Meclis bombalar altında çalıştı

Meclis bombalar altında çalıştı

15 Temmuz gecesi darbe girişimine yönelik en büyük yanıt şüphesiz TBMM’de Genel Kurul’un olağanüstü toplanmasıyla verildi. Sokakta vatandaşlar ateş altında darbecilere direnirken, gece 01.39’da Meclis Genel Kurulu açıldı. Meclis Başkanı İsmail Kahraman ve milletvekilleri Genel Kurul Salonu’nda yerini aldı. Bomba ve ateş altında darbe girişimine karşı direnişin en sıcak yaşanacağı yerin Meclis olabileceğini kimse tahmin etmiyordu.

Haberin Devamı

15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece saat 02.00’ye yaklaşırken Meclis’ten gelen telefondaki görevli, “Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın da bu tarihi ana tanıklık etmek için gazetecileri davet ettiğini” söylüyordu. Servis otobüsü ve kamyonlarla kapatılmış Çankaya kapısından girdiğim sırada bir savaş uçağının yaklaşık 200 metre uzaklıktaki Meclis Dikmen kapısının yakınındaki bir yere roket attığını gördüm. Saat 02.35’ti. Ortalık toz bulutu ve cam kırıklarıyla kaplandı. Kendi ülkeme ait savaş uçakları, milli egemenliğimizin sembolü Meclisimizi bombalıyordu. Bu inanması zor bir durumdu. 

YARALI POLİSLER YERDEYDİ

Meclis bombalar altında çalıştı

Haberin Devamı

Toz bulutu aralandığı zaman, herhangi bir can kaybı yaşanmamış olmasını dileyerek patlamanın olduğu yere yöneldim. Bu sırada Meclis üzerine gelen bir helikopter ateş açmaya başladı, Meclis’i korumakla görevli polisler de helikoptere karşılık veriyordu. Kısa bir süre sonra Dikmen kapısına ulaştığımda, uçaktan boş alana bomba atıldığını gördüm.

Meclis bombalar altında çalıştı

Tam bu sırada, TBMM Genel Kurulu AK Parti, CHP ve MHP’li yaklaşık 100 milletvekili ile olağanüstü toplanmıştı. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ kürsüde konuşurken ilk bomba düştü. Genel Kurul salonunda bulunan milletvekillerinin “Allahüekber”, “Darbeye boyun eğmeyeceğiz” sözleri birbirine karışmıştı. Bozdağ ve diğer milletvekilleri konuşmalarını daha sert sözlerle sürdürüyordu. Patlama seslerinin devam etmesi üzerine güvenlik güçleri sığınağa inilmesi gerektiğini söyledi. Bazı milletvekilleri sığınakta çalışmaları sürdürmeyi savunurken, Bozdağ, “Bize korktu derler” diye itiraz etti. Yeni bir patlama sesi üzerine Kahraman, sığınağa gitme kararı aldı. 02.50 civarı yoğun güvenlik önlemleri altında sığınağa inildi.

İKİNCİ BOMBA ATILDI

Haberin Devamı

Meclis bombalar altında çalıştı

Helikopter seslerinin azaldığı anı bekleyerek, hızlı adımlarla ana binaya yöneldim. Meclis’te gazetelerin bürolarının olduğu koridora geçerek diğer gazeteci arkadaşlarımla buluşmayı amaçlamıştım. Dış kulisten geçerek üst kata yöneldim. Pencere kenarlarından uzak durarak basın koridoruna ulaştım. Ancak basın koridorunda kimse yoktu ve ofislerin apar topar terk edildiği belliydi. Bu sırada yeniden duyulan jet seslerinin ardından çok daha büyük bir patlama sesi ile yer sarsıldı ve her yan toz bulutu ile kaplandı, en dip odalara kadar cam kırıkları yayıldı. Saat 03.20 civarıydı. Nereye gideceğimi bilemediğim için bulunduğum yerden ayrılmamaya karar verdim.

Haberin Devamı

O KORİDOR YIKILMIŞ

Meclis bombalar altında çalıştı

Duvarın dibine dayanmış halde beklerken, fotomuhabiri arkadaşım Rıza Özel bulunduğum yere geldi. Geriye doğru birlikte yürürken bomba atılmadan üç-beş dakika öncesinde geçtiğim koridorların yıkıldığını, karanlığa ve toz bulutuna rağmen fark ettim. Yeni bir saldırı ihtimaline karşı Meclis Başkanlık Divanı kapısından geçerek alt katta Meclis Başkanı İsmail Kahraman, bakanlar, parti yöneticileri ve milletvekillerinin bulunduğu kalorifer dairesine ulaştık.

MİLLETVEKİLLERİ SIĞINAKTA

Meclis bombalar altında çalıştı

Sığınak diye yönlendirildiğimiz yerde Meclis Başkanı Kahraman duvarın dibinde bir sandalyeye oturtulmuş, etrafındaki partililerle konuşuyordu.

Haberin Devamı

Meclis’te bulunan diğer partilerin milletvekilleri de gruplar halinde değerlendirmeler yapıyordu. Bazı milletvekilleri kartonların üzerine oturmuş bekliyor, bazı milletvekilleri de kartonları seccade yapmış namaz kılıyordu. Bir süre sonra oranın sığınak olmadığını, sığınağın bir alt katta olduğunu, bulunduğumuz kalorifer dairesinin de güvenilir olmadığını öğrendik. Belli ki bir gün TBMM’nin saldırıya uğrayacağı ve milletvekillerinin sığınağa sığınma ihtiyacı duyacağı düşünülmemiş, hiçbir hazırlık yapılmamıştı.

BEKLEYİŞ BAŞLADI

Meclis bombalar altında çalıştı

Boş koridorlardan oluşan sığınakta kaygılı bir bekleyiş sürerken, zaman zaman dışarıdan çatışma sesleri geliyor, sığınağa ulaşan koridorlara uzun namlulu silahlarıyla koruma polisleri yerleştiriliyordu. Endişe had safhadaydı. Helikopterle Meclis’e asker indirilmeye çalışıldığı ve bu nedenle çatışmanın yoğunlaştığı bilgisi geldi. Silah sesleri sürerken bir ara Meclis’e tankla girmeye teşebbüs edildiği konuşuldu. Meclis Başkanı, polislere sığınağa kimsenin girmesine izin verilmemesi talimatı verdi. Önlemler daha da artırıldı. Güvenlik güçleri ise sığınağa girilmesi durumunda Kahraman ve bakanları nasıl tahliye edebilecekleri üzerine plan yapıyordu. Sığınakta Kahraman, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ve AK Parti, CHP, MHP grup başkanvekilleri bir araya gelerek partilerin ortak bildirisini kaleme aldı. Dönemin MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve bir grup MHP’li milletvekilini gördüm. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Özgür Özel ve CHP’liler farklı bir yerde toplu beklerken, Meclis Başkanı Kahraman ve AK Partililer bir odada konuşuyordu. Kahraman, sık sık çalan telefonuna yanıt verdi. Herkesin gözü televizyonlarda, gelişmeler takip ediliyordu. Su ısıtıcısı ile çay yapan görevliler, Meclis Başkanı ve diğer milletvekillerine çay dağıttı. Çayın yanında bir kuru ekmek paylaştırıldı. Muhalefet, iktidar herkes dayanışma içerisindeydi. Sığınakta endişeli bekleyiş sürerken, Başbakan Yıldırım’ın, Meclis Başkanı Kahraman’ı arayarak, “Endişelenmeyin, kontrol altına alıyoruz” dediği kulaktan kulağa yayıldı.

Haberin Devamı

GÜN AĞARIRKEN...

Meclis bombalar altında çalıştı

Dışarıda neler olduğunu merak ediyordum. Sığınakta diğer gazetecilerle birlikte güven içinde olsak da, gazeteci merakım dışarı çıkmamız gerektiği konusunda içimi kemiriyordu. Rıza Özel ile birlikte sığınaktan çıkış yolunu aradık. Takip ettiğimiz bir koridor bizi Meclis TV’ye götürdü ve kapıdan dışarı çıktık. Gün yeni ağarmıştı. Çıkar çıkmaz ateş arasında kaldık. Duvarın öte tarafından bir grup polis, helikoptere ateş ediyordu. Helikopter bir tur attıktan sonra Genelkurmay’ın bahçesine geri indi. Polisler, “İkmal için indi, yeniden havalanmadan gidin buradan” dedi. Kapıdan uzaklaştık. Meclis’in Genelkurmay’a bakan bahçesinde neredeyse her ağacın arkasında siper almış bir polis vardı. Bahçeden yola doğru indiğimizde, yaklaşık bin kişilik bir grubu gördük. Genelkurmay’ın bahçesinde tanklar namluları dışarı doğru hizalanmış, kum torbaları arkasında siper almış askerler gruba uyarılarda bulunuyordu. Grup zaman zaman Genelkurmay’a doğru yürüyüşe geçiyor, askerlerin taciz ateşi ile geri dönüyordu.

YERLER KAN GÖLÜ

Gün ışığıyla yaşanan dehşet daha da çarpıcı biçimde karşımızda duruyordu. Gördüklerimiz gece yaşanan vahşetin ne derece korkunç olduğunu da gösteriyordu. İçişleri Bakanlığı tarafında yol adeta kan gölüne dönmüştü. Ancak taciz ateşi ile orada daha fazla duramayacağımızı anladık ve Rıza Özel’le Meclis’e geri döndük. Meclise döndüğümüzde ise yıkıntının boyutlarını gördüm. Meclis’in arka bahçesinde ilk bombanın düştüğü yerde bir çukur açılmış, ağaçlar kırılıp sağa sola devrilmiş, ana binada ise koridorlar büyük bir hasar almış, yer yer duvarlar çökmüştü. Yıkıntıların arasından dolaşarak Genel Kurul salonuna geçtiğimizde halen havadaki tozun ağırlığı ve kokusu hissediliyordu. Saatler sonra sığınaktakiler birer ikişer çıkmaya başladı. Kahraman ve beraberindekiler Meclis’i gezdikten sonra ilk iş Başkanlık Divanı oluşturularak Genel Kurul açıldı. Darbe girişimini kınayan ve demokrasi övgüsü olan konuşmalar yapıldı.

SON 24 SAATTE NE OLDU?

Son 24 saatte ne oldu? (15.07.2018)İşte Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeler, son 24 saatte yaşanan olaylar..

 

 

Haberle ilgili daha fazlası: