
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesine dair paylaşımda bulundu.
Yasa için "Bu düzenleme af, pazarlık veya taviz değil, terörün bütün unsur ve uzantılarıyla tasfiyesini esas alan güçlü bir devlet iradesidir." değerlendirmesinde bulunan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin fedakarlığı kırmızı çizgimizdir. Atacağımız hiçbir adım bu mukaddes emaneti incitmeyecektir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi iradesi, Cumhur İttifakımızın kararlılığı ve Gazi Meclisimizin desteğiyle terör bitecek. Kardeşlik kazanacak. Türkiye güçlenecek. Türkiye Yüzyılı yükselecek."

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, tarihi bir anı yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkemizin temel sorunlarının çözümde ortaya koyduğu liderlik ve irade, Sayın Devlet Bahçeli'nin gösterdiği kararlılık ile devlet politikası haline gelen terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun çok önemli bir aşaması olan 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' TBMM Genel Kurulu'nda 467 milletvekilinin desteği ile yasalaşmıştır. Bu, millet olarak birliğimize, beraberliğimize ve ortak geleceğimize sahip çıkma irademizin tescilidir. Yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu'nda güçlü bir destekle kabul edilmesi Meclisimizin ve siyasi iradenin bu hayati konuda ne denli kararlı ve birleştirici bir tutum sergilediğinin en somut göstergesidir. Teklife destek veren Saygıdeğer Milletvekillerimiz, Aziz Milletimizin ortak sesi olmuştur. Yasanın, 86 milyon yurttaşımızın tamamının kazançlı çıkacağı bir sürecin başlangıcı olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, NSosyal'deki hesabından "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesine dair paylaşımda bulundu.
Teklifin yasalaşmasını "Terörsüz Türkiye hedefimizin doğru istikamette nihayete ulaşması için bir kritik adım daha milli iradenin tecelligahı TBMM tarafından atıldı." şeklinde değerlendiren Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşuyla şekillenen tarihi sürecin, güçlü ve büyük Türkiye'nin kilometre taşlarından olacağına inandığını ifade etti.
Cumhur İttifakı olarak yarım asra dayanan sorunlara çözüm üretmek ve toplumsal birliği güçlendirmek için çalışmaya devam edeceklerini aktaran Işıkhan, şunları kaydetti:
"TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere 86 milyonun daha aydınlık istikbali için yoğun mesai harcayan, teklifin hayata geçirilmesi için gayret gösteren tüm milletvekillerimize gönülden teşekkür ediyorum."

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Mecliste kabul edilmesine ilişkin yaptığı paylaşımda, "10 Ağustos 2014: Milletin iradesiyle yazılan bir tarih, millete adanmış bir ömür. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde aynı aşkla, aynı kararlılıkla Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi oylama sonuçları belli oldu. TBMM Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi görüşüldü ve yasalaştı. Partilere göre oy dağılımı şöyle sıralandı:
AK Parti 268 kabul, 9 katılmadı. Yeni Parti 35 kabul, 54 ret, 22 katılmadı. DEM Parti 55 kabul, 2 katılmadı. MHP 454 kabul, 2 katılmadı. CHP 29 kabul, 2 ret,14 katılmadı. İYİ Parti 29 ret. Yeni Yol 16 kabul, 3 çekimser, 1 katılmadı. Bağımsız milletvekili 7 kabul, 1 ret. Hür Dava 4 kabul. Yeniden Refah 4 çekimser. TİP 3 kabul. Demokratik Bölgeler 2 kabul. Emek 2 kabul. Demokrat Parti 1 ret. DSP 1 kabul. Saadet Partisi 1 kabul.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmasına ilişkin paylaşımında, "Bu vesileyle Terörsüz Türkiye sadece bir hedef değil, çerçevesi yasayla çizilen somut bir adıma dönüştü. Bu tarihi adımın atılmasına güçlü iradesiyle öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve sürecin başından itibaren kıymetli desteklerini esirgemeyen MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. TBMM Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuza ve milli meselemize siyaset üstü bir yaklaşımla destek veren tüm milletvekillerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; milletimizin huzurunu, güvenliğini, birlik ve beraberliğini her şeyin üstünde tutarak, terörün izlerini bu topraklardan silmeye devam edeceğiz. Düzenlemenin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesinin ardından Meclis çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Hayırlı uğurlu olsun" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NSosyal hesabından, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesine ilişkin paylaşımda bulundu.
Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda 468 oyla kabul edilmesinin Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ortaya konulan kararlı iradenin önemli bir göstergesi olduğunu belirten Duran, "Milletimizin huzurunu, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü daha da güçlendirecek bu tarihi adımın, Türkiye'nin terör belasından tamamen kurtulması ve geleceğe daha güçlü, daha güvenli bir şekilde yürümesi adına hayırlı sonuçlara vesile olacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Teklifin hazırlanmasından komisyon çalışmalarına, müzakerelerden Genel Kurul sürecine kadar her aşamada emeği ve katkısı bulunan tüm milletvekillerine, siyasi parti gruplarına ve sürece katkı sunan herkese teşekkür eden Duran, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kararlılıkla sürdürülen Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Gazi Meclisimizde atılan bu adımın, ülkemizin geleceği ve gelecek nesillerimiz için kalıcı bir kazanım olmasını diliyorum. Aziz milletimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medyadan yaptığı açıklamada “Meclisimizde atılan bu tarihi adımın, toplumsal bütünleşmemizi ve kardeşliğimizi pekiştirmesini, demokrasimizi güçlendirmesini, kalkınmamıza ivme katmasını, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize kalıcı katkılar sunmasını temenni ediyorum” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Hayırlı uğurlu olsun. Bununla birlikte tam manasıyla terör örgütünün kendini fesh etmesi ve Türkiye'nin dayanışmayı inşa edeceğiz. Katılan bütün partilere teşekkür ediyorum, arkadaşlarımızın hepsinin emeği var olsun. Çok titiz bir çalışma sonucu bu noktaya gelindi" dedi.

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Genel Kuruldaki görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme, 468 "kabul", 88 "ret", 6 "çekimser" oyla kabul edilerek yasalaştı.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, TİP Genel Başkanı Erkan Baş da oylamaya katılarak oy kullandı.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin "Kanun teklifi, her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir." dedi.
Güler, TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.
TBMM'de siyasi parti gruplarının desteğiyle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulduğunu ve ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptığını hatırlatan Güler, komisyonun 20 toplantıda 137 kişiyi dinlediğini aktardı.
Komisyonun terör sorununa karşı ciddi bir çalışma ortaya koyduğunu ifade eden Güler, komisyonda baro başkanlarının, güvenlik korucularının, şehit ailelerinin, akademisyenlerin dinlendiğini hatırlattı.
Güler, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni oluşturan ana kaynağın komisyon raporunun 6. bölümü olduğunu dile getirdi. Bu bölümden ifadeleri okuyan Güler, şöyle devam etti:
"Bugüne kadar duyduğum en büyük yalanlardan biri, 'Bu teklifi 3 kişi biliyormuş.' Bu teklifi, çok insan biliyordu. Raporumuz aleni, raporun 6. bölümünü okuyan insanlar bu teklifin ne olduğunu net göreceklerdir. Neresi gizli kapaklıymış? Raporu okumadıysan kimse bilmez. '3 kişi biliyordu, nerede hazırlandığı bilinmiyordu' gibi ucuz ifadeleri reddediyoruz. Raporun 6. bölümüyle uyumlu bir kanun teklifinden bahsediyoruz. Biz Türkiye'de, bu topraklarda bir daha silahın, şiddetin asla konuşulmaması, silah ve şiddet üzerinden bir meselenin ağır ekonomik sonuçlarla beraber yaşanılmaması için elimizden gelen tüm kapasiteyle bir soruna eğilip çözmeye çalışıyoruz."
Rapordaki önerilerin teklifte yer aldığının altını çizen Güler, raporla eş değer metin hazırladıklarını dile getirdi. Bu konuda samimi gayret gösterdiklerini vurgulayan Güler, sürece katkı sağlayanlara teşekkür etti. Güler, şunları kaydetti:
"50 yıllık meseleye tüm çabamızla bir şey yapmaya çalışıyoruz. Eksiğimiz, yanlışımız olabilir. Peki, siz ne diyorsunuz? Açın şu elinizdeki bilgiyi, tecrübeyi de görelim. Raporun 6. bölümü ortada. Buna imza attınız. Müstakil ve geçici kanun için ne diyorsun? Yok. Açık söylüyorum, bu kanun teklifi her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Sürecin başından itibaren komisyonumuzun işleyişi, devamındaki raporun çıkışı, görüşmeler gerçek manada bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır. Bundan gurur duyun, bir sevinin. Çok önemli bir şey bu. Türkü'yle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle, bu toprakların has evlatları samimiyetle bu sorunu çözmek ve gelecek Türkiye Yüzyılı'na daha sağlam, daha kararlı, kardeşçe, omuz omuza yürümek istiyor. Peki bunu biz isterken birilerinin destekleyeceğini mi zannediyorduk? Yok. Biliyorduk. Birilerinin ekmeği buradan kesilecek, birileri buradan siyasi menfaat elde edemeyecek, yok olacaklar belki."
"ARTIK ANADOLU'DA HİÇBİR ANNE TÜRKÇE DE AĞIT YAKMAYACAK, KÜRTÇE DE AĞIT YAKMAYACAK"
Teklifin tümü üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, konuşmasının başında şehitleri rahmetle yad etti, gazileri, güvenlik güçlerini ve ailelerini selamladı.
Bugün bir tarih yazıldığını söyleyen Gül, sürece katkıları nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile siyasi partilerin genel başkanlarına ve milletvekillerine teşekkür etti.
Kanun teklifinin 367 milletvekili tarafından sunulduğunu bildiren Gül, bunu tarihi bir uzlaşmanın ve siyasal mutabakatın çok önemli bir göstergesi olarak niteledi.
Bugün kurallı bir dünya düzeninin sonuna gelindiğini, uluslararası sistemin çöktüğünü dile getiren Gül, "Artık yeni bir dünyanın kurulması elzemdir. Eski dünya can çekişirken yeni dünya kurulacak. Bu yeni dünyanın kuruluşu da işte bugün Gazi Meclis'ten, Türkiye'den doğacak. Bütün dünyaya barışı, küresel adaleti sağlayacak bir adımı bugün konuşuyoruz." ifadesini kullandı.
Gül, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda mutabakatla çalışma yapıldığını, ortak akıl ve millet mutabakatıyla kanun teklifinin yolunun çizildiğini vurguladı.
En büyük hakemin milletin kendisi olduğuna işaret eden Gül, "Birçok uluslararası çatışma çözümleri oldu, farklı ülkelerde gelişmeler var ama bunların hiçbirisi bizim için bir model değildir. Bu model bir 'Ankara mutabakatı'dır, bir 'Türkiye mutabakatı'dır, Türkiye modelidir, bütün dünyaya örnek olacak barışın bir modelidir." değerlendirmesinde bulundu.
Gül, toplumsal huzuru ve bütünleşmeyi ortaya koyacak bir süreci hep beraber yapacaklarını belirterek, "Unutmayalım ki Trabzon'un huzuru neyse, İzmir'in neşesi odur. Mardin'in, Van'daki gencin rüyası neyse, İstanbul'daki evladımızın da geleceği odur. Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevisi'yle, Sünni'siyle, Çerkez'iyle, Boşnak'ıyla ve sayamadığımız bütün o zenginliklerle 86 milyon kardeş olarak yolumuza devam edeceğiz. Artık Anadolu'da hiçbir anne Türkçe de ağıt yakmayacak, Kürtçe de ağıt yakmayacak." diye konuştu.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz. Bununla birlikte bunu bütün vatandaşlarımıza ilan ederim ki Yeni Parti'mizi millet kurmuştur, partimizin adını millet koymuştur. Partiyi büyüten de güçlendiren de milletimizdir. Bu sebeple milletvekillerimiz de seçildikleri illerde millet ne diyorsa ona göre karar verecek. Ona göre oy kullanacaktır" dedi.
Özel, TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.
Türkiye'nin en ağır, en yakıcı ve en uzun sorunlarından birini konuştuklarını ifade eden Özel, "Bu kanun teklifini buraya getirenler açık açık yazmasalar, konuşmaya cesaret etmeseler de meselenin adını doğru telaffuz etmek durumundayız. Bugün Kürt meselesini konuşmak üzere buradayız. Kürt meselesi yalnızca bir terör, güvenlik meselesi değildir. Yalnızca bir örgütün silah bırakması meselesi hiç değildir. Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir." değerlendirmesinde bulundu.
"Terörsüz Türkiye sürecinin iktidar tarafından büyük bir özensizlikle yönetildiğini, müzakerelerinin kapalı kapılar ardında yapıldığını" öne süren Özel, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda oluşan ortak iradeye rağmen özel görüşmelere, takvimlere, siyasi hesaplara sıkıştırılmaya çalışılan bir süreç yürütüldüğünü iddia etti.
"Barışı, hukuku milletin gözünden kaçırarak yazamayız, yazılamaz." ifadesini kullanan Özel, "Açıkça ifade etmek istiyorum, bu teklife 'hayır' deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye millete sorduğunuzda hiç şüphe yok ki bugün karşınızda bulunan Yeni Parti Grubu'dur. Çünkü süreç devam ederken en ağır saldırılara uğrayan bizleriz. Cumhurbaşkanı adayı tutuklanan, yol arkadaşları hapsedilen, partisine yargı eliyle butlan atanan biziz." sözlerini sarf etti.
Kanun teklifinin içeriğinin, hazırlanış biçimi kadar sorunlu olduğunu savunan Özel, Komisyon raporunda yer alan demokratikleşme konusunda yer alan önerilerin düzenlemede yer almadığını dile getirdi.
Vatandaşların kanun teklifine yönelik itirazlarını duyduğunu ifade eden Özel, şöyle devam etti:
"Buradan tarih önünde ifade ediyorum: bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi, hiçbir evladımızın gazi olmaması, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın, bu ülkenin çocukları, bu ülkenin geleceğini okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, laboratuvarlarda kursun diye barışın önünü açacağız. Türkiye bölgemizdeki ve dünyadaki tehditlere karşı bir ve bütün olsun, güçlü olsun diye barışın önünü açacağız. Yıllardır teröre, silaha, gözyaşına harcadığımız gücümüzü üretime, eğitime, refaha ayırmak için barışın önünü açacağız."
Komisyon raporundaki önerilerin altında attıkları imzayı namusları olarak gördüklerini belirten Özel, özellikle 7'nci maddede yer alan demokratikleşme adımlarına ilişkin düzenlemelerin de hayata geçirilmesi için AK Parti'nin imzasına sahip çıkması gerektiğini söyledi. Özel, "Biz imzamızı namus biliyoruz. Sizin de kendi imzanıza sahip çıkıp çıkmadığınızı milletle birlikte takip edeceğiz. Bugünden sonra demokratikleşmeyi Meclis'e getireceğiz. Kayyum uygulamalarının sona ermesinin takipçisi olacağız. Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulamasının mücadelesini vereceğiz." dedi.
"TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR SORUMLULUĞU ÜSTLENİYORUM"
Özgür Özel, kırmızı çizgilerinin net olduğunu vurgulayarak, Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ile Anayasa'nın güvence altına aldığı Cumhuriyet'in temel niteliklerinin tartışma veya pazarlık konusu yapılamayacağını ve buna asla izin vermeyeceklerini söyledi.
"Bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye'nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum." diyen Özel, şöyle konuştu:
"Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz. Bununla birlikte bunu bütün vatandaşlarımıza ilan ederim ki Yeni Parti'mizi millet kurmuştur, partimizin adını millet koymuştur. Partiyi büyüten de güçlendiren de milletimizdir. Bu sebeple milletvekillerimiz de seçildikleri illerde millet ne diyorsa ona göre karar verecek. Ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubu'nu kararında serbest bırakıyor değilim. Aksine kendi il, bölge, temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyet, beklenti, endişe, umut ve heyecanını dikkate alarak, onları milletin vekili olma sorumluluğu ile baş başa bırakıyorum. Hiçbir Yeni Parti milletvekili, üyesinin ve milletinin sesini duymadan davranmayacak. Yeni Parti'nin yeni nesil siyasetinin gereği budur."
Barış, demokrasi ve adaletin ülkenin ilacı olacağını ifade eden Özel, "Bu ilaç birimize değil, hepimize şifa olacak. Kendimize güveneceğiz, insanımıza, mücadelemize güveneceğiz ve ortak geleceğimizi hep birlikte kuracağız. Herkesin buna inanmasını ve güvenmesini arzu ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel: Görüşmeler demokratik bir ortamda geçiyor. Komisyonda zaman tansiyon yükselse de milletvekillerimiz müzakere etti ve rapor hazırlanıp Genel Kurul’a sevk edildi. Şimdi görüşmeler yapılıyor. 367 vekil imza atmıştı.
Tüm vekillerimiz sürece odaklanmış durumda. Selametle menzile ulaşacak. Bunun için çalışıyoruz. Ben 400’ün üzerinde vekilin oyu ile geçeceğini tahmin ediyorum.
Bu kanun teklifi bir af değildir. Ne genel ne de özel af değildir. Bu bir ceza ertelemesidir ve kişiye özgü değildir. Geçici ve müstakil tekliftir. PKK/KCK terör örgütünün varlığını sona erdirmesi ve silahları teslim etmesi ile gerçekleşecek. Biz demokratikleşme adımlarını sürekli olarak atıyoruz. Bundan sonra da bu adımlar atılacak.
Başka kanunlara ihtiyaç oldukça ona göre hareket edilecek. Şu anda Terörsüz Türkiye için çok önemli bir adım atılıyor. Bu bölgemiz içinde çok önemlidir.


MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Teklif, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir." dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te yaptığı çağrıdan itibaren yuvalara yeni ateşler düşmediğini belirten Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası haline geldiğini vurguladı. Yıldız, süreçteki destekleri dolayısıyla TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a teşekkür etti.
Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzere olduklarını ifade eden Yıldız, terörün toplumsal istikrarı derinden sarstığının altını çizdi.
Yıldız, TBMM'de MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşmasının da yeni bir kapıyı araladığını vurguladı.
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun uzlaşma iklimine ilişkin önemli görevler üstlendiğini aktaran Yıldız, komisyonun çalışmalarının ardından raporunu hazırladığını hatırlattı.
Feti Yıldız, "Terörsüz Türkiye, barış ve huzur, demokrasi ve hürriyet, kardeşlik demektir." ifadesini kullandı.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ"
Terörsüz Türkiye sürecinin öngörülen bir plan dahilinde ilerleyeceğini dile getiren Yıldız, bin yıllık kardeşliğe ve ortak yaşama dönük tasarrufların MHP tarafından destekleneceğini bildirdi.
Yıldız, Terörsüz Türkiye'nin yanında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Tarihe, ecdada, şehitlere sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak, milli değerler etrafında birleşmek, milli birliği, milli kimliği ve milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak amacıyla Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız. Teklif, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Bazı arkadaşlarımız kanunun lafzını ve gerekçesini okumadan bunun af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün sonuçlarıyla varlığını korumakta, suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik önerilmemektedir, öngörülmemektedir. Bunun 'özel af' olduğunu iddiası var. Kovid izninde insanları 3-5 yıl dışarıya çıkardığımız kanun için de nitelikli çoğunluk ararsınız, bu duruma düşmeyi hiçbiriniz istemezseniz. Bir meseleyi anlatırken ya öğreneceksiniz ya da danışacaksınız. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı'yla, Cumhur İttifakı'yla ihtilafı olanlardan görüş alırsanız açığa düşerseniz."

Teklifin tümü üzerinde söz alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, bugün Türkiye'nin hem geçmişini hem de geleceğini ilgilendiren bir kanun teklifinin görüşüldüğünü belirtti.
Bugüne kadar terör sorununun çözümü için büyük çaba sarf edildiğini vurgulayan Arıkan, Saadet Partisi olarak Terörsüz Türkiye sürecinde kaygılarının yanında beklentilerini de şeffaf bir şekilde paylaştıklarını söyledi.
Kalıcı çözümün adalet, hukuk, toplumsal bütünleşme ve kardeşliği birlikte inşa etmekten geçtiğinin altını çizen Arıkan, şöyle konuştu:
"Elbette kaygılarımız, çekincelerimiz, dikkatle takip ettiğimiz hususlar var. Bunları söylemekten, yanlış gördüğümüz noktaları ifade etmekten vazgeçmeyeceğiz ancak kaygılarımızın bizi yeniden kutuplaşma ve çatışma siyasetine sürüklemesine de izin vermeyeceğiz. Bu nedenle toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku, millet iradesini ve ortak geleceği güçlendirecek bir anlayışla bu sürece destek veriyoruz. Partimiz, çerçeve yasaya şartlı bir destek sunmaktadır."
EKMEN'DEN BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, muhalefetin görüşlerine, önerilerine önem verilmesi gerektiğini belirtti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye Terörsüz Türkiye sürecindeki tutumundan dolayı teşekkür eden Ekmen, şunları kaydetti:
"Sürecin yönetimi ve bugüne gelmesinde Cumhurbaşkanı'nın oynadığı pozitif rol ortadadır. Süreç başlatıldığında Sayın Bahçeli, en önemli referansı iç cephenin tahkimine vermişti. Böyle yasayı hazırlamanın zorlukları var. 9 kez bu denenmiş ama başarılı olunamamış. Gerçekten bıçak sırtı bir denge. Zorlukların bazılarının aşılamadığını görüyoruz. Teklif metninin TBMM Başkanlığına sunulana kadar siyasi parti gruplarına verilmemiş olması eksikliktir. Hazırlığın diğer gruplarla detaylı çalışılması gerekirdi ve beklenirdi. Umarız bu süreç, yeni bir 'keşke'ye dönüşmez."

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin, "Biz, 'hayır' diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız." dedi.
Dervişoğlu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde yaptığı konuşmada, söz konusu kanun teklifinin Türk milletinden gizlendiğini, teklifi imzalayanların da ilk aşamada teklifin içeriğinden habersiz olduğunu savundu. Dervişoğlu, "Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis, sürecin başındaki gibi, sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü, onun bilgisi ve rızası dışında, cebren kullanılmıştır." diye konuştu.
Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya ve Güney Afrika'yı hatırlatan, bunların hiçbirinde yasal düzenleme ve ceza indirimlerinin silahsızlanmanın nesnel biçimde doğrulanmasından önce yapılmadığını dile getiren Dervişoğlu, "Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir. Önce hukuki kazanım verilmekte, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanma, vaat haline gelmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmediklerini belirten Dervişoğlu, ancak teklifle yapılanın bu olmadığını savundu. Terörsüz Türkiye sürecine yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, "Milletimiz o eşsiz ferasetiyle bu oyuna gelmemişken, Kürt ile PKK'nın bir arada anılmasına asla müsaade etmemişken, çalakalem hazırladığınız bu metinle, Kürt'ü ve PKK'yı yan yana getirmeye yeltendiğiniz için bu bir kalkışmadır. Terörsüz Türkiye diye yola çıkıp, İmralı'daki müebbetlik hükümlüyü, Kürtlere kayyım atamaya çalıştığınız için kalkışmadır." dedi.
Terör örgütü PKK/KCK'nın silah bırakması ve bunların teyit edilmesi konusuna yönelik değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, örgütün Suriye kolunun kendini feshetmediğini, "sivil toplum kisvesi" altında yaygınlaştığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler CNN TÜRK'e yaptığı açıklamada yasanın gece geç saatlerde yasalaşmasını beklediklerini aktardı.
Abdullah Güler’in açıklamaları şöyle:
Muhalefetin dediği yanlış, teklif için çok detaylı çalıştık. Güvenliğimizi tehdit eden yapılar ile mücadelemiz sürüyor. Bu süreç başladığından beri milletimiz destek veriyor ve anketlerde yüzde 70'lere kadar destek var. Tabi bir kaygı da var sürecin akameti uğramasını istemiyorlar. En kritik eşik silahların bırakılmasıdır.

TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Terörsüz Türkiye sürecine katkıları dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile siyasi partilerin genel başkanlarına teşekkür etti.
Sürecin başarıya ulaşması temennisinde bulunan Kaya, "Önümüzde çok uzun, meşakkatli bir yol olduğunu, bu uzun ve meşakkatli yolun siyasal kamplaşma ve kutuplaşmalarla değil, tam tersine demokratik siyasal bir düzeni inşa etmekle aşılabileceğine inanıyor, sürece katkısı olan herkese tekrar teşekkür ve saygılarımı sunuyorum." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin terörsüz ve teröristsiz olması gerektiğini söyledi.
Terörün arkasında duranları, terörle arasına mesafe koyamayanları kınadığını ifade eden Çömez, "barış" kavramının bazı kesimler tarafından istismar edildiğini savundu.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Sevr Antlaşması'nın imzalandığı 10 Ağustos'ta görüşülmek istendiğini söyleyen ve bu durumu eleştiren Çömez, "Bu güzel ülkede herkesin dostça, kardeşçe yaşayabileceği atmosferi temin etmek için İYİ Parti olarak elimizden geleni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz." dedi.
CHP'DEN DESTEK AÇIKLAMASI
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, parti olarak bugüne kadar silahı, şiddeti bitirecek, hukuk devletini sağlayacak çözüm önerileri sunduklarını ve bu yöndeki adımları desteklediklerini belirtti.
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi sorumluluğun yansıması olduğunu vurgulayan Türeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin komisyon raporu doğrultusunda hazırlandığını hatırlattı.
CHP olarak konuyu devlet meselesi olarak değerlendirdiklerini aktaran Türeli, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne, terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların devreden çıkarılması, demokratik siyasetin güçlenmesiyle birlikte Cumhuriyet'imizin demokrasiyle taçlandığı yeni dönemin başlayacağı düşüncesiyle destek vereceğiz." ifadesini kullandı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında önemli bir adım olduğunu belirtti.
Sürecin yalnızca bir siyasi partinin değil, herkesin ortak sorumlulukları arasında yer aldığını vurgulayan Koçyiğit, "Bu nedenle bütün siyasi partilere ve bütün milletvekili arkadaşlarımıza çağrımızdır, gelin bu tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Farklılıklarımızı koruyarak ortaklaşabileceğimiz alanları büyütelim. Eleştirilerimizi, süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim. Barışın toplumsal iradesini, Meclisin ortak iradesiyle buluşturalım çünkü barışın kazananı 86 milyonuyla bir bütün Türkiye olacaktır." şeklinde konuştu.
"SİLAHLARIN SUSMASI, TERÖRÜN KALICI BİTMESİ ADINA ATILABİLECEK HER ADIMI BENİMSİYORUZ"
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, terörün kalıcı olarak sona erdirilmesi, silahların susması ve demokrasi adına TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulduğunu anımsattı.
Komisyonun önemli çalışmalar yaptığını ve raporunu sunduğunu aktaran Emir, raporun 6. bölümünde yer alan terörün bitirilmesine ilişkin adımlar çerçevesinde Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin hazırlandığını belirtti.
Raporun 7. bölümünde yer alan "demokrasi" konusunda ise herhangi bir adım atılmadığını ileri süren Emir, sürekli olarak "Bir daha şehitler olmasın, kan akmasın" dediklerini söyledi.
Emir, iktidarın Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymadığını savunarak, şöyle devam etti:
"Biz silahların susması, terörün kalıcı bitmesi adına atılabilecek her adımı, gelebilecek her öneriyi benimsiyoruz, ciddiye alıyoruz, önemsiyoruz. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile ilgili olarak bugüne kadar eleştirilerimizi, önerilerimizi gündeme getirdik. Üzülerek söylemeyelim ki teklifin geliş biçimi, hazırlanış biçimi, komisyonda noktasına, virgülüne dahi dokundurulmamış, ortak akıl çalıştırılmamış, önemli eksiklikler olmuştur. Partimizin tutumunu Genel Başkanı'mız ayrıntılı değerlendirecek, hem milletimizle hem Meclis'imizle paylaşacaktır."
