Karar var ama uygulama yok

Karar var ama uygulama yok

Taraf gazetesinin, 25 Ağustos 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu’nda Fethullah Gülen Cemaati’ni bitirme kararı alındığına ilişkin haberi tartışma yarattı. Altında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da imzası bulunan belgeyle ilgili, dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, tavsiye kararının uygulamaya konulmadığını, Gülen Cemaati’ne sahip çıkıp risk aldıklarını ve çok tepki çektiklerini söyleyerek, şöyle konuştular:

Haberin Devamı

CEMAAT İÇİN RİSK ALDIK

MGK 2004 yılında bu tavsiye kararını aldı. Ama Bakanlar Kurulu bu kararı nazarı dikkate almadı. Gündem bile yapmadı. Bu kararla ilgili yaptığımız istişarelerden sonra dosyasına koyduk. Bakanlar Kurulu’nda gündeme dahi gelmedi. 9 yıl sonra bunu gündeme getirmek ahlaki değil, nifak sokmaya yöneliktir. Burada dikkat edilmesi gereken iki husus var. 2004 yılında olan bir hadiseyi 2013 yılındaki bir hadise ile ilişkilendirmek doğru değil, ahlaki değil. O tarihte hükümet Fethullah Gülen’e yönelik olarak büyük bir fedakarlık ve vefa örneği göstermiştir. Hükümet ihtilal hazırlığı yapıldığı bir dönemde, Ergenekon’ların, Balyoz’ların hazırlandığı bir dönemde, cemaat için büyük bir risk almıştır. Bu tavsiye kararını dosyasına kaldırmıştır. O dönem bu konu, sadece Başbakanlık Takip Kurulu toplantılarında Genelkurmay temsilcileri tarafından gündeme getirilmiştir ancak dikkate bile alınmamıştır. O MGK kararında zaten dershane konusu da yoktur. Özel okullar ve yurtlar vardır. Tavsiye, özel okullara yöneliktir ama hükümet bu konuda tam tersi tutum takınmıştır. Özel okulları teşvik etmiştir. 2005 yılında Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde değişiklik yapılarak irtica ile mücadele stratejisi değiştirildi. 2010 yılında da irtica ile mücadele Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nden tamamen çıkarıldı.

BİZE DE NURCU DEDİLER

Haberin Devamı

MGK kararları tavsiye niteliğindedir. Bunların hayata geçirilmesi ve uygulaması hükümetin sorumluluğundadır. O dönemki MGK kararları ile ilgili olarak hükümet hiçbir işlem yapmamıştır. Daha sonraki MGK toplantılarında ve belgelerde bu tür faaliyetler tehdit olmaktan çıkartıldı. Üstelik tam tersi o dönem adı geçen gruplarla ilgili bir işlem yapılmadı diye hükümete zor anlar yaşatılmıştır. Hükümet suçlanmıştır. Bu tür toplantıların hangi şartlar altında yapıldığına da iyi bakmak gerekir. 2004’e kadar gitmeye gerek yok. 2008 yılında kapatma davası yaşamış bir parti olarak yaşananları iyi düşünmek gerekir. Bugün kabadayılık yapanlar, bugünün şartlarında o güne bakmaktadırlar. Şu anda kayıtdışı siyaset üretilmektedir. Hiç unutmuyorum, o dönem bizimle ilgili Nurcu olduğumuza dair belgeler ortaya atılmış ve işlem yapılmak istenmişti. Aynı dönemde Nurcularla ve cemaatlerle ilgili işlem yapmakla suçlanıyoruz.

Haberle ilgili daha fazlası: