İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 10'uncu duruşma

Güncelleme Tarihi:

İBBye yönelik Yolsuzluk davasında 10uncu duruşma
Oluşturulma Tarihi: Mart 25, 2026 09:34

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 7’si firari 5’i müşteki-sanık olmak üzere toplam 407 sanık hakkında açılan davanın görülmesine onuncu gününde devam edildi.

Haberin Devamı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davanın duruşmasına aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın bulunduğu tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.

İMAMOĞLU BUĞRA GÖKÇE’NİN DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADI

İPA Başkanı tutuklu sanık Buğra Gökçe’nin doğum günü olması sebebiyle izleyiciler doğum gününü kutladı. Ardından Ekrem İmamoğlu da Buğra Gökçe’ye sarılarak “İyi ki Doğdun Buğra” dedi. Görevden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatlarının beyanlarının ardından görevden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın savunmasına geçildi.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

MURAT ÇALIK: “ALNIMIN AKIYLA BU SÜRECİN İÇİNDEN ÇIKACAĞIM”

Çalık kimlik tespitinde evli ve 2 çocuğu olduğunu, aylık gelirinin ise 150 bin TL olduğunu söyledi. Çalık savunmasında, “İddianamede Beylikdüzü Belediye Başkanı olmadan önceki eylemlerim suç olarak değerlendirilmiştir. Kanunla kurulmuş, meşru bir kamu kurumu olan belediyelerimizin suç örgütü olarak gösterilmesinin son derece ağır olduğunu söylemek istiyorum. Ortada herhangi bir suç örgütü yoktur. İddianamede tarafımla ilgili tek bir telefon kaydı, teknik takip, gizli tanık beyanı yok. Suç teşkil edecek herhangi bir yapının parçası olmadım. Sürekli ifade değiştiren, beyanları değiştikçe kendi içerisinde çelişen sanık ifadeleri kalıyor geriye. Aleyhime yöneltilen beyanları iftira niteliğinde görmekteyim. Rüşvet sadece bir kamu görevlisinin işleyebileceği bir suç türüdür. İddia edilen dönemde kamu görevlisi değildim. Başkan danışmanıydım. Dolayısıyla rüşvet suçunun faili olmam mümkün değil. Allah’ın izniyle alnımın akıyla bu sürecin içerisinden çıkacağıma inanıyorum.” dedi.. 

Çalık savunmasının devamında şunları söyledi: “Şahsıma Beylikdüzü’nün planlarını yapan meslek insanı payesi unvanını versem abartmış olmam. Beylikdüzü’nü sadece görev yaptığım bir yer olarak görmedim. Emek verdiğim, gelişimini izlediğim bir evladım olarak gördüm. Sayın İmamoğlu’nun belediye başkan danışmanlığını yaptım. Sonra belediye başkanlığı görevini yaptım. Bir şehir plancısına hayaliniz ne diye sorsanız emin olun bir kenti yönetmeyi, belediye başkanı olmayı arzu eder. Belediye başkanlığı görevim şu an kesintiye uğramış olsa da vardır bunda da bir hayır diyorum. Biz Beylikdüzü’nde rant üretmeye değil, kamusal alan üretmeye geldik. Biz 2014’ten bugüne 1 milyon 150 metrekare kamusal alan ürettik. Ekonomik değeri 57.2 milyar TL. Benim siyasi hayatımın özeti daha yaşanabilir bir kent inşa etmek oldu. Vicdanım çok rahat. Bir belediye başkanının en büyük hesabı, mahkemelere değil, halka ve kendi vicdanına verdiği hesaptır. Benim vicdanım çok rahat. Bunu gururla söylüyorum söz verdiğimizden daha fazlasını yaptık.”

Haberin Devamı

“Mahkemenin huzuruna gelebilmek için aşağıda sosyalleşiyoruz. Hiçbir arkadaşımızla tokalaşmamıştık. 9 Mart'tan itibaren örgüt üyesi olduğu iddia edilen arkadaşlarımızla tanışmaya başladık.

“Yargılanmayayım asla demiyorum. Ancak, somut ve güçlü gerekçeler olmaksızın bir belediye başkanın tutuklanmasının milletin iradesine vurulmuş bir pranga olduğunu düşünüyorum. 600 km uzaktan geliyorum. Bu sadece beni değil hem ailemi hem de savunma hakkımı cezalandırmaktır. 7 eylemden sorumlu olduğum iddia ediliyor. Soruşturma aşamasında sadece 2 tanesinden savunmam soruldu. Bana yöneltilen isnatların hayatım boyunca savunduğum meslek etiğim, devlete bağlılığım ve yönetim anlayışımla bağdaşmadığını söylüyorum. Beylikdüzü halkının menfaatine olmayacak hiçbir kararın parçası olmadım. Hukuka aykırı talimat vermedim ve almadım. Kişisel hiçbir talebi kamu yararının önüne geçirmedim.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!