"Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir"

Güncelleme Tarihi:

Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir
Oluşturulma Tarihi: Haziran 03, 2018 20:30

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kürtlerin tamamının Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvencesi altında olduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin devleti. Kimse Kürtlere devlet aramasın. Kürtlerin devleti, Türkiye Cumhuriyeti devletidir” mesajı verdi.Diyarbakır mitingindeki konuşmasına “Sağa bakınca keyfim geliy Diyarbakır” diyerek başlayan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

Haberin Devamı

“BİZİM Diyarbakır’a olan sevdamız asla bitmez. Aramıza girmeye çalıştılar. Terör örgütüyle, hendeklerle aramıza girmeye çalıştılar. Sokaklarda sizleri birbirinize kırdırarak tehditle, yağmayla, haraçla aramıza girmeye çalıştılar. Okula gitmesi gereken çocuklarımızı evlerinden alıp dağa gönderip hayatlarını karartıp, aramıza girmeye çalıştılar. Sizleri tarihinizden, kültürünüzden, inancınızdan, ahlakınızdan, geleneklerinizden kopartıp marjinal örgütlerin kulu kölesi yaparak aramıza girmeye çalıştılar. Ne der Diyarbakırlı, ‘Çürük merdivenle dama çıkılmaz’. Bunların çürük merdiveniyle dama çıkmaya çalışanlar da yerle yeksan oldular. Biz Diyarbakır’a gönlümüzü verdik, biz Türkiye’ye gönlümüzü verdik. Bizim meşrebimizde asla ayrımcılık yoktur. Biz yaparız işte bu HDP yıkar.

Haberin Devamı

GASP EDEN KARŞISINDA BENİ BULUR

Huzurun kıymetini Diyarbakırlı çok iyi bilir. Biz istiyoruz ki Diyarbakır, diyarı huzur olsun. Bugün tüm bölgemiz 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur dolu. Bugün devlet hiç olmadığı kadar halkının yanındadır. Uzun bir süreden beri hiçbir Kürt kardeşimiz sadece Kürt olduğundan dolayı mağdur edilmiyor. Her Kürt, bu memlekette her Türk’ün, her Arap’ın, her Laz’ın, her Boşnak’ın sahip olduğu haklar neyse istisnasız hepsine sahiptir. Her kim herhangi bir Kürt kardeşimin herhangi bir hakkını gasp etmeye kalkarsa karşısında önce beni bulur.

Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir

KİMSE ENSESİNDE BOZA PİŞİREMİYOR

Artık hiç kimse gelip Kürt kardeşimin evlatlarını zorla alıp dağa götüremiyor. Artık belediyenin önünde ağlayan Diyarbakırlı anneler var mı? Artık hiç kimse gelip esnafımızın kepengini kapattıramıyor, ticaretine engel olamıyor. Artık hiç kimse Kürt kardeşimin tepesine binip ensesinde boza pişiremiyor. Kendisine zorla, tehditle herhangi bir şey yaptıramıyor. Sizin özleminiz diyarı huzur değil miydi? İşte bu huzur ortamının sağlanması değil miydi? Çocuklarınız rahatça okula, işine gitsin, dağa kaçırılma korkusu yaşamadan akşam evine dönsün istemiyor muydunuz? Kimse gelip sizi haraca bağlamasın, kimliğiniz üzerinden siyaset yapıp sizi marjinal ideolojilerin aracı haline getirmesin istemiyor muydunuz? Ana diliniz, siyasi istismar aracı haline dönüşmesin istemiyor muydunuz? Şimdi var mı engel olan? Dininizin, inancınızın gereklerini serbestçe yerine getirebiliyorsunuz değil mi, var mı engel olan? Ret ve inkar politikalarından eser kaldı mı? Görevimizi demek ki yaptık.

