Mumcu suikastında önemli buluşma

Güncelleme Tarihi:

Mumcu suikastında önemli buluşma
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 07, 2026 07:00

Adalet Bakanı Gürlek, suikasta kurban giden Uğur Mumcu’nun eşi ve oğluyla görüştü. Güldal Mumcu, “Sayın Bakan tetikçilerin arkasında kim olursa olsun, bağlantıları ne olursa olsun ortaya çıkaracağız dedi” açıklamasını yaptı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 24 Ocak 1993’te Ankara’da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı- gazeteci Uğur Mumcu’nun ve 2009 yılında Ankara’da park halindeki otomobilinde başından silahla vurulmuş halde bulunan eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay’ın ailelerini kabul etti.

ÇALIŞMALAR ANLATILDI

Gazeteci Uğur Mumcu suikastının yeniden ele alınması üzerine aile, Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten randevu talep etmişti. Bakan Gürlek de aileye randevu vermişti. Dün Bakanlık’ta yapılan görüşmede Uğur Mumcu’nun eşi Şükran Güldal Mumcu, oğlu Özgür Mumcu ve avukat Turgut Kazan yer aldı. Görüşmede, Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmalar ele alındı. Gürlek’in görüşmede yarım saat durduğu, daha sonra bürokratlarla toplantının devam ettiği bildirildi.

Haberin Devamı

CİNAYET AYDINLATILSIN

Güldal Mumcu görüşmenin ardından yaptığı açıklamada görüşmenin olumlu geçtiğini belirterek, “Görüşme olumlu geçti. Biz, tetikçilerin ve azmettiricilerinin kim olursa olsun ortaya çıkarılması yönündeki talebimizi ilettik. Sayın Adalet Bakanı da tetikçilerin arkasında kim olursa olsun, bağlantıları ne olursa olsun ortaya çıkması için elimizden geleni yapacağız dedi. Hem Sayın Bakanı hem de bu işle görevlendirilmiş ekibi olumlu bulduk. Umarım 33 yıl sonra bu cinayetin tüm bağlantıları ve azmettiricilerini tam manasıyla öğrenmiş oluruz” dedi.

33 YILLIK KARANLIK

Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara Karlı Sokak’taki evinin önünde otomobiline konulan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti. Türkiye’yi sarsan suikast, üzerinden geçen yıllara rağmen tüm karanlık bağlantılarıyla tam anlamıyla aydınlatılamadı. Suikasta ilişkin yürütülen soruşturmada yıllar içinde çeşitli davalar açılırken, dosya kapsamında firari sanık Oğuz Demir hakkındaki yargılama Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

BAKAN AKIN GÜRLEK: DEVLET FAİLİ BULMAK ZORUNDA

Adalet Bakanı Akın Gürlek görüşme sırasında Mumcu’nun güçlü bir aydın olduğunu ifade ederek “Özellikle bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Devlet de bu faili ortaya çıkarmak zorunda” dedi. 1993 yılının Türkiye için karanlık bir dönem olduğunu söyleyen Gürlek, “Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi” dedi. Dosyada ismi yer alan ve yurtdışına kaçan kişilerin peşinin bırakılmayacağını söyleyen Bakan Gürlek, “Bir şahıs, şu an firari. Elbette kırmızı bülten çıkarttık, getirilmesi için bütün iletişim kanalları da kullanıyoruz. O Oğuz Demir İran’a gitti, Avusturya’ya gitti. Mutlaka bunu devlet iade etmek zorunda. Peşinde olduğumuzu hissettirmemiz lazım. Başka birileri varsa, onları da ortaya çıkartmak zorundayız ” dedi.

Haberin Devamı

POLİS MÜDÜRÜNÜN ÖLÜMÜ AİLESİ FETÖ’YÜ İŞARET ETTİ

Bakan Akın Gürlek ayrıca eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay’ın ailesiyle de bir araya geldi. Görüşmede, Behçet Oktay’ın oğlu Burak ve kardeşi Şule Oktay yer aldı. Oktay’ın ailesi, ölüm olayında FETÖ’nün rolü bulunduğunu ve dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesine ilişkin taleplerini ilettiği bildirildi.

Mumcu suikastında önemli buluşma

ÜSTÜN CESARET MADALYALI

Behçet Oktay, 25 Şubat 2009’da Ankara’da arabasının yanında ölü bulundu. Ölümün intihar olduğu iddia edildi. Kaburgalarında 9 ayrı kırık saptanan Oktay’ın solak olduğu halde başının sağ tarafından vurulduğu adli tıp kayıtlarına geçti.

Haberin Devamı

Polis Özel Harekâtı kuran üç başkandan biri olan Oktay, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olmadığı halde “Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası” alan tek sivil personeli olarak tarihe geçmişti.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!