GeriGündem İzmirli Rum teyzesinin aşk hayatını yazdı Yunanistan’da bestseller oldu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İzmirli Rum teyzesinin aşk hayatını yazdı Yunanistan’da bestseller oldu

İzmir'in Büyücüleri isimli kitap Yunanistan'da 6 ayda 100 bin sattı. Mara Meymaridi kitapta Kapadokya'da bir Türk babayla bir Rum annenin çocuğu olarak doğan teyzesi Katina'nın fırtınalı aşklarını, zengin koca bulma yöntemlerini anlatıyor. Bir de Küçük Asya Felaketi'nden önce İzmir'deki Türkler ve Rumların arasındaki ilişkileri.

Romanın baş kahramanı Katina bir Türk kadınından öğrendiği büyüyle dört koca eskitiyor ve her seferinde biraz daha zenginleşiyor. Gerçek aşkı ise Ali Paşa'da buluyor. Onun ölümünden sonra İzmir'i terkedip Egina Adası'na yerleşiyor. İzmir'in Büyücüleri'nin yazarı Mara Meymaridi ile Katina'yı ve kitabını konuştuk.

Bahçe içindeki lüks villanın kapısını çalarken, siyah şapkası, dantelli uzun elbisesi ve tuhaf bakışlarıyla hoş bir kadınla karşılaşacağımdan neredeyse emindim. Ama kapı açılınca şaşırdım: Karşımda makyajsız, blue jean'lı, genç kız havasında bir kadın duruyordu. Gülümseyerek hoşgeldiniz diyen bu kadın, bir yıldır hangi Yunan dergisini açsam karşıma çıkan kadından çok farklıydı. Ne kaynayan kazanların başında büyüler yapan ne de koca şapkalarıyla gizemli pozlar veren kadına benziyordu.

Mara Meymaridi beni büyük salonuna aldığı zaman bir kez daha şaşırdım. Çünkü salonun bir köşesinde, yerde, siyah çarşaflı bir kadın oturuyordu. Diğer köşesinde ise, piyanonun başında şapkalı ve uzun elbiseli şık başka bir kadın ayaktaydı. Sonra bu iki kadının Londra'daki Madame Tussaud Müzesi'ndekilerle yarışacak kadar iyi yapılmış birer manken olduğunu farkettim. Yayınevi, kitabın tanıtımı için yaptırmış bu iki mankeni. Atina'nın en büyük kitapçısının vitrinine konulmuş, büyük sansasyon yaratmış. Mara, köşedeki kara çarşaflı mankeni gösterip ‘‘İşte bu Türk kadın büyücü Attari’’ dedi. ‘‘Ayakta duran şık kadın ise, İzmir büyücülerinin baş kahramanı Katina Teyzem.’’

Mara, yaşlı teyzesini hayal meyal hatırlıyor. Annesinden onun hikayesini dinlemiş. Bir gün teyzesinin Egina'daki evinde kocaman bir sandık bulmuş. Sandıkta teyzesine ait 18 defter dolusu günlük varmış. ‘‘İzmir'in Büyücüleri’’ romanının macerası da böyle başlamış.

KATİNA'NIN ÜÇ KOCASI

Romanın kahramanı ünlü Katina, Kapadokya'nın Sinida köyünde bir Türk babayla bir Rum annenin kızı olarak doğuyor. 1888'de 10 yaşındayken babası bir at kazasında ölünce annesi, Katina'yı alıp İzmir'e göç ediyor. Fakir bir semte yerleşiyorlar. Anne Eftalya evde kaymak yapıp satıyor, ama bu bildiğimiz kaymak değil, bir krem. ‘‘2,5 okka hıyar, l bardak İngiliz gliserini, 3 bardak gül suyu, 2 bardak alkol ve 1 bardak kolonya’’ diye tarifini veriyor Mara. ‘‘Bunları karıştırıp tülbentten geçiriyorsun, iki ay bir şişede güneşte bekletiyorsun. Ben hálá bu kremi kullanıyorum.’’

Eftalya ve kızı Katina bir gün Attari adında bir Türk kadınla tanışır ve ondan büyüler, iskambil falları öğrenirler. Eftalya, kızını zengin biriyle evlendirip sefaletten kurtulmaya karar vermiştir. Damat adaylarının listesini hazırlar. İzmir'in en büyük tüccarlarından yakışıklı Spiro Şerbetoğlu listenin başındadır. Aşk şurupları, macunlar derken Spiro, Katina'ya aşık olur. Ana kız güzel bir konağa, zengin bir hayata kavuşurlar.

Bir gün Spiro limanda Türklerle girdiği kavgada öldürülür ve 18 yaşındaki Katina dul kalır. Ana-kız hemen yeni bir damat listesi yapar. İzmir'in en zenginlerinden Konstantin Karamanos evlidir ama boşanıp Katina'yla evlenir. Soylu aile Katina'yı istemez. En fazla karşı çıkan kocasının ağabeyi Spiros'tur. Ama Katina onu da tavlar. Olga adında bir kızı olur ama babasının kim olduğunu kimse bilmez. Katina, tütün ve pamukla uğraşan zengin ailenin işlerine de el atmaya başlarken kocası Konstantin 34 yaşında kalp krizinden ölür. Katina hemen gizlice aşk yaşadığı ağabey Spiros'la evlenir. Ondan da bir oğlu olur.

Katina iskambil kağıtlarına güvenir hep. Bir gün kağıtlar ‘‘kara toprakları’’ gösterince Katina, bunu bir felaket habercisi olarak görür ve İzmir'den kaçar. Kocası gelmek istemeyince çocuklarını da alıp Yunan ordusunun İzmir'de denize dökülmesinden birkaç ay önce Egina'ya gelir.

Ama Katina'nın kalbi Ege'nin karşı kıyısında, herkesten gizlediği gerçek aşkı Ali Paşa da kalmıştır. Küçük Asya felaketinin ardından dayanamayıp yeniden Türk topraklarına, Ali Paşa'nın da bulunduğu İstanbul'a döner ve Ali Paşa ölünceye kadar onunla yaşar. Onun ölümünden sonra son yıllarını geçireceği Egina'ya geri döner.

KİTAPTAN EN İLGİNÇ BÖLÜMLER

Rumlar Yahudilerin çocuk kaçırdığına inanıyordu


Ermeni mahallesinin sol tarafında, Yahudi mahallesi Hisar Camii'nin pazar yerine kadar uzanıyordu. İzmir'e gelir gelmez Fula kendi kinini bize de aşıladı. ‘‘Bu Yahudiler paskalyada bizim çocuklarımızı alıyor, varillere koyuyorlar. Varilleri bıçakla delip kanlarını içiyorlar. Aman Eftalya aklın çocuklarda olsun’’ diyordu. Bir Paskalya günü bir Rum çocuğun kaybolduğuna dair söylentiler dolaşıyordu. Herkes yollara döküldü. ‘‘Çocuğu Yahudiler aldı, kanını alıp evlerinin kapılarını boyadı’’ dediler. Neredeyse Yahudileri diri diri yiyeceklerdi.

Eğer seni ayıran dinse uçurum aşılmaz oluyor

Ah Türk mahalleleri... Hanımlar pencerelerin ardında saklanırlardı. Çok ender de olsa bizi evlerine davet edenler olurdu. Çünkü eğer seni ayıran politikaysa kavga edersin, biter. Ama eğer seni ayıran dinse, uçurum aşılamaz oluyor.

Yahudi, Katolik, Rum, Ermeni tüm kadınlar aynı işi yapardı

Kadınlar her sabah evlerine hava girmesi için pencerelerini açar, çarşafları asarlardı. Evde çocuklarının sağa sola attıklarını toplarken söylenirlerdi. ‘‘Topluyorum, topluyorum, bir hayat boyu ortalığı topluyorum’’ diyerek, alın yazılarına beddua ederlerdi. Yahudi, Katolik, Rum, Ermeni, Rum kadınların hepsi aynı işleri yapardı. Müezzinin sesi duyulmadan önce tencere ateşe oturtulmalıydı. Ola ki tencerede et varsa, mahalleye et kokusu yayılsın, komşular kıskansın diye pencereler açılırdı. Ezan başladığında hálá patates soyuyorsa geç kaldı diye içi içini yerdi.

İZMİRLİ RUMLARIN TÜRKÇE SÖZLERİ

Kitabın sonunda 10 sayfalık bir sözlükte İzmirli Rumların günlük yaşantılarında kullandıkları Türkçe kelimeler yer alıyor. İşte örnekler: Arsiza (arsız), anadan babadan (hem yetim hem öksüz) arkadasliki (arkadaşlık), asikis (aşık), vergirya (vergi), yemiçis (manav), yavuklus (sevgili), yag tucari (yağ tüccarı), yataki (yatak), yuko (yüklük), emanetcis (emanetçi), zaptiyedes (zaptiyeler), kotcamanya (kodaman evleri), nazli (anasının kuzusu), yogurtlu (yoğurtlu kebap), peinirli (peynirli pide), elbasan tavasi, tas kebabi, ali nazik, valide. Bunların bazıları Yunanca'da hálá kullanılıyor.

GARANTİLİ ZENGİN KOCA BULMA YÖNTEMLERİ

Katina'nın zengin koca bulmak için verdiği tavsiyeler ve uyguladığı yöntemler, Yunanlı genç kızların büyük ilgisini çekiyor. Mara ‘‘Aşk başka, evlilik başka. Katina teyzem kadınlara bir saatte en hızlı yoldan zengin olma formülünü veriyor’’ diye kahkahayı patlatıyor. Kitabın Yunanistan'da satış rekoru kırmasının tek sebebi bu tavsiyeler değil. Mara Meymaridi ‘‘İzmir'in Büyücüleri’’nin büyük bir edebi eser olmadığını söylüyor ama 19. yüzyıl sonunda İzmir'in mahallelerini, Türkler, Rumlar ve Yahudiler arasındaki ilişkileri, sosyal, psikolojik çalkantıları inanılmaz bir gerçekçilikle anlatıyor. Belki de Mara ilk kez, denize dökülen Yunan askerlerini, yanan İzmir'i değil, ondan önceki yaşantıyı renkli bir üslupla anlattığı için best seller oldu, kimbilir?

Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

False