Paraşütçü Altınbaş: Evet rüşvet verdim

’Paraşüt Operasyonu’yla yaklaşık 500 trilyon liralık vurgun yaptığı ortaya çıkarılan Yasin Altınbaş ifadesinde birçok devlet yetkilisi, hakim ve savcıya 'yardım ettiğini' açıkladı.

HÜRRİYET, ‘paraşüt operasyonu’nun baş kahramanı Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Altınbaş ve sevgilisi olduğu iddia edilen Melahat Özyürek'in Emniyet ve Savcılığa verdiği ifadeleri ele geçirdi. Altınbaş'ın ifadeleri, Gaziantep'te birçok devlet yetkilisine çıkar sağladığını ortaya koydu. Altınbaş, birçok devlet yetkilisinin ‘uçak biletlerini aldığı, telefon faturalarını ödediği, bazı hakim ve savcılara oda döşettiğini ve bazı borçlarını üstlendiğini’ açıkladı. Ancak Altınbaş bunların bazılarının kendisine sonradan ödendiğini iddia etti.

Askerliğini ‘MİT’te yaptığını' da belirten Altınbaş'ın ifadelerinin çarpıcı bölümleri şöyle:

AYLIK GELİRİM 40 MİLYAR

Askerliğimi MİT'te yaptım. Ortaokulu dışarından bitirdim.

Aylık gelirim 40 milyar.

Gümrük müdürlüklerinin telefon faturaları benim talimatım doğrultusunda ödenmektedir.

İlişkide olduğum Suriyeli tüccarlar Ankara'ya gelip gittiklerinde Cosmos mağazasından alışveriş yaparlardı. Bunların karşılığı olan 20 bin doları ödemesi için Melahat Özyürek'e banka aracılığı ile gönderdim.

Alışveriş yaptığımız gün Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan'ın aynı mağazada siparişleri varmış. Rica ettiler mağazadan alıp Celal Doğan'a kendim teslim ettim.

Antep'de yakalanan malların Vali Özmen aracılığı serbest bırakılması sorusuna Altınbaş şu cevabı veriyor. Doğrudur, olay olmadan önce Kilis Valisi Güner Özmen'den yazılı izin belgesi almıştık, şoför bu belgeyi yanında götürmeyi unutmuş. Problem çıkınca belgeyi götürüp işi hallettim.

ALBAY’IN EŞİNE HAVALE

Kilis Alay Komutanı Toksal Keskin isimli albay ile ilişkilerimiz iyidir. Albay biraderleri ile birlikte arsa almak istediler benim yardımcı olmamı talep ettiler. Arsa karşılığı 25 milyar lira parayı bana teslim ettiler. İş olmayınca aldığım parayı albayın eşi Tülay Keskin adına Garanti Bankası aracılığı ile havale yaptım.

Suriyeli tüccarlar Suphi Joud ve M.Zhair Karnoub isimli şahıslarla şirketle ilgili mühürlerin kullanılması için resmi bir sözleşmem yoktur. Onlardan aldığım ürünlerin analiz belgelerinde kullanıyordum, normalde gümrükte bulunması gereken mühür ve kaşelerle ilgili bilgim yoktur.

Karnoub Türkiye'ye geldiğinde boş kağıt imzalayıp bana bırakır ben de daha sonra bu kağıtları, talimatları doğrultusunda dilekçe yazmak suretiyle havaleler yaparım. Karnoub bu boş imzalı kağıtları çeşitli bankalarda bulunan hesabından kendisine veya başka yerlere para havalesi yapmam için bana bırakıyordu. Ben de bu evraklarla Karnoub'un yurtdışındakı hesabına para gönderiyordum. Bunun nedeni havale ücreti vermemektir.

İlk şirketimi 1979 yılında kurdum, bugüne kadar aralarında Gaziantep TV'nin de bulunduğu toplam 18 şirket kurdum.

Sınır ticareti ile ithal ettiğim malları il dışında satmaktan dolayı mahkemelik oldum. Ancak mahkemeler lehime sonuçlandı.

Muz ithalatı yüzünden dava açıldı. Dava lehime sonuçlandı, muzlar depoda çürüdüğü için tazminat davası açtım.

SURİYE’YE GİRİŞİM YASAK

Melahat Özyürek ile 1994 yılında tanıştım. Ankara'daki işlerde sorun çıkıyordu. Kendisine iş takibi için geniş yetkiler veren vekaletname verrek Ankara daki işlerimi takip etmesini sağladım. Bunun için Melahat hanıma bir ödeme yapılmadı.

Mehmet Emin Altınbaş eniştem olur. Suriye'ye girişim yasak olduğu için Suriye'deki işlerimi takip eder.

Disketler hakkında ise Altınbaş şu savunmayı yapıyor:

‘‘Joud isimli şahısla ticaret yaparım. Bu şahıs bana ithal edeceğim bazı ürünlerle ilgili belge ve fatura fakslar. Bu belgeler faks'dan okunaklı çıkmadığı için, şirketimde gümrük işlerini takip eden Kemal Ersönmez tarafından scanner cihazı yoluyla bilgisayar ortamında değişiklik yapıyordu. Ersönmez'in düzelterek bana getirdiği belgelere, şirketimde yakalayarak zaptettiğiniz ‘‘Joud Trading Co’’ yazılı kaşeyi basarak altı imzalanıyordu. Ancak kim tarafından imzalanıyordu bilmiyorum ben de imzalamış olabilirim. Değiştirilerek düzenlenen sahte ön analiz belgelerini Tarım Bakanlığı'ndan ‘‘kontrol belgesi’’ almak için tarım kontrol müdürlüğüne verip belgemi alıyordum.’

Gümrük müdürünün borcunu ödedim

Habur Gümrük Müdürü Mehmet Ünlü'nün eşi Ayla Ünlü adına alınan otomobilin borcunu üstlendim, ödedim. Ünlü bana borcunu daha sonra ödedi.

Nizip Adliyesi Hakim ve Savcıların odalarını döşettim. ANAP milletvekili olan şu anda boşta gezen Faruk Dırık'a zorda olduğu için para yardımı yaptım. Ayrıca oğlu Mustafa Dırık'ı burslu olarak okutuyorum.

Gümrük Müdürü Mehmet Ünlü, Kilis Valisi Güner Özmen ve aile efradı, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanı, halen İzmir Bölge İdare Mahkemesi üyesi Tuncay Armağan'ın zaman zaman uçak biletlerini aldım. Ayrıca Tuncay Armağan'ın telefon faturaları halen şirketim tarafından ödenmektedir. Ancak Vali Özmen ve ailesinin bilet paralarını daha sonra kendilerinden aldım.

Kilis fabrikam kurulduğunda telefon yoktu. Vali Güner Özmen bey mobil telefonunu satıyordu, kullanmak üzere alarak ücretlerini ödemeye başladım. Şimdi bu telefon kullanılmıyor.

Sagra'dan 1 milyon 100 bin dolarlık hayali ihracat

PARAŞÜT operasyonuyla ortaya çıkan hayali ihracatlara yenileri ekleniyor. Hayali ihracatların yapıldığı Gümrük Kapıları'nda denetimler sıklaştırılırken, Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler'in, ‘‘Adını vermiyorum. Bir holding 1 milyon dolarlık hayali ihracat olayına karıştı’’ dediği şirketin Bayındır Holding'e bağlı Sagra olduğu belirlendi. Hayali ihracata karışan 5'i gümrük görevlisi 9 kişi gözaltına alındı.

İzmir Gümrükler Başmüdürlüğü'ne 1997 yılında yapılan bir ihbar üzerine başlatılan araştırma geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. ‘Hayali ihracat yaptığı, yapılan ihracatın miktarını ve parasal değerini yüksek tuttuğu’ ihbar edilen Sagra ile ilgili gümrük müfettişlerinin başlattığı soruşturmada, şirketin 1 milyon 100 bin dolar değerinde hayali ihracat yaptığı belirlendi. Müfettişler Sagra ile ilgili hayali ihracat davası açılması için savcılığa suç duyurusunda bulundular. İzmir Cumhuriyet Savcılığı'nın konuyla ilgili soruşturması sürüyor.

Bu arada Türkiye ile Gürcistan arasındaki Sarp Sınır Kapısı'nda da hayali ihracat ortaya çıkarıldı. Gürcistan'a geçiş yapmak isteyen Kasım Gazioğlu yönetimindeki 34 BOC 96 plakalı TIR'da yapılan sayımda, belgelerde 418 adet olarak görülen malların sadece 77'sinin TIR'da olduğu belirlendi. 341 adet çeşitli beyaz eşyanın yerinde ise sadece boş kutular bulunduğu anlaşıldı.

Trabzon'da da ithalat-ihracat firmalarına yönelik operasyonda ise yaklaşık 100 milyar liralık yolsuzluk ortaya çıkarıldı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Talip Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin defterlerinde yaptıkları inceleme sonucu hayali ihracat yapıldığını saptadı. Şirket ortaklarından Talip Şahin ile işçi Faruk Yeşilbaş, Ali Kemal Asma gözaltına alındı. Zanlıların ifadesi doğrultusunda Trabzon Limanı Gümrük Başmüdürlüğü Müdür Yardımcısı Şükrü Server, Gümrük Muhafaza Memuru İsmail Demiroğlu, kolcu İsmail Arıyürek, gümrük muayene memurları Erkan Uzunali ve Haluk Örsel de gözaltına alındılar. Mahkemeye sevk edilen zanlılar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.

Haberle ilgili daha fazlası: