Mürekkebi Kurumadan

Brooklyn Çılgınlıkları

Paul Auster

Çev. Seçkin Selvi

Can Yayınları

Filler gibi insanların da ölmek için gittiği özel yerleri var mıdır, bilinçli ya da bilinçsiz? Çok kaba bir genelleme de olsa galiba insanlar da doğdukları, büyüdükleri yerleri tercih ediyorlar son günlerini huzur içinde geçirmek için.

Tıpkı Paul Auster’ın yeni romanı Brooklyn Çılgınlıkları’nın kahramanı Nathan Glass gibi.

Hayatını sigortacılık yaparak geçiren Nathan, emeklilik günleri yaklaşınca kansere yakalandığını öğrenir. Kırısını, kızını geride bırakıp tek başına Brooklyn’e, doğduğu kente döner. Bunun kendisine iyi geleceğine inanır.

Hayatının son dönemleri de olsa yeni bir başlangıç yapmış olur. Yeni bir ev, yeni arkadaşlar, yeni ve kısa bir hayat.

O güne kadar artık iyi bir edebiyat akademisyeni olacağını düşündüğü yeğeni ile karşılaşır bir gün bir sahaf dükkanının tezgahında. Önce hayal kırıklığı olsa da bu durum, farklı bir ilişki gelişir yeğeni ile aralarında ve onun çevresinden yeni arkadaşlar edinir.

Kendisi için bir tür filler mezarlığı olacağını düşündüğü Brooklyn birden yeni bir başlangıca dönüşür.

Sıradan insanın yaşamının aslında inanılmaz zenginlikler barındırdığını gösteriyor okuruna Paul Auster bu romanında ve şöyle bir tez atıyor ortaya roman kahramanı aracılığı ile:

Sıradan bir insanın yeryüzünde bıraktığı iz kaç yılda yok olur: "Birkaç nesne, birkaç belge, başkalarının üzerinde bırakılmış yüzeysel izlenimler. O kişiler ölenle ilgili hikayeler anlatırlar, ama çoğu kez tarihler birbirine karıştırılır, birtakım olaylar atlanır, gerçek giderek saptırılır ve o kişiler de ölünce o hikayeler de onlarla birlikte yok olur."

Herkesin bir mimar, bir yazar olması ve dünyaya kalıcı şeyler bırakması mümkün değil. Bir fotoğraf albümü zamana ne kadar direnebilir ki?

Onun için yeni bir hayat sigortası poliçesi gibi ’Sınırsız Biyografiler’ poliçesi hazırlamayı tasarlar Nathan. İşsiz akademisyenler tutarak sıradan insanların biyografilerini kitaplaştıracak ve onları da ölümsüz kılacaktır böylece.

Çılgınca bir fikir ama orası Brooklyn ve roman 11 Eylül sabahı uçaklar Dünya Ticaret Merkezi’ne çarpmadan bir saat önce sona erer.

Kendi adıma Paul Auster’dan yeni bir roman okumayı özlemişim doğrusu. Aynı özlemi çekenlere müjdemi vereyim istedim.
Haberle ilgili daha fazlası: