İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasında ikinci gün! Mahkeme başkanından tepki: Sizin yüzünüzden yargılamaya başlayamıyorum
Güncelleme Tarihi:
Tutuklu sanık Aykut Erdoğdu'nun savunmasının alınmasının ardından duruşma yarın saat 10.00'a ertelendi. Sanıkların savunmalarının alınmasına yarın devam edilecek.

Verilen aranın ardından duruşmaya sanık savunmalarının alınmasıyla başlandı.
“Rüşvete Aracılık Etme” suçundan tutuklu yargılanan CHP eski Milletvekili Aykut Erdoğdu kimlik tespitinde aylık gelirinin 150 bin TL olduğunu söyledi.
Erdoğdu savunmasında, “Savunma hakkımız kısıtlandı. Yaklaşık 10 aydır hücrede ve tecritteyim. Her gün çıktığımda çoraplarıma kadar aranıyorum. Bana bir iddianame verdiler, hücremin yarısını kapladı. Duruşmaya 1 ay kala bilgisayar kullanma hakkı verildi. Hafta 2 olmak üzere toplamda 8 saat bilgisayar kullanma hakkı verildi. Nereyi okuyayım neyi yazayım? Buraya bir geldik buradaki hengameden hiçbir şey anlamadık. Bana dediler ki ilk savunma senin, ne anlatacağım? Bakın savunmam burada yazan el notları”
“HÜKÜMLÜ GİBİ CEZAMI ÇEKTİM”
“Adam hapisten kurtulmak için birinin adını veriyor, o çıkıyor ve ben tutuklanıyorum. Bunun neresinde etkin pişmanlık var, adam hapishaneden çıkmak için isim veriyor. Ben para mara taşımadım. Ben çanta almadım. Şu iddianameye ben nasıl cevap vereyim? Almadığım bir parayı nasıl teslim edeyim. Böyle bir olay yaşanmadı. Ben cezamı çektim, 10 aydır cezaevindeyim, hücredeyim. Benim zaten yatarım yok, yazık değil mi bana? Burada bir sürü küçük çocuk var. Şoförler var. Bırakın onların yerine ben yatayım. Ama yazık değil mi bana sayın başkan. Böyle olur mu? Karınca gibi su içer gibi sizi bekledik biz. Ben hükümlü gibi cezamı çektim”
“BEN SUÇLU DEĞİLİM, YAZIK DEĞİL Mİ BANA”
“Benim 1 tane oğlum var, 6 ay boyunca polisin yanında beni gösterdiler, kesin hükümlü gibi. Allah’tan reva mı bu ya, yazıktır ya. Ben suçlu değilim, yazık değil mi bana. Benim gözümde çok saygınsınız, Türk Milletinin hakimlerisiniz siz, 86 milyon adına karar vereceksiniz. Karım duymasın diye söylemiyorum, bir sürü hastalığım var. Suçum yok, günahım yok, her gün televizyon kanallarındayım. Kul hakkına giriyorlar. Hayatım boyunca rüşvet şüphesi olan bir olayın yanından geçmedim ben. Şu an kanun sizsiniz. Allah yardımcınız olsun.”

Mahkeme Başkanı, Ertan Yıldız’ın Aykut Erdoğdu’nun bir çanta dolusu parayla geldiğine dair verdiği ifadesini okuyup “Neden bu kadar detaylı ifade versin seninle ilgili ne husumeti olabilir?” diye sordu.
Aykut Erdoğdu bu soruya, “Hapisten çıkmak isteyen biri vallahi 12 bölümlük dizi yazar. Her şey yanlış, her şey tutarsız. Telefonda konuşacağız, belediyeye çağıracak beni. Ben de salaktım çok afedersiniz… O kadar kamera ve güvenliğin olduğu yere gideceğim. 1 milyon 250 bin dolarla parayla gideceğim, ajanlar gibi çantayı vereceğim.” dedi.

Duruşma düzeninin sağlanmasının ardından iddianamenin özeti okundu. İddianamenin okunmasının ardından Ekrem İmamoğlu’na söz hakkı verildi.
“SİZE SORUN YARATIR”
İmamoğlu, “Az önce iddianamenin özetini okudunuz, her satırda ismimin geçtiği özeti aktardınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli siyasi davlardan biri başlatılıyor. Burada ‘Sizi dinlemiyorum’ ya da ‘Size söz hakkı vermiyorum’ demenizin yüce Türk yargısına, kanunlara uygun olmadığını düşünüyorum. Şu anda burada bahsi geçen mesele siyasi bir davadır, 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada şu anda karşınızda. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak tariflediği, 25 milyonun oy verdiği bir insanı ‘dinlemiyorum’ demek, ‘Ekrem İmamoğlu’nu dinlemiyorum, önerisini dinlemek istemiyorum’ demeniz size sorun yaratır. Benim buradaki aktarımımın dinlenmesi sizi, heyeti rahatlatır.”
“12 YIL YARGILAYACAKSINIZ, BIRAKIN KONUŞALIM”
“120 arkadaşım savunma yapacak. Burada savunma sıralamasının da tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bırakın Ekrem İmamoğlu’nu ilk dinlemeyi, son dinlemeyi arada bile dinlemeniz gerekir. Ekrem İmamoğlu olarak savunmaların başında, ortasında, sonunda, karar zamanında çoklu savunma hakkım olduğunu düşünüyorum. Ben güven duymak istiyorum. Onun için konuşma talebi yaptım. Buraya gelişim kürsü işgal etmek için değil. Ben meraklısı değilim, oradan geleyim buraya konuşayım. Biz nezaketli insanlarız. Burada, bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Bizi 12 yıl yargılayacaksınız. Bırakın konuşalım.” dedi.

Mahkeme başkanı duruşma salonuna geldi. Ekrem İmamoğlu mahkeme başkanına, “Bu ne böyle, sağımda solumda jandarma, usulsüzlük bu. Neyden korkuyorsunuz. Kimden talimat geldi akşam? Neden korkuyorsun, ben seni korumaya geldim. Söz hakkı vereceğim dedin vermedin, bunu da kayda geçtim. Yaptığınız Türk yargısı için yüz karasıdır.” dedi.
Mahkeme başkanı ise “Benim senin korumana ihtiyacım yok, kimseden de korkumuz yok. Usulsüz bir durum da yok. Dünden beri sizin yüzünüzden yargılamaya başlayamıyorum. Bu sizin kendi zannınız, biz kimseden talimat almayız. Yerinize geçin. Duruşmanın bir düzeni var. Söz hakkı vermediğim halde dün ısrarlar bu kürsüye gelerek savcıya heyete parmak salladınız.” dedi.
Tartışmanın bir müddet daha devam etmesinin ardında mahkeme başkanı kürsüye izinsiz gelememesi konusunda Ekrem İmamoğlu’ndan söz alınca aradaki jandarma personelini kaldırdı.

Ekrem İmamoğlu duruşmaya getirildiğinde Jandarmanın kendisine gösterdiği yere oturmayı reddetti. Jandarma İmamoğlu’na tutuklu sanıkların ortasına oturmasını söyledi, buna göre İmamoğlu’nun sağında jandarma personeli olacaktı.
Bu şekilde ilk celse izin almadan kürsüye çıkan İmamoğlu’nun bu hareketi engellenmek amaçlandı ancak İmamoğlu sanık kürsüsüne daha yakın olan jandarma personelinin hizasındaki sandalyeye oturdu.
Bunun üzerine jandarma İmamoğlu’nun sağ tarafına sandalye çekerek oturdu. Buna tepki gösteren İmamoğlu yerinden kalkarak, “hayır kabul etmiyorum, kimin önünü kesiyorsunuz siz. Oturmuyorum, ben ayaktayım” dedi.

Saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma yaşanan gerginlik sebebiyle sarktı. Mahkeme başkanının talimatıyla duruşma salonunun kapısında avukatlara kimlik kontrolü yapılması gerginliğe neden oldu. 
Avukatlar bu durumun avukatlık kanununa aykırı olduğunu söylerken İstanbul Barosu Başkanı Özden Kaboğlu heyet ile görüşmeye gitti. Mahkeme başkanı bu görüşmenin sonunda kimlik kontrolü yerine sözlü beyanla avukatların girebileceğine karar verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 7’si firari 5’i müşteki-sanık olmak üzere toplam 407 sanık hakkında açılan davanın görülmesine ikinci günde devam edildi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davanın duruşmasına aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.
Duruşmaya izleyici olarak sanıkların aileleri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, bazı belediye başkanları, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partililer, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, Barolar Birliği Başkanı, İstanbul Barosu’nun arasında olduğu çeşitli baro başkanları katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Davanın ilk duruşması dün görüldü. Duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen duruşmada, sanıkların savunmalarına devam edilecek.