GeriGündem İstanbul dayanıklı mı çıktı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul dayanıklı mı çıktı?

Abone Olgoogle-news

Halk arasında en çok tartışılan konu depremden sonra ortaya çıkan tablo hakkında. İki farklı görüşten ilki şu: Depremden beklenenden daha az hasarla çıkılması, İstanbul'daki binaların sanılandan daha dayanıklı olduğunu gösteriyor. İkinci görüş ise, depremin merkez üssünde olmadığı halde İstanbul'da bu kadar hasar görülmesi, binaların dayanıksızlığını gösteriyor. Bu iki görüşten hangisinin daha doğru olduğunu deprem uzmanlarına sorduk...

Prof. Dr. Polat Gülkan:

Merkezde olsaydık, sonuç felaketti

DEPREM uzmanı, Afet İşleri Başkanı Prof. Dr. Polat Gülkan: ‘‘İstanbul tam manasıyla sınanmadı. Çünkü eski İstanbul olarak adlandırılan merkez, fay hattı üzerinde değildi. Deprem, İstanbul'a 100 km mesafede gerçekleşti. Bu hareket, Beşiktaş semtinde yüzde 6 G yerçekim hareketiyle hissedildi. Yani çok düşük bir etki yaptı. Fay hattının kayan kısmı, yani depremin merkez üssü, İstanbul şehir merkezinde olsaydı tablo İzmit'ten farksız olmazdı. İzmit'le İstanbul'daki yapıların kalitesi hemen hemen aynı. Kalite kontrol açısından hiçbir fark yok. Buna rağmen deprem İstanbul'da olmadığı halde Avcılar'da bir binanın çökmesi oldukça düşündürücü. İzmit sınavı geçemedi. Eğer İstanbul İzmit'in yerinde olsaydı, durum çok daha trajik bile olabilirdi.’’

Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu:

Kötü sınav verdik

DEPREM Mühendisliği Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu: ‘‘Deprem İstanbul'u ıskaladı. İstanbul'u tehdit edecek merkezin altından geçen bir fay hattı yok. Bu İstanbul için bir şanstır. Yine de şehrin çok da iyi bir sınav verdiği söylenemez. Çünkü merkez üssü bu kadar uzakta gerçekleşen bir depremin İstanbul'da bu kadar hasar yaratmaması beklenirdi. Mesela Avcılar'ın ötesinde Sultanbeyli'de de hasar olduğunu biliyoruz. Çünkü ruhsatsız yapılaşmanın olduğu bir bölge ikisi de. Avcılar semtinde yapı kalitesinin bozukluğu ve zeminin yumuşak oluşu bakımından böyle önemli bir hasar meydana geldi. İstanbul'u daha fazla etkileyebilecek bir deprem olma olasılığı var. Bunda ne olur? Bazı senaryo çalışmaları yapılmış. Ruhsatsız, kaçak yapılaşmanın olduğu bölgeler fena halde etkilenir diye düşünüyorum.’’

İMO Şube Başkanı Cemal Gökçe:

İstanbul depremi değil

İNŞAAT Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe: ‘‘Bu deprem bir İstanbul depremi değildir. Kocaeli-Karamürsel Depremi olarak adlandırıyoruz. İstanbul'a uzaklığı 100 kilometredir. Faylanma ve kırılma geriye doğrudur. Karamürsel'den Gölcük'e doğru olmuştur. Bu yüzden Bolu ve Eskişehir'de de ciddi bir şekilde hissedilmiştir. İstanbul'un Marmara Denizi üzerindeki Kuzey Anadolu fay hattında açılıp girmiş olmasını düşünürsek, bu faylardan birisinde kırılma olsa idi ciddi tehlikeler ortaya çıkardı. Az ve ucuz atlatılmış olmasının uzak fay hattı ile İstanbul'a 100 kilometre mesafede merkez üssünün uzak olması ile ilgisi vardır. Bu yüzden hafif atlatılmıştır. Yoksa bu durum yapıların ve zeminin sağlam olduğunu göstermez. Karkas sistemi sağlıklı olmayan binalar depreme karşı dayanıklı olamaz. İnşaatı yapılacak olan yerin zemininin kontrol edilmesi gerekir. İstanbul yapılarının yüzde 70'i kaçak. Kalan yüzde 30'unun ise ancak yüzde 5'i denetimli yapılardır. Suçlu burada sistemdir. Odalara, inşaat mühendislerine sadece sorumluluk değil, yetkiler verilmelidir. Oysa denetleme yetkisi belediyeye ait. Kamu binaları da denetimsiz. İhalesi yapılan binaya kontrol olduğu anlamına gelmiyor.’’

Prof. Dr. Ali Sinan:

Sorun ciddi

SELÇUK Üniversitesi (SÜ) Mimarlık Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sinan: ‘‘Uzmanlar defalarca İstanbul’da meydana gelecek şiddetli bir depremde, olası can kaybını düşünmek dahi istemiyoruz’ diyerek uyarılarda bulundu. Buna rağmen, kaçak yapılaşmanın önüne geçilemedi. Kimse ‘‘standarda uymak’’ gibi bir çaba ve arayış içinde değil. İstanbul’da zaman zaman deprem olmadığı halde bazı binaların kendiliğinden yıkıldığına tanık oluyoruz. İstanbul gibi büyük bir kentte binalar durup dururken yıkılıyorsa, ortada ciddi bir sorun var demektir. İstanbul bu sınavı geçemedi. Geçmişte yaşanan acı olaylardan ders alınmadı. Umut ediyorum ki, Marmara’daki deprem tecrübe olur, aynı hatalar bir kez daha tekrarlanmaz. Denetim, genellikle kamu binaları ile kooperatiflerde layıkıyla yapılmıyor. Marmara Bölgesi’ndeki yer sarsıntısında, kamu binalarıyla kooperetiflerdeki maddi hasarı kaygı verici buluyorum. Artık bundan böyle aynı hataların tekrarına fırsat verilmeyeceği umudunu taşıyorum.’’

Jeomorfolog Mustafa Fettahoğlu:

İstanbul’u zemin kurtardı

‘‘DÜZCE'de enkaz altında 400-500 kişi olduğu söyleniyor. Düzce de İstanbul ile aynı şoku yaşadı ama kaybı daha büyük. Çünkü bölge, akarsuların getirdiği alüvyal tabandan oluşuyor. Adapazarı, Çınarcık gibi yerlerin de bulunduğu yer dolgu tabanlı. Bu tabanlara gelen şok, net bir şekilde hissediliyor ve binalar sarsıntı ile yerle bir oluyor. İstanbul'da da Küçükçekmece, Avcılar gibi alüvyal dolgu ortamları var. Zemin sert değil alüvyal ya da kil gibi bir ortam ise yani anakaya değilse mutlaka hasar meydana gelir. Zeminin iyi olması İstanbul'u kurtarmıştır.’’

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle