GeriGündem Hürriyet Bilim Kurulu yanıtlıyor: Hastanelerde son durum ne?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hürriyet Bilim Kurulu yanıtlıyor: Hastanelerde son durum ne?

Hürriyet Bilim Kurulu yanıtlıyor: Hastanelerde son durum ne?
Abone Olgoogle-news

Suna KANLICALI soruyor: Son açıklanan rapora göre Türkiye’de COVID-19 ile izlenen hastaların yüzde 9.5’i ayakta, yüzde 79.4’ü izole servislerde, yüzde 11.1’i yoğun bakım ünitesinde tedavi edilmiş. Şu anda hastanelerin yoğun bakım üniteleri ne vaziyette? Yoğun bakım ve bahsi geçen ‘izole servis’lerde neler yaşanıyor?

 PROF. DR. NECMETTİN ÜNAL (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Yoğun Bakım Uzmanı):

Kendi hastanem Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi ‘COVID hastanesi’ olarak, Cebeci kampüsümüz ise COVID dışı hastalar için planlandı. Hastanede her birinde 75’er yatağın bulunduğu dört kat ‘izole COVID’ servisi olarak düzenlendi. Ayrıca COVID polikliniği, COVID acil servisi oluşturuldu.

AŞIRI HASTAYA GÖRE HAZIRLANDIK

Salgın sürecinin başında tüm yoğun bakım çalışanları aşırı hasta alma olasılığına karşı hazırlıklar yaptı. Acil servise yakın iç hastalıkları yoğun bakım ünitesinin yatakları, sadece COVID hastaları için ayrıldı. Buranın yetersiz kalması durumunda kullanılmak üzere toplam 32 yataklı reanimasyon ünitemizdeki yatakların çoğu hazır edildi. Yoğun bakımlarda özel koruyucu ekipman giyinme/soyunma bölümleri oluşturuldu. Hepafiltreli havalandırma sistemleri maksimum taze hava ile çalışacak şekilde ayarlandı. Atıkların toplanma, saklanma, atılma prosedürleri değiştirildi. Tüm ekip yeni uygulamalarla ilgili eğitimlerden geçirildi. COVID hastaları için yaklaşık 100 yoğun bakım yatağı oluşturacak şekilde hazırlıklar tamamlandı. Kişisel koruyucu ekipman, dezenfektan ve diğer sarf malzemesi stokları arttırıldı. Süreçte COVID poliklinikleri ve acil servisine çok sayıda hasta başvurusu oldu.

BİZİM KAPASİTEMİZ ZORLANMADI

Gereksinim duyulan COVID + veya COVID şüpheli hastalar izole COVID servislerine yatırıldı ve bunların büyük bir oranı yoğun bakım gereksinimi olmaksızın taburcu edildi. Bizim hastanemiz yatak ve eleman kapasitesini zorlayacak kadar yoğun hasta başvurusuyla karşı karşıya kalmadı. Son iki haftadır yoğun bakım gereksinimi olan hasta sayısında bariz azalma oluştu. Bu nedenle yavaş yavaş normal çalışma tempomuza dönmeye çalışıyoruz. Diğer illerde yoğun bakımda çalışan arkadaşlarımızla yaptığım görüşmelerde özellikle İstanbul’da bazı hastanelerde yoğun bakım kapasitelerinin aşıldığı, bu nedenle ameliyathanelerin yoğun bakım haline getirildiğini öğrendik.

MUHABBET MESAFESİ 2 METRE

Hürriyet Bilim Kurulu yanıtlıyor: Hastanelerde son durum ne

Tayfun OMAY soruyor:

Açık havada aradaki mesafe bir metreden biraz az olsa bile, 5-8 saniyelik bir görüşmede, birkaç kelime konuşma ile bulaşma olur mu?

PROF. DR. ZAFER KURUGÖL (Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı):

Virüsün açık havada uçması söz konusu değil. Ancak hapşurursa damlacıklar en az dört metreye kadar gidebilir. Dolayısıyla sosyal mesafede aslında bir metre yeterli değil. En az 180 santim olması gerekiyor. Mesafeyle birlikte süre de önemli. Siz, bir metreden daha az mesafede daha uzun süre kalırsanız risk daha çok artar. Mesafe iki metre olur ama muhabbet daha uzun olursa risk daha az.

MASKELİ TERAPİ Mİ TELEPSİKİYATRİ Mİ

Dilde Ayşe SAHİP soruyor:

Hocam muayeneler açılsa bile bir müddet maske kullanılacak gibi duruyor. Sizce maske altında psikiyatrik görüşme mi yoksa kameralı telepsikiyatri mi?

PROF. DR. ARİF VERİMLİ (PSİKİYATRİST):

Ben 42 yıllık meslek hayatımda asla hiçbir hastama internet yoluyla muayene yapmadım. Ama yapılabilir ve faydalıdır, bunun etik kuralları var, uygulanmasında bir sakınca yok. Ama bana göre yüz yüze muayene bir ölçü üzerindedir. İnternet güvenilirlik olarak muayene odasıyla kıyaslanamaz bile.

KORONADAN KAÇARKEN SEROTONİNDEN OLUYORUZ

Hürriyet Bilim Kurulu yanıtlıyor: Hastanelerde son durum ne

Işıl KOÇ soruyor:

‘Yeni normal’de artık birbirimize sarılmayarak fiziksel sağlığımızı koruyacağız. Peki doğduğumuzdan beri yaptığımız, içgüdüsel bir hareketi kesmek beynimizi etkilemeyecek mi?

PROF. DR. DERYA ULUDÜZ (Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi):

Sarılmak bilimsel olarak bizi hem ruhsal hem fiziksel anlamda iyileştiren bir eylem. Sarılmayla mutluluk hormonları serotonin ve oksitosin salgılanırken, stres hormonu kortizol düşüyor. Sevdiğimiz insanlarla sarıldığımızda, el ele tutuştuğumuzda cildimizin altındaki basınç reseptörleri vücudu ve beyin sapını uyararak solunum, kan basıncı ve kalp atış hızını otomatik olarak düzenleyen vagus sinirine elektrik sinyalleri gönderir. Bu sinyaller stres hormonu kortizolü azaltır. Kortizol hormonu bizim bağışıklık hücrelerimizi azaltırken, kanserli hücrelerin, sağlıklı hücrelerin ölümüne yol açan proteinleri salgılamasına neden olur. Bazı araştırmalar kanser hastalarına masaj yapıldığında kortizol hormonunun azaldığını gösteriyor. Serotonin de mutluluk hormonu olarak adlandırdığımız hormonlardan bir tanesidir ve vücudun doğal antidepresanı olarak ifade edilebilir. Ayrıca kişilerin acı hissini azaltan bir kimyasaldır. Yani serotonin düzeyi düşük kişiler fiziksel olarak daha fazla ağrı hissedebilirler. Sarılmak ve tensel temas üzerine bu araştırmalar COVID-19 salgınının başka bir boyutuna ışık tutuyor.

SORUN HOCALAR YANITLASIN

Alanında uzman, çok değerli hocalardan oluşan Hürriyet Bilim Kurulu, her gün koronavirüs ve salgınla ilgili sorularınıza cevap veriyor. Sorularınızı hurriyetbilim@hurriyet.com.tr adresine veya 0 530 054 44 84 numaralı WhatsApp hattına isim ve soyisminizi yazarak yollayabilirsiniz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle