Palm yağı hakkında korkutan detay!

Palm yağı hakkında korkutan detay

Kanserden ölümlerin yüzde 90'ı metastaz sonucu gerçekleşiyor. Yeni araştırmalar, palm yağında bulunan bir yağ asidinin kanser genomunu etkilediğini ve hastalığın insanlarda yayılma olasılığını artırdığını keşfetti. Severek yediğimiz birçok gıdada bulunan palm yağı kanserin yayılımını etkiliyor mu? Prof. Dr. Kerem Okutur sorularımızı yanıtladı...

Haberin Devamı

Nature dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, palm yağında bulunan önemli bir yağ asidinin kanser metastazını destekleyeceğini öne sürdü. Oleik asit ve linoleik asit adı verilen diğer yağ asitleri ise aynı etkiyi göstermedi.

Metastaz, kanserli hücrelerin bulundukları doku dışında doğrudan ya da kan-lenf damarlarıyla başka bölgelere sıçramasına denir. Kötü huylu tümörler yalnızca bulundukları doku ve organa zarar vermekle kalmaz, yakınlarındaki organ ve dokulara da yayılabilir ve zarar verebilirler.

Palm yağı hakkında korkutan detay!

Metastaz, kanserli hücrelerin bulundukları doku dışında doğrudan ya da kan-lenf damarlarıyla başka bölgelere sıçramasına denir. Kötü huylu tümörler yalnızca bulundukları doku ve organa zarar vermekle kalmaz, yakınlarındaki organ ve dokulara da yayılabilir ve zarar verebilirler.

Palmitik asit, palm yağının önemli bir bileşeni olarak biliniyor. Bu doymuş yağ asidi, süt ürünleri ve ette de çeşitli miktarlarda bulunuyor. Hayvanlar üzerinde yapılan birkaç deneyde, palmitik asidin tümör hücrelerinin metastaz yapma kapasitesini önemli ölçüde artırdığı görüldü. Bu metastik aktivite, hayvanlar palmitik asitle beslendiğinde ve aynı zamanda palmitik aside maruz kalan tümör hücreleri normal bir diyetle beslenen hayvanlara nakledildiğinde de tespit edildi.

Gıdalarda 20'den fazla yağ asidi türü bulunur ve Amerikan Kalp Derneği'ne (AHA) göre, "Sağlık için, yediğiniz yağların çoğu tekli doymamış veya çoklu doymamış olmalı. İnsanlar doymuş veya trans yağlardan kaçınmalıdır.”

Palmitik asit diyetten çıkarıldığında bile, diyette sadece kısa bir süre için ona maruz kalan kanser hücreleri yüksek oranda metastatik kaldı. Araştırmacılar, bu hafızanın genlerimizin işleyişindeki epigenetik değişikliklerden kaynaklandığını keşfetti. Değişiklikler, metastatik kanser hücrelerinin işlevini değiştiriyor ve daha kolay yayılmak için tümörün etrafında bir sinir ağı oluşturmalarını sağlıyor. 

Haberin Devamı

Araştırmanın başındaki bilim insanı Salvador Aznar-Benitah, palm yağını sınırlamanın kanser metastazını yavaşlatabileceğini düşünmenin kesinlikle makul olduğunu söyleyerek, “İleriye dönük odaklanacağımız şey, kanserin yayılmasını önleyen yeni tedaviler üretmek için bu bulgulardan yararlanmak olacak” dedi.

‘YÜKSEK DOYMUŞ YAĞ İÇERİĞİ HASTALIKLARI TETİKLİYOR’

Biz de palm yağı asidinin kanserin yayılmasına olan etkilerini ve araştırmayı Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Kerem Okutur ile konuştuk. Okutur, palm yağının sağlığa zararlı olup olmadığının uzun süredir tartışılan bir konu olduğunu ifade ederek şunları aktardı:

- Palmiye ağacının meyvesinden elde edilen palm yağı diğer bitkisel yağlar gibi yüksek miktarda faydalı antioksidanlar içermesine karşın, sağlığa zararlı olduğu bilinen doymuş yağ içeriğinin yüksek olması bazı hastalıkların gelişimi için risk faktörü olarak görülmekte.

-Palm yağının diğer yağlara göre ucuz ve bol elde edilebilir oluşu, yiyeceklere eklendiğinde lezzet katması, en önemlisi de raf ömrünü ve dayanıklılığı uzatması, gıda endüstrisi için önde gelen tercih nedeni olmasını ve böylece birçok gıdanın (başta margarin, ekmek, çikolata, kek, krakerler, bisküviler olmak üzere) içeriğine girmesini sağlamış.

Haberin Devamı

- Palm yağının gıdalara eklenebilmesi için yüksek derecelerde ısıtılması gerekir. Isıtılan palm yağından bazı yağ esterleri açığa çıkmakta, bu yağ esterleri gıdalarla alındığında vücutta kanserojen bir bileşik olan Glycidol’e dönüşmekte. Bu nedenle, 2016 yılında Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) palm yağının kanserojen olabileceği uyarısında bulundu ve tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini bildirdi.

Palm yağı hakkında korkutan detay

Grafik: Harun Elibol

Palm yağı kullanılan birçok ürün paketler üzerinde farklı isimlerle görülebilir. Bunlardan bazıları;

Bitkisel yağ, palm çekirdeği, palm meyve yağı, palmat, palmitate, palmolein, palmitat, palmitik alkol, sodyum hurma kernelat, hidratlı palm gliseritler.

Haberin Devamı

KANSER VE METASTATİK SÜREÇ ANİDEN ORTAYA ÇIKMAZ

Prof. Dr. Okutur, palm yağı asidinin kanser hücrelerinde yenileyici işlev gördüğüne dair araştırmanın deneysel bir çalışma olduğunu belirtmekte fayda olduğunu ifade ederek, “Bu çalışmanın sonuçlarından kesin çıkarımlar yapmak doğru olmayabilir. Ancak doymuş yağ asitlerini fazlaca içeren gıdaların kanserojen özellikleri olduğu gerçeğini ve çalışmanın verilerini göz önüne aldığımızda, palmitik asidin kanser hücrelerinin yayılımında ve metastaz yapma kabiliyetinde kolaylaştırıcı rol oynayabileceği düşünülebilir” dedi.

“Gerek kanser gelişimi gerekse metastatik süreç birdenbire ve kısa sürede ortaya çıkan olaylar değil. Bu süreçler için gerekli gen değişiklikleri genellikle uzun süreli ve tekrarlayıcı maruziyetler gerektirir” diyen Prof. Dr. Okutur, şunları da ekledi:

Haberin Devamı

“Kanser aslında kronik bir hastalık ve metastaz gelişimi de bu kronik sürecin bir parçası. Bu yüzden palmitik asit de dahil olmak üzere diğer kanserojenlerin kısa ve geçici maruziyetleri genellikle olumsuz bir etki yaratmaz. Ancak mevcut bileşenleri içeren gıdaların düzenli ve sürekli olarak, özellikle de fazla miktarda tüketilmesi her zaman için kanser oluşumu ve metastaz gelişimi için büyük bir risk.”

YEDİKLERİMİZİN KANSER OLUŞUMUNDA ETKİSİ BÜYÜK

Diyet ve kanser ilişkisi konusunda pek çok tutarlı bilimsel verilerin mevcut olduğunu belirten Prof. Dr. Okutur, “Hayvansal yağ, kırmızı et, işlenmiş gıdalar ve rafine şeker içeren gıdalardan zengin beslenmenin kanser gelişme riskini arttırdığı, buna karşın yeterli miktarda sebze, meyve, bitkisel yağ, sağlıklı karbonhidrat ve protein tüketiminin riski azalttığı iyi bilinmekte” dedi.

Haberin Devamı

TEK RİSK PALM YAĞI ASİDİ DEĞİL!

Prof. Dr. Okutur, kanserde metastazı tetikleyen tek unsurun palm yağı asidi olmadığını vurgulayarak, sigara ve alkol kullanımının, sağlıksız beslenme alışkanlıklarının, kilo alımı ve obezitenin, hareketsiz ve hayat tarzının, kalitesiz ve yetersiz uyku düzeninin kanserli hastalarda hastalığın gidişatına olumsuz etkileri olduğu, bu alışkanlıklar sahip bireylerde kanserin ileri evrede yani metastazlarla ortaya çıktığına dair veriler olduğunu ifade etti.

Palm yağı hakkında korkutan detay

“Bu faktörlerin düzeltilmemesi erken evre kanserli hastalarda bile hastalığın nüksetmesine ve metastaz gelişimine yol açabilir. Doymuş yağ asitlerinin olumsuz etkileri bilinmekteyken, doymamış yağ asitlerinin fazla miktarda tüketilmediği takdirde zararlı olmadığı bilinmekte.“

DİĞER KANSER TÜRLERİNDE DE YAYILMAYI ETKİLEYEBİLİR

Araştırma palmitik asidin ağız ve cilt kanserinin yayılmasını sağladığını söylüyor. Biz de diğer kanser türlerinde de böyle bir etkisi olup olmadığı sorusunu Porf. Dr. Okutur’a sorduk.

Okutur, bu soruya net bir cevap vermek için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirterek, “Araştırmada belirtilen ve metastaz gelişimiyle ilişkili olan genlerin diğer bazı kanser türlerinde de bulunduğunu biliyoruz. Bundan yola çıkarak diğer kanser türlerinde de palmitik asitten zengin beslenmenin böyle bir etkiye yol açabileceği düşünülebilir. Ancak bunu kesin olarak ortaya koymak daha ayrıntılı bilgiye ihtiyacımız var.” dedi.

KANSERDEN ÖLÜMLERİN EN BÜYÜK SORUMLUSU…

Araştırmalara göre, kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 90’ı metastazlardan kaynaklanıyor. Peki metastazı önlemek kanserden ölümleri de en aza indirmeye yardımcı olabilir mi?

Prof. Dr. Okutur’un cevabı ise; elbette olabilir…

“Gerçekten de kanserin kendisine bağlı ölümlerin büyük kısmı hastalığın kaynaklandığı ana tümörden değil, vücuda yayıldığı odaklardan, yani metastazlardan kaynaklanıyor. Bu metastazlar genellikle hastalığın erken dönemlerinde mikroskobik, yani hücresel düzeyde gerçekleşiyor.”

“Günümüzde kemoterapi, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immunoterapiler ile bu hücresel hastalığı yok etmeye ve hastalığın nükslerini, metastazların gelişimini önlemeye çalışıyoruz. Yeni çalışmalarla, yeni önleme ve tedavi stratejileriyle bu metastatik sürecin engellenmesi veya ortadan kaldırılması kansere bağlı ölüm oranlarını daha da azaltacak.”

 

Haberle ilgili daha fazlası: