GeriGündem Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor

Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor
Abone Olgoogle-news

COVID-19 geçirmiş okurlarımızdan mesajlar geliyor; hastalığı atlattıklarını ama tat ve koku alma duyularının eskisi gibi olmadığını söylüyorlar. Virüs sebebiyle kaybolan tat ve koku alma duyuları ne zaman ve nasıl geri gelir? Kronik rahatsızlığı olmayan 20’li 30’lu yaşlarındaki gençlerin de COVID-19’dan yoğun bakıma düşmesi nasıl açıklanabilir? İşte yanıtlar…

Emine İŞLEK soruyor:
Merhabalar, Adana’dan yazıyorum… 24 Temmuz’da COVID-19 testim pozitif çıktı. Şüphelenerek gitmiştim çünkü koku ve tat alma duyularımı kaybetmiştim. Bir de hafif öksürüğüm vardı. Doktorum ilaç verdi. Beş gün kullandım ve bitti fakat halâ duyularımı hissetmiyorum. Bu hasar kalıcı olabilir mi yoksa belli bir iyileşme sürece var mıdır?

Mesut ÇAKIR soruyor:
COVID-19 pozitif tanısı alalı bir ay oldu. Çok şükür geçenlerde yaptırdığım test ile negatife döndüm. Ancak hocam benim tat ve koku duyum tam anlamıyla düzelmedi. Yüzdesel olarak yüzde 60-70 bantlarındayım. Bu şikâyetimin ilerleyen zamanda iyileşme ihtimali var mı? Düzelmesi için tahmini bir süresi var mı?

PROF. DR. İSMAİL BALIK (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı):

Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor

Bugüne kadar yapılmış çalışmalara göre COVID-19’a bağlı yüzde 30 oranında tat ve koku kaybı görülüyor. Hastaların yüzde 90’ında bir ay içinde tam ya da büyük ölçüde düzelme oluyor. Virüs, tat ve koku sinirleri çevresindeki ‘epitel’ hücrelerini etkileme yoluyla tat ve koku kaybı yapabiliyor; bu hücreler çok duyarlı olduğu için en geç düzelen belirtilerdendir. Solunum yollarını etkileyen diğer viral enfeksiyonlarda da görülebilir. Şu anki bilgilerimiz ışığında, COVID-19’a bağlı gelişen tat ve koku kaybının ömür boyu kalıcı olacağına dair bir öngörü bulunmamaktadır.

HIZLI İLERLEYEN BİYOLOJİK YAŞLANMA ÖLÜM RİSKİNİ ARTTIRIR

Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor

Sema GÜLERYÜZ soruyor:
Kronik bir rahatsızlığı olmayan 20’li 30’lu yaşlarındaki gençlerin de COVID-19 sebebiyle yoğun bakıma düşmesi ve hatta hayatlarını kaybetmesi nasıl açıklanabilir?

PROF. DR. DERYA ULUDÜZ (Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi):

Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor

İngiltere ve İtalya’dan bilim insanları, geçen ay Lancet’te çok önemli bir araştırmanın sonuçlarını yayınladı; ‘düşkün’lüğün COVID-19’ a karşı riski belirlemede, komorbid hastalıklardan (aynı anda çok sayıda rahatsızlığın bulunması) ve yaştan daha iyi bir kriter olduğunu saptadı. Düşkünlük, teorik olarak günlük stres faktörleriyle başa çıkabilme kabiliyetinin zayıflaması ve birden fazla fizyolojik sistemde yaşlanma ile fonksiyon azalmasından kaynaklanan bir zayıflık durumu olarak tanımlanır. Düşkün kişilerde, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, düşük fiziksel aktivite, denge kayıpları, görme bozukluğu ve hafızada bozukluk görülür. Dolayısıyla, biz her yaşlıya ‘düşkün’ diyemeyiz. Seyahat eden, sporunu düzenli yapan, fit olan birçok sağlıklı yaşlımız var. Öte yandan, hareketsiz olan, sağlıksız beslenen, uyku düzeni bozuk birçok gencimiz de var. Her ne kadar görünürde tanı konulmuş bir kronik hastalığınız olmasa da, sağlıksız bir yaşam tarzı sizin biyolojik yaşınızı 70 yaşındaki aktif bir insandan daha kötü hale getirebilir. Kronolojik olarak 40 yaşındayken, hızlı yaşlanma ile biyolojik olarak daha yaşlıysanız, COVID-19’un üzerinizde daha şiddetli etkileri olma olasılığı artıyor. Vücut sistemlerindeki hızlı biyolojik yaşlanma, iltihaplanma, DNA hasarının onarılamaması, hücrelerin yaşlılığı, mitokondride işlev bozukluğu ve bağışıklık sisteminin yaşlanması gibi çeşitli olaylarla ilişkilidir. Tüm bunlar, COVID-19 enfeksiyonunun veya kronik iltihaplanmanın hızlanmasına neden olur.

‘BEYNİNİZİ DE DÜŞKÜNLÜKTEN KORUMAYI UNUTMAYIN’

Kayıp tat ve koku duyuları aranıyor

Peki vücudunuzla beraber beyninizi düşkünlükten nasıl koruyabilirsiniz?

1. Düzenli egzersiz yapın; sadece yürümek bile beynin yaşlanmasını riskini azaltır.
2. Sağlıklı beslenin; meyve, sebze, balık, fındık, zeytinyağı ve protein kaynaklarından zengin Akdeniz tarzı bir diyet, beyin ve kalp sağlığı için ilaç tedavilerinden daha etkilidir.
3. Kalp ve damar hastalıkları için riskinizi azaltın; yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyeleri, sigara ve diyabete yönelik stratejiler geliştirin.
4. Stresi sınırlayın.
5. Uykunuzu alın.
6. Zihninizi her yaşta uyarın; uyarıcı aktiviteler, sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar oluşturur ve beynin yeni hücreler üretmesini, gelecekteki hücre kaybına karşı bir koruma sağlayan işlevsel bir rezerv oluşturmasını sağlar.
7. Tütün ve alkol kullanmaktan kaçının.
8. Sosyalleşin; sosyal olmak, düşük kan basıncı ve daha uzun yaşam beklentisi ile ilişkilendirilmiştir.

SİZ SORUN, HOCALAR YANITLASIN

Alanında uzman, çok değerli hocalardan oluşan Hürriyet Bilim Kurulu, her gün koronavirüs ve salgınla ilgili sorularınıza cevap veriyor. Sorularınızı hurriyetbilim@hurriyet.com.tr adresine veya 0 530 054 44 84 numaralı WhatsApp hattına isim ve soyisminizi yazarak yollayabilirsiniz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle