GeriGündem MEDYADAN : Genel konular
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MEDYADAN : Genel konular

İnsanın içini üzen bir fotoğraf - “Güzelliğe, güzel sanatlara, zarafete ve şıklığa önem veren Terazi burcundan olan bakanımız” kimmiş, tahmin edin - Önce defin, sonra cenaze namazı mı - Ölmez ölmüş - Acaba Başbakan, Nazlı Ilıcak’ın “Türk basınını AB’ye gammazla” tavsiyesini tuttu mu - Zina tartışmalarında Başbakan ve AKP kadar Türk basını da sınıfta kaldı - 1 Ocak’tan sonra “çift etiket” kullanmayan esnaf yanacakmış, sanki bir tanesini kullandılar da - İlahiyat Dekanı’na okurların sorduğu sorulara bak, Türkiye’nin geleceğine olan inancın artsın... ve sair alıntılar


1968 hareketinin önderlerinden Taylan Özgür, öldürülüşünün 35’inci yıldönümünde anıldı. 68’liler Dayanışma Derneği üyeleri Özgür’ün mezarının başında yumruklarını kaldırıp saygı duruşunda bulundular. Saçının teli ağarmış, göbekli bir avuç eski devrimcinin üstteki fotoğrafı beni çok hüzünlendirdi... (Birgün, 24 Eylül)


*

NE DEMEZSİN !

Cinnah Fısıltıları köşesini hazırlayanlar son derece zarif gazetecilerdir, işi dedikoduya dökmemeye ve politikacıları kırmamaya aşırı itina ederler. İçişleri Bakanı (hatırlarsınız bir aralar ‘Kırro ferom tesisleri’ dediği şeklinde bir şehir efsanesi çıkmıştı) Abdülkadir Aksu’yu şöyle tarif ediyor Cihhan: “12 Ekim 1944’te doğan Aksu, güzelliğe, güzel sanatlara, zarafete, şıklığa ve ayrıntılara önem veren terazi burcundandır.”

Hürriyet, 20 Eylül


*

NİYET PEKİYİ, DİKKAT ZAYIF

Spor sayfasında kara bir kutu, bir taziye haberi:

Barbaros Akkaş’ın acı günü - A Milli Takım Menajeri Barbaros Akkaş’ın babaannesi Remziye Akkaş bu sabah hayatını kaybetti. Remziye Akkaş’ın cenazesi dün Zeytinburnu Köşeli Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından toprağa verildi.

Bir jest yapmışsınız, bir haber kaynağınızın, belki de bir dostunuzun acısını paylaşmışsınız. İyi etmişsiniz de, merhumeyi bugün öldürüp dün defnetmeseydiniz keşke...

Hürriyet, 20 Eylül


*

NE KADAR UCUZA ÖLÜYORUZ YARABBİ

Adana-Gaziantep Otoyolu’nda birden “u dönüşü” yapın ters yönde seyreden çılgın şoför kendiyle birlikte üç kişiyi daha ölüme götürmüş. Adamın adı Hulusi Ölmez’miş.

Adına fazla güvendi demek ki...

Sabah, 20 Eylül


*

BAŞBAKANIN SEÇMENİ BUNLAR...

Dikkatli okuyun, çünkü zor anlaşılıyor !

Posta, spotta bilerek karışık yazmış: “Kayınpeder kızının görümcesini kaçırdı. Damadın babası karşılığında gelininin kız kardeşini aldı. Karı koca ...’lar boşandı. Kız babası, küçük görümceyi de isteyince cinayet işlendi.”

1- Adam, damadının 16 yaşındaki kız kardeşini kaçırıp, 3’üncü eşi yapmış. Demek ki adamın daha önce de bir resmî ve bir imamî nikahlı en az iki karısı varmış.

2- Bu rezilliğe karşılık, kendi 18 yaşınaki kızını da, 16 yaşındaki kızını kaçırıp iğfal ettiği “dünürüne” imam nikahlı kuma olarak vermiş. Demek ki dünür de aynı b.kun soyu...

3-Ama (iddialara göre) herif, bununla da yetinmemiş, bu olaylar üzerine kızından ayrılan damadını “Diğer kız kardeşini de kaçırırım” diye tehdit ediyormuş.

4- Sonunda damat, kayınbabasının kafasına sıkmış.

Şimdi... iddiaya girerim, bu herif, kahvede konuşurken, “Ne yani, AB istiyor diye şimdi biz zinaya eyvallah mı diyeceğiz? Bize uymaz kardeşim bu işler...” diye atıp tutuyordu.

Gözcü ve Posta, 20 Eylül


*

NE KADAR UCUZA ÖL(DÜR)ÜYORUZ YARABBİ

Çorlu’daki bir düğünde, iki grup genç arasında çıkan kavgada, 20 yaşındaki bir delikanlı yedi bıçak darbesiyle öldürülmüş.

Kavga niye çıkmış, biliyor musunuz?

Gençler “halayda başı kimin çekeceği” konusunda anlaşamamışlar da...

Ölenlere her seferinde üzülüyorum üzülmesine de, böylelerinin yaşayıp çoğalması da temenni edilecek bir durum değil, zaten ortada yeteri kadar zonta var...

Posta, 20 Eylül


*

MİLLİYETÇİ DEMOKRAT GAZETECİ

Nazlı Ilıcak medyanın bir güç denemesi yaptığını düşünüyor, “TCDD Genel Müdür Yardımcısı Ali Kemal Ergüleç aleyhine düzenlenen kampanyayla, zina kampanyası arasında benzerlikler var. Bence medya, sadece menfaat peşinde değil. Bir güç denemesi yapılıyor” diye iddia ediyor.

Bu haklı bir iddia olabilir ve tartışılabilir.

Ama Nazlı Ilıcak’ın bir sonraki önerisi sakat: “Erdoğan, Brüksel'e gittiğinde, zinanın yanı sıra, Türk medyasının da iç yüzünü anlatsa, demokrasiye hizmet etmiş olur”.

Yazının içinde de diyor ki: “İşte bizim medyamız böyle. Bence Tayyip Erdoğan, Brüksel'de yukarıdaki örneği de vermeli. (Örnek: TCDD Genel Müdür Yardımcısı’nın ‘Herşey Allah’tan’ sözü üzerine, Hürriyet’in ilahiyatçılardan görüş alması.) Sapla samanın karıştırılarak ve çarpıtılarak, kamuoyunun nasıl etkilendiğini iyice anlatmalı. Medya, halkı aydınlatmak görevini yerine getirmiyor. Halkı yanlış bilgilendiriyor ve kışkırtıyor. Hükûmeti yönlendirmeye çalışıyor; üstelik zina konusunda olduğu gibi, yabancı basın kanalıyla Batı'nın karar merkezlerini de etkiliyor”.

Yani, Başbakan AB’li muhataplarına diyecek ki, “Aman sakın Türk medyasının yazdıklarına itibar etmeyin. Sonra unutmayın ki, sizin medyanız da bizim yalancı gazetelerin etkisinde, kendi medyanızı da dikkatli okuyun!”

Nazlı Hanım, artık Doğan Grubu’nu Hükümet’e ve kamuoyuna “ihbar etmekte” yetinmiyor, Başbakan’a “AB’ye de ihbar et” diye tavsiyede bulunuyor.

Bu muhbirlik ne adına yapılacak?

“Demokrasiye hizmet” adına!

Yesinler!

DB Tercüman, 21 Eylül


*

DÜŞÜNÜN...

Türkiye’nin en yaşlı canlısı, demiş Milliyet.

Muhteşem bir meşe ağacı Bolu, Mamatlar Yaylası’nda.

Bir hesaba göre, Türkiye’nin en yaşlı (bin yaşındaymış) ve gövdesi en geniş (çapı 309 santim) ağacıymış.

1000 yaşında, düşünebiliyor musunuz! Tohumu toprağa İS 1000 yılında filan düşmüş demek ki, Malazgirt’i yaşamış (biraz uzak ama duymuştur herhalde), Pierre L’Ermite’in başını çektiği birinci Haçlı Seferi’ni görmüş, Osman Bey’i tanımış... Muhteşem!

Milliyet, 21 Eylül


*

BİR ZİNA FIKRASI

Melih Aşık’ın Açık Pencere’sinden arak bir “zina fıkrası” :

Papaz vaazını bitirip kiliseden dışarı çıkarken adamın biri yanaşıp ellerine sarılmış ve:

- Muhterem peder, bugünkü vaazınızla beni bir günah işlemekten kurtardınız. Geçen hafta şapkamı kaybetmiştim ve bugün buraya bir şapka çalmak için geldim. Ama tam o sırada sizin On Emir'i saymakta olduğunuzu duydum ve çalmaktan vazgeçtim...

Peder:

- Aferin oğlum, herhalde "Hırsızlık yapmayacaksın" demem seni engelledi değil mi?

- Hayır, demiş adam, “Zina yapmayacaksın” dediğinizde şapkamı nerede unuttuğumu hatırladım!