Haberin Devamı

ER VEYA GEÇ BEDELİNİ ÖDEYECEK

53 Kürt kardeşimin kanı bu Demirtaş’ın eline bulanmıştır. Bunun bedelini er veya geç ödeyecek. Yoksa tarih, o 53 kardeşim bizleri affetmez. Onun için de dik duracağız, sağlam duracağız ve inşallah 24 Haziran’da sandıkta benim o Kürt kardeşlerimin ölümüne zemin hazırlayan bu Demirtaş’a da hesabını soracaktır. Bugüne kadar ağzıma almadım. Ama o 53 kardeşim sebebiyle bunu ağzıma aldım. Yoksa muhatabım değil, hiç derdim de değil. Benim Kürt kardeşlerimi bunlar sömürdüler. Öyle saz alıp saz çalmakla benim Kürt kardeşlerime hizmet olmuyor. Sadece Türkiye Cumhuriyeti değil, bu hoyratlığa hiçbir devlet izin vermez. Eğer bu kurallarda değişmesi gereken şeyler varsa onun kararını da sizlerle birlikte vereceğiz. Biz bugüne kadar yaptığımız hiçbir reformdan pişman değiliz.

Haberin Devamı

HİÇBİR HAKTAN GERİ DÖNMEYECEĞİZ

Hiçbir konuda sağladığımız hiçbir haktan geri dönmeyeceğiz. Yağ acı olunca pilav da acı olur. Bu ülkenin, bu gücün, öteki yapının güdümünde atılan hiçbir adımın sonu hiçbirimiz için özgürlüğe ve refaha çıkmaz. Dün PKK’yı kullananlar bugün FETÖ’yü baştacı yapıyorlar. Onların derdi Kürt’ün veya Türk’ün kendisi değil, hep birlikte temsil ettiğimiz değerlerdir. Bunun için diyoruz ki coğrafyamızda ne yapacaksak hep birlikte yapacağız. Türkiye, hepimizin ülkesi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hepimizin devleti. Kimse Kürtlere devlet aramasın. Kürtlerin devleti, Türkiye Cumhuriyeti devletidir.

KÜRT SORUNU YOKTUR DİYORUZ

Biz bir dönem ötekileştirilmiş, horlanmış, ezilmiş diğer vatandaşlarımız gibi Kürt kardeşlerimizi de köhne, ceberrut, baskıcı, eski vesayet düzeninin zulmünden kurtarmış olmaktan gurur duyuyoruz. Unutmayın size zulmeden o vesayet düzeni bizi de yeri geldi hapse attı, yeri geldi partimizi kapatmaya çalıştı. Biz Kürt yoktur demiyoruz. Türkiye’nin artık bu noktadan geri dönüşü mümkün değildir. Biz Kürtlerin bizatihi kendilerini bir sorun olarak gören anlayışa nazire olarak Kürt sorunu yoktur diyoruz. Herkes gibi sizlerin de özgürlüklerini güvence altına biz aldık. Bizim için asla değişmeyecek ve hep öyle kalacak olan resmi dilimiz Türkçe ne kadar değerliyse, anadiliniz Kürtçe de o kadar kıymetlidir. Kazanılmış
diğer özgürlükler de sizin ananızın ak sütü gibi sizlere helal olsun. Allah’a şükür çok uzun bir süreden beri bu memlekette bombalar patlamıyor, yollar kesilmiyor, canlar yanmıyor. Bütün gücünüzle bize destek vermenizi bekliyoruz. Şahsımı Diyarbakır adayı olarak görmenizi istiyorum.”

Haberin Devamı

HEPSİ TÜRBE ZİYARET EDER GİBİ EDİRNE’YE GİDİYOR

“Farklı siyasi taleplerin dile getirilme hakkı elbette vardır. Ama bunun da meşru yollar ve hukuki sınırlar içinde yapılması gerekiyor. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak beni bağlayan kurallar diğerlerini de bağlamak durumundadır. 53 Kürt kardeşimi sokağa döken kimdi? Edirne’deki değil mi? 53 kardeşimiz orada şehit oldu. Yasin Börü evladımızı bunlar şehit etmedi mi? Şimdi ne olmuş, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmuş. Hepsi türbe ziyaret eder gibi Edirne’deki beyefendiyi ziyarete gidiyor. Bay Muharrem onunla övünüyor. Türbe ziyareti... Ziyaret etsen ne yazar? Oradan sana ne gelecek? Sen benim halkımı ziyaret et. Gel bakalım Diyarbakır’a, Diyarbakır sana ne diyecek?”

BAKMADAN GEÇME!