Güncelleme Tarihi:

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davanın duruşmasına aralarında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.
EKREM İMAMOĞLU'NDAN AÇIKLAMA
Savunmalar başlamadan önce söz alan Ekrem İmamoğlu, “Yargılamanın bundan sonraki süreci inşallah hayırlara vesile olsun. Çünkü hayra ihtiyacımız çok yüksek. Perşembe günü 18 arkadaşımız tahliye oldu, bizim açımızdan sevindiricidir. Yaklaşımınızı önemsediğimizi beyan etmek istiyorum. Tahliye öncesi verdiğiniz kararın bir başlangıç olduğunu ve vicdani olarak da adalet açısından da kıymetli bir değerlendirme olduğunu söylemek istiyorum. Elbette yaklaşımınızı önemsediğimizi ifade etmek isterim. Ancak bazı hatırlatmalar yapmayı da önemsiyorum bu çerçevede. Yani kesinlikle yargılamaya farklı bir bakışla yön vermeniz gerektiğini de bir ihtiyaç olarak altını çizmek istiyorum. Gerçekte onlarca mağdur kişinin her gün özgürlüklerinden alınan bir gün olması can yakıyor, bedeli ödenmeyecek bir zaman dilimine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bugün şunu söylemem lazım; sadece burada tutsak olanlar değil, bazı adli tedbirlerle ilgili süreçler de var. Dosyanızda bunlar mevcut. Bırakın hani bir gün tutsak geçirmeyi, bazı insanların gelirleri ortadan tamamen kaldırılmış, kurumları, şirketleri, yapıları, yaşamlarına da el konulmuş biçimde... Ne bileyim, işte evde hapis yatanından tutun işte başka uygulamalar söz konusu. İnsanların bu anlamda da hayatlarını etkiliyor. Ama daha da önemlisi; burada hala babalarından dolayı tutuklu olan evlatlar var, akrabası olduğu için tutuklu olan insanlar var. Gerçekten büyük ıstırap içerisinde olan kadınlar var; hayatını bürokrasiye ve özellikle kariyerine adamış, devletine hizmet etmiş insanların çektiği acılar var. Bana göre birçok insan burada masum ve tamamı tutuksuz yargılanmalı. Bu yönüyle bunun ele alınmasının, hani ay sonunu beklemek, ara kararı beklemenin dışındaki hamlelerin de çok insani, çok vicdani, adalete büyük katkı sunacağının altını çizmek isterim." diye konuştu.
İBB YOL BAKIM VE ALTYAPI KOORDİNASYON DAİRE BAŞKANI KONUŞTU
Duruşmaya tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edildi. İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı tutuklu sanık Seyfullah Demirel, emniyette ve savcılıkta verdiği ifadeyle daha sonra çıkan iddianamenin aynı olmadığını belirterek, “Ortada kalmış bir durumdayız, neyle tutuklandık neyle yargılanıyoruz biz de şaşırmış durumdayız. Biz Ekrem İmamoğlu değil de başka biriyle çalışıyor olsaydık, hatta o kişi CHP'den biri dahi olsaydı sizin karşınıza gelmeyecektik.” dedi.
“LİYAKATLE GELDİM”
Avcılar Belediyesi’nin, 1999 depreminde en çok etkilenen ilçe olduğunu dile getiren Demirel, Avcılar’da örnek imar planları yaptıklarını sonrasında ise Küçükçekmece Belediyesinde yerleşim planı çalışmaları yaptığını söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki göreve partizanlıkla gelmediğini, liyakatla geldiğini söyleyen Demirel, “İddianamede sorumlu tutulduğum bir eylemin tarihinde görevde bile değildim. Görevde olmadığım için hakkımdaki eylemle ilgili söyleyecek bir şeyim yok.” dedi.
Hakkındaki diğer 2 eylemin kötü hava koşullarında mücadele ihalelerini içerdiğini ve bu ihale işlemlerinin tutarının yüksek belirlendiği iddialarının olduğunu ifade eden Demirel, “Dünyanın en büyük kış mücadelesine hazırlanıyoruz. Bunu İstanbul’dan daha karışık yapan başka bir kent yoktur. Bir günlük aksamanın da nelere mal olduğunu hepimiz görüyoruz. İnsanların sokağa çıkamadığı günlerimiz oldu. Bu kadar büyük bir işin yeterlilik kriterini tespit ederken, kanunun bana verdiği yetkiyi en üst sınırdan kullanma hakkımın olduğunu iddia ediyorum. Çünkü burası İstanbul. Benden önce bu ihaleyi yapanlar da aynı şekilde yaptılar, çünkü doğru yaptılar.” dedi.
