Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde ilk duruşma! Aleyna Kalaycıoğlu'nun savunması ortaya çıktı: 'Sadece konuşacağım dedi'... Davada ara karar verildi

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Haziran 22, 2026 11:20

Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasının ilk duruşması bugün görülecek. Müebbet hapis cezası talep edilen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve Aleyna Kalaycıoğlu ile 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan İzzet Yıldızhan ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Olay anında ben ilk defa Alaattin'in silah taşıdığını gördüm. Araçtan indi 'Sadece konuşacağım' dedi, öyle indi arabadan daha sonrasında silah patlayınca elim ayağım boşandı." dedi. Öte yandan duruşmada tanık olarak dinlenen Vahap Canbay olay anını anlatarak, "Biri indi araçtan cama vurdu, benim oturduğum cama vurdu. Kapıyı açtım, 'Sizi bir daha burada görmeyeceğim' dedi silahı içeri doğrulttu." ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun 'Ev hapsi' cezasının kaldırılmasına, ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Ümraniye'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti davasının ilk duruşması görülüyor. Kartal'daki Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma salon yetersizliği nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda yapılıyor. Saat 11.35 sıralarında başlayan duruşmada tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

'SİLAH BİR ANDA PATLADI'

Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu savunmasında, "Biz Aleyna ile olay tarihinden 2-3 hafta öncesinde tanışıp sevgili olduk. Ben arabayı verdim akşamında biz Aleyna ile bulaşacaktık. Benim şahsi binek aracıma sığmayacağını düşündüm. Babamın arabası Vito ile gidebileceğimi söyledi. Müzik stüdyosunun olduğu sokağa girdik. Beyaz bir otomobil vardı. Aracı görünce Aleyna panikledi. Ben de araçtan indim, yüzük parmağımdan aracın ön kapısına vurdum ve içeride yolcu koltuğunda oturan şahıs bana küfür etti ve beni içeri çektiler, ben tek elimle mücadele ediyordum. Bir anda silah patladı ve benim mi değil mi kimin olduğunu anlamadım. Şahıs beni içeri çektiği zaman bacağının arasında parlak birşey gördüm. Sonrasında Vito'ya bindik Mustafa bey ve Aleyna ile, sonra Aleyna'ya Mert'i aramasını söyledim. Birşey olduysa ambulansı arasınlar diye. Ben olayın şokuyla ne olduğunu anlamadım. Babam yurtdışında olduğu için onun yakını olan Metin amcama gittim, metin amcama Aleyna ile gittik. AVM'ye gittik daha sonrasında Aksaray'a gittik, Engin Abi ile daha sonra başka bir AVM'ye gittik. Bir sonraki gün zaten polisler bizi aldı. Aleyna bizden Metin amcama gittikten sonra bizden ayrıldı. Ben aslında Aleyna'yı annesinden almaya gittim. Ben oraya giderken o şahısların orada olduğunu bilmiyordum. Silah taşıdığımı sadece Mustafa Bey bilir, silahım hep torpido da duruyor. Zaten buradan gidelim tehlikeli olabilir dedi. Olay sırasında elim tetikte değildi ben kimseye silah doğrultmadım" dedi.

Haberin Devamı

'ALAATTİN'İN İLK DEFA SİLAH TAŞIDIĞINI GÖRDÜM'

Haberin Devamı

Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu ise savunmasında, "Sayın hakim ben biraz detaylı konuşmak istiyorum. Bizim Canbay ile 1,5 yıllık bir ilişkimiz vardı. Ben ayrılmak istedim o kabul etti. Ayrıldıktan 1-2 hafta sonra Alaattin ile görüşmeye başladık. O gece Allattin'de kaldım, daha sonra kayıt almak için stüdyoya gittim, köpeğimi alıp gittim. Stüdyoya gittiğimde Yalçın Canbay 'Kötü' dedi gitti. Ardından Kubilay aradı beni 'Ablacığım ben sizi barıştırmak için gelmek istiyorum' dedi, ben 'Gelmeni istemiyorum' dedim. Yalçın bir önceki konuşmada 'Canbay çok kötü' dedi, ikinci konuşmada telefonu aldı ve 'Hayatında biri varsa kendimi öldüreceğim' dedi. Ben de korktum, 'Hayatımda kimse yok' dedim onu sakinleştirmek istedim. Daha sonra aracın içerisindeyken Yalçın aradı, 'Stüdyoya dön' dedi ben de dönmeyeceğimi söyledim, yemek yemeğe gittik biz. Yemekteyken üstü kapalı şekilde Alaattin'e söyledim. Anneme de söyledim Yalçın ve Kubilay'ın bizi barıştırmak için geldiğini söyledim, bana 'Gel' dedi. Olay anında ben ilk defa Alattin'in silah taşıdığını gördüm. Araçtan indi 'Sadece konuşacağım' dedi, öyle indi arabadan daha sonrasında silah patlayınca elim ayağım boşandı. Daha sonra Alaattin beni vıp araca bindirdi. Araca binince silahı gördüm arka koltukta. 'Alaattin sen ne yaptın' dedim, o da bana 'Ne olduğunu bilmiyorum' dedi. Sonra 'Bertin'i aradım ambulans çağır ya da ben çağıracağım' dedim. Sonra bir daha Bertin'i aradım 'Bana birşey olmadığını söyle' dedim o da bana 'Bir kişi yerde yatıyor' dedi. Bertin beni anneme bıraktı, daha sonra polisler geldi. Telefonumu kapatmadım, telefonumdan hiçbirşey silmedim" diye konuştu.

Haberin Devamı

'NEDEN OĞLUMA "AYAKÇI" DEDİN'

Savunma sonrası Kubilay'ın annesi Aleyna'ya "Sen benim oğlumu ne zamandır tanıyorsun" diye sordu. Kalaycıoğlu ise, "1,5 yıldır" dedi. Anne Ülker Kundakçı "Neden oğluma ayakçı dedin" sorusunu yöneltti. Aleyna Kalaycıoğlu ise soruya "Hiçbir maddi gerekçe görmeden yardım ediyordu." yanıtını verdi. Baba Cemil Kundakçı se Kalaycıoğlu'na "Neden Kubilay'ı sormadın" derken Kalaycıoğlu yanıt olarak, "Ben Kubilay'ın öldüğünü eve gidince öğrendim" şeklinde cevap verdi.

'KİMİN SİLAHININ PATLADIĞINI GÖREMEDİM'

Tutuklu sanık Mustafa Recep savunmasında, " Ben o gece evimdeydim ailemle birlikte oturuyordum. Alaattin bey mesaj attı, 'Abi rica etsem aracımı alır mısınız' dedi. Ben de 'Tamam' dedim, bana anahtarı verdiler. Hüseyin Bey ile Vito ile gittik, dar bir sokağa girdi biz de girdik, durduk patronum olduğu için arkasındaydım zaten hep böyle. Alaattin Bey indi kapıya tıkladı, sonra kapı açıldı, Alaattin Beyi içeri çekti biz de arkasındaydık, daha sonra arbede oldu, silah patladı, kimin silahının patladığını görmedim, panik halinde oradan nasıl çıktığımı bilmiyorum " dedi.

Haberin Devamı

'ARBEDE YAŞANDI'

Tutuklu sanık Hüseyin Avcı ise savunmasında, "Alaattin Bey aradı 'Benim araç Ataşehir'den araç alınacak onu alır mısın' dedi. Ben de 'Tamam' dedim. 'Taksiyle mi gideceğim' dedim 'Yok Mustafa ile Vito ile gideceksiniz' dedi, 'Tamam' dedim. Daha sonra sokağa geldiğimizde Mustafa abi aracın çakarlarını açtı bizi fark etsinler diye, daha sonra beyaz otomobili gördüm, daha sonra Alaattin Bey araca yaklaştı, sonra arbede yaşandı, panik olduk ve aracı geri geri sokaktan çıktık" diye konuşt

'ALAATTİN BENİ ARADI'

Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun kuzeni Metin Kadayıfçıoğlu savunmasında, "Evde otururken Alaattin beni aradı, 'Evde misin' dedi, 'Evet' dedim, 'Arabayı sana bırakacağım' dedi. Vito'yu getirdi bıraktı. Sonra 'Sen bizi bırakır mısın' dedi, 'Tamam' dedim. Taksiyle Etiler'deki Akmerkez'e gittik, 'Beni arkadaşım gelecek' dedi, ayrıldık. Sabah polis memuru arkadaşlar geldi, beni aldı, ben de araçları onlara gösterdim. Bildiklerim bu kadar" dedi.

Haberin Devamı

'KİMSEYİ SAKLAMADIM DELİL GİZLEMEDİM'

Tutuklu sanıklardan Engin Taşkıran ise savunmasında, "O gün Alaattin beni aradı, 'Akmerkez'e gel' dedi. Ben de 'Bunun için mi beni Pendik'ten çağırdın' dedim. Sonra 'Abi sadece sana güveniyorum' dedi. Zorlu sırtlarındaki ev benim değildir. Ben sadece insani duygularla oradaydım. Ben kimseyi saklamadım, hiçbir delili gizlemedim. Ağır sağlık sorunları yaşıyorum. Ben suçsuzum, tutuksuz yargılanmak isterim. Ailesinden bende sadece babasının numarası vardı, aradım ama ulaşamadım" şeklinde konuştu.

'BENİM ARACIMI ALDIĞI İÇİN KIZDIM'

Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun babası sanık Bilal Kadayıfçıoğlu ise, "Ben benim makam aracımı aldığı için kızdım, bir sonraki gün uçak bileti alıp Türkiye'ye döndüm. Herkese haber saldım Alaattin'i bulun emniyete teslim etmek için diye. Benim arabamın alındığını bilmiyordum. Zorlu'daki evi yurtdışından gelen misafirlerimiz için tuttuk" dedi.

Anne Ülker Kundakçı'nın, "Siz oğlunuzun uyuşturucu kullandığını biliyor musunuz" sorusuna baba Bilal Kadayıfçıoğlu, "Kullanmıyor" yanıtını verdi.

İZZET YILDIZHAN: 'TÜRKİYE'DE İTİBARIM YERLERE DÜŞTÜ'

Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmada, "Ben olay günü Ankara'daydım. Saat 11.00-12.00 gibi Metin aradı, benden Bilal'i sordu. Ben de 'Bilmiyor musunuz' dedim, 'Yurtdışında, biliyoruz ama ulaşamadık, Alaattin kavgaya karıştı' dediler. Daha sonrasında Bilal ile görüştüm, konu aynı şekilde konuşuldu. Bir sonraki gün sosyal medyadan öğrendim. En mağdur olan benim, 45 gün ceza yattım, itibarım sarsıldı. Bir sonraki gün Bilal'lere gittik yanlarında olmak için. Türkiye'de itibarım yerlere düştü, 9 çocuğum var. Telefonum onda olmasına rağmen ne Alaattin'i aradım ne de o beni aradı. Ben eşimle aileye geçmiş olsun ziyaretine gittim" ifadelerini kullandı.

'BİZ KAZANDIĞIMIZ PARAYLA GEÇİNİYORUZ'

Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu, "Olay günü engelli kızımla ilgileniyordum. Kızım aradı beni, Canbay'ın onu arayıp 'Eğer hayatında birisi varsa kendimi öldüreceğim' dediğini söyledi. Ben de 'Hemen eve gel' dedim, anne olarak tedirgin oldum. Ben gözleri görmeyen, yatağa bağımlı bir çocuğun annesiyim. Benim evladım çalışarak kardeşine baktı. Bizim evimizde kavga gürültü yoktur. Olay günü Aleyna, Alaattin'i aradığını, onun kendisini alacağını söyledi, içim rahatladı. Ben olay günü Alaattin'i görmedim. Benim olayla yakından uzaktan haberim yoktur. Eğer böyle bir olayın yaşanacağını bilseydim elimden gelen herşeyi yapardım. Kızım Cansu'ya yalnız baktığım için ayağımdaki kelepçenin çıkarılmasını istiyorum" dedi. Müşteki avukatının, "Alaattin'den para aldınız mı" sorusu üzerine anne Kalaycıoğlu, "Hakim bey bizim banka hesaplarımıza bakılsın, biz sadece kendi kazandığımız paramızla geçiniyoruz, kimseden para almadık" diye konuştu.

'BEN KİMSENİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMADIM'

Duruşmada söz alan Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise, "Her türlü konuda en ağır cezaları almalarını istiyorum. Ben iş yerindeyken öğrendim. Arkadaşları aradı, 'Kubilay hastanede' dediler. 'Ne oldu, trafik kazası mı' dedim, 'Vuruldu' dediler, şok oldum. Ben oğlum öldüğünden beri 3 aydır uyuyamıyorum. Kubilay, ülkemize faydalı olabilecek bir gençti, öldürüldü. Bir aşk meşk meselesi yüzünden benim oğlum öldürüldü" diyerek tepki gösterdi. Bu sırada Aleyna Kalaycıoğlu ise ağlayarak, "Ben kimsenin ölümüne sebep olmadım" dedi.

Anne Ülker Kundakçı ise sanıklara isyan ederek, "Benim tek çocuğum, ben ona bakmaya kıyamıyordum. Ne köpekmiş, dava boyunca ne önemliymiş.Sen benim çocuğumu 3 saniyede infaz ettin. Onun armatör olması benim için hiç önemli değil. Ben hepsinden şikayetçiyim.Oğlumun hakkını sürekli bu duruşmalarda savunacağım" dedi.

"SİZİ BİR DAHA BURADA GÖRMEYECEĞİM" DEDİ SİLAH İÇERİ DOĞRULTTU'

Duruşmada tanık olarak dinlenen Vahap Canbay, "Belirsiz ucu açık bir ayrılık konuşması oldu. Kubilay o gece bende kaldı, Kubilay 'Abi gidelim, hem barışmış olursunuz' dedi, Kubilay ve Yalçın daha önceden gidecekti. Olay günü Yalçın ve Kubilay bendeydi, çıkıp gittik. Yaklaşık 2 saat bekledik, temizlikçi temizliği bitirince gidecektik. Yalçınay ile Zuhal Kalaycıoğlu arabada telefonda konuştu. Yalçınay bana, 'Herkes haddini bilecek' dedi Zuhal Kalaycıoğlu ile ilgili. Benim köpeğim içerideydi. Moca benim, stüdyoda bulunan köpek benimdi.

Bir araç yanımıza geldi. Biri indi araçtan cama vurdu, benim oturduğum cama vurdu. Kapıyı açtım, 'Sizi bir daha burada görmeyeceğim' dedi silah içeri doğrulttu. Cenin pozisyonuna aldım kendimi, silah patladı zaten. Silaha temasım olmadı. Olay anında kimse sesini çıkarmadı, ben sadece 'Yapma' dediğimi hatırlıyorum. İlk başta ben kimsenin vurulduğunu anlamadım. Kubilay araçtan kendisi indi, sadece bağırıyordu. Çığlık sesleri vardı ama benim algım sadece Kubilay'ın çığlığındaydı. Benim tek düşüncem sadece Kubilay'dı o an. Kubilay araçtan indi hemen yere yatmadı sonra yere yattı. Ben 'Yardım edin' diye bağırdım. Bacağımda ya da torpidoda herhangi bir şey çıkmadı. Aleyna ile aramda bir husumet yoktur." dedi.

 

'YÜZÜME NASIL BAKABİLECEKLER'

Baba Cemil Kundakçı duruşma öncesi adliye bahçesinde açıklamalarda bulundu.

Kundakçı, "Bizim için çok zor bir gün. Psikolojik olarak içeriye girdiğim zaman nasıl bir duygu içinde olacağımı açıkçası ben de bilmiyorum. Çünkü Allah kimsenin başına vermesin, yani yaşamadığımız bir olay; ama elimden geldiği kadar oğlum için bana da bir söz hakkı verilirse faydalı olmak adına sakin, iradeli olmaya çalışacağım. Eğer davanın seyrine bir katkıda bulunabilirsem mutlu olacağım tabii ki çünkü ben geceleri uyuyamıyorum. Bugün ben sabah 04.00'te yattım, 06.00'ya çeyrek kala kalktım. Bu oğlum öldüğünden beri böyle. Ben de eşim de aynı şekildeyiz. Çok kötü bir olay. Ne işim gücümle uğraşabiliyorum. Her dakika Kubilay aklımda, her dakika. Uyurken rüyama girmezse belki aklımdan çıkıyor, onun dışında şu an sizinle konuşurken de bir tarafta Kubilay var.

Aileyle veya yardım eden insanlarla karşı karşıya geldiğim zaman hangi duyguda olacağım bilmiyorum ama şunu merak ediyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Ben onlara baktığım zaman 'Sizin vicdanınız hiç sızlamadı mı' demek istiyorum. 'Nasıl bunu yaptınız, nasıl infaz yaptınız' resmen infaz bu. Bunu söylemek istiyorum. Yüzüme nasıl bakabilecekler. Hiç kim mi davranacaklar, yoksa kafalarını öne mi eğecekler. Bunu merak ediyorum; ama en ağır cezayı almalarını diliyorum ve bunun için uğraşacağız. Ne gerekiyorsa yapacağız. Tek isteğim ağır ceza alsınlar, hakları ağırlaştırılmış müebbet. Diğerleri, diğer hak edenler de en üst seviyeden alsın. Toplumda, Kubilay gibi, ondan sonra, burada bir kardeşimiz daha var, yeğeni öldürüldü; onun yeğeni gibi, Ahmet Minguzzi'ler, işte Berat, Atlas.Bu çocuklar hepsi bizim çocuğumuz. Maraş'ta öldürülen çocuklar oldu, bakın örtbas edildi resmen. Hiç ses soluk çıkmıyor. Yani bizim Türkiye'de bir olay olduğu zaman 15 günde, 1 ayda kapanıyor ve hiç üzerine gidilmediği için yıllardır insanlar ölüyor. En azından Kubilay'ın davasında örnek bir sonuç çıkar, gerek katilin ailesi tarzındaki ailelere gerek toplumdaki diğer suç işleyen kesimlere karşı örnek teşkil eder, başka çocukların veya insanlarımızın ölmesinin de önüne geçilir. Cezalar ağır olmazsa ve bu silahı veya bıçakları kullanan insanlar da bu cezalar yüzünden korkup silahı bıçağı bırakmazsa ölen insanlar artacak. Hem oğlumun katilleri cezasını alsın hem de topluma fayda sağlayacak örnek bir cezanın çıkmasını diliyorum " dedi.

'BU BİR İNFAZ'

Anne Ülker Kundakçı ise, " Çocuğum aşk üçgeni yüzünden öldü. Ne alacak var ne verecek var. Bir kadın yüzünden çocuğu infaz etti gitti. Bu bir infaz. Kapalı alanda aracın içinde. Kaçma hakkı vermeden o silahı nasıl sıkabildin. Senin bununla bir meselen yok. Bu adam zengin olabilir. Trilyonları olsa bana çocuğumu geri verebilecek mi. Ben 3 aydır ne yaşıyorum biliyor mu bilmiyor. O gidiyor çocuğunu görüyor yine. Ben çocuğumun toprağına gidiyorum bir suç işlemiş gibi. Ben Allah'tan hepsinin Kubilay gibi can vermesini istiyorum. O kadar da samimiyim bu konuda. Allahlarından bulsunlar ailece. Çocuğumun bir günahı yoktu . Hiçbir suçu günahı yoktu. Bu olayın olmasına neden olacak bir şey de yaşamıyor ki onlarla. Sadece Aleyna Hanımın egoları, zenginlik düşkünlüğü. Kızda yok yok. Sen 3 gündür tanıştığın insanın evine gider misin. Bu nasıl bir dünya. Burada en suçlu anneler. Ben de bir anneyim. O çocuğu sen nasıl eğittin" dedi.

'BU CANIN HESABINI HEPSİ BANA VERECEK'

Aleyna'nın annesiyle ilgili bir soruya ise Kundakçı "Şu anda elektronik kelepçeli. Büyük bir ihtimalle onu bırakırlar diye düşünüyorum. Burada yargılanacak olanlar Alaatin Kadayıfçıoğlu, korumalar, şoför. Bir de Alaaattin Kadayıfçıoğlu diyormuş ki 'Aleyna'yı içeriden çıkarın. Çocuğumun ölümüne o sebep oldu. Konumu o gönderdi. Orada bir can gitmiş. Abla kardeş gibi aylarca günlerce beraber oldu. Sen o çocuğun öldüğünü sormuyorsun da köpeği soruyorsun. Bu canın hesabını hepsi bana verecek" dedi

KUNDAKÇI'NIN YAKINLARINDAN RAPÇİ CANBAY'A 'ANLAŞMA' İDDİASI

Duruşmaya arkadaşlarıyla birlikte gelen rapçi Vahap Canbay ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın yakınları arasında gerginlik yaşandı. Duruşma öncesinde Kundakçı ailesiyle konuşmak isteyen Vahap Canbay'a anne Ülker Kundakçı, "Biz hakkımızı savunmaya geldik, Vahap Canbay'ı savunmaya gelmedik" diyerek tepki gösterdi.

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde ilk duruşma Aleyna Kalaycıoğlunun savunması ortaya çıktı: Sadece konuşacağım dedi... Davada ara karar verildi

Öte yandan Kundakçı'nın yakınları, Canbay'ın Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında şikayetçi olmadığını belirterek, Kadayıfçıoğlu ailesiyle anlaşma yaptığı iddiasında bulundu. Bu iddianın ardından taraflar arasındaki gerginlik arttı.

 ARA KARAR VERİLDİ... ZUHAL KALAYCIOĞLU'NUN 'EV HAPSİ' CEZASI KALDIRILDI

Duruşmanın ardından mahkeme heyeti sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun 'Ev hapsi' cezasının kaldırılmasına, sanıkların yurt dışına çıkış yasaklarının devam etmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma ise 13 Temmuz'a ertelendi.

BAKMADAN GEÇME!