Kerkük’te 100 yıl sonra Türkmen vali

Güncelleme Tarihi:

Kerkük’te 100 yıl sonra Türkmen vali
Oluşturulma Tarihi: Haziran 15, 2026 07:00

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Kerkük’te 102 yıl aradan sonra bir Türkmen valinin göreve gelmesini “tarihi bir gelişme” olarak nitelendirdi ve Türkmenlerin Kerkük’te daha güçlü şekilde temsil edilmesinin herhangi bir kesimin kaybetmesi anlamına gelmediğini vurguladı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Kerkük’te 102 yıl aradan sonra bir Türkmen valinin göreve gelmesini “tarihi bir gelişme” olarak nitelendirdi. Türkmenlerin Kerkük’te daha güçlü şekilde temsil edilmesinin herhangi bir kesimin kaybetmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Aksine bu durum, Kerkük’te dengeyi ve istikrarı güçlendiren bir gelişmedir” diyen Zorlu, Hürriyet’e şu açıklamalarda bulundu:

KERKÜK’TE SİYASİ UZLAŞI

“Kerkük, yaklaşık bin yıl Türklerin hâkimiyetinde kalmış, son yüzyılda demografik yapısı suni bir biçimde değiştirilse de Türk milletinin hafızasında özel bir yere sahip olan kadim bir Türkmen şehri. Bu durum diplomasinin işlevselliğinin yanında, Türkiye olarak bize sorumluluk da yüklüyor. Dili, tarihi, kültürü bir olan soydaşlarımızın bunu koruyabilmesi aynı zamanda Irak’ın birlik ve istikrarı açısından da kritik önemde. Bu bakımdan son dönemde ortaya çıkan siyasi uzlaşı bizim için çok mühim. Tabi ki daha da önemli olan bu istikrarın kalıcı olmasının sağlanması. Zira Türkmenler, Kerkük’ün demografik, kültürel ve tarihî kimliğinin ayrılmaz parçası. Bu gerçeğin yönetim mekanizmalarına yansıması hem demokratik meşruiyet hem de toplumsal barış açısından önem taşıyor. Türkiye, Kerkük’te tüm kesimlerin huzur içinde yaşadığı, adaletli ve dengeli bir yönetim anlayışını desteklemeye devam edecek.

Haberin Devamı

KERKÜK KALESİYLE BİRLİK MESAJI

Sayın Cumhurbaşkanımız, Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa’yı Dolmabahçe’de kabul ettiler. Çok samimi ve verimli geçen bir görüşme oldu. Dolmabahçe’de olması da ayrı bir önem taşıyor. Cumhurbaşkanımız Kerkük’e, Türkmenlere yönelik yaklaşımını ve hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu. Vali bey orada da Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi ile bu sürecin neticeye taşındığını ifade ettiler.  Çok değil daha 100 yıl öncesine kadar bahsettiğimiz topraklarda soydaşlarımız vardı ve halen soydaşlarımız yaşıyor. Türkmenler Irak’ın ve Kerkük’ün asli unsurlarıdır. Bu anlamda Türkmenlerin Kerkük yönetiminde daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi son derece önemli. Sayın Mehmet Seman Ağa’nın valilik görevini üstlenmesi, Türkmen toplumunun meşru taleplerinin karşılık bulması açısından tarihî bir gelişme.  Türkmenler bugüne kadar Kerkük’te daima uzlaşının, birliğin ve devlet anlayışının temsilcisi oldular. Bu nedenle Türkmenlerin güçlenmesi herhangi bir kesimin kaybetmesi anlamına gelmez. Aksine Kerkük’te dengeyi ve istikrarı güçlendiren bir gelişmedir. Cumhurbaşkanımızın kabullerinde Sayın Ağa, üzerinde Kerkük Kalesinin yer aldığı ve Türkmence, Kürtçe, Arapça, Süryanice yazılı bir görsel hediye etti. Bu aslında Türkmenlerin ülkede temsil alanı açıldıkça nasıl bir birleştirici anlayışla hareket etmek istediklerinin de net mesajıydı. Biz Türkmenlerin haklarının korunmasını ve asaletli bir temsil elde etmelerini Irak’ın istikrarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Güçlü Türkmen varlığı, güçlü Kerkük ve güçlü Irak demek.

Haberin Devamı

Kerkük’te 100 yıl sonra Türkmen vali

ANKARA-BAĞDAT İLİŞKİLERİNE KATKI SAĞLAR    

Türkiye ile Irak arasında son yıllarda önemli bir iş birliği zemini oluştu. Güvenlik, enerji, ticaret ve ulaştırma alanlarında geliştirilen ortak projeler bunun göstergesi. Özellikle Kalkınma Yolu projesini son derece önemsiyoruz. Hatta bu süreci artık Türkiye’nin katalizörü olduğu Hazar geçişli Orta Koridor ile birlikte düşünmeliyiz. Dünyanın yeni dengelerinde Ticaretin, enerjinin ve ulaştırmanın sınırları, tüm dost ve kardeş ülkelerin birlikte yükseldiği bir dönemi işaret ediyor. Böyle bakıldığında 700 milyar doların üzerinde bir ticaret kapasitesinden söz edebiliriz. İşte böyle bir dönemde, Kerkük’te ortaya çıkan daha dengeli ve kapsayıcı siyasi tablo, Ankara-Bağdat ilişkilerine de olumlu katkı sağlayacaktır. Çünkü huzurlu ve istikrarlı bir Kerkük, Irak’ın bütününe olumlu etki eden bir unsur. Türkiye’nin yaklaşımı nettir. Irak’ın egemenliğini, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Türkmenlerin haklarının güvence altına alındığı bir Irak, hiç kuşkusuz bölgesel istikrara daha fazla katkı sunacak.

Haberin Devamı

SARSILMAZ BAĞLARIMIZ VAR

Kerkük’le önümüzdeki dönemde eğitim, kültür, belediyecilik, şehircilik, sağlık ve ekonomik kalkınma alanlarında iş birliklerinin artırılmasını öngörüyor ve arzu ediyoruz. Özellikle Türkmen gençlerinin eğitim ve istihdam imkânlarının geliştirilmesi ve Kerkük’ün tarihî mirasının korunması bizim için önemli. Türkiye’nin Kerkük ile ilişkileri diplomatik düzeyin ötesinde. Bin yıllık tarihi birikimi dikkate aldığımızda Kerkük ile aramızda, sarsılmaz kültür, dil ve gönül bağları bulunmakta. Bununla birlikte Kerkük’ün kalkınması, Türkmenlerin refahı ve Irak’ın istikrarı birbirini tamamlayan hedeflerdir. Önümüzdeki günlerde ilgili kurumlarımızla da istişare ederek bir ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Hatta Kerkük’e varmandan önce Bağdat’ta yeni hükümete bir hayırlı olsun ziyaretiyle başlamak daha da anlamlı olacak. Türkiye, Kerkük’teki kardeşlerimizle bağlarını güçlendirmeye ve her düzeyde temaslarını sürdürmeye devam edecek.

Haberin Devamı

KERKÜK, TÜRK DÜNYASI BELEDİYELER BİRLİĞİ’NE KATILIYOR

Bu fikir hep kafamda vardı. Yerel diplomasiyi de kullanmak suretiyle gönül coğrafyamızın daha güçlü bağlar kuracağına inanıyorum. Kerkük de şüphesiz bu gönül coğrafyamızın ayrılmaz bir parçası. Bu fikrimi genel merkezimize ziyareti sırasında Sayın Ağa’ya açtım, kendileri de memnuniyet duyacaklarını belirttiler. Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanımızla hemen orada görüşme yaptık ve mutabık kaldık. İlk kurul toplantısında inşallah bu katılıma resmiyet kazandıracağız. Aslında bu birlik sınırlarını da aşarak Afrika’ya kadar uzanıyor. Kerkük’ün bu katılımının kendi kısır bazı çekişmelerini bahane ederek Türk Dünyası Belediyeler Birliğinden ayrılan CHP’li belediyelere net bir mesaj olduğu kanaatindeyim. Kerkük’ün yanında durmalarını, bu duruşun bir parçası olabilmelerini dilerdik. İnşallah burada amacımız Kerkük’ün Türk dünyasındaki şehirlerle daha güçlü ilişkiler kurması, tecrübe paylaşımının artması ve ortak projelerin geliştirilmesidir. Önümüzdeki dönemde kardeş şehir uygulamaları, kültürel programlar, gençlik projeleri ve yerel yönetimler arasındaki iş birliklerinin daha görünür hale geleceğine inanıyorum. Kerkük’ün Türk dünyasıyla bağlarının güçlenmesi Türkmenlerin uluslararası görünürlüğüne de önemli katkı sağlayacaktır. Bunları planlarken aynı zamanda Türk devletleri ile birlikte geliştirdiğimiz iş birliği ve entegrasyon projelerinin benzerlerini soydaşlarımızın yaşadığı diğer coğrafyalar için de projelendiriyoruz. Örneğin Türk dünyasında uyguladığımız ortak üniversite programları ve gençlik değişim mekanizmalarının benzerlerini Kerkük’te, Telafer’de, Halep’te ve diğer Türkmen bölgelerinde de geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Haberin Devamı

TDT’NİN 13’ÜNCÜ ZİRVESİ

Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasının ortak geleceğini inşa eden en önemli kurumsal yapıdır. Çatı kuruluşumuzdur. Bugün Türk devletleri arasında siyasi diyalogdan ticarete, ulaştırmadan enerjiye kadar 30’dan fazla başlıkta, geniş bir iş birliği zemini oluştu.

Bu sürecin şüphesiz Anadolu’daki mimarı Cumhurbaşkanımızdır. Biz AK Parti Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı olarak kurulduğumuz bu 1 yıllık sürede Türk Dünyasında bu konudaki ilk politika belgesini, Türk Dünyası Vizyon Belgesi’ni bizzat Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna açıkladık. 11 ana başlıkta 61 alt fasılda kısa, orta ve uzun vadede Türk dünyası entegrasyonunun yol haritasını planladık. Romantik sloganların ötesine geçerek ortaya bir politika koyuyoruz. Bugün adım adım herkesin yarar sağlayacağı, birlikte ayrı ayrı olduğundan daha büyük çıktı üreten bir yapı inşa ediyoruz. Bunlar çok kıymetli ve heyecanlandıran girişimler. Trilyonlarca dolarlık mal ve enerji ticaretinin tam merkezinde yükselen bir Türk dünyası var ve bu sürece bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanıyoruz.. Tabi tüm bunlar başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ve diğer Türk devletlerinin liderlerinin sarsılmaz ve istikrarlı iradeleri sayesinde mümkün oluyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek zirve pek muhtemel ki Ekim ayında olacak. Ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi, Orta Koridor’un geliştirilmesi, enerji güvenliği, dijital dönüşüm, eğitim iş birlikleri ve gençlik politikaları öncelikli başlıklar arasında yer alacaktır. Özellikle bu yıl Türk Dünyası Turizm Başkenti olan Ankara’da tarihi bir buluşma olacağını söyleyebilirim. Geçtiğimiz zirvede bir karar alınmış ve “plus” uygulamasıyla uygun görülecek konuk ülkelere de katılım imkanı verilmişti. Bu konu üzerinde Dışişleri Bakanlığımız ile çalışıyoruz. Dışişleri Bakanımızın yoğun temasları sürüyor.

Türk dünyası artık küresel siyasetin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Türkiye’nin hedefi, Türk devletleri arasındaki dayanışmayı daha ileri seviyeye taşımak ve ortak hareket kabiliyet ve kapasitesini güçlendirmektir. 21. yüzyılın Türk dünyasının yeniden yükseliş dönemi olacağına canı gönülden inanıyoruz.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!