GeriGündem Hücum ediyorlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hücum ediyorlar

Sanki beni seçin dedim... Eleştiri dozu aşılıp, fısır fısır laf yayılıyor

Cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılması konusunda Anayasa değişikliğinin görüşüleceği hafta Hürriyet'e konuşan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kendisine yönetilen eleştirilerden şikayetçi oldu. Demirel, ‘‘Şu anda aday değilim. Birileri beni gösterirse aday olabileceğim’’ dedi.

CUMHURBAŞKANI Süleyman Demirel, dün Hürriyet'e Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili son gelişmeleri değerlendirdi. Demirel'in bu mülakatta kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar özetle şöyle:

Son günlerde verdiğiniz demeçlerde bir tehdit havasının hakim olduğu öne sürülüyor...

Kim kimi tehdit ediyormuş?

Yani ‘İmzayı atanlar gereğini yerine getirmelidir’ şeklindeki sözleriniz kasdediliyor.

Bunda ne var ki? İmzayı yerine getirmek için mi atarsınız, yoksa yerine getirmemek için mi? Bu seçim değil, bir Anayasa değişikliği sözkonusu. Bunun için 410 kişi önerge vermiş. Şimdi bu önerge verildikten sonra şöyle tereddütler yayılıyor: ‘Bu önerge verildi ama, siz ona bakmayın. Çünkü buraya imza koyan kişiler gizli oy olacağı için buna oy vermezler. Bu da çıkmaz.'

BİRİLERİNİN YANIT VERMESİ LAZIM

Benim diyeceğim de şudur: Çıkarsa çıkar, çıkmazsa çıkmaz... Bu benim sorunum değil. TBMM'nin değerli üyeleri altına imza koyuyorlar; bir takım çevreler de TBMM ve onun değerli üyeleri hakkında şu lafı yayıyorlar: 'Bu imzaları koydular ama gizli oylamanın arkasına sığınarak imza atan adam bunun gereğini yapmayacaktır. Böylece bu olmayacaktır, kanunlaşmayacaktır.' Bunu her gün yayıyorlar. Bu beni rahatsız etmez. Kanun çıkarmış çıkmazmış benim sorunum değil o. O, parlamentonun sorunu. Ancak böyle bir şeyin karşısına birilerinin çıkıp demesi lazım ki, 'Bak arkadaş, sen bu rivayetleri yayıyorsun, tereddütler meydana getiriyorsun, ama yaptığın iş TBMM'nin üyelerinin itibariyle oynamaktır.'

Bunu kimin söylemesi lazım?

Herhalde birilerinin söylemesi lazım.

O kim kim olabilir?

Birçok kim var, bir tane değil ki...

CİDDİYE ALMAYIN DENMELİ

Mesela?

Beni o mevzulara sokmayın. Benim diyeceğim şu; birilerinin bunu söylemesi lazım. Bir kere, bu laflar anlamlı değilse, ciddiye alınacak laflar değilse, 'bunları ciddiye almayın' demesi lazım. Ama her gün bunu basın işliyor. Fısır fısır fısır Meclis'in koridorlarında 'oraya imza atıldı ama o imzaya uyulmaz' diyenler var. Bu iyi bir şey mi? Benim korumaya çalıştığım Meclis'in itibarı, milletvekillerinin itibarıdır. Benim sözlerimde ne var? Ben diyorum ki, kişi imza atmışsa onun gereğini yerine getirir. Neden söylüyorum? Türkiye'de siyaset müessesesini koruyorum. Her defasında siyaset ve siyasetçisiz bir ülke olmaz diyorum. Ondan sonra, bunun nesi tehdit ki? Ben diyorum ki, niçin bu şüpheleri yaratıyorsunuz?

Müthiş bir kampanya yapıyorsunuz. Her yerde konuşuyorsunuz...

Ben ister istemez hadisenin ortasına kondum. Bana fevkalade haksız, fevkalade yersiz eleştiriler yöneltildi. Bugün aday dahi değilim. Birileri beni aday gösterirse ancak aday olabileceğim. Ama, sanki ben kendim çıkmışım ortaya ve 'ben adayım, beni seçin' demişim gibi bir hava yayılıyor. Hergün çeşitli yerlerde eleştiri dozunu aşan birtakım hücumlar alıyorum.

Güniz Sokak'ta çiçekle uğraşmam

Siz enerji dolu bir insansınız. Cumhurbaşkanı seçilmezseniz bu enerji ne olacak?

Ben bu sualin cevabını biliyorum, ama sana şimdi söylemeyeyim. (Karşılıklı gülüşmeler)...

Vardır sizin kafanızda birşey...

Sen beni zorluyorsun.

Herhalde bahçede çiçek sulayıp, kümesteki tavuklarla uğraşmayacaksınız

Tavukla, çiçekle zaten hiç uğraşmadım ömrümde. Ben yapacak birşey bulurum, hiç kimse merak etmesin...

SEÇİLEMEZSEM SIKINTI OLMAZ

ABD ve Avrupa da dahil olmak üzere dışarıdaki çevrelerin Türkiye'ye bakışı bugünlerde Cumhurbaşkanlığı seçimine endekslendi. Özellikle finans ve yatırımcı çevrelerde sizin seçilmemeniz durumunda Türkiye'de istikrarın belirsizlige gireceği ve bunun da iş hayatını olumsuz şekilde etkileyeceğ yolunda kaygılar belirtiliyor. Sizce seçilmezseniz çok ciddi sıkıntılar olur mu

Sanmıyorum... Benim size vereceğim yanıt, beni kendimin değerini ispatlamak gibi duruma düşürür. Ama benim söyleyeceğim şey genelde doğru olan birşeydir: devlet kişilerle kaim değildir. Ben onu mahkeme kadıya mülk değildir diye söylüyorum. Birisi gider, birisi gelir; iyi yapar, iyi yapamaz ayrı meseledir... Ama burada değişik bir durum var. Ben bir hizmete çağrıldım, ben hizmet talep etmedim kimseden. Beni hizmete çağıranlar, 'bu hizmeti iyi yapmıştır, yaparken devletin hukukunu iyi korumuştur, devleti iyi temsil etmiştir, Türkiye içindeki dengeleri iyi korumuştur ve bu birikimden yararlanalım' diyorlar. Gerekçeleri bu. Sonra, başka bir gerekçe parlamentoda bugün cumhurbaşkanını seçecek çoğunlukta bir parti yoktur.

Seçilemezsem vatan sağolsun

Seçildiğiniz takdirde ikinci dönem için yeni bir programınız var mı?

O çeşit şeylere girmiyorum. Çünkü daha aday olup olmayacağım dahi meçhul. Öyle dereyi görmeden paçayı sıvamam. Dereyi bir görelim.

Seçilmediğiniz takdirde söyleyecek bir çift lafınız vardır herhalde...

Var, canım o hiçbir sorun değil. Ben o zaman derim ki, millet yaşasın.

'Millet yaşasın' lafının altında Dumlupınar denizaltısından gelen 'vatan sağolsun' gibi bir hüzün ifadesi mi mi olacak?

Nasıl anlaşılırsa artık. Biz iyiniyetle söylüyoruz; Vatan sağolsun millet yaşasın... Kimseden şikayet yoktur. Milletimizin bana 50 senedir verdiği imkanları minnetle karşılıyorum. 50 sene Türkiye'ye hizmet etme imkanını buldum. İyi de hizmet ettim. Her platformda bu hizmetlerin hesabını da verdim. Ben bu memleketin katrilyonlarını sarfettim, bir kör kuruşunun hesabını kimse bana sormadı. Ben Cumhurbaşkanlığına sırtımda birşeyle gelmedim. Eğer benim bu görevimi devam ettirmemi isteyen zevat bu girişimlerini başarıya ulaştıramazlarsa, benim kimseye söyleyecek birşeyim olmaz. Herkese canınız sağolsun derim. Bunun içinde ne ima olur, ne kırgınlık olur. Tabii, burada millete gitme imkanı yok. Bu imkan olsa, o zaman milletin önüne çıkıp beni seçin çünkü demem lazım. O fırsat burada yok.

Yeniden seçilirseniz yeni dönemin sizin açınızdan bir farklılığı olacak mı?

Ben tartışılmak istemiyorum. Tartışma konusu olmak istemem. Türkiye'de tam bir tartışma da yapılmıyor. Yapılan şey orasından burasından çekme, saptırma oluyor. Bundan şikayetçiyim, saptırmadan şikayetçiyim.

Hediye kuruyemiş

CUMHURBAŞKANI Demirel, Köşk'e gelen tüm konuklarına küçük birer hediye verdiğini belirtti. Demirel Hürriyet temsilcilerine de, içinde kuru kayısı, kuru dut, badem ve fıstık bulunan bir tepsi armağan etti.

Ben her yere seçilerek geldim

‘Zorla imza attığını’ söyleyen ANAP'lı Anayasa Komisyonu Başkanı Ertuğrul Yalçınbayır'ın eleştirilerine ne diyorsunuz?

Ben onları hiç değerlendirmem. Hiçbirisi benim meselem değil. Benim meselem siyaset ve siyasetçinin itibarı. Çünkü beni düşündüren olay, bu zamana kadar birçok kere arızaya uğramış bir sistemde siyaset ve siyasetçi itibarlı kalmasıdır. Ben bunun kavgasını yaptım geliyorum. Demirel yeniden bu göreve devam edermiş etmezmiş bunlar benim sorunum değil. Benim birinci sorunum ülkemde bu sistemdir. Herşey kuralına göre oluyor zaten. Ben niye uzatmayı kabul etmedim? Uzatmayı kabul ederdim, o zaman bunların hiçbirisine gerek kalmazdı, bir defada biterdi hepsi.

YAZILANLARIN HEPSİ ALEYHTE DEĞİL

Niye etmediniz?

Etmedim çünkü, uzatma yok bizim tecrübemizde. İki; nereye geldiysem; seçimle geldim. Seçim dediğiniz zaman karşınıza birisi çıkacak ve herkes hür iradesiyle gelecek, sizi seçecek. Oraya gelmiş de değilsiniz daha. Gelip gelemeyeceğiniz de belli değil. Ben aşağı yukarı bir ay zamandır yazılanları, çizilenleri toplattım binlerce sayfa. Türkiye Cumhurbaşkanlığı kolay bir iş değil. Onu da söyleyeyim, hepsi aleyhte olan şeyler değil. Pek çok güzel yazılar da var yazılmış-çizilmiş, gayet ağırbaşlı.

False