Kızımı istiyorum

Güncelleme Tarihi:

Kızımı istiyorum
Oluşturulma Tarihi: Aralık 06, 1998 00:00

Haberin Devamı

İşadamı Haluk Ergüz, boşandığı eşi Çınla Vardar'ın, Alman bir diplomatla evlenip Paris'e kaçırdığı kızı Katre Su'yu geri alabilmek için hukuk savaşı başlattı.

Ayrılık vakti gelip çattığında, iki damla gözyaşı, sarı kirpiklerinden gül yanaklarına süzülüverdi Katre Su'nun. 8 Temmuz akşamıydı. Babasıyla Akçay'da geçirdiği tatil, göz açıp kapayıncaya kadar bitmişti. Kanunen, annesinin yanına dönmesi gerekiyordu. Anneannesi Melyiye Vardar'ın evine geldiklerinde, babasına sarıldı. ‘‘Ayrılmak istemiyorum’’ diye fısıldadı kulağına. Kapıdan içeri girerken, annesi ağladığını fark etmesin diye gözyaşlarını siliyordu. Haluk Ergüz'ün, beyin arşivindeki kızına ait son görüntü bu oldu. 5 yaşındaki Katre Su ve annesi, kayıplara karıştı.

İşine vuruldu

Kızını tam 5 aydır görememenin acısı, jilet yarası gibi yüreğini sızlatan Haluk Ergüz, son dört yılı trajediye dönüşen bu hikâyeye ilk paragrafı 1992 yılının ocak ayında açtı. St. Joseph'i bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü'nden mezun olmuş, Koç Holding bünyesinde iyi bir işe girmişti. O tarihte 26 yaşındaydı. İş arkadaşının akşam saatlerinde çalan telefonu, kaderini değiştirdi. Arkadaşı, eşiyle evlilik yıldönümlerini nerede kutlayacaklarını kararlaştırıyordu. Bir ara ‘‘Çınla da bizde’’ dedi arkadaşı. Çınla ismi, kulakla-rında hoş bir çınlama yarattı Haluk Ergüz'ün. Görüşme bittiğinde, konuya girdi; ‘‘Çınla kim?’’ diye. Üç ay önce eşinden boşanan 24 yaşındaki hoş bir bir kadınla ilgili ipuçlarını keyifle dinledi. ‘‘Ben de sizinle geliyorum’’ dedi. O gece tanıştılar. Bir buçuk ay sonra, karar verdiler. Nisan ayında nişanlandılar. 30 Temmuz 1992'de evlendiler.

Bebek geliyor

Bir yıl sonra, maviş maviş gülümseyen bir kız çocuğu katıldı yaşamlarına. Bir içim su bebeğe, Katre Su (Su Damlası) adını verdiler. İşinde kademe atlayan, sorumluluğu da giderek artan Haluk Ergüz, önce iş gezisi için Cenevre'ye gitti. Ardından Antalya'ya tayini çıktı. Ergüz'ün giderek hareketlenen yaşamına, 1994 yılının ekim ayında bomba düştü. Babası Fikret Ergüz'ün ölümü, tüm aileyi derinden sarstı. Haluk Ergüz, işini bırakıp, babasının yıllar önce kurduğu Mısır Çarşısı'ndaki Galeri Hediye'nin başına geçti. Koç Holding'de iyi maaş alıyordu. Ailesinin durumu da iyiydi. Hiç sıkıntı çekmemişlerdi. Ancak, babasından kalan yüklü miras, karısını değiştirdi. Haluk Ergüz'e göre, eşi değişmiş, maddi ağırlıklı istekleri ilişkilerinin ön saflarına yerleşmeye başlamıştı. Çınla Vardar, evi üzerine yapmasını, kendisine bir iş açmasını istiyordu. Yıldırım aşkının harareti, aynı hızla yerini bir soğukluğa bıraktı. Çınla adının kulaklarını acıtmaya başladığı 1995 yılının Temmuz ayında, evi terk etti Haluk Ergüz. Altı ay sonra, 1996 yılının ocak ayında, Kadıköy Adliyesi'nde resmen boşandılar. Haluk Ergüz, 15 günde iki gün ve her yıl 1-8 Temmuz tarihlerinde görmeyi kabul ettiği kızının velayetini annesine bıraktı. İlk yıl mahkemenin öngördüğü tarihlerde, düzenli olarak kızını yanına aldı. Sonra bahaneler, kızıyla arasına girdi. Bir keresinde hasta oluyordu Katre Su. Bir başkasında tatilde. Tam beş kez icra memuruyla almaya gitti kızını. Sonraki aylar bölük pörçük gördüğü kızı, Paris'ten bahsediyordu. Disneyland'ı anlatıyordu. Annesinin yabancı bir erkekle evlendiğini söylüyordu.

Yüzüne hasret kaldı

Haluk Ergüz, bir çocuğun hayal gücü olarak algılıyor, tebessümle dinliyordu kızını. Bu yılın 7 günlük beraberliğini, Akçay'da kiraladıkları villada geçirdi baba-kız. Ayrılık vakti gelince, gözyaşları, sarı kirpiklerinden gül yanaklarına süzülüverdi küçük kızın. 5 ay önce, anneannesinin evinin önünde gözyaşlarını silerken hatırladığı Katre Su'yu bir daha göremedi, koklayamadı, kollarının arasına alamadı Haluk Ergüz.

Katre Su'nun izini Paris'e kadar sürdü

Boşandığı eşi tarafından kaçırılan kızının izini sürmeye, Katre Su'nun ciddiye almadığı hikâyelerinden başladı. Çınla Vardar'ın nüfus kayıtlarını çıkardı Kocaeli Nüfus Müdürlüğü'nden. Eski eşi, İstanbul'daki Alman Konsolosluğu'nda görevli bir diplomat olan Bernhard Tschierschke'le, 30 Temmuz 1997'de evlenmişti. Bir hafta sonu Gümüşsuyu' ndaki Alman Konsolosluğu'na gitti. Alman diplomatın arkadaşı olarak tanıttı kendini görevliye. ‘‘Bende fotoğrafları var. Onları verecektim’’ dedi. Aldığı cevapla yıkıldı: ‘‘Bay Bernhard, Paris'e tayin oldu.’’ Bir dostu kanalıyla Atatürk Havalimanı'nın bilgisayar kayıtlarını kontrol ettirdi. Eski karısı ve Alman eşi, 17 Temmuz'da

Atatürk Havalimanı'ndan çıkış yapmıştı. Katre Su'nun çıkışı görünmüyordu. Paris Havalimanı'nın bilgisayar kayıtlarını incelettiğinde, aynı gün üçünün de Fransa'ya giriş yaptığını öğrendi. Haluk Ergüz, Almanya ile Türkiye arasında diplomatik skandal yaratacak soruları, 25 Ekim 1998 tarihili yazıyla Dışişleri Bakanlığı'na ulaştırdı. Çınla Vardar, Atatürk Havalimanı'ndan Alman pasaportuyla çıkış yapmıştı. Kızının çıkışı bilgisayar kayıtlarına girmemişti. Diplomat üvey baba ile eşi bu çıkışı nasıl gizledi? Katre Su, hangi pasaportla Paris'e giriş yaptı? Babasının izni alınmadan, Bernhard Tschierschke'nin Alman pasaportuna mı kaydedildi?



Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!