Güncelleme Tarihi:

SAATLER 03.21’i gösterdiğinde, otelin 4. katındaki restoran bölümünde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Otelin koridorları zifiri karanlık, boğucu bir dumanla dolmuştu. Saatler gece yarısını çoktan geçmiş, çoğu kişi derin bir uykudaydı. Restoran katında başlayan yangın hızla büyümüş, dışı ahşap kaplama otelin dört bir yanını alevler sarmıştı. Uyku halindeki yüzlerce insan, farkında bile olmadan ölümle burun buruna gelmişti. Otelde kalan 238 kişi için dakikalar içinde bir cehennem ortamı oluştu. Otomatik kapıların kilitlenmesiyle tatilciler otelin içinde yolunu bulamadı. Camlardan sarkanlar, çarşaflardan kendilerini aşağıya sarkıtanlar ve yardım çığlıkları, diğer otellerdeki konukları uykularından uyandırdı. Yardım için bölgeye koşanlar, yangın sırasında otelde mahsur kalanların çaresizliğine şahit oldu.
Yangından kurtulan biri, o anları şu sözlerle anlattı: “Koridorlar anında dumanla doldu. İnsanlar nereye kaçacaklarını bilemiyordu. Dışarıda yardıma koşanların seslerini duyduk ama elimiz kolumuz bağlıydı.”
Necmi Kepçetutan, o anları hiçbir zaman unutamayacaktı. Kayak eğitmeni olarak çalıştığı otelde, gece sessizliği bir anda korkunç bir gürültüyle bozulmuştu. Saat tam 03.21’di. Gözlerini açtığında önce ne olduğunu anlayamadı, ama yataktan fırlayıp koridora çıktığında her şey netleşti. “4. kattaki restoran katında alevleri gördüm” diye hatırlıyordu. Duman, birkaç dakika içinde her yeri kaplamıştı. Yangın alarmı çalışmamıştı. Ne yapacaklarını bilmeyen insanlar çığlık çığlığa bağırıyordu. Kepçetutan, otelin içini iyi biliyordu. Personel arkadaşlarıyla birlikte hızla harekete geçti. Onlarca insanı koridorlardan dışarı çıkarmayı başardılar, ama herkes şanslı değildi. “Camlardan atlayanları gördüm” diyordu. “Bazılarını kurtardık ama öğrencilerimden bazılarını bulamadım...”
‘TUTUN BEBEĞİMİ’
Aşağıda bekleyen kalabalık, otelden yükselen çığlıkları dehşet içinde dinliyordu. Çaresiz bir adam, cam kenarına koşmuş, kollarındaki bebeği sarkıtıyordu. “Battaniye getirin! Tutun bebeğimi, atıyorum!” diye bağırıyordu. O sırada gelen itfaiye ekipleri çocuğu kurtardı, ama o anın korkusu oradaki kimsenin zihninden silinmeyecekti.
Ali Atmaca, yan otelde konaklayan bir tatilciydi. Yangını ilk duyduğunda insanların yardım çığlıklarıyla uyanmış, aşağıya inmişti. Ancak gördükleri karşısında donup kaldı. “Gözümün önünde insanlar can verdi” diye anlatıyordu. “Camdan atlayanlar, kurtulmaya çalışanlar... Elimizden ne geliyorsa yaptık. Yorgan, battaniye, yatak taşıdık. Sert zemine düşmesinler diye yere serdik.”
Bir teleski çalışanı da sabaha kadar kurtarma çalışmalarına katılmıştı. “Sabahı olmayan bir geceydi” diyordu. “Elimizden geldiğince insanları tahliye etmeye çalıştık, ama her şey çok hızlıydı. Aileler, çocuklar, tatil için gelen öğrenciler...”
O gece 79 kişi hayatını kaybetti. Geride yanan bir otel, kaybedilen onlarca hayat ve yanıt bekleyen sorular kaldı.
FACİAYI YAŞAYANLAR ANLATTI... ‘AŞAĞIYA ATLAYABİLİR MİYİZ’
HÜLYA Karadağ da kızı ve 2 torunuyla birlikte otelin konukları arasındaydı. Yangından pencereden atlayarak kurtulduklarını aktaran Hülya Karadağ, “Gürültüyle uyandık. Bir kadının ‘Yangın var’ bağırtısıyla baktık, dumanları gördük. İçeri girip çocukları aldık. Islak havluları ağzımıza tuttuk. Ama o duman bir anda geldi. İleriye gidemedik. Geri odaya girdik. Dışarıdaki insanlara seslendik. ‘Aşağıya atlayabilir miyiz?’ diye sorduk. Hemen merdiven ulaştırdılar. Çatıya atladık kurtulduk. Yangın merdivenini dumandan bulamazdık. 2 oda ileriye bile gidemedik koridorda. Bizi yönlendiren kimse de olmadı. Kendi kendimize kurtulduk. Yangın alarmı da yoktu. Yangın alarmı çalsaydı önceden haberimiz olurdu, daha rahat hareket ederdik” diye konuştu.
‘YANGIN MERDİVENİNİ GÖRMEDİK’
Emine Karadağ ise otelin içinde bulunan 2 yangın merdiveninin nerede olduğunu bile görmediklerini ifade ederek, “Çok ürkütücü ve korkutucuydu. Dışarıya çıkınca her yer dumandı. Tekrar dışarı çıktığımızda koridorda dumandan ilerleyemedik. Tekrar odaya geri dönüp camdan çatıya atladık. Çalışanların uzattığı merdivenle aşağıya inerek kurtulduk. Biz 4 kişi gelmiştik. Yangın merdivenine de gidilebilir değildi. Merdiven neredeydi, görmedik” dedi.