Milliyet, 22 Eylül


*

ŞAK ŞAK !..

Hiç yokken AB ile zina gibi saçma sapan bir sebeple kriz yaratan, bu krizle Türkiye’yi (bir hesaba göre) 5 milyar Euro zarara sokan, Avrupa’da Türkiye karşıtlarının ekmeğine yağ süren, sonra da kendi yarattığı abuk sabuk krizi, en nazik deyimle, “geri adım atarak” atlatan ve bunu kamuoyuna “muhteşem bir diplomatik manevra” gibi yutturmaya çalışan ilk politikacı Recep Tayyip Erdoğan değildir herhalde.

Ama bu kadar büyük bir hata yapan bir başbakana, “Vay be abi, sen ne büyük lidermişsin yahu, sen ne büyük diplomatmışsın, Atatürk’ten sonra en büyük Türk polikitacısı” diye yalakalık yapan, başka basın yoktur, eminim!

Gazeteler, 24 Eylül


*

BU DA ZİNA TARTIŞMALARINA ŞEYİMİN AYDINI YORUMU

Zina tartışmasının ‘mahrem’leri başlıklı yorum-yazının spotu:

İktidar tarafından oluşturulmuş gündem, karşı hegemonyanın kurulması için kullanılabilecekken, verilebilen tek cevabın ‘aldatmak ceza konusu değil, boşanma konusudur’ olması bu alanın zaten kültürel müdahale ile aşınmış ve belirlenmiş olmasındandır.”

Vaaaaaay be, ne entel be!

Birgün, 24 Eylül


*

TERS MANTIK

Armatör İhsan Kalkavan tekneyle dünya turuna çıkmış, ama 84 yaşındaki annesi rahatsızlanınca hemen Türkiye’ye dönmüş, diyor ki:

- Gitmemi hiç istemiyordu. Ben gidince düzelir diye düşündüm, ama her geçen gün kâbus haline dönüştü...

“Gitmemi hiç istemiyordu. Ben gidince düzelir diye düşündüm...”

Tuhaf bir tedavi metodu!

DB Tercüman, 24 Eylül


*

HADİ LAN ORADAN!

Çift etiket kullanmayan yandı” diyor ekonominin manşeti.

Yeni Türk Lirası’nın uygulamaya gireceği 1 Ocak 2005’ten itibaren etiketlerine hem TL hem YTL cinsinden fiyat yazmayanlar yanmışmış, Ali Babacan öyle diyor.

Canım benim!

Sanki bugün esnaf etiket kullanıyor da...

Boş verin siz bakkalı, pazarcı esnafını... Gidin Akmerkez’deki koca koca mağazalara bakın, bir tane etiket bulabilecek misiniz!

DB Tercüman, 24 Eylül


*

BAZEN ADALETİN YERİNİ BULDUĞU DA OLUYOR

Trafik polisi, “ceza yazmama konusunda anlaştığı” ehliyetsiz sürücüden “makbuzsuz para aldığı” için yargılanmış. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi, polisin görevini kötüye kullandığına karar vermiş. Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapismiş.

Rüşvetçi polis bu kararı temyiz etmiş.

Yargıtay’ın kararı: O fiil “görevi kötüye kullanmak” değil, “yapması gereken işi yapmamak için rüşvet” kapsamına girer, cezası 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir.

Adam hem rüşvet yer, hem de zeytinyağ gibi üste çıkmaya kalkarsa, böyle çarparlar işte...

DB Tercüman, 24 Eylül


*

İŞTE İNSAN

Maşallah, diyor manşet.

Spot: AB kapısındaki Türkiye’den müthiş bir insan haberi: 60’lık adam, 21’inci kez evlendi. Üstelik 17’nci eşinin kardeşiyle!

Buna “insan” haberi demekte ısrarlılar mı acaba?

Takvim, 24 Eylül


*

BUNLARIN DA BENİM GİBİ BİR OYU VAR

İlahiyat Fakültesi hocası Prof. Zekeriya Beyaz, köşesinde okurlarının dinle ve ibadetle ilgili sorularını cevaplıyor.

Bugün profesöre sorulan iki soru (hani “bunlara kim oy veriyor” diye soran oluyor da) :

1- Abdest alıp namaz kıldıktan sonra saçım görünse acaba abdest bozulur mu?

2- Alkollüyken selam almak günah mıdır ?

