Konya'da öldürülen Özgür Duran'ın aile avukatlarından açıklama

Güncelleme Tarihi:

Konyada öldürülen Özgür Duranın aile avukatlarından açıklama
Oluşturulma Tarihi: Şubat 25, 2020 17:20

Konya'da, Kadir Şeker'in (20) parkta sevgilisi Ayşe D.'yi (35) dövdüğü iddia edilen Özgür Duran'a (32) müdahale etmek isterken, ölümüne neden olduğu olayla ilgili Duran'ın aile avukatları, açıklama yayımladı.

Haberin Devamı

Avukatların yaptığı açıklamada, ''Vatandaşlarımızın kadına şiddet konusundaki duyarlılığını anlıyor ve biz de bu yaklaşımı içtenlikle benimsiyoruz. Ancak söz konusu olay itibarıyla orantılılık, ölçülülük ve gereklilik anlamında ölümcül güç kullanımını gerektirir mahiyette ne şüphelinin kendisi lehine ne de üçüncü kişi lehine bir savunma ihtiyacının doğmadığını vurguluyoruz'' denildi. 

Olay, 5 Şubat Çarşamba akşamı meydana geldi. 4 ay önce Antalya'dan Konya'ya gelip yerleşen Ayşe D. ve Özgür Duran arasında tartışma çıktı. Tartışma üzerine Ayşe D. evden çıkıp olayın yaşandığı parka geldi. İddiaya göre, Özgür Duran peşinden geldiği kadını park ortasında dövmeye başladı. Olayı görüp, müdahale eden Kadir Şeker ile Özgür Duran arasında arbede çıktı. Bu sırada Şeker'in elindeki bıçak, Duran'ın kalbine saplandı. Özgür Duran, hayatını kaybederken, gözaltına alınan Kadir Şeker, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece 'kasten adam öldürme' suçundan tutuklandı.

Haberin Devamı

Özgür Duran'ın aile avukatları Furkan Akbulut, Mehmet Zengin ve Duygu Delikbaş, olayla ilgili yazılı açıklama yaptı. Özgür Duran ve ailesine yönelik birçok mesnetsiz yaklaşımın kamuoyunda dolaşıma sokulduğunun, üzülerek takip edildiği belirtilen açıklamada, ''Bu sebeple işbu basın açıklamasını yapma zarureti hasıl olmuştur. Özellikle son yıllarda pek çok kadına şiddet ve dahi cinayet olayına üzülerek şahit olduk. Bu elim vakıalar sonucunda oluşan son derece haklı kamusal hassasiyete bizler de tüm birikim, katkı, samimiyet ve desteğimizle iştirak ettik. Ancak son süreçte maktul Özgür Duran ve Duran ailesine yönelik medya kanalıyla oluşan ölçüsüz tepki ve yaklaşımların, dava dosyasına yansıyan somut olgularla irtibatlandırılamayacak mahiyette olduğunu ortaya koymak, maddi gerçeği hukuka uygun şekilde ortaya çıkarmakla yükümlendirilen mesleki sorumluluğumuzun gereğidir'' denildi. 

DAYAK VE CEBİR İZİ YOK 

Açıklamada, Ayşe D.'nin düzenlenen adli tıp raporunda dayak veya cebir izinin söz konusu olmadığı belirtilerek, ''Ayrıca Ayşe D. ve görgü tanıklarının ifade tutanaklarına bakıldığında, şüphelinin müdahale ettiği olayın, maktul ile Ayşe D.'nin yüksek sesle tartışmasından ibaret olduğu açıktır'' denildi.

Haberin Devamı

Kadir Şeker'in kullandığı bıçağın 23 santimetre uzunluğunda olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: 

''Medya ve kamuoyunda, şüphelinin üzerinde taşıdığı ve ölümle sonuçlanan fiili icra ettiği bıçağın meyve bıçağı veya benzeri şekilde tarif edildiğini takip etmekteyiz. Ancak yapılan incelemeler sonucu bıçağın, kabza ile toplam uzunluğu 23 santimetre olduğu anlaşılmakla, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında taşınması yasak bıçaklardan olduğu sabittir. Maktul Özgür Duran’ın geçmiş yaşamındaki sabıka kaydı ve yaşam kusurları, yerleşik yüksek yargı kararları çerçevesinde ancak tekerrür ve benzeri mahiyetteki yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirme konusu olabilir. Bu hususların, kamuoyu vicdanını, ölümcül güç kullanımını haklı çıkartacak şekilde yönlendirme mahiyetli kullanılması hukuka ve yargı etiğine aykırıdır. Bazı çevrelerce, özellikle manipülatif ve dezenformatif girişimler sonucu halkımızın samimi duygularının istismar edilerek adil yargılamanın da etkilenmeye çalışıldığı somut olay bakımından, her sözlü tartışmaya ölümcül güç kullanılarak müdahale edildiği ve bu fiillerin cezasız bırakıldığı bir tabloyu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.''

Haberin Devamı

Halkın kadına şiddet konusundaki duyarlılığını içtenlikle benimsediklerini belirten avukatların yazılı açıklaması, şöyle sürdürüldü: 

''Vatandaşlarımızın kadına şiddet konusundaki duyarlılığını anlıyor ve biz de bu yaklaşımı içtenlikle benimsiyoruz. Ancak söz konusu olay itibarıyla orantılılık, ölçülülük ve gereklilik anlamında ölümcül güç kullanımını gerektirir mahiyette ne şüphelinin kendisi lehine ne de üçüncü kişi lehine bir savunma ihtiyacının doğmadığını vurguluyoruz. Esas olanın, ne pahasına olursa olsun iddia veya savunma anlayışı değil, en başta insan onuruna, taraflara, ailelerine ve tüm kamuoyuna saygı çerçevesi içerisinde maddi olguları ortaya koymak ve vasıflandırmak olduğunun bilinciyle kamuoyunun bilgisine.'' 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!