‘Nefes al’

‘Nefes al’

Yoğun bakım hemşiresi Eda Sezer, hastalarıyla yakından ilgilenirken en çok kullandıkları söz “Nefes al” oluyordu. Sonra kendisi de koronavirüse yakalanınca nefesin önemini daha iyi anladı ve o günleri unutmamak için koluna İngilizce ‘Nefes al’ yazan akciğer dövmesi yaptırdı.

Haberin Devamı

Sivas'ta özel bir hastanede hemşire olan Eda Sezer (24) 2020 Mart’ta pandeminin başlamasıyla koronavirüs servisine geçti. Koronavirüs sürecinin başında hastaların az olduğunu belirten Eda Sezer, o günleri şöyle anlattı:

“Hepimizin çok korktuğu bir dönemdi, neyin ne olduğunu tam anlamıyla anlayamıyorduk. Daha sonra vaka sayıları artmaya ve ciddi anlamda kötü hastalar gelmeye başladı. Vakalar artmaya başlayınca biz ailelerimizden ayrılmak durumunda kaldık. Çünkü bu hastalığı bulaştırmaktan korkuyorduk. Bir tarafta da bize ihtiyacı olan insanlar vardı. Gerçekten nefes almak için çırpınan insanlar görüyorsunuz. Nefes almayı biliyorlar, ama nefes alamıyorlar. Onların tek tutunabilecekleri el bizdik. Ben hastalarıma bir gün kendi anne ve babamın da burada yatacağını, onların da nefes almak için çırpınabileceğini düşünerek yaklaştım. Kendim rahatsızlandığımda da nefes alıp vermenin ne kadar önemli olduğunu gördüm.”

‘Nefes al’

Haberin Devamı

DÖVME SEVMEZDİM

Nefesin önemini hep hatırlamak için koluna dövme yaptırdığını anlatan Sezer, şöyle devam etti: “Dövmeye normalde çok sıcak bakan bir insan değildim ama bu dönemde yaşadığımız zorluklar beni etkiledi. Virüsün akciğeri çok kötü etkilediğini biliyorum. Nefes egzersizleri yaptırarak, yoğun bakımdaki cihazlardan destek alarak hastaların bir şekilde ciğerlerini toparlamaya çalışıyorduk. Kendim de koronavirüsü geçirdikten sonra bu pandemi dönemini hayatımın sonuna kadar unutmamak için böyle bir fikir aklıma geldi. Akciğeri anlatan bir dövme yaptırdım. Normal akciğer ve koronavirüsü atlatmış çiçek açmış bir akciğeri vücuduma resmetmek istedim. Serviste de en çok kullandığımız kelime ‘nefes al’ oldu. Altına da böyle bir şey yazdırdım. Ben nefes almanın ne kadar önemli olduğunu gerçekten bu dönemde anladım. Yaşlandığımda, çok hasta, çok düşkün bir halde olduğumda dahi bu dövmeye bakıp nefes alabildiğim için şükredeceğim.”

17 YAŞINDAKİ KUZENİM DE YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRDÜ

Yakın zamanda kuzeninin de koronavirüsü atlattığını belirten Sezer, “Kuzenim 17 yaşında ve aşısızdı. Uzun bir yoğun bakım sürecinden geçti. Gerçekten çok zordu. İnsanlara verebileceğim tek tavsiye aşı olmaları” dedi.

Haberle ilgili daha fazlası: