GeriGündem İlk görüşte aşk değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İlk görüşte aşk değil

Aile Meclisi bu hafta CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ile avukat eşi Sebla Başarır’ın evine konuk oldu. Bir açılışta tanışmışlar. “İlk görüşte aşk mı” diye soruyorum. Sebla Başarır, “Hayır, ilk görüşte gıcık olmaktı benimki. Konuşuyorsunuz yüzünüze bakmıyor” diyor gülerek. Eşi de o anları “Sebla’yı gördüm dengem bozuldu. Heyecandan bakamadım ki” diye anlatıyor.

* Sizi tanıyalım. Kimdir Sebla Başarır?

Sebla Başarır: 1982 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Anadolu Lisesi’nden mezun oldum. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Avukatlık yapıyorum.

* Eşinizle üniversitede mi tanıştınız?

Ben 99 girişliyim, Mahir 2000 çıkışlı. Biz üniversitede hiç karşılaşmadık. 2004 yılının kasım ayı sonunda tanıştık. Benim staj yaptığım avukatlık bürosundan bir arkadaşım kendi ofisini açıyordu. Açılış töreninde tanıştık. O günden bu yana da her gün hayatımda.

* İlk görüşte aşk mı?

Hayır, ne aşkı. İlk görüşte aşık olmak değil, ilk görüşte gıcık olmaktı. İlk gördüğümde pek hoşlanmamıştım açıkçası. Açılışta bir şey soruyor, cevap veriyorsunuz ama suratınıza bakmıyor. Hatta o gün bir ara arkadaşıma, ‘Sinir oldum. Ne biçim arkadaşın var. Hiç hoşlanmadım’ bile dedim. Benim sinirlendiğimi gören arkadaşım açılıştan sonra ‘Hadi bize gidip mıhlama yapalım. Sen de Mahir’e çok sinirlendin’ dedi. Hakikaten tavrına çok sinirlenmiştim. Akşam mıhlama yaparken arkadaşımı aramış. ‘Ben Sebla’dan çok hoşlandım, utandım ve konuşamadım’ demiş. O günden sonra Mahir sürekli arkadaşımdan haber alıp olduğum yerde bitti. Taktikler, taktikler... Tanıştıktan 5 ay sonra, nisan ayında nişanlandık, 18 Ağustos 2015’te de evlendik.

NİŞANA 45 DAKİKA GEÇ KALDIM

Ali Mahir Başarır: Sebla’yı gördüm açılışta, benim bütün dengem bozuldu. Üzerinden geçen 16 yıla rağmen hâlâ ne giydiğini bile çok net hatırlıyorum. Beyaz bir gömlek, lacivert bir kot ve bir de ceket vardı. Açılış günü biraz sohbet ettik ama ben tabii heyecandan yüzüne bakamıyorum, gözlerim tavanlara falan kayıyor. Ama o günden sonra hatırladığım, ben Sebla’nın hep hayatındaydım. Nerede olursa oraya gidiyordum. Arkadaşından tüyo alıyordum sürekli. Birlikte ilk defa yılbaşında geç saatlere kadar yemek yedik, eğlendik, sohbet ettik. O gece ‘Kesinlikle evleneceğim’ dedim. Sonrası klasik zaten. Aileler tanıştı, önce söz, sonra nişan yapıldı. Hatta o yıllarda da siyasetle uğraştığım için nişana 45 dakika geç kaldım. Sebla beni oracıkta parçalayacaktı. Her zaman söyler, ‘O gün benim için Allah’ın uyarısıydı’ der.

Sebla Başarır: Ben mesajı anlamamışım işte. Kendi nişanına geç kaldı. Üzerinden 15 yıl geçti hâlâ konuşuyorum.

* Evlilik teklifi nasıldı? Diz çökmeler...

Yüzüksüz bir evlenme teklifiydi. Bir akşam yemekten çıktık, Mahir beni eve bırakacaktı. Yolu şaşırdık ve köprü yoluna girip bir anda karşıya geçtik. Bebek’ten biraz daha ilerde bir kafe gördük. Kahve içelim diye oturduk. Daha kahvelerden ilk yudumu almadan pat diye evlenme teklif etti. Ben, ‘Çok hızlı oldu. Düşünmem lazım’ dedim ve kahvemi içmeye devam ettim.

* Kabul etmediniz mi?

Etmedim. Beş dakika sonra kabul ettim. Tamamen spontane gelişti.

ÜÇÜ OTURUR BENİM DEDİKODUMU YAPAR

* Anne kuralcı olunca kızlar da babacı olmuş olabilirler mi?

Sebla Başarır: Üçü oturur, dedikodumu yapar. ‘Ay yine söyleniyor, konuşmaya başladı, hiç bize huzur vermiyor’ fısıltıları yükselir.

* Kürsü konuşmalarını, basın açıklamalarını izliyor musunuz?

Sebla Başarır: Kızlar ekrana yapışıyor. Konuşacağı saatleri biliyoruz eğer ders yoksa ve çocuklar evdeyse hemen televizyonu ya da telefonu açıyor izliyoruz.

HAMİLELİĞİMDE AYNAYA BAKTIM

* Kızlarsız altı yıl...

Sebla Başarır: Çok yoğun geçen bir süreçti. Mahir hep istedi ama ikimiz de aktif şekilde avukatlık yapıyorduk. Bu yoğunluk içinde de altı yıl erteledik bebek hayalimizi. Hamileliğim boyunca hep aynaya baktım. Bana benzesinler diye (gülüyor). Başarılı da oldum sanırım.

ASKERDE GELEN MÜJDE

Ali Mahir Başarır: Yüksek lisans, evlilik, iş derken askerliğimi uzun süre yapamadım. En son siyasete de gireceğim, ‘Askere gideyim’ dedim. 2010 yılıydı. Ankara’da Yenimahalle’deydi acemiliğim. Sebla bıraktı. Arkamı dönmedim, dönsem ağlarım biliyorum. O ağladı zaten, benim konuşurken bile sesim titrer. Acemiliğim bitti Bolu’ya gittim. Bir telefon, Sebla baba olacağımı söyledi. Tabii ben uzunca bir süre kalmışım ankesörlü telefonun başında. Sonrası çığlık, kıyamet. Büyük, çılgın bir parti verdik alayda. Tatlılar, kuru pastalar. Bir ay sonra bir telefon daha, ikizlerimiz olacakmış. Bir süre daha geçti bir haber daha; ikisi de kız. Ben hep kız çocuk istemiştim. Askerliğim bittiğinde Sebla’nın karnı burnundaydı. Aşerme olaylarını hiç bilmiyorum.

Sebla Başarır: Ben yine çalışıyorum. Kimseye şımaramıyorum. Doğumuma 10 gün vardı hâlâ duruşmaya gidiyordum. Askerliği bitti, iki ay sonra da kızlarımız dünyaya geldi. Mahir hazıra kondu anlayacağınız. Annemler yanımdaydı hep ama zaten kızlarım da hamileliğimde beni hiç yormadılar.

Ali Mahir Başarır: Doğuma girdim. Doğum başladı, ben Sebla’nın elini tutuyorum, gözünün içine bakıyorum. İlk bebek geldi, ciyak ciyak bağırıyor. Ben Sebla’nın elini bırakmışım hemen çocuğa koşmuşum. Sonra Simay geldi. Ben merakla onlara bakıyorum tabii. Hastanede karşı komşumuz da İlhan Kesici’nin kayınpederiydi. Süleyman Demirel’in kardeşi. İlhan abi ve eşi bizimle hastanedeyken çok ilgilendiler. Sonra Süleyman Demirel geldi çocukları ziyaret etti. Unutulmaz bir anıydı bizim için.

BAŞARIMI EVLİLİĞİME BORÇLUYUM

* Avukatlıktan siyasete. Nasıl başladı o serüven?

Sebla Başarır: Mahir’in hayatında siyaset hep vardı. Tarsus Belediye Başkanı olmak istiyordu. Ben vekilliğin daha doğru olacağını düşünüyordum. Her zaman da destek oldum. Mahir vekil olmadan önce de sık sık Mersin’e gidip geliyordu. Biz zaten bu tempoya alışkın bir aileyiz. Mahir’in babaannesi, Tarsus’ta ilk kadın kolları başkanıymış. Hep siyasetin içinde olmuş. Hem Mersin’de hem de Tarsus’ta evimiz var. Okullar kapanınca gidiyoruz. Bireysel olarak siyasetle hiç ilgilenmedim; Mahir ile ilgilendim.

Ali Mahir Başarır: 1993’te kurucu gençlik kolları başkanıydım, Tarsus’ta. Hayalim belediye başkanı olmaktı. Sebla hiç istemedi. ‘Belediye başkanı olma’ dedi. ‘Neden’ dedim, ‘Veballi iş. Sen milletvekili olacaksın’ dedi. Evlendikten sonra hayatım yüzde 100 değişti. Mersin’e çok çabuk entegre oldu. Öyle ki, benim tanımadığım ama Sebla’nın görüştüğü köy muhtarları var. Ben olmasam bile Sebla gider, görüşür, partiye gider iletişim kurar. Birçok başarımı evliliğime borçluyum. Hayatım düzene girdi, siyaseti daha sistemli yapmaya başladım.

EV-İŞ VE DURUŞMA ARASINDA KOŞTURMACA

* Avukat, ikiz annesi olarak bir gününüz nasıl geçiyor?

* Sebla Başarır: İş, duruşma, ev üçlüsü arasında mekik dokuyorum. Genellikle saat 09.30 duruşmalarını alıyorum ki, çocukları okula bırakıp adliyeye yetişiyorum. Kızların yüzmeleri, keman, piyano dersleri var. Genellikle kızlar ve iş olarak geçiyor. Pilates yapıyordum 5-6 ay öncesine kadar.

* Eşinizi anlatmanızı istesek ilk aklınıza gelenler neler olur?

Mahir iyi biridir. Çalışkandır, anlayışlıdır, haksızlığa tahammül edemez. Bir anda sinirlenebilir ama asla kin tutmaz. Çok affedicidir. Fazlasıyla bonkördür. İyi bir eş, iyi bir babadır. Gün içinde çok güzel bir şey olduysa, gece geç de gelse uyandırıp anlatmak ister.

* Ali Mahir Başarır: Sebla bana göre daha net kuralları olan bir kişiliktir. Mesela ben insanlara mutlaka bir hata marjı veririm. ‘İnsan hata yapabilir’ derim, hoş görebilirim. Sebla daha keskindir. Çocukları disipline eder, ben daha çok onları gevşetip, bahçeye kaçırıp, oyun oynarım. Gelenekçidir. Kızdığında bir bakışı vardır onun; dik ve delici bakışlar.

İlk görüşte aşk değil


MUTFAKTA YARIŞMA

Mahir Başarır’ın ilk mutfak macerası evliliklerinin ilk yılında yaptıkları mercimekli köfte ve kısırla başlamış. Halasından aldığı mercimekli köfte tarifini başarıyla uygulamış. Eşi de aynı anda kısır için kolları sıvamış. Mahir Başarır o günü, “Bulgurun üzerine yarım parmak kaynar su ekleyin denilmiş. Sebla ne yapmış? Yarım parmağı böyle, dikine kullanmış. Kısırın sulusu vardır, ‘batırık’ denir, Sebla’nın yaptığı öyle oldu” sözleriyle anlatıyor.

KENDİME ÇİÇEK YOLLARIM

İlk görüşte aşk değil


Sohbetimiz sırasında şahane bir buket geliyor Sebla Başarır’a. “Eşinizden herhalde” diye soruyorum, “Hayır, kendime böyle arada çiçek yollarım” diyor Sebla Hanım. Ali Mahir Başarır yeni evlendiklerinde eşine sarı lale almış. Sebla Başarır da bunun üzerine “Niye lale aldın ki” demiş. Sebla Hanım, “Mahir o günden bu yana çiçek almakta biraz zorlanır oldu” diyor. Son olarak eşi Sevgililer Günü’nü unutunca kendisine çiçek almış ve sosyal medya hesabına da yüklemiş.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle