GeriGündem Rambo’nun sır ölümü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rambo’nun sır ölümü

Abone Olgoogle-news

Mürüvvet Ferda Olcay, askerliğini komando olarak yapan 28 yaşındaki oğluna ağrı kesici ilaç vererek ölümüne neden olmakla suçlandı. Oğlunu kaybeden acılı anne, 'Evlat katili' iddialarıyla bir kez daha yıkıldı.

MÜRÜVVET Ferda Olcay, 22 yaşında evlendi. Bir yıl sonra da oğlu Cem'i dünyaya getirdi. Evliliği yürümedi. Oğlu 5 yaşına bastığında eşinden ayrıldı. Hâkim, Cem'in velayetini anneye verdi. Olcay Hanım ile oğlunun zorlu yaşamı da bundan sonra başladı. Evliliği döneminde çalışmayan Ferda Olcay, oğluna bakabilmek için işe girdi. Özel bir şirkette tam 20 yıl çalıştı. Bu arada oğul Cem askere gitti. 1992 yılında komanda olarak yaptığı askerlikten döndüğünde, anne Ferda Olcay da emekli oldu. Ana-oğul el ele verip, doğalgaz tesisatı üzerine bir işyeri açtılar. Hayatlarının akışını 10 Kasım 1995 yılında yaşanan bir trafik kazası değiştirdi.

Korkunç trafik kazası

Cem Ertekin, o gün Güngören'de çalışan işçilerinin parasını vermek için motosikletiyle yola çıktı. Ancak Kasımpaşa çıkışında arkasından gelen bir otomobil, motosikletine çarptı. Ertekin, çarpmanın etkisiyle bariyerlere savruldu. Ayağa kalktı, bir taksi tutarak İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gitti. Acil servise alınan Cem Ertekin'in kaburga ve köprücük kemiğinin kırıldığı, sağ akciğerinin yarısının solunuma katılamadığı tespit edildi. Tedaviye başlandı. Göğüs tüpü takıldı, hastaneye yatırıldı. İkinci gün Novalgin ve Felden adlı ağrı kesiciler verildi. Cem Ertekin'deki aşırı huzursuzluk nedeniyle psikiyatri konsültasyonu yapıldı. Psikiyatrın önerisiyle sakinleştirici olarak 5 miligram Nörodol ve Akineton iğne yapıldı. Ancak ertesi gün saat 00.45'te solunumu duran Cem Ertekin yaşamını yitirdi. Şüpheli ölüm üzerine, Cem Ertekin'le aynı odayı paylaşan hastalardan Rumen Kostel Kirla ve Mustafa Akçay hastane polisine ifade verdiler.

Tanıklardan suçlama

Kirla, ‘‘Cem'in yaşamını yitirdiği gün, Ferda Hanım oğlunun yanına geldi. Sabah oğlunu hastaneden çıkartmak istedi. Tekerlekli sandalyeye koyup, aşağıya indirdi. Sonra vazgeçip yatağına geri yatırdı ve gitti. 23.00 sıralarında yeniden geldi. Çantasından ilaçlar çıkardı. Cem'in ağzına avuç avuç atarak meyve suyuyla içmesini sağladı. Daha sonra da çantasından çıkardığı 3 tane iğne ampullerini falçatayla keserek ağzına döktü. Ardından da su verdi. 24.00 sıralarında hastaneden ayrıldı’’ dedi.

Gözaltına alındı

Tanık Mustafa Akçay ise, ‘‘Olay günü annesi geldi. Hemşirelerle, 'Oğluma bakmıyorsunuz' diyerek tartıştı. Sonra gitti. Gece saat 23.00 sıralarında geri geldi. Çocuk, 'Anne çok ağrım var' deyince çantasındaki ilaçları çıkararak bir avuç verdi. Daha sonra herkese 'Geçmiş olsun' diyerek gitti’’ dedi. Mürüvvet Ferda Olcay, tanık ifadeleri üzerine Asayiş Büro Amirliği'nde gözaltına alındı. Oğlunun öldüğünü polislerden öğrendi. Poliste verdiği ifadesinde, oğluna saat 20.30 sıralarında 2 tane Aferin verdiğini, bir Novalgin ampülünü keserek içirdiğini söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında ise evde olduğunu, hastaneye yeniden dönmediğini belirtti. Kendisini o saatte telefonla arayan komşularını da tanık olarak gösterdi. Fatih Cumhuriyet Savcılığı, deliller ışığında Mürüvvet Ferda Olcay hakkında, 'Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ilaç kulllandırma sonucu ölüme sebebiyet vermek' suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. İddianamede, Olcay'ın oğlunun acılarını azaltmak için 2 tane Aferin hapı vererek, iki ampul Novalgin içirdiği öne sürüldü. Solunum güçlüğü çeken Ertekin'in, annesinin verdiği ilaçlar sonucu öldüğü iddia edildi. Duruşmada savunmasını yapan Olcay, polis ifadesini de reddederek, ‘‘Oğluma hiçbir şekilde hap vermedim. Ne saat 20.30'de ne de 23.00 sıralarında. Hastane personeli oğluma bakmadı, ilgilenmedi. Sorumlu oldukları ölümü üzerime yıkmaya çalışıyorlar’’ dedi. Hazırlık aşamasında Adli Tıp Kurumu'ndan gönderilen raporlar da davayı arapsaçına çevirdi.



False