GeriGündem İstanbul ve İzmir’e mikrop haritası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul ve İzmir’e mikrop haritası

İstanbul ve İzmir’e mikrop haritası
Abone Olgoogle-news

Dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları 2015 yılından bu yana MetaSUB projesiyle ‘Kentlerdeki Ulaşım Sistemlerinin Mikrop Haritası’ üzerinde çalışıyor. Stockholm, Londra, Paris, Tokyo, Sydney ve daha onlarca şehrin mikrop haritasını çıkaran ekip projelerine İstanbul ve İzmir’i de dahil etmeye hazırlanıyor.

Acıbadem Üniversitesi önceki gün “Kentlerdeki Ulaşım Sistemlerinin Mikrop Haritası” konferansına evsahipliği yaptı. Bu yıl beşincisi düzenlenen konferans 2015 yılından bu yana dünyada 46 ülkede 100’den fazla şehirden alınan örneklerle bir araya getirilen mikrop haritalarını oluşturan bilim insanlarını ağırladı. Stockholm, Londra, Paris, Tokyo, Sidney ve daha onlarca şehrin mikrop haritasını çıkaran ekip projelerine İstanbul ve İzmir’i de dahil etmek istiyor. Konferansa ev sahipliği yapan Uğur Sezarman projeyi şöyle anlatıyor: “Şehirlerde her gün milyonlarca insan toplu taşıma kullanıyor. Bu araçlarda çok sayıda hastalık yayılıyor. Bizler metrolarda, otobüslerde hangi yüzylerde hangi tür mikropların daha kolay yaşayabildiğini, kişiden kişiye geçme riskinin ne olduğunu araştırıyoruz. Ulsaşım sistemlerinde bazı malzemelerde daha az mikrop barınabiliyor bazılarında daha çok. Bizler belediyelere, yönetimlere bu yüzeylerin kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Ama asıl görevimiz halk sağlığına tehdit oluşturabilecek mikroorganizmalar nerelerde çoğalıyor bunun haritasını oluşturabilmek. Projemizin odak noktası hastalık oluşturan virüsleri tespit edip bunlar dünyada hangi yollarla yayılmış, nerelerde yoğunlaşmış tespit etmek ve engelleme yolları üzerinde çalışmak”

‘VİRÜSLERİN YÖNLERİNİ TESPİT ETMELİYİZ’

Bu çalışmanın devletlerin aşılama politikaları açısından da çok önemli bilgiler içerdiğini söyleyen Sezarman, “Pekin’de 2017’de ortaya çıkan bir virüs Türkiye’ye 2019’da hangi bölgeden girmiş. Bu bilgi hükümetlerin aşılama politikalarını belirlemesi açısından belirleyici olabilir. Bunu bilmek o sene yapılacak sağlık planlarını geliştirecektir” diyor.

ÇAĞIN EN BÜYÜK SORUNU ANTİBİYOTİK DİRENCİ

Çağın en büyük sorununun antibiyotik direnci olduğunu vurgulayan Sezarman, Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği rakamlara göre 2050 yılında dünyada en büyük ölümler antibiyotik direncinden kaynaklanacağını, ölüm rakamlarının kanser hastalığını geçeceğini belirtiyor. “Bu sebeple biz elimizdeki verilerle organizmalar arasında dirençlerin nasıl aktarıldığını inceliyoruz. Bu çalışmalar geleceğimiz için hayati öneme sahip” diyen Sezerman, bu çalışmalara İzmir ve İstanbul’u da dahil etmek istediklerini anlatıyor:
“Daha önce girişimlerimiz oldu ancak tamamlayamadık. Yerel yönetimler bu projeyle ‘toplu taşımalarımızda mikrop var’ imajı oluşmasından korkuyor. Aslında çok önemli bir uygulamayı reddediyorlar. Bilmemeyi tercih ediyorlar.”

Mikrop taramalarının farklı mevsimlerde yapıldığını çünkü farklı mevslimlerde farklı organizmaların ortaya çıktığını belirten Sezerman, şehirlerin mikrop haritası ile birlikte yoğunlaşan virüslere ve bakterileri inceleyerek önlem sağlamak istediklerini bunun halk sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguluyor.

TOPLU TAŞIMADA PLASTİK TEHLİKESİ
Konferansa katılan Pulitzer ödüllü sağlık yazarı Laurie Garrett bu alanda bilimsel araştırmaların önemine dikkat çekiyor: “Elimizdeki gelişmiş teknoloji ve bilgisayarlarla bilgiye ulalabiliyoruz. Bu bilgilerle mikropların nerelerde olduğunu, kaynağını ve ne sorunlara yol açtığını bulabiliyoruz. Devletlerin politikalarıyla bu bilgileri herkese ulaşabilir hale getirmesi gerekiyor ki mikropların yol açacağı tehlikelerden kurtulabililelim.”
Toplu taşımalardaki plastik kullanımının tehlikesini vurgulayan Garrett, “Dünya Sağlık Örgütü plastiğin insan sağlığına zararlı olduğunu söylüyor. Ama bununla ilgili büyük bir politik kavga var. Plastik endüstrisi bu konuyla ilgili son derece üzgün. Okyanustaki hayvanlara bakın; Plastik yiyerek ölüyorlar. Plastik aynı zamanda mikropların yayılması için müsait bir materyal ve metrolarda çok fazla kullanıldığını biliyoruz. Aslında şehirlerde temas ettiğimiz çok sayıda materyalin ne işe yaradığı tam anlamıyla bilinmiyor. Bunlar araştırmalı. Bü yüzden bu konferans ve şehirlerin mikrop haritasının üzerinde çalışılması çok önemli.” ifadelerini kullanıyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle