Güncelleme Tarihi:

CHP 38’inci Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali için Özlem Erkan tarafından İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açılmıştı. Dosya üzerinden inceleme yapan İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül’de açıkladığı ara kararı ile CHP 38’inci Olağan İstanbul Kongresi’nde İl Başkanı olarak seçilen Özgür Çelik ile yine aynı kongrede seçilen İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu’nu tedbiren görevden uzaklaştırmıştı.
TEKİN ATANMIŞTI
Aynı ara kararda eski milletvekili Gürsel Tekin ile Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Ekran Narsap kayyum olarak atanmıştı. Hasan Babacan ve Müjdat Gürbüz daha sonra heyetten çekildiğini açıklamıştı. CHP ise 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir içeren ara kararına itiraz etmişti. İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP’nin itirazını reddetmişti. CHP, bu karara da itiraz ederek dosyayı istinaf mahkemesine (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi) taşımıştı.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 4’üncü Hukuk Dairesi, CHP tarafından yapılan itirazı, 3 Kasım 2025’te duruşmasız olarak değerlendirerek, oy birliği ile kesin olarak reddine karar verdi.
TEKİN: YETKİMİZ VAR ÇAĞRI HEYETİYİZ
MAHKEME kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine atanan ve bu karara CHP tarafından yapılan itirazın kesin olarak reddedilmesinin ardından Hürriyet’e konuşan Gürsel Tekin, “Biz kayyum değil, çağrı heyetiyiz” dedi. Şişli ve Esenyurt belediyeleriyle ilgili mahkeme kararlarına atıfta bulunan Tekin, “O kararlarda ‘kayyum’ yazıyor. Bizle ilgili kararda ise ‘kayyum’ diye bir ifade yok. Biz çağrı heyetiyiz ve yargıyla meşgul olacak değiliz. Şu an görevimiz var, onu yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
HER YETKİ ELİMİZDE
CHP’nin bu karara yaptığı itirazın kesin olarak reddedilmesinin ardından, dün Hürriyet’e konuşan Gürsel Tekin, Sarıyer’deki İl Başkanlığı Binası’nda, İl Başkanı olarak göreve devam ettiğini söyledi. Gürsel Tekin, çağrı heyeti olarak bu süreçte neler yaptıkları ve kongre çağrısı yapıp yapmayacakları yolundaki soruya, “Halen elimizde o yetkiler var’ diyerek, şu yanıtı verdi: “Biz geldiğimiz günden itibaren, ‘sorun çözeceğiz’ diye geldik. O günden bugüne kadar her türlü yetkimiz olmasına rağmen hiçbir hukuksal alanda yetkimizi kullanmadık. Kullanmamamızın nedeni, kardeşler arasında bir kavgayı körüklemek için değil, sorunu çözmek için geldik. Diyalog yollarını hep açık bıraktık. Her türlü hakkımız var ama kullanmadık, kullanmak da istemiyoruz. Söz konusu olan, CHP’nin kurumsal kimliğidir. ”
KAYYUM KUMDA OYNASIN
özel, İstanbul İl Başkanlığı’nda görevlendirilen kayyuma yönelik itirazın reddedilmesi hakkında da şunları söyledi: “Ya komik işler bunlar, komik. Orada bir şuursuz var. 45. Asliye Ceza Mahkemesi’nde. AK Parti döneminde eşini İBB’ye sokmuş bir avukat. Kendisi karayollarından dosya almış bilmem ne yapmış bir avukat, partili. Kendini YSK’nın, il, ilçe seçim kurulunun yerine koyuyor. Biz zaten orada tadilat, boya yapacağız. Bir de ilaçlayacağız. Börtü böcek girdi çıktı yani, olmadık şeyler oldu. Binayı tadilata alacağız. Arkadaşlar şekil-şart tamamlansın diye dilekçe yazmışlar. Şuursuzlar ‘Duracak kayyum.’ Neyi durduruyorsun? Üstüne iki olağanüstü il kongresi yapılmış. Bir partiye İstanbul’da dava açamazsın, kanun öyle. Partilere açılan dava Ankara’da görülür. O şuursuz, bilgisiz, beceriksiz, küstah şimdi durmuş oradan, tedbir almış onu uygulatıyor. Bir kum bahçesi yapalım ona, kayyum kumda oynasın.”