Takvim, 24 Eylül


*

YORUMSUZ BİR KÜÇÜK HABER:

Erman Abi’ye vefa ataması

Erdoğan’ın “ağabey” diye hitap ettiği eski danışmanı Prof. Erman Tuncer, diş doktoru olmasına rağmen yönetmelik değiştirilip İstanbul İl sağlık Müdürlüğü’ne atandı.

Vatan, 25 Eylül


*

KOLLARINI DA KES

İspanyol Sebastian Rodriguez yıllar önce ülkesindeki tanınmış bir işadamının öldürülmesi nedeniyle hüküm giymiş ve cezaevindeyken yaptığı açlık grevinde ayaklarını kaybetmiş. (Birgün Rodriguez katil mi, değil mi, gargaraya getiriyor, “işadamının öldürülmesi nedeniyle hüküm giymiş” ne demek?)

Rodriguez’in engelli olimpiyatlarında yüzmede madalya kazanması ülkede tartışma yaratmış. Haberin başlığı, “Madalyalı teröristi ne yapacağız?” imiş.

Birgün’ün önerisi: İsterseniz kollarını da kesin böylece bir daha yüzüp madalya filan da kazanamaz...

Birgün, 25 Eylül


*

BU HESAPTA BİR YANLIŞLIK VAR

Rekortmen balık adam, eski su altı komandosu Namık Ekin de kendine bir köşe buldu, Star-Box-Magazin’de 70’inde bile dinç kalabilmenin sırları diye bilgiler veriyor okurlara.

Sağlıklı yaşamanın, doğru beslenmenin faziletlerinden bahsederken şöyle bir örnek veriyor:

Esir kamplarındaki ABD’li esirler daha uzun yaşadı

Bir başka araştırma da Vietnam’da esir olup kurtulan ABD’li askerler üzerinde yapıldı. Esirler ABD’ye döndüklerinde, ömür beklentileri biftek, katıyağ, salam, sosis, yumurta yiyen Kaliforniya’daki arkadaşlarından daha uzun oldu. 8-10 yıl daha uzun yaşadılar...”

Bir dakika, bir dakika Namık Abi, bu hesapta bir tutarsızlık var.

Vietnam Savaşı 1973’te bitti.O tarihte Vietnam’da savaşanlar bugün 55 bilemedin 60 yaşında. Daha ölmediler ki, “Kaliforniya’daki akranlarından 8-10 sene fazla yaşadıkları” araştırmayla sabit olsun. Daha Kore gazileri, hatta 2.Dünya Savaşı gazileri bile yaşıyor...

Star-Box-Magazin, 25 Eylül


*

TECAVÜZCÜSÜ BARİ GENÇ OLSUN...

Kayseri’de 16 yaşındaki genç kız, kendisine tecavüz eden 22 yaşındaki delikanlıdan “memnun” olduğunu, evlenmeye hazır olduğunu söylemiş. Şok hayret ediyor, “tecavüzcüsünden memnunmuş” diye...

Bu tecavüzcü hiç olmazsa genç bir delikanlı. Kız bu tecavüzcüden memnun olup da evlenmeseydi, babası onu 70 yaşındaki bir başka tecavüzcüye satacaktı zaten... Başbakanımız’ın “Türk kadınının namusu ve güvenliği adına sahip çıktığı” örf ve adetimiz, töremiz gereği!

Şok, 25 Eylül

Not: Almanya’da yaşayan Türkler arasında bir araştırma yapılmış: Türk kadınlarının % 49’u kocalarının tecavüzüne veya şiddetine maruz kalmış. % 64’ü koca dayağı yüzünden yaralanmış... Ve gurbetçi kadınların % 25’i kocalarını ilk kez ... düğünde ya da gerdekte görmüş!. (Posta, 26 Eylül)


*

NASIL YANİ?

Hepsini temizledi, başlıklı haber diyor ki, “Hastane temizlikçisi Ron Dacia, yaşam destek ünitesine bağlı fişi prizden çekip elektrikli süpürgeyi prize takınca olanlar oldu. Trajikomik olayda 7 hasta can verdi...”

Haberin son cümlesi: “Dacia’nın başına gelenlerin, hastane temizlikçilerinin bir çoğunun başına gelebileceği belirtiliyor.”

Takvim, 25 Eylül


*

İMAMLAR İMAMLIK YAPSA...

Devlet Bakanı Mehmet Aydın, “9.299 camide imam yok” diye üzüntüsünü belirtmiş.

Eeee, imamlar Meclis’te, Hükümet’te, müsteşarşıklarda ve genel müdürlüklerde istihdam edilirse camilere kalmaz tabii ki...

Milliyet, 26 Eylül

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle