Kamyon üretiminde iki Türk’ün arasına bir Fransız mı giriyor

Güncelleme Tarihi:

Kamyon üretiminde iki Türk’ün arasına bir Fransız mı giriyor
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 10, 2006 00:00

İlk kamyon üreticisi Askam’ı almak için devler sıraya girdi. Geçtiğimiz günlerde Sabancı Holding bünyesindeki Temsa’nın Türk Askam ile yaptığı ’ağır kamyon flörtü’ne bir Fransız da dahil oluyor. Türkiye’de yatırım yapacağını açıklayan Renault Trucks’ın, yeni bir fabrika kurmak yerine Askam’ı almak için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor. Bu durumda, ağır kamyon üretimine girmek isteyen Temsa’nın karşısına da önemli bir rakip çıkmış bulunuyor.

Sabancı Holding bünyesindeki Temsa’nın Türk Askam ile yaptığı ’ağır kamyon flörtü’ne bir Fransız da dahil oluyor. Daha önce Türkiye’de yatırım yapacağını açıklayan Renault Trucks’ın, yeni bir fabrika kurmak yerine Çiftçiler Holding bünyesindeki Askam Kamyon İmalat ve Ticaret ile satın alma görüşmeleri yaptığı belirtiliyor. Bu durumda, ağır kamyon üretimine girmek isteyen Temsa’nın karşısına önemli bir rakip çıkmış bulunuyor.

Geçen ay Hürriyet gazetesinde yer alan haberde, otobüs ve hafif ticari araç üreticisi Temsa’nın ağır kamyon üretimine girmek için Askam’ı satın almak üzere görüşmelere başladığı kaydedilmişti. Bu haberden yaklaşık bir hafta sonra ise, Volvo bünyesindeki Renault Trucks’ın ağır kamyon üretmek için Türkiye’ye yatırım yapacağı gazetelere yansımıştı.

Geçtiğimiz hafta yatırım kararının hayata geçirilmesi için görüşmelerde bulunmak üzere İstanbul’u ziyaret eden Renault Trucks Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Stefano Chmielewski ise, Otoyaşam’a yaptığı açıklamalarda, Türkiye’de yeni bir fabrika kurmayı düşünmediklerini dile getirdi.

SATIN ALMALAR İÇİN GÖRÜŞÜYORUZ

"Türkiye’de yeni bir fabrika inşa etmeyeceğiz" diyen Chmielewski, "Zaten var olan bir fabrikada üretim yapacağız. Eğer ki bir arazi satın alıp fabrika kurmayı düşünseydik, dünyanın birçok yerinde bize bedava arazi veren ülkeler var, oralara gider yatırım yapardık" şeklinde konuştu. Şu anda satın almalar için görüşmelerde bulunduklarını belirten Chmielewski, "Birçok seçenek var. Bir fabrika satın alabilir ya da ortak olabiliriz. Sıfırdan da bir fabrika kurabiliriz. Türkiye’deki amacımız en az maliyete bu işi yapmak" dedi.

Chmielewski, yapılan pazarlıklardan dolayı yatırım için bir rakam vermekten kaçınarak, şunları söyledi: "Daha önce basında bazı rakamlar yer aldı. Bir rakam açıklayıp insanları beklentiye sokmak istemiyorum. Bizim için önemli olan Türkiye’de mümkün olduğunca en düşük maliyette üretim yapmak. Yatırımın geri dönüşü çok önemli. Kesin olan tek bir şey var; o da Türkiye’de üretim yapacağız."

YAN SANAYİİN GÜÇLÜ OLDUĞU YER

Yan sanayiin güçlü olduğu bir ilde yatırım yapacaklarını söyleyen Chmielewski, "Yan sanayiin gücü bizi Türkiye’ye çekti. Bu yatırımımızla birlikte daha da artacak. Türkiye’de yatırım yapabilmemiz için üretim tesisinin bulunduğu ilde yan sanayiinin yeterli miktarda ve güçte olması gerekli" diye konuştu.

Chmielewski, Türkiye’yi stratejik bir ülke olarak değerlendirmeye karar verdiklerine işaret ederek, "Çünkü Türkiye’de bir değişim olduğunu fark ettik. Türkiye’de çok güçlü bir bayilik yapısı kurduk ve satışlarımızda çok önemli bir artış oldu. Son yıllarda Türkiye ekonomisinden istikrar sinyalleri aldık. Türkiye’de çok güçlü bir teknik üretim kapasitesi ve güçlü bir yan sanayii olduğunu gördük" dedi.

YERLİ ÜRETİM ORANI YÜKSEK OLACAK

"Ne tür bir araç üreteceğimiz konusunda yan sanayi ile görüşüyoruz" diyen Chmielewski, şöyle devam etti: "3-6 ton arasındaki araçlar olursa 10 bin adet, 6 ton üzeri ağır ticari araç olursa 5-6 bin adet civarında üretim gerçekleştireceğiz. Etüt tamamlandıktan sonra yönetim kurulumuza sunacağız. Kurul karar verecek. Bundan sonra 1-1.5 yıl içerisinde üretime başlayabiliriz. Ama belli olmaz, yarın da başlayabiliriz. Yüksek oranda yerli entegrasyonlu bir montajın iyi olacağını düşünüyoruz. En az yüzde 50 yerli üretim olmazsa, bu işi yapmayız. Çünkü yerli entegrasyon ne kadar yüksek olursa maliyetlerimiz o kadar düşüyor."

Günde 50 araç üretmek için 150 metrelik hatta ve 300 işçiye ihtiyaç duyulduğunu belirten Chmielewski, "Bu yatırımla ürün gamımızda yer alan bir aracı üreteceğiz. Çünkü yeni bir araç geliştirmek en az 5-6 yıl sürer. Türkiye’de motorları da üretmeyeceğiz. Dingilleri de dışarıdan getireceğiz" dedi.

Pazar bir şişe su gibidir ihracat olmazsa gelmeyiz

Sadece Türkiye pazarına üretim için yatırıma gelmediklerini vurgulayan Stefano Chmielewski, "Buradaki üretimimiz sadece Türk pazarı için değil, ihracat için olacak. Eğer sadece Türk pazarını düşünseydik üretim yapmazdık. Türkiye’den Çin hariç her yere ihracat yapabiliriz. Açıkçası Avrupa’nın bir parçasına, Ortadoğu’ya gönderebiliriz. Performanslı ve uygun fiyatlı araç talep edilen her ülkeye gönderebiliriz" diye konuştu. Geçen yıl Türkiye’de yılda 2 bin 100 adetlik satış yaptıklarını söyleyen Chmielewski, "Mercedes’in Türkiye’deki pazar payı 21-25 arasında. 5-6 yılda bu pazar payını yakalamayı hedefliyoruz. Buradaki esas problem pazar payını kimin kaybedeceği. Pazar bir şişe su gibidir; 1 litrelik şişeye 1 litreden fazla su koyamazsınız" dedi.

1962’de kuruldu, tek sahibi Çiftçiler oldu

Askam, 1962 yılında yüzde 60 Chrysler International S.A ve yüzde 40 Türk sermayesi ile kuruldu. 1964 yılında üretime başladı. 1978 yılında Chrysler, hissesini yerli ortaklara, Tatko-Çiftçiler, Ruşensad’a devretti. Askam, Chrysler imalat, patent, lisans ve satış anlaşmasıyla üretimine devam etti. 1991’de Chrysler’e ilave olarak Japon Hino Motors ile de lisans anlaşması yaparak Hino markalı küçük kamyon üretimine başladı. Daimler-Benz ve Chrysler birleşmesinin ardından 2002 yılında Askam Kamyon adını aldı. Askam Kamyon’un üçte bir oranında ortağı olan Çiftçiler Grubu, Mayıs 2003’te Tatko ve Ruşensad hisselerini devralarak şirketin tek sahibi oldu.

GEÇEN YIL 2 BİN ADETTE KALDI

Türkiye’nin ilk kamyon üreticisi olan Askam, Desoto ve Fargo markalı araçlarıyla pazarda yer alıyor. Gebze Çayırova’daki 40 bin metrekare kapalı alanda üretim yapan Askam’ın yıllık üretim kapasitesi tek vardiyada 9 bin araç. Ürün yelpazesi 3.5 ton-40 ton yüklü ağırlık aralığında kamyon ve kamyonetlerden oluşan Askam, 2005 yılında 2 bin 46 adetlik büyük kamyon (12 ton üzeri) üretimi gerçekleştirdi. Geçen yıl Türkiye’de toplam büyük kamyon üretimi ise 30 bin adedi geçiyordu.

Renault 2010’da 100 binlik üretim bekliyor

2001 yılından beri Volvo Grup bünyesinde yer alan Renault Trucks, 4’ü Fransa’da olmak üzere tüm dünyada 11 üretim tesisiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Geçen yıl 23 bin 471 adedi hafif ticari araç, 51 bin 156 adedi de kamyon ve çekici olmak üzere toplamda 74 bin 627 adetlik üretim yapan şirket, 2010 yılında ise 100 bin adetlik üretim rakamına ulaşmayı hedefliyor. Geçen yıl toplam satışlarının yüzde 38.6’sını Fransa, yüzde 42.7’sini ise Avrupa pazarında gerçekleştiren Renault Trucks, dünya genelinde 14 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor.
Haberle ilgili daha fazlası: