O gecenin kaderini değiştiren kahramanlar

O gecenin kaderini değiştiren kahramanlar

Çocukken nerede bir asker görse selam verirdi... Oyunlarında hep askerlik vardı. Derler ya, adeta ‘asker doğmuştu’.

Haberin Devamı

Sait Ertürk, 13 yaşında askeri lise sınavlarını kazandı. 1990’da teğmendi. 1999’da Harp Akademisi’ni 3’üncülükle bitirdi. Artık kurmay subaydı. ABD’de 2 yıl yüksek lisans yaptı, Genelkurmay Başkanlığı’nda, Napoli’deki NATO Karargâhı’nda, Afganistan’da çalıştı. Son görev yeri ise 3. Kolordu Komutanlığı Yarbaşkanlığı idi. Mesleğindeki başarılarına rağmen TSK içindeki FETÖ unsurları terfisinin önünde engeldi.

AİLESİNİN YANINA GİDECEKTİ

15 Temmuz 2016 gününe dönelim.

Sait Ertürk görevden gelmiş, her şeyden habersiz akşam yürüyüşüne çıkmıştı. Telefonu çaldı. Arayan eşi Ceylan Ertürk ve kızı Zeynep Ceren’di. Televizyonda haberleri izlemişler, Ankara ve İstanbul’daki askeri hareketliliği, son dakika haberlerini görmüşler, telaş içinde telefona sarılmışlardı. Öyle ya, eşi ve iki evladı Akçay’da tatildeydi. O da ertesi gün onların yanına gidecekti. 4-5 yıldır birlikte tatil yapamamışlardı. Telefonun ardından hemen lojmanın yolunu tuttu. Televizyonda izlediği haberler, bir kalkışmanın işaretiydi. Harekât Yardımcı Başkanlığı görevini sürdürdüğü 3. Kolordu Komutanlığı’na gitmek istedi. Ancak lojman önündeki polisler buna izin vermiyordu.

Haberin Devamı

Bir yandan da televizyondan gelişmeleri takip ediyordu. Darbe girişiminin Fetullahçıların bir kalkışması olduğunu anlamıştı. Hemen güvendiği meslektaşlarını aramak için telefona sarıldı. Albay Davut Ala onlardan biriydi. 66. Zırhlı Tugay’a gitmeye karar verdiler. Çünkü orası darbe girişiminin kilit üslerinden biriydi. Özellikle İstanbul’un Avrupa yakasında sokaklara çıkan tankların, darbeci askerlerin kullandığı silahların, mühimmatların çıkış noktasıydı.

Bir an önce orası kontrol altına alınmalıydı. Albay Ala uzaktan akrabası olan bir vali yardımcısını aradı. Lojmandan çıkış izni ve destek istedi. Biraz sonra Zeytinburnu Emniyet Müdürlüğü’nden gelen iki polis memuru ile birlikte Davut ve Sait Albay 66. Zırhlı Tugay Komutanlığı’na gitmek için yola koyulmuşlardı bile...

O gecenin kaderini değiştiren kahramanlar
Şehit Kurmay Albay Sait Ertürk

Haberin Devamı

ŞEHADET YEMİNİ ETTİLER

Her ikisi de 66. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nı çok iyi biliyordu. Yanlarındaki polis memurlarıyla birlikte hareket tarzlarını belirlediler. Onlara iki uzman çavuş da eşlik edecekti. İki koldan iki ayrı time ayrıldılar. Ne gözlerinde ne yüreklerinde korku vardı. Şehadet yemini edip, tugaya girdiler. Darbeci subaylar, onların tugaya girdiğinden anında haberdar olmuştu. Önce karşılıklı bağrışmalar, ardından geceyi delen kurşunlar... Çalıların ardında mevzilenmiş hainler, Sait Ertürk’ün “Teslim olun” emrini dinlemiyordu. Aralarından biri, “Sen albaysan ben de albayım. Sana teslim olmam” diyordu. Mermiler yağmur gibi havada uçuşuyordu.

Haberin Devamı

FETÖ’nün kahpe elinde ateşlenen silahta merminin ilk hedefi polis memuru Serdar Gökbayrak oldu. Kurmay Albay Sait Ertürk, hem çatışıyor hem de yanı başında kanlar içinde yatan Gökbayrak’a doğru hamle yapmaya çalışıyordu. Ancak mermilerin hedefi bu kez kendisiydi. Bir saat öncesine kadar birbirlerini tanımayan bir polis memuru ile bir albay yan yana, omuz omuza yatıyordu... Vatan için bedenlerini siper etmiş, şehit olmuşlardı. Albay Ala da ağır yaralanmıştı.

O gecenin kaderini değiştiren kahramanlar
O gece, Albay Davut Ala ağır şekilde yaralandı. 7 kurşun yarası almıştı. Günlerce komada kaldıktan sonra hayata tutundu.

15 Temmuz 2016 gecesi 66. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda bulunan Albay Sait Ertürk, Albay Davut Ala, polis memuru Serdar Gökbayrak ve birkaç isimsiz kahraman darbecilerin işgalini önleyerek hem İstanbul’un hem de Türkiye’nin kaderini değiştirdi...

Haberin Devamı

O gecenin kaderini değiştiren kahramanlar
Henüz nişanlıyken Sait Ertürk’ün müstakbel eşine söylediği, “Her şeyden önce vatan, sonra annem babam, sonra sen geliyorsun” sözleri kulaklarında hâlâ Ceylan Ertürk’ün...

Haberle ilgili daha fazlası: