GeriGündem Özer Bey kilo almama kızıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Özer Bey kilo almama kızıyor

Çiller ilk defa kendini anlattı

İki gün üstüste Celal Bayar Köşkü'nde süren söyleşimiz sırasında, Çiller'in sinir sisteminin epey hırpalandığını gördüm. İlk dönemlerindeki rüzgarın yelkenlerinden boşaldığının farkındaydı. Dün bu kapıda bekleyenlerin yerlerinde bugün yeller esiyordu.

Arkasındaki halk desteğini yeniden kazanmak için bazı kurallara uyması gerektiğini söylüyordu. Bunların başında halkın önüne doğru, dosdoğru, açık, dürüst lider imajıyla çıkmanın önemini kavramış gibiydi. Halkın ve medyanın gücünü sıklıkla dile getirirken, her şeye küsüp diyaloğu kesmesinin yanlış olduğunu anlamıştı. Daha doğrusu, anladığını söylüyordu.

Bir de onu terkeden ''dava arkadaşları''nın, parti tabanının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Yola çıkarken yanında olanların bir kısmı onu terketmiş, bir bölümünü de kendisi ihraç etmişti. Hırçındı, inatçıydı, kendi doğrularıyla ve etrafını çevirenlerin politikalarıyla başbaşaydı. Çok açık söylemese de, bunların da yanlış olduğunu satır aralarında anlatmak istiyordu. '' Doğruyol''un Genel Başkanı, şimdi ''Yeni yol''a girmeye hazırlanıyordu. Yakında tabanıyla büyük kucaklaşma yaşayacağını söylüyordu.

Her şeye yeniden başlamak istiyordu. Bunları yaparken fiziğine, sağlığına da yeni bir çehre vermek için, ''kocası ve sağlık hocası'' Özer Bey'in direktiflerini harfiyen yerine getirmeye karar vermişti.

Özer bey image maker'ınız mı?

Sağlık maker'ım. Kilo almamı hiç istemiyor. Hatta kızıyor. Aslında ben öğlenleri evde yaptığımız iki kap bebek yoğurdunu yerim. Ama yoğurt yiyince çabuk acıkıyorum. Acıkınca da önüme ne gelirse yiyorum. Elmayı da çok severim. En kısa zamanda spora başlamak istiyorum. İnşallah bunun için zaman bulurum.

Cildiniz için ne yapıyorsunuz?

Hiçbir şey yaptırmadım. Benim anneannem çok güzel bir cilde sahipti. Görseydiniz şaşırırdınız. Özer Bey senin cildin yoğurt yediğin için güzel diyor. Tabii on yıl önceki cildim yok. Bu konuda benim adımı bazı doktorlar reklam için kullanıyorlar. Buna üzülüyorum.

SÖYLENEN SUÇLARI İŞLESEYDİM BENİ ASARLARDI

Yalınızın karşısındaki bazı evleri polislerinize aldığınızı söylediniz. Doğru çıkmadı. Bu evlere ihtiyacınız mı vardı?

Yalıya sığmıyoruz. O eve oğlum geçecek. Bir kısmını da polisler kullanacak.

Yaptıklarınızdan pişman mısınız?

Bu noktada bir yanlışım yoktu. Yani millete karşı bir sorumluluğum yoktu.

Sizi kadınlar bile terketti. Mahkemede aklandım diyorsunuz ama vicdanlarda aklandınız mı?

Kadınlara borcum var. Biliyorum. Aklandım, bu mahkeme sonuçlarında var. Yargıtay’ın kararı var.

Milletin güveni sizce neden sarsıldı?

Çünkü güven üzerinden siyaset yapıldı. Sayın Yılmaz‘la başlayan süreçte sürkli olarak Çiller şudur budur dediler. Bunların hangisi doğru çıktı? Siz benim ne çektiğimi biliyor musunuz? Kaç davaya gittim. Benim bir açık noktam olsaydı, bana yüklenmek istenen suçları işlemiş olsaydım beni asarlardı.

O dönemde yapılan ve laik demokratik rejime yönelik girişimleri neden önlemediniz?

İcraatı engelledim. Ama ortağınızın kimliğini değiştirmeniz mümkün olmuyor. Örneğin Taksim’e cami yaptırmayı ben engelledim. Tabi her eylemi kontrol altına alamadım. Baktım ki olacak gibi değil sayın Erbakan'ın istifasını kendisinden istedim. Herkesden benim başbakanlığımda seçime gitmek için 3 ay daha istedim. Ama bunu sağlayamadım.

Sizce sağın hala birleşme olasılığı gündemde mi?

Hayır. Bu fırsat kaçtı. Anayol‘da böyle bir fırsat vardı ama şimdi biz kendimizi çok farklı bir konumda görüyoruz. Siyasete genel bir güvensizlik var. Bunların arasında Çiller de var. Ama bunları zaman içinde aşacağımıza inanıyorum. Burada yeni bir yola, restorasyona gitmemiz ihtiyacı çıkıyor. İnsanlarla küs olup bir noktaya varmak mümkün değil. Çok haksızlığa uğradım kırıldım. Ama siyasette bunu söylemeye hakkımız yok.

Başlangıçta müthiş bir rüzgar yakalamıştınız. Şimdi o destek yok.

Bizim eksiklerimiz, yanlışlarımız, hatalarımız oldu. Ama bize çok haksızlıklar da yapıldı. Ama bunları kimseye anlatamadım. Evet yanlış var, eksik var ama bu mesele çok abartıldı. Bana yapılan yanlış, partime de yapıldı.

Askerlerin görüş bildirmesi normal

Genelkurmayın cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili açıklamasına ne diyorsunuz-

Demokrasi kurumlar silsilesidir. Kurumsallaşmayı zaman zaman sivil veya asker ayrımına götürerek soruna yaklaşmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Biz meclis seçsin diyoruz. Asker sivil ayrımı içinde değil ama global normlar çerçevesinde meseleyi ele alalım diyoruz. Tabi bu konuda fikirlerinin olmaması da mümkün değil.

Siz aday olur musunuz? Gönlünüzden geçiyor mu?

Gönlümden geçip geçmemesi mesele değil. Mesele milletin gönülden bu benim cumhurbaşkanım diyebileceği bir insanı seçmektir. Şu anda kişisel ihtiraslara kapılmanın ve hesaplar yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum.

Önümüzdeki yeni yolu izleyeceğiz

Bundan sonra siyasette yeniden var olmak için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Adnan Menderes‘i asmışız. Büyük yanlıştı. Zincirsbozan‘a sürmüşüz, bir daha dirilemez demişiz. İnandırıcılığı, seveni yok demişiz. O Zincirbozan onu yok etmeye yetmedi yanlışlarına rağmen. Terazi meselesi bu. Zamanın terazisi içinde eğer doğrularınız fazlaysa, iyi niyetiniz fazlaysa bu terazide çıkar.

Yani halkın terazisinde ben hakkımı bulacağım mı diyorsunuz?

Yeni yol demek eğitim, siyasi şeffaflaşma, omuz omuza restorasyon, AB yolunda demokratikleşme, uzlaşma ve diyalog demek. Bütün bu hedeflere ulaşabilmek için partide yeni bir yapılanmaya gidiyoruz.

Demirel boşluk dolduruyordu

Evet bugüne gelelim. Bundan sonra ne olacak? Nasıl görüyorsunuz?

Şu anda ben bir şey göremiyorum. Sayın Demirel hükümetin bıraktığı boşluğu dolduruyordu. Özellikle de dış siyasette. Örneğin dışişleri bakanı bir tek Türk cumhuriyetine gitmedi. Oralarla ilişkiyi hep Demirel götürdü.

Kendimi anlatamadımdiyalog kuramadım

Hatalarınızı kalem kalem sıralar mısınız?

Birincisi Türkiye çoğrafyasında devletin işleyişini bizzat yaşamak lazım. İkincisi meclisin reflekslerini anlamak lazım. Sonra bizim DYP'nin genlerinden gelen bir takım şeyler var. Siyasette davranış biçimlerini yaşamak lazım. Diyalogsuzluk benim en büyük hatam oldu. Kendimi anlatabilmeliydim. Anlatamadım. Özellikle medyadaki yazarlarla diyaloğumu kesmemem lazımdı.

Neden yaptınız bunu?

Sadece millete döneyim, milletin gücünü alarak geleyim istedim. Çok değişimciydim. Yani ben kendim için de sistemi sorgulayan ve sistemi değiştirmek isteyen büyük bir kararlılıkla hereket ettim. Bir yandan devletin değişmesini istiyordum, bir yandan terör mücadelesi yapıyordum. Parti içi kavga vardı. Bir yandan da medyadan saldırılar geliyordu.

Hakkınızda birtakım iddialar var. Doğru söylemediğiniz, halkı aldattığınız ve verdiğiniz sözleri tutmadığınız yolunda. Örneğin Kuşadası, Pelister, mal varlığınız gibi...

Söz verip de neyi yapmadım? Ben malvarlığımdan mecliste aklanmadım, yargıda, mahkemelerde aklandım. Benim için söylenmeyen kalmadı. Almanya‘da bile eroin kaçakcılığı ile suçlandım. Mafyadan, CİA ajanlığından, malvarlığından, Kuşadası’na kadar. Ben Kuşadası‘nda ne yapmışım. Bir tek yetimin bir kör kuruşunu mu yemişim.

Kuşburnunu bıraktı yeşil çaya başladı

Çiller‘le Celal Bayar köşkünde yaptığımız söyleşi sırasında Çiller‘in isteği üzerine önce yeşil çay içtik. Çiller kuşburnu yerine yeşil çay‘a başlama nedenini şöyle anlattı:

‘Özer Bey son zamanlarda sağlık konularına çok merak saldı. Koca koca ciltler alıp okuyor. Yaşlanmayı önleyici anti oksidantları inceleyor. Yeşil çay çok sağlıklı bir şey. Biraz da Çin çayı. Kuşburnu da çok iyi ama yeşil çay daha iyiymiş.‘

Yeşil çayın yanında sade kahveyi de tercih eden Çiller yemek sırasında tavuk şiş, tazefasulye, kabak, brokoli haşlaması, söğüş domates ve salatalık yedi. Taze sıkılmış portakal suyunu içmedi. Nedenini şöyle anlattı:

‘Özer Bey portakal ve suyunu da zararlı buluyor. Beni her an eğitiyor. Neskafe içmemi de istemiyor.

False