"GAZİ MECLİS, EMPERYALİSTLERİN KARDEŞLİĞİMİZİ BOZMA ÇABASINI, ÇIKARACAĞI KANUNLA TARİHİN ÇÖP TENEKESİNE ATACAK"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, bugünün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan halk tarafından seçilmesinin yıl dönümü olduğunu anımsatarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, milletten aldığı yetki ve güçle hem bölgesel hem küresel krizlerde hem de ülkenin huzuru ve refahı için milletin yanında olduğunu belirtti.
Bugünün aynı zamanda Anafartalar Zaferi'nin de yıl dönümü olduğunu anımsatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün '10 Ağustos' dediğimizde Anafartalar Zaferi'nin 111. yılında Çanakkale destanını hatırlıyoruz. Orada Diyarbakırlı, Ağrılı, Karslı, İzmirli, Trabzonlu yiğitlerin nasıl omuz omuza vererek bu aziz millet için şehit olduklarını, bu aziz millet için bir Cumhuriyet, bir devlet kurduklarına şahit olduğumuz tarihi bir gündür. O yüzden başta Anafartalar Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Bugün, işte 'Sevr'in yıl dönümüymüş ve bugüne getirmişiz'. Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale'de destan yazılan Anafartalar destanıdır, Çanakkale ruhudur."
Sevr'in emperyalistlerin bir projesi olduğuna işaret eden Gül, "Sykes-Picot ile özellikle bu meseleleri bölgede kaşımak, Türkiye'yi zayıflatmak üzere emperyalistlerin kurduğu bir oyundu. Gazi Meclis bu kağıt parçasını aldı ve yırttı. Bugün Gazi Meclis, emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecek, tarihin çöp tenekesine atacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Genel Kurulda daha sonra siyasi partilerin grup önerilerinin görüşülmesine başlandı.

Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan kamuoyunda "Çerçeve yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" Meclis'te görüşülmeye başlandı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli de ‘çerçeve yasa’ teklifinin görüşüleceği TBMM Genel Kurulu’na geldi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, DEM Partili Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile TBMM kulisinde tokalaştı. Pervin Buldan bu sırada, MHP lideri Bahçeli’ye “Selam vermek istedik. Hayırlı olsun.” dedi.

- Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altındaki tüm silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin MGK kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanması halinde, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar hariç olmak üzere belirli hükümlülerin cezalarının infazı ertelenebilecek.
- Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ya da müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı da 10 yıl süreyle infaz hâkimi kararıyla ertelenecek. Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek.
- Kanunun uygulanmasının takibi ve koordinasyonu amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma Bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri’nden oluşan bir kurul kurulacak.
- MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş ve kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmalar Kurul’un iznine bağlı olacak.
- Örgüt mensuplarının teslim ettiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Uygulamanın usul ve esasları İçişleri ile Milli Savunma Bakanlıklarınca, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak belirlenecek.

Çerçeve yasa teklifi, 18 saatlik müzakerelerin ardından TBMM Adalet Komisyonu’nda önceki gün (cumartesi) kabul edilmişti. Komisyondaki son oylamada İYİ Partililer toplantıyı terk ederken, AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin yanı sıra teklife Yeni Parti’den de kabul oyu gelmişti. Komisyon görüşmelerinde teklifin tümü üzerinde konuşmalar 13 saat sürerken, 12 madde ise 4.5 saatte görüşülerek kabul edildi.
2. MADDE’DE DEĞİŞİKLİK
Sık sık tansiyonun yükseldiği görüşmelerde toplamda 164 sayfa tutanak tutuldu.
Teklifin komisyon aşamasındaki tek değişiklik 2. Madde’de oldu. Kanun kapsamına giren “örgüt”ün tanımladığı 2. Madde üzerine AK Parti ve MHP’nin ortak önergesinin kabulüyle yasada ifade edilen örgütün “PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını” kapsadığına işaret eden fıkra, “PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumlarını” şeklinde değiştirildi. Teklifin Meclis Genel Kurul’daki görüşmeleri ise bugün başlayacak. Görüşmelere sürecin mimarlarından ve teklifin ilk imza sahiplerinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de katılması bekleniyor. Bu kapsamda, Terörsüz Türkiye sürecinin yasalaşmasına bir adım kalmış oldu.















