GeriGündem İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam
Abone Olgoogle-news

Pandeminin başında sürekli plazma çağrı ve bağışı yapılıyordu. Bu halen devam ediyor mu? Yoksa bir deneme yöntemi olarak uygulandı, sonra bitti mi? Sessiz taşıyıcılardan nasıl sakınabiliriz? 65 yaş üzerine uygulanan ‘Gittiğin yerde bir ay kalma kuralı’nın amacı neydi? İşte cevaplar.

Levent TOK soruyor:

Vücuda giren mikrop ve yabancı cisimlere karşı ilk mücadeleyi başlatan ve onların ortadan kaldırılması için savaşan kan hücreleri olan ‘granülosit’ler, vücudun savunma sisteminin en önemli parçalarından biridir. Pandemi döneminde hastalar için hayati önemde olan granülosit bağışı ile ilgili hekimlerimizin görüşleri nelerdir?

PROF. DR. AYNUR EREN TOPKAYA (Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı):

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam

Virüslerle savaşta bağışıklık hücrelerimizden lenfositler, granülositlere göre daha ön plandadır. Bu nedenle granülosit transfüzyonuna gerek duyulmamaktadır. Ancak antikor desteği için plazma verilmesi başvurulan bir yöntem olmuştur. Plazma bağışı halen devam ediyor. Uygun hastalarda yararlı oldu. Ancak ihtiyacı olan hasta sayısı azaldı. İhtiyaç olması durumunda hastalığı geçirmiş olan ve antikor cevabı olan kişilere ulaşılıyor.

CENAZE VE NİKÂHLARDAKİ SÜPER TAŞIYICILAR

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam

Kardelen YILDIRIM soruyor:

Benim sorum ‘hayalet taşıyıcılar’ ile ilgili. Birçok yerde “Virüs bulaştıktan 2-15 gün sonra belirtiler ortaya çıkar” yazıyor ama ‘hayaletler’e nasıl dikkat edeceğiz? Peki ya ‘süper taşıyıcılar’? 

PROF. DR. MEHMET CEYHAN (Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı):

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam

Türkiye’deki ‘süper taşıyıcı’ların kimler olduğunu muhtemelen bilmiyoruz. Diyarbakır’da bir taziye evinden 190, Kars’ta bir nikâhtan yine çok sayıda vaka çıktı. Bu vakaların kaynağı muhtemelen bir ‘süper taşıyıcı’ydı ama gerçek kaynağı bulamadığımızdan emin olamıyoruz. Toplumda ‘hayalet taşıyıcı’ olarak bilinen ‘sessiz taşıyıcı’lar için kişisel anlamda yapacak çok bir şey yok. Sessiz taşıyıcıların kendileri de taşıyıcı olduğunu bilmiyor. Yapabileceğimiz şey herkes taşıyıcı olabilir diye düşünerek mümkün olduğunca kalabalık yerlerden uzak durmak.

65+ BİREYSEL SEYAHAT EDERSE RİSK YOK

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam

Hayrettin BİNGÜL ve Erol BEĞER soruyor:

65 yaş üzeri vatandaşlara seyahat ettikleri yerde bir ay kalma zorunluluğu kuralı neden konmuştu? Herkes kendi tedbirini alıyorsa, biz kendi aramızda da bu kuralı devam ettirmeli miyiz?

PROF. DR. NECMETTİN ÜNAL (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Yoğun Bakım Uzmanı):

İhtiyaç azalsa da plazma bağışına devam

Bildiğiniz gibi COVID-19 hastalığına yakalanarak hayatını kaybedenlerin büyük bir çoğunluğu 60-70 yaş üzerindeki bireylerdir. Bu yaşlardaki kişilerin hastalığa yakalanma olasılığı diğer yaşlardakiler ile aynı olmakla birlikte hastalığın ağır geçme ve vefat ile sonlanma olasılığı çok yüksektir. Dünyanın her ülkesinde gerçekleşen bu durum nedeni ile 65 yaş üzerindekiler ile alakalı kısıtlamalar salgının ilk gününden itibaren daha sıkı tutulmuştur. Ülkemizde COVID-19 hastalarının ölüm oranlarının başka ülkelerden düşük olmasının altında yatan sebepler arasında 65 yaş üstü kısıtlamalarının olduğu açıktır.Salgının devam etmesine rağmen, ekonomik problem ve bunun tetikleyebileceği sosyal problemler potansiyeli veya gerçeği nedeni ile açılma tedbirleri çok hızlı şekilde tüm ülkelerde devreye sokulmuştur. Hızlı açılma etkisi ile vaka sayılarında artışlar oluşmuştur. Mevcut politikalar ile vaka artışlarının önüne geçilmesinin tek yolu bireysel tedbirlerin harfiyen uygulanması olmasına karşın birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bu tedbirlere uyum oranı maalesef düşüktür. Hal böyle olunca 65+ yaştakilerin de dahil olduğu tüm bireylerde hastalığa yakalanma olasılığı artarak devam etmekte ve bu durum 65+ kişilerde gerçekleştiğinde ise vefat oranlarının yüksek olacağı kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır.

EN RİSKLİ TOPLU TAŞIMA

Bu şartlar altında 65+ yaş ile ilgili tedbirlerde önemli gevşemeler yapılmış olmasına rağmen, tamamen ortadan kaldırılması doğru değildi. Tüm toplum için bulaşma riskinin en fazla olduğu ortamlar toplu taşıma araçları ve diğer yoğun sosyal faaliyetlerdir. Yaş gereği 65+ bireylerin yoğun sosyal faaliyetlere katılmaları öngörülmemesine karşın toplu taşım araçlarının kullanımının bir şekilde kısıtlanması doğru bir karardır. Muhtemelen bu gerekçe ile iller arası seyahat yoğunluğunun azaltılması amacı ile iller arası seyahat için bir aylık kısıtlama getirilmişti. Özellikle otobüsler ve uçak ile yapılacak seyahatler açısından bu doğru bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Ancak kendi özel arabasıyla, başkaları ile sosyal iletişim kurmadan ve kurallara uyarak yapılabilecek seyahatlerin aynı kapsamda olmadığı açıktır. Diğer taraftan tüm bireylerde olduğu gibi 65+ bireylerin şehir içi toplu taşım araçları kullanımında önemli bir kısıtlama yapılmaksızın şehirlerarası ulaşımın kısıtlanmasının ne kadar faydalı olduğu ise yorumu oldukça güç olan bir durumdur...

SİZ SORUN, HOCALAR YANITLASIN

Alanında uzman, çok değerli hocalardan oluşan Hürriyet Bilim Kurulu, her gün koronavirüs ve salgınla ilgili sorularınıza cevap veriyor. Sorularınızı hurriyetbilim@hurriyet.com.tr adresine veya 0 530 054 44 84 numaralı WhatsApp hattına isim ve soyisminizi yazarak yollayabilirsiniz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle