Okulu attılar

Bomonti Ermeni İlkokulu'nun 45 öğrencisi kış ortasında binalarından atıldılar. Okulun kirayı ödemediğini ileri süren Miltaş Şirketi haciz işlemi yaptırınca, binadaki tüm eşya bahçeye yığıldı. Küçük öğrenciler Pazartesi günü bahçede dersbaşı yapacaklar.

Tatilin ardından 2'nci öğretim döneminin başlamasına 3 gün kala, Bomonti Ermeni İlkokulu'nun 45 öğrencisi, yaşamları boyunca unutamayacakları bir üzüntü yaşadılar. Binalarının boşaltıldığını, tüm araç-gereç, sıra ve masaların bahçeye atıldığını duyarak okullarına koşan öğrenciler, gördükleri manzara karşısında şaşkına döndüler. Dersleri izledikleri karatahtaların bile yerlerde süründüğünü görünce çok üzülen öğrenciler, ‘‘Biz şimdi nerede okuyacağız?’’ diyerek, ağlamaklı oldular.

SORUNLAR YUMAĞI

Ermeni Katolik Mihitaryan Okul ve Manastırı Vakfı Yönetim Kurulu tarafından Şişli İzzetpaşa Sokak 45 numaradaki bina, 1958 yılında Emine Tevfika Ayaşlı'dan 710 bin liraya satın alındı. Tapuyu eline alan vakıf yönetimi, 1808'de kurulan okulu buraya taşıyarak, 1963-64 öğretim yılında yeni binasında eğitime başladı. Ancak 1980 yılında okula gelen Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri, vakıf yöneticilerine binanın asıl sahiplerinin kendileri olmadığını söylediler. Müfettişler, ‘‘1936'dan sonra azınlıkların vakıf olarak bina alma hakları yok. Bu nedenle, tapunuz geçersizdir’’ dediler.

VAKIFLAR EL KOYDU

Bunun üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü araştırmalara başladı ve tapu iptal davası açıldı. Araştırmalar sonucu Emine Tevfika Ayaşlı'nın öldüğünü belirleyen yetkililer, varislerinin peşine düştü. Ayaşlı'nın mirasının bir bölümünü Ankara Ayaş Belediyesi'ne bağışladığı ortaya çıktı. Ayaşlı'nın Şişli'deki okul binasının dörtte birini ise kardeşine verdiği anlaşıldı. Ayaşlı'nın kardeşinin de bu hakkını Miltaş Şirketi'ne devrettiği belirlendi.

Bu arada, Ermeni Katolik Mihitaryan Okul ve Manastırı Vakfı Yönetim Kurulu, Ayaş Belediyesi ile geçen yıl başında bir anlaşma yaptı. Binayı kullanma karşılığında vakıftan ayda 400 milyon lira alan Belediye Başkanlığı, bu paranın dörtte birini, yani 100 milyon lirayı Miltaş Şirketi'ne gönderdiğini iddia etti. Ancak geçen Salı günü Şişli Adliyesi'ne başvuran Miltaş Şirketi yetkilileri, kira alamadıklarını bildirdiler. Davanın görüldüğü İcra Mahkemesi de, okul binasının tahliyesini kararlaştırdı. Görevliler, bina içindeki kütüphane, okul sırası, evrak, anasınıfı oyuncakları ve piyano gibi eşyayı birkaç dakikada bahçeye taşıdılar.

SÜRE TANIMADILAR

Okulun bağlı bulunduğu Ermeni Katolik Mihitaryan Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vahe Aslanata, ‘‘Okullar kapanıncaya kadar süre tanımalarını istedik. Ancak bizi dinlemediler. Pazartesi okullar açılacak, çocuklarımız bahçede mi ders yapacak?’’ dedi. Aslanata, konuyla ilgili Milli Eğitim Müdürlüğü'nden yardım istediklerini, ancak henüz cevap alamadıklarını söyledi. Okul Müdürü Mari Değirmencioğlu ise ‘‘Bir zamanlar sahibi olduğumuz okul binasında kiracı olarak oturmaktayız. Ne var ki, bu durumumuz bizlere fazla görüldü’’ dedi.

Küçüklerin büyük üzüntüsü

Sıra ve karatahtalarını bahçede görünce çok üzülen küçük öğrencileri, öğretmenleri de teselli edemedi. Okul Müdürü Mari Değirmencioğlu, mirasçılar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle, kiralarını ödemelerine rağmen bu duruma düştüklerini söyledi. Bahçedeki sandalyesine oturan Mari Hanım, 8 Şubat Pazartesi günü öğrenci ve öğretmenlerin okula geleceğini, yağmur altında da olsa dersleri bahçede yapacaklarını söyledi.

Şirket sahibi: Karardan dönmem

Miltaş Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Adıgüzel, ‘‘Onlar Ayaş Belediyesi ile anlaşarak bizi hiçe saydılar. Yıllarca kira vermediler. Bizi her yönden dışladılar’’ diye yakındı. Adıgüzel, ‘‘Kendileri de vakıf. Başka gayrimenkulleri de var. Tedbirlerini alsalardı. Biz bu kararı almak için 8-10 sene uğraştık. Karardan vazgeçmem’’ dedi.

Adıgüzel, vakıf yöneticilerine son olarak Ayaş Belediyesi ile vakfın kendi aralarında yaptığı mukaveleyi feshederek, kendilerinin de ortak olduğu yeni bir anlaşma yapmaları halinde boşaltma işlemini durduracaklarını söylediğini belirtti. Mevlüt Adıgüzel, şöyle konuştu:

‘‘Belediye ihale açmadan bu binayı kiraya verdi. Ortağı olan bizi atlattı, kapalı kapılar ardında anlaştılar. Bizim başımıza çorap örmeye çalıştılar. Onlarınki adalet mi? Vakıf, binayı kaybetmemek için hukukun bütün yollarını denedi.’’



Haberle ilgili daha fazlası: