GeriGündem Mahkeme kararı: 9 yaşındaki çocuk istismarı kurgulayamaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mahkeme kararı: 9 yaşındaki çocuk istismarı kurgulayamaz

Mahkeme kararı: 9 yaşındaki çocuk istismarı kurgulayamaz
Abone Olgoogle-news

Adıyaman Besni’de Özel Safyün Halil ve Selvi Gölbaşı Erkek Öğrenci Yurdu’nda 9 yaşındaki Ş. ve 10 yaşındaki E. adlı 2 erkek kuzeni istismar ettiği öne sürülen Müdür F.T.’ye çocuğun cinsel istismarı suçundan 30 yıl hapis cezası verilmişti.

 

Adıyaman Besni’de, bir dini yurdun müdürüne iki erkek çocuğuna istismarda bulunmak suçundan otuz yıl hapis cezası verilmesine ilişkin yargılamada gerekçeli karar açıklandı. Kararda, “Dokuz yaşındaki mağdurların ortada hiçbir sebep yokken böyle bir iftirada bulunmalarının hayatın akışına aykırıdır” denildi.

Adıyaman Besni’de ‘Süleymancı’ adlı tarikata ait Özel Safyün Halil ve Selvi Gölbaşı Erkek Öğrenci Yurdu’na dokuz yaşındaki Ş. ve on yaşındaki E. adlı iki erkek kuzeni istismar ettiği öne sürülen Müdür F.T.’ye çocuğun cinsel istismarı suçundan otuz yıl hapis cezası verilmişti. Cezada bir indirime gidilmezken, F.T.’nin tutuklu kalmasına hükmedilmişti.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararı açıklandı. Gerekçeli kararda; iki çocuğun yaşları dikkate alındığında bu olayı kurgulamalarının mümkün olmadığı ve iftira atılmasını gerektirir husumetin bulunmadığı ifade edildi. Çocukların F.T.’ye zarar vermek kastıyla hareket etmedikleri, aksine Ş.’nin travmanın etkisiyle yurda gitmemek amacıyla olayı ailesine bildirdiği kaydedildi. F.T.’nin olay günü gördüğü baba C.’ye “Özür dilerim. Bir daha olmayacak. Yapmayacağım” dediği de vurgulandı. F.T.’nin “Çocuklarla oynadık. Anne ve baba şefkatiyle yaklaşıp ellerinden tutmuş, yanaklarından öpmüş olabilirim” dediği anlatılarak, şöyle devam edildi:

“Oyun oynamak için yurtta bulunan mağdurların sanık tarafından ayrı ayrı odalara yönlendirilmesi, yanlarına sırayla girip çıkması, özellikle Ş.’nin olayı ailesine anlatmış olması, E.’nin ailesinin olayı Ş.’nin ailesinden öğrenmesi, iki mağdurun sanığa iftira atmak şeklinde kasıtları olmuş olsaydı birlikte hareket ederek, durumu ailelerine bildirmeleri gerektiği, dokuz yaşındaki mağdurların ortada hiçbir sebep yokken böyle bir iftirada bulunmalarının hayatın akışına aykırı olduğu...”

False