İstanbul trafiğinin içerisinde santim santim karla mücadele yaptıklarını söyleyen Demirel, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, “Utandığım bir konu var; bir mühendis olarak o bilirkişiler için utandım. Bilirkişi olarak görevlendirileceksiniz, karayollarından sorumlu olacaksınız, okuduğunuzu anlamayacaksınız. İBB’ye gelince başka bir anlam kazandıracaksınız. En az 10 yerde geçiyor, yapmadığımız bir iş geçiyor. Bu yalancılar yüzünden ben buradayım, ben ihaleye fesat karıştırmadım.” dedi.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, “İddianıza göre bu bilirkişiler neden çarpıtıyorlar? Bilirkişinin menfaati olmaz. Kendileri de bağlayacak bu durum.” Diye sorması üzerine Demirel “Ben bunları emniyette, savcılıkta anlatsaydık bu dosyaya katılmazdım. Böyle yazmaları hakikaten manidar. İçler acısı.” dedi.
İMAMOĞLU SORU SORDU
Savunmasının ardından Demirel’e soru soran Ekrem İmamoğlu, “Sizinle tanışıklığımız, ideolojik iş birliğimiz oldu mu?" diye sordu. Demirel, "Yoktur, hiçbir gayrimeşru teklif almadım." diye cevap verdi. Ekrem İmamoğlu ardından “Şu bilirkişi tespitlerinin iyi incelenmesi lazım. Bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini düşünüyorum. İddia makamı ile bilirkişi arasında bir menfaat ilişkisi ile rapor yazıldığını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 16’ncı celsede, sanıkların savunmalarına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı saat 22.00’ye kadar duruşmaların devam edebileceğini belirtti.
18 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
On beşinci duruşmada mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.
ABİ KELEŞ'TEN PARA TAŞIMA İDDİASINA CEVAP
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in abisi tutuklu sanık Zafer Keleş’in savunmasına geçildi. Zafer Keleş’in örgüte ait paraları, dosyadaki şüphelilerin talimatıyla kendisinden istenen adreslere götürdüğü iddia ediliyor. Keleş savunmasında, 11 ayı aşkın süredir tutuklu olduğunu, kardeşi, oğlu ve yeğeninin de bu dosya kapsamında tutuklandığını belirterek, “Ailemizden 4 kişinin burada tutuklu olmasının vicdanları yaraladığını düşünüyorum. Benim ne İBB’de ne de başka kamu kurumunda hiçbir işim hiçbir pozisyonum yoktur. Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile olan kısımla alakalı. Kardeşimin durumu da Ekrem İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Benim hakkımda sadece bir beyan vermiş o yüzden tutukluyum ben. Bakırköy Belediye binasından Florya’ya kardeşime para taşıdığım iddia ediliyor. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım. Ben bankadan para çeksem yanımda adam çağırırım. O kadar parayı alacağım oradan oraya taşıyacağım! Ben pimpirikli adamım benim ne işim var para taşımakla falan.” dedi.
"OLMAYAN ŞEYİ ANLATMAK DA ZOR"
Keleş savunmasının devamında şunları söyledi: “Hakkımda, örgüte çok bağlıymış, iş adamlarından para alırmış, örgüte getirirmiş iddiaları var. Örgüt üyeliğiyle alakalı konuştuğum kişiler varmış. 3-5 kişiyi tanımıyorum. Fakat kardeşim, oğlum var. Çeşitli illerden arkadaşlarım var. Bunlar aile dostum. Evlerine sık sık giderim. Bu kişilerle konuşmalarım örgüt üyeliği sayılacaksa benimle konuşan herkes örgüt üyesi o zaman. Örgüt üyesi kardeşim olsa işim olmaz. 3 aydır düşünüyorum. Olmayan şeyi anlatmak da zor. Bunun neresinden tutayım, perişan oldum.”
Bahar havasına aldanmayın: Hafta sonuna kadar yağmur geliyor
Anketler Özgür Özel’i yalanlıyor