İstanbul'un yuvasız kuşları: Papağanlar

Güncelleme Tarihi:

İstanbulun yuvasız kuşları: Papağanlar
Oluşturulma Tarihi: Aralık 26, 2021 11:10

'Kendi yuvasını yapamayan' nadir kuş türlerinden olan papağanlar, bulundukları bölgelerin yerli türleri ile yuva rekabetine giriyor. İstanbul'da da ağaçlı bölgeleri mesken tutan ve haklarında çok sayıda efsane bulunan papağanları işin uzmanına sorduk. Papağanlar İstanbul'a nasıl ve ne zaman geldi? İddia edildiği gibi istilacı bir tür mü? Onların varlığı iklim krizinin bir göstergesi mi? İşte papağan dosyası...

Haberin Devamı

Rengarenk tüyleri ve insan sesi taklidi yapmalarıyla ünlü papağanlar son yıllarda 'istilacı' damgasıyla ile karşı karşıya.

İstanbul’da özellikle Yıldız Parkı, Emirgan Korusu, Fenerbahçe Parkı, Validebağ Korusu, Gülhane Parkı, Florya Atatürk Ormanı, Edirnekapı Şehitliği gibi yerlerde görülen papağanlar sürekli tartışma konusu oluyor.

Son olarak İskender papağanları, ekolojiyi tehdit ettikleri iddiasıyla gündeme geldi. Papağanların, sincap ve kuşların yuvalarını istila etmeleri ve o türlerin azalmasına neden olmaları suçlanmalarını yorumlayan Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Per dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Doğada yeşil rengiyle gördüğümüz papağanların, insanın elinde kafeslerde yetiştirilmiş mavi, sarı ve beyaz renklerde mutasyonları da olabiliyor. Ancak evcil hayvan dükkanlarında satılan papağanların hepsi kafeslerde yetiştirilmiyor bazı bireyler doğadan toplanarak kafeslere alınıyor.

İstanbulun yuvasız kuşları: Papağanlar

Doğada yeşil rengiyle gördüğümüz papağanların, insanın elinde kafeslerde yetiştirilmiş mavi, sarı ve beyaz renklerde mutasyonları da olabiliyor. Ancak evcil hayvan dükkanlarında satılan papağanların hepsi kafeslerde yetiştirilmiyor bazı bireyler doğadan toplanarak kafeslere alınıyor.

"YUVA YAPAMAYAN NADİR KUŞLARDAN"

Papağanların, çengel şeklindeki gagaları ile ceviz dahi kırabilirken yuva yapamadıklarına dikkat çeken Per, "Bu nedenle yerli türler ile ağaç kovuklarında yuva rekabeti yapıyorlar. Avrupa'da bazı ülkelerde alaca ağaçkakan, sıvacı ve noktül yarasası ile yeşil papağanın yuva rekabetine girdiği ispatlandı. Bizde buna dair bir gözlem ve kanıt yok. Dolayısıyla kentsel parklarda artık alaca ağaçkakan/sıvacı görmememizi ya da daha az görmemizi yeşil papağana ve İskender papağanına bağlayamayız" diye konuştu.

Haberin Devamı

"Türkiye'de insanlar, doğada üreyen popülasyonlar kurmuş olan yeşil ve İskender papağanını görünce tanımaya başladı, ancak ülkemizde başka papağan türleri de var, bugüne kadar doğada 17 papağan türü gözlendi, ancak çoğu hayatta kalamıyor."

DOÇ. DR. ESRA PER

"TÜRKİYE'DE HENÜZ İSPATLANMADI"

Ekosistemlerin karmaşık ilişkiler ağından oluştuğunu hatırlatan Per şunları kaydetti:

"Bu konuda yorum yapabilmek için o bölgede düzenli gözlem yapmak ve veri toplamak gerekiyor. Başka ülkelerde olduğu için 'Bizde de böyle bir durum var' diyemeyiz. Şimdilik bu konuda en dikkat çekici durum İskender papağanı ve yeşil papağanın sincaplar ile yuva rekabeti yapması, kargalara karşı alan savunması yapması, sürü halinde uçarken martılar ve şahin ile etkileşimde olması, yine kendi gibi egzotik bir tür olan ‘çiğdeci’ ile yuva yeri rekabeti yapmasıdır. Sonradan yerleştikleri bölgelerde yeşil papağanları avlayabilen az sayıda tür var. Londra'da gökdoğanlar, yeşil papağan avlıyor. Türkiye'de benzer gözlemler olsa da bugüne kadar görüntüleyebilen olmadı..."

"Türkiye’de yeşil papağanın ekolojik ve sosyal etkisini bir süredir görüyoruz, ekonomik etkiye dair ilk bulguya Sibel Bostancıoğlu’nun Ankara Üniversitesi Gümüşdere Kampüsü'ndeki gözlemi ile ulaştık. Türkiye’de ilk kez papağanların ekili bir alanda ayçiçeği ile beslendiği tespit edildi. Yeşil papağanın özellikle İzmir'de kentsel alandan kırsal alana doğru yayılma riski var. Üniversite kampüsünde deneme tarlalarındaki ekinler ile beslenmesi kimseyi rahatsız etmezken gelecekte sürüler halinde vatandaşların ekin tarlalarına dadanması istenmeyen bir durum olarak karşımıza çıkacaktır."

Haberin Devamı

"KUMRU DA YERLİ TÜR DEĞİL"

Doğadaki papağanların nüfusunun, insan nüfusu ile paralellik gösterdiğini belirten Doç. Dr. Per "Aslında kumru da bizim türümüz değil. 16'ncı yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu bu türü Anadolu ve Balkanlar'a Hindistan'dan getirmiş. Kumru her geçen yıl kentsel alanlarda yayılış alanını genişletmiş ve günümüzde kumruları Türkiye'nin her yerinde görebiliyoruz. Geçmişte kumrular günümüzde ise papağanlar ülkemizde kentsel alanlarda yayılışını genişletiyor. Aslında yeni bir türün bir bölgeye girmesi hiç kolay değil. Oranın yerli türleri direnç göstermekte, ancak bu direnç kentsel alanlarda düşük düzeydedir. Kentsel alanlarda insan nüfusu arttıkça papağanların kasti ve kazara doğaya bırakılma riski de artıyor. Durum böyle olunca yeşil papağanlar üç büyük şehirde neredeyse her yerde karşımıza çıkıyor ve bugüne kadar toplam 33 ilde doğada görüldü" dedi.

Haberin Devamı

EGZOTİK TÜRLERE İTHALAT YASAĞI

Türkiye'de egzotik kuşlara dair ilk ithalat yasağının bu yıl içerisinde getirildiğini belirten Per şu tespitlerde bulundu:

"Tarım ve Orman Bakanlığı yeşil papağanın uluslararası ithalatını yasaklayarak en önemli adımı attı. Bununla birlikte daha önceki yıllarda ithal edilen bireylerin ülke içinde yasal ticareti birkaç yıl daha devam edecektir, ayrıca geçmiş yıllarda ülkeye yasa dışı biçimde kökeni belirsiz papağanların sokulmaya çalışıldığını biliyoruz"

“BİYOGÜVENLİK SORUNU”

"Yeşil papağanların park ve mezarlıklarda yasadışı biçimde doğadan toplandığını ve yeniden ticaret döngüsüne sokulabildiği de biliniyor ve bütün bunlar biyogüvenlik sorunudur. İthalat yasağının uygulamada başarılı olabilmesi için yasa dışı ticaret sorunun aşılması gerekiyor. Bu durumda yasaktan sonraki süreci izlemek çok önemli. Egzotik türlerin sonradan yerleştikleri ülkelerdeki ekolojik, ekonomik ve sosyal etkisine bakarak bir değerlendirme yapılabiliyor. Bu kapsamda hem İskender papağanının hem de yeşil papağanın etkilerini düşük seviyede görmeye başladık"

Haberin Devamı

“YENİ STRATEJİLERE İHTİYAÇ VAR”

"Türkiye’de egzotik papağanlar ile ilgili yeni stratejiler geliştirilmelidir. Yabani kuşların uluslararası ticareti bazı hastalıkların yayılmasına neden olabilmektedir, bu nedenle yasa dışı ticaretin önlenmesi bir gerekliliktir. Yasa dışı papağan ticaretinin neden olduğu sorunlar ile mücadele ederken halkın bu türlere olan farkındalığının artırılması gerekmektedir."

Papağanların toplu olarak ilk kez 1997 yılında Atatürk Havalimanı Gümrüğü’nde kafeslerin kazara açılmasıyla doğaya salındıkları biliniyor. O tarihte İstanbul semalarına uçan papağan sayısı ise 180.

EFSANELER.... PAPAĞANLAR TÜRKİYE'YE NASIL GELDİ?

Papağanlarla ilgili çok sayıda efsane de var. Kimi 1980’li yılları kimi ise 1950'leri işaret ediyor. Papağanlarla ilgili en çok telaffuz edilen iddia ise onların 1990'larda, Atatürk Havalimanı'nın kargo bölümünden kaçtıkları. Bir başka iddia ise yine aynı yıllarda onları taşıyan kamyonun devrildiği ve böylece İstanbul semalarına dağıldıkları. Bir başka ‘efsane’ ise onların iklim krizine bağlı göç ettikleri.

Haberin Devamı

Uzmanlara göre; papağanların Türkiye'deki varlığı bilinenden daha eski olabilir. İpek Yolu ticareti ile yüzlerce yıl doğudan batıya taşınmış olan hatta adını Büyük İskender'den almış olan İskender papağanı çizimlerinin eski mozaiklerde dahi görülüyor.

İstanbulun yuvasız kuşları: Papağanlar

Uzmanlara göre; papağanların Türkiye'deki varlığı bilinenden daha eski olabilir. İpek Yolu ticareti ile yüzlerce yıl doğudan batıya taşınmış olan hatta adını Büyük İskender'den almış olan İskender papağanı çizimlerinin eski mozaiklerde dahi görülüyor.

"PAPAĞANLAR GÖÇMEN DEĞİLDİR"

Bu iddiaları da yorumlayan Per, "Türkiye'de doğada gördüğümüz papağanların göçmen olduğuna dair yanlış bir kanı var. Bu canlılar ne doğal yayılış gösterdikleri ülkelerde ne de sonradan yerleştikleri ülkelerde göçmendir. Son yıllarda büyük şehirlerde karşımıza çıkan yeşil papağan ve İskender Papağanı yoğun olarak Hindistan ve Pakistan'da doğal yayılış göstermektedir, ayrıca yeşil Papağan Orta Afrika'da da yayılış göstermektedir" dedi ve ekledi:

"Yeşil papağan doğal yayılış gösterdiği bölgelerde yerli bir türdür ve ekolojisinde göç etme davranışı yoktur, İskender papağanı ise doğal yayılış gösterdiği bölgelerde dar bir alanda hareketlilik gösterebiliyor ancak bu durum mevsimsel bir göç davranışı değil dolayısıyla her iki türün de doğal yarış gösterdiği bölgelerden Türkiye’ye uçarak gelmiş olması mümkün değil. Belki ilk başta vatandaşların aklına iklim değişikliği gelebilir, ancak iklim değişikliği de papağanların Türkiye’ye ilk girişinde etkili olmadı."

"Her egzotik tür istilacı değildir. Bir türün sayısının artması onu istilacı yapmıyor ekolojik, ekonomik ve sosyal etkisine göre istilacı olarak değerlendiriliyor. Türün egzotik kökenli olması da istilacı kabul edilmesi için yeterli değil, yerli bir tür de etkilerine göre istilacı olabiliyor.Türkiye’de papağanlar dışında doğada karşımıza çıkan en dikkat çekici egzotik türler; su maymunu (koypu), kırmızı yanaklı su kaplumbağası, İsrail sazanı, balon balığı ve aslan balığıdır. Bu türlerin hepsinin yeni ülkelere girmesinde en temel faktörün doğrudan ve dolaylı olarak insan etkisi olduğunu görüyoruz."

DOÇ. DR. ESRA PER

SEBEBİ HAYVAN TİCARETİ

Egzotik papağanları, doğada görmemizin nedeni olarak yasa dışı 'hayvan ticareti'ni gösteren Per, onlarla ilgili efsaneler için ise şu tespitlerde bulundu:

"Bu türleri Türkiye'de büyük şehirlerde ve bazı Avrupa başkentlerinde de görmemizin tek nedeni hayvan ticaretidir. Ticaret için getirilen bireyler kazara evcil hayvan dükkânları ve evlerden kaçabilmektedir ancak Türkiye’de yasa dışı ticaret vakaları da söz konusudur. Kaçakçılık yapan bazı kişilerin yakalanmamak için kuşların kafeslerini açtığına ve bu bireylerin de doğada görüldüğüne dair bildirimler var bu da İstanbul'daki binlerce sürülük yeşil papağan ve İskender papağanlarının neden görüldüğünü daha iyi açıklıyor."

DOĞAYA NASIL UYUM SAĞLIYORLAR?

Yeşil papağan ve İskender papağanının doğaya uyum sağlamalarında birden fazla faktörün etkili olduğunu belirten Per, "Öncelikle her iki tür de yarı tropikal ve soğuk iklimlere dayanıklı. Mesela tam tropikal olan muhabbet kuşları da kafes kaçkını olarak sık sık ülkemizde görülüyor ancak iklimsel zorluklar ve avcı türler sebebiyle gözden kayboluyor. Yeşil papağan ve İskender papağanı ise daha dayanıklı, kavgacı ve onları avlayabilen az sayıda tür var. Bir de kentsel alanlar eskiye göre daha ılıman, insan etkisi, iklim değişikliği ve küresel ısınma ile büyük şehirlerde kışlar eskisi kadar sert geçmiyor, yine şehirlerdeki park ve bahçelerde egzotik ve yerli ağaçların meyveleri ya da tohumları dört mevsim papağanlara besin sunuyor. Papağanların sokaklara bırakılan köpek mamaları ile beslendiklerine dair bir bulgu yok, kendi doğalarına uygun olarak ağaçlarda besleniyorlar. Papağanlar dayanıklı olunca, besin de bulunca ortama uyum sağlıyor, hayatta kalmayı başardıktan sonra da neslini devam ettiriyor. Böylece hem sayıları artıyor hem de yayılış alanları genişliyor" diye konuştu.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!