GeriGündem Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor

Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor

Ne Spiderman ne Ironman ne de Batman… Koronavirüs pandemisinde doğan çocukların muhtemelen ilk süper kahramanları filyasyon ekiplerindeki bu beyaz kostümlü insanlar… Ev ev gezerek gece gündüz demeden salgının önlenmesinde büyük rol oynayan filyasyon ekiplerini dinledik...

Koronavirüs salgınının yayılmasını önlemek için canla başla çalışan filyasyon ekipleri, evlerinde izole edilen pozitif hastaları, temaslı kişileri ziyaret edip takiplerini yapıyor, ilaçlarını veriyor, acil durumlarda bu kişilerin hastaneye sevkini sağlıyor. Bizler bir tek maske ile bunalıp rahat nefes alamıyoruz diye şikâyet ederken onlar filyasyon kıyafetlerinin içinde günde yaklaşık 8 saat sokak sokak geziyor. Ancak onların bu zorlu mücadelede karşılaştığı tek zorluk kıyafetleri değil elbette...

Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor

Maskeli kahramanlarımızın işleri gerçekten zor: Sahada uzun süre kalıyorlar, bizim köşe bucak kaçtığımız virüs ile her an burun burunalar ve bin bir türlü olumsuz muamele ile karşı karşıyalar. Geç saatte geldiler diye filyasyon ekibine saldıran da var, test vermek istemeyip görevlileri küfür kıyamet evden kovan da…

Sahadaki ekiplerden birkaç kişiden, filyasyon çalışmaları sırasında yaşadıkları başlarından geçen ilginç olayları anlatmalarını istedik. Dinlerken gülsek mi ağlasak mı biz de bilemedik...

Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor

BU FİLMİ İSTESEN DE GERİ SARAMAZSIN TEYZECİĞİM

Ankara’da filyasyon ekibinde çalışan D. P. yaşadığı ilginç bir olayı bizimle paylaşıyor:

"Testi pozitif çıkan hastaya ilaçlarını vermek ve temaslıları tespit etmek için apartmanın girişine geldiğimizde binanın dışına çalışan ustaları fark ettik. Üst katlardan bir teyze ustalara 'TV seyredemiyoruz, bir an evvel bitirin işinizi, sonra da gelin benim televizyonumu düzeltin!' diye bağırdı. Usta da 'Tekrarını seyredersin Teyze, gir içeri!' diye karşılık verdi.

Biz bu ikisinin arasında geçen bu diyaloğa gülümseyerek pozitif vakanın olduğu daireye geldik. Bir baktık ki bize kapıyı açan teyze meğer camdaki teyzeymiş. Kızı koronaymış, testlerini yaptık, ne yapmaları gerektiğini anlattık, kimse ile temasta olmamaları gerektiğini sıkı sıkı tembih ettik. Teyze bize 'Tamam anladık 5 kere söylemenize gerek' yok diye çıkıştı hatta, TV seyredemediği için aşırı sinirliydi.

Biz işimizi bitirip araca binmek üzereyken teyze yine camda belirdi ve ustalara seslendi 'Evladım ne zaman geleceksiniz televizyona bakmaya? Patladım sıkıntıdan...' Sözün bittiği yer tam da burasıydı işte. 'Teyzeciğim TV’de gördüğün ölümler gerçek, izlemek istediğin programların tekrarını izleyebilirsin ama filmi istesen de geriye saramazsın, insanların hayatını böyle hiçe sayamazsın' demek istedim ama nafile… Bunca sağlık çalışanının emeklerini boşa çıkaran bu insanları gördükçe umudumu yitiriyorum ne yazık ki."

Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor

COVID'CİLER GİTSİN AĞZIMIZIN TADIYLA İÇERİZ KAHVEMİZİ

İstanbul Küçükçekmece'de filyasyon ekibinde görev yapan R. K. adlı çalışan, "Benim en ilginç hikayem de biz test yapmaya gittiğimizde komşusu ile gizlice konuşan teyzenin sözleriydi" diyor ve olayı şöyle anlatıyor:

"Temaslı oldukları için test yapmak için sırada bekleyen hane halkından bir teyzemiz telefonu çalınca yan odaya geçti ama kapı hafif aralık olduğu için konuştuklarını rahatlıkla duyabiliyordum.

Telefondaki komşusuna 'Covid'ciler geldi şimdi, burnumuza çubuk sokacaklarmış, sonucu yarın çıkacakmış. Şunlar bir gitsin sonra ararım ben seni kahvemizi içeriz, sonuç pozitif çıkarsa kimse ile görüşmeyecekmişiz, en azından sonuç çıkana kadar ağız tadıyla kahvemizi içelim değil mi?' diyordu."

ŞU AN GELMEYİN, ALKOL ALIYORUM

Samsun'da görevli S. Y.'nin sözlerine kulak veriyoruz şimdi de: 

"Hem sahada hem de ev ziyaretlerinde gülsek mi ağlasak mı diye donup kaldığımız çok ilginç olaylara tanık oluyoruz. Geçen hafta testi pozitif çıkan bir hasta ile temaslı olan birini aradım. 'Sağlık Bakanlığı'ndan arıyorum, test yapmaya geleceğiz" dedim. “Şu an gelmeyin alkol alıyorum, keyfim kaçmasın, yarın gelirsiniz' dedi.

Alkol alarak virüsü alt edeceğini düşündüğüne eminim ama bu şekilde teste gelmeyin diyenlerin sayısı hiç azımsanmayacak derecede. 'Benim bir şeyim yok, kötü olursam haber veririm' diyen de var, 'Başımıza yeni yeni icatlar çıkardınız' diye direnen de..."

NİŞANDA OYNARKEN MASKEMİZİ TAKTIK BİZ

İstanbul'da filyasyon ekibinde görev alan B. S. de geçen hafta test yapmaya gittiği daire sakininin komşusu ile diyaloğunu aktarıyor bizlere:

"Test yapmaya gittiğimizde apartman sakinleri ve komşular meraklı gözlerle kapılara çıkıyor, camdan kime gelindiğini kontrol ediyorlar. Biz gideceğimiz daireye varmadan meraklı komşuların 'Kime geldiniz, kaç kişi pozitifmiş?' gibi sorularına maruz kalıyoruz. Kapıları kapattırıyoruz ve elbette bilgi vermiyoruz ama apartmandan çıkana kadar asla pes etmiyorlar.

O gün de pozitif vaka tespit edilen apartmana girdik ve aynı sorular gelmeye başladı. Bilgi veremeyeceğimizi belirttik ve 2'nci katta çıktık. Bir önceki hafta da alt kattaki dairede 3 pozitif vaka tespit edilmiş meğer. Henüz bizim gittiğimiz daire sakinleri kapısını açmadan alt kattaki komşu, 'Onlar 3 gün önce nişana gittiler kesin oradan kaptılar' dedi.

Kapıyı açan abla da komşunun dediğini duymuş ve birden bağırmaya başladı: 'Asıl siz getirdiniz bu mikrobu apartmanımıza, geçen hafta torun torba hepiniz korona olmadınız mı? Evinizde oturmadınız ki bir türlü, apartmanın içinde maske de takmadığınız için bize sizden bulaştı. Yoksa biz nişanda oynarken maskelerimizi hep taktık, sadece otururken çıkardık.'

Kapı kapı dolaşarak koronavirüsün izini sürüyorlar | Beyaz tulumlu kahramanlar anlatıyor

ACIKMIŞSINDIR GEL KAHVALTI YAPALIM

Pozitif hastaların ve temaslıların ev karantinasında olup olmadıklarını kontrol amacıyla gönüllü olarak filyasyon ekibine katılan öğretmen F. Ç. ise yaşadığı bölgede bu işi büyük bir zevkle yaptığını söylüyor:

"Her gün önce telefonla arayıp evde olup olmadıklarını kontrol ediyorum, sonra da evlerine gidip hepsini tek tek cama çıkartıp yoklama yapıyorum. Telefonda evdeyim deyip sokakta çıkan insanların sayısı hayli fazla. Bir de hane nüfusu hayli fazla olan yabancı uyruklu aileler var. Geçen hafta bir pozitif vaka olan evde bugün 8 kişi birden pozitif çıktı. Her sabah gidip kontrollerini yapıyorum ve 'Açsındır sen, gel bizimle kahvaltı yap' diyorlar. 'Hepiniz koronasınız, nasıl gireyim içeri?' dediğimde de 'Bir şey olmaz! Bak bize, hepimiz iyiyiz. Gel hadi, korkma!' diyorlar. Misafirperverlikte on numarayız, yardımseveriz ama bence koronanın ciddiyetini hastalığı atlatanlar bile hala anlamış değil. Ben evlere girmediğim halde yine de tedirgin oluyorum, sağlık çalışanlarını ve ailelerini düşünemiyorum."

Bu kadar uğraşa, çabaya rağmen vaka sayıları neden bir türlü düşmüyor diye soruyoruz ya, işte bu yukarıdaki örneklerden o kadar çok ki böyle devam ederse vaka sayıları katlanarak artmaya devam edecek.

Tüm sağlık çalışanları ve filyasyon ekiplerinin salgın ile mücadelede göstermiş oldukları bu özverili çalışmalarına bizler de maske-mesafe-hijyen kurallarına uyarak, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayarak destek olalım.

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False