “Bunun için de bilim eğitimi veriyoruz” diyor: “TÜBA üyeleri bu bilim eğitimi için yeterli değil. Çünkü Türkiye’de 15 milyon öğrenci var. Biz de öğretmenlerden bu işe meraklı olanlara bilim eğitimi vererek bu öğrencilere ulaşmaya çalışıyoruz.”

Bilim eğitimi

İyi de nasıl oluyor bu bilim eğitimi? Öğretmenler neler öğreniyor? “Hocaları” diye anlatıyor Prof. Kanpolat, “bilimsel kavramlarla tanıştırmaya çalışıyoruz. Bir hocamız çıkıyor Galile’yi anlatıyor. Amacımız hocaların kafasında bir konsept oluşturmak. Buralardan yetişen öğretmenler uluslararası toplantılarda bildiriler sundular ve çok da başarılı oldular.”

Bu kadar değil elbet. Bir de Massachusetts Institute of Technology (MIT)’den yola çıkarak oluşturdukları ‘Open Courses (Açık Ders)’ projesi var: “Bunu ilk kez MIT yaptı. Branşlarında uzman olan bilim insanları ders anlatıyor ve bunlar bilgisayara konuluyor. Siz bilgisayarın düğmesine basıyorsunuz ve branşının en iyi hocası karşınıza çıkıp size ders veriyor. Dünyada MIT’ten sonra bunu yapan ikinci bilim kuruluşu biziz. Türkiye’nin veya dünyanın neresinde olursanız olun buna ulaşabiliyorsunuz. Böylece boş geçen ders olmuyor, bir de en iyi hocalar ders vermiş oluyor. Şu anda 59 üniversite bu sisteme bağlandı.”

Ders kitapları projesi de buna destek mahiyetinde zaten. TÜBA, dünyadaki en iyi ders kitaplarını tercüme ettirip öğrencilere dağıtıyor. Böylece dünyanın en iyi ders kitaplarına ulaşmış oluyor öğrenciler.
Peki bina? Bütün cumhurbaşkanları söz verdiği halde, hâla bir binaları yok...

Taraftarı gibi davrandı

* TÜBA neden sosyal bilimlere üvey evlat muamelesi yapıyor?
- Türkiye, TÜBA’dan önce kaç sosyal bilimciyi tanıyordu ki? 24 sosyal bilimci üyemiz var TÜBA’da. Çok mu, hayır az.

* Prof. Şerif Mardin gibi bir ismin TÜBA tarafından reddedilmemesi skandal değil mi sizce?
- Şerif Mardin meselesi çok soruldu. Bizde seçme süreci çok ağırdır. Kırk tane yerden incelenir. Şerif Hoca da belli kriterlere göre değerlendirildi. Sonra da oylandı ama geçemedi.

* Şerif Mardin’in Said -i Nursi çalışmasının TÜBA tarafından reddedilmesinde ne kadar etkili oldu?
- Şerif Mardin, Said-i Nursi üzerine çalıştı diye değil de, Said-i Nursi’yi fazla parlattı diye eleştirildi. Ben bilim insanı olarak her konuda çalışabilirim. Ama üzerinde çalıştığım kişinin sadece iyi yanlarını yazarsam bu bilim ahlâkına sığmaz. Şerif Bey bu konuda taraf gibi davrandı.

Böyle bilim yüzyılı olur mu?

* Bilim yüzyılının içeceği cola, yiyeceği fast food, en çok okunan kitabı Harry Porter. Böyle bir bilim yüzyılı olur mu? Yarım trilyon doları kozmetiğe yatıran bilim toplumu olur mu?

İşgaldeki ayıp

Ben bunu söylemekten utanıyorum ama Irak’ın işgaline Atatürkçü Düşünce Derneği de ses çıkarmadı, dünya bilim akademileri de ses çıkarmadı, Fethullah Hoca da ses çıkarmadı, Papa da ses çıkarmadı. Onlar da gidip dünyanın en değerli tarihi miraslarından birini darmadağın ettiler.

Gençler akademisi

Genç Bilim Akademileri konseptini ilk ortaya koyan Alman Brendenburg Bilimler Akademisi ile TÜBA oldu. Biz bunu 2001 yılında hayata geçirdik. Almanlar bizim örneğimizi çok beğendi.
Haberle ilgili daha fazlası: