GeriGündem Liyakat madalyalı kadın hakları savunucusu Prof. Dr. Feride Acar: Türkiye öncü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Liyakat madalyalı kadın hakları savunucusu Prof. Dr. Feride Acar: Türkiye öncü

Liyakat madalyalı kadın hakları savunucusu Prof. Dr. Feride Acar: Türkiye öncü
Abone Olgoogle-news

Türkiye başta İstanbul Sözleşmesi’nin hem yapılması hem de Avrupa Konseyi’nde kabul edilmesinde çok önemli bir rol oynadı, hatta sürece öncü oldu. Bu aktif çalışma, belgenin adının İstanbul Sözleşmesi olmasını sağladı. Sözleşmeyi ilk ve çekincesiz olarak imzalayan ilk devlet de Türkiye oldu.

PROF. Dr. Feride Acar kadına yönelik şiddetle mücadeleye ömrünü adayan bir isim. İstanbul Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’nun ilk başkanı olan Acar, başarılı çalışmalarından dolayı geçen hafta Avrupa Konseyi tarafından ‘Pro Merito’ liyakat madalyasına layık görüldü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğretim üyesi Acar, geçen yıl Mart ayında da uluslararası sivil toplum kuruluşu Apolitical’ın dünyanın en değerli 100 kadın hakları savunucusu listesine girmişti.

ÇIĞIR AÇTI

Fransa’nın Strasbourg şehrinde liyakat madalyasını alan Acar, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili çalışmalara GREVIO’dan çok daha önce başlıyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda çığır açan ‘Altın Standart’ olarak görülen İstanbul Sözleşmesi, Prof. Acar’ın öncülüğünde kaleme alınıyor ve 2011 yılında Avrupa Konseyi tarafından kabul ediliyor. Acar bu süreci, “Diğer bir deyişle, ben İstanbul Sözleşmesi’nin önerilmesi ve yazılmasına sürecin en başından beri katkı yapan uzmanlardan birisiyim” sözleriyle anlatıyor.

DESTEĞE DEVAM

Prof. Acar’ın başkanlık görevini yürüttüğü GREVIO İstanbul Sözleşmesi’nin uygulamasını kolaylaştırmak, yönlendirmek ve denetlemek üzere 2015’te kuruluyor. “Öncelikli görevimiz, İstanbul Sözleşmesi’nin getirdiği ilke ve düzenlemeleri üye devletlerin ilgili kurumlarıyla paylaşmaktı” diyen Prof. Acar, çalışmalar sırasında Türkiye’nin rolünün önemini şöyle vurguluyor: “Türkiye başta İstanbul Sözleşmesi’nin hem yapılması hem de Avrupa Konseyi’nde kabul edilmesinde çok önemli bir rol oynadı, hatta sürece öncü oldu. Bu aktif çalışma, belgenin adının İstanbul Sözleşmesi olmasını sağladı. Nitekim Sözleşme’yi ilk ve çekincesiz olarak imzalayan ilk devlet de Türkiye oldu. Benim ümidim bu desteğin bundan sonra da ve uygulamanın bütün aşamalarında devam etmesi.”

YETERLİ DEĞİL

“Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir insan hakları ihlali olduğu kabul edilmeli ve konu devlet için öncelikli bir mücadele konusu olmalı” diyen Prof. Acar, bu mücadelenin her şeyden önce toplumda yerleşik erkek egemen değer alışkanlıklarının değiştirilmesiyle mümkün olabileceğini ifade ediyor. Türkiye’nin her gün yeni kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüz olaylarına şahit olmaya devam ettiğini belirten Acar, “Kadına şiddet konusunda toplumun ve devletin duyarlılığı arttı ama ayrımcı ve cinsiyetçi kültürel öğeleri toplumumuzun davranış haritasından silmek konusunda yeterli iradeyi gösterdiğimizi söylemek zor” diye konuşuyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

AVRUPA Konseyi tarafından hazırlanan ve yaptırım gücü olan ilk uluslararası sözleşme metni. Konsey’in İstanbul’daki toplantısında imzaya açıldığı için İstanbul Sözleşmesi olarak biliniyor. Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, faillerin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması için hazırlanmış bir metin.

1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe giren metin şu ana kadar 35 ülke tarafından onaylandı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle