Gürültü ve trafik sandığınızdan çok daha tehlikeli! 'Horlama sesi bile...'

Gürültü ve trafik sandığınızdan çok daha tehlikeli Horlama sesi bile...

Şehir yaşamını çok mu seviyorsunuz? Cevabınız “evet” ise duyacaklarınıza hazır olun. Çünkü bu haberi okuduktan sonra şehir merkezinden uzak, daha sakin bir yerlere taşınmak isteyebilirsiniz. Danimarka'da yapılan bir araştırma, trafik gürültüsünün yol açtığı hastalıklara dair çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.

Haberin Devamı

Büyükşehirler başta olmak üzere dünya çapında trafik yoğunluğu her geçen gün artıyor. Artan trafikle birlikte gürültü seviyesi de artış gösteriyor. Sürekli maruz kaldığımız yoğun trafik gürültüsü sinirlerimizi alt üst edebiliyor. Ancak bu gürültüye uzun süre maruz kalmak bundan daha da kötüsüne sebep olabiliyor; Alzheimer ve diğer nörolojik hastalıklar…

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre günümüzde dünya genelinde 50 milyon kadar demans hastası var. Bu rakamın yüzyılın sonuna kadar 130 milyona kadar çıkacağı öngörülüyor. Öte yandan, Avrupa’da hava kirliliği en büyük çevresel risk faktörü olarak bilinirken ikinci sırada ise şaşırtıcı bir şekilde gürültü yer alıyor. Avrupalıların beşte biri düzenli olarak 55 desibelin üzerinde gürültüye maruz kalıyor.

DEMANS HASTALIKLARININ YÜZDE 15’İ GÜRÜLTÜ İLE BAĞLANTILI

Haberin Devamı

Danimarka’da tam da bu konuyla ilgili çok çarpıcı bir araştırmaya imza atıldı. Yapılan çalışmada, devam eden trafik gürültüsünün aralarında demansın da bulunduğu çok sayıda hastalığın gelişiminden sorumlu olduğu ortaya çıktı. Dikkat çeken ayrıntı ise Alzheimer ve diğer demans hastalıklarının yüzde 15’inin yüksek otomobil ve tren gürültüsü ile bağlantılı olması.

Araştırmacılar, 2004 ve 2017 yılları arasında 10 yılı aşkın bir süre boyunca 60 yaş ve üstü yaklaşık 2 milyon Danimarkalı yetişkini izledi. Sonuçlar, ikamet adreslerine göre her kişinin tahmini trafik gürültüsüne maruz kalma durumuyla karşılaştırıldı.

Araştırmanın özetinde, demans riski, kardiyovasküler hastalık veya hareketsiz bir yaşam tarzı gibi bir dizi fiziksel sağlık ve yaşam tarzı faktörü ile bağlantılı olsa da, çevresel hususların da sonuçları etkilediğine dikkat çekildi. Örneğin, son çalışmalar artan bunama riski ile hava kirliliği arasında bir bağlantı olduğuna işaret ediyor. Hava kirliliği de genellikle şehirlerde daha büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi havanın yanı sıra şehir sesleri de birçok kişiyi Alzheimer için daha fazla risk altına sokuyor gibi görünüyor.

Daha da önemlisi, fazla sürekli trafik gürültüsüne maruz kalmak, kısa süreli yüksek seslere maruz kalmaktan çok daha zararlı. Bir örnekle açıklamak gerekirse araştırma bize, yüksek sesli bir araba alarmını iki dakika boyunca duymanın, aynı alarmı düşük bir ses seviyesinde 25 dakika boyunca duymaktan daha az tehlikeli olduğunu söylüyor.

ARABA GÜRÜLTÜSÜ ALZHEIMER RİSKİNİ YÜZDE 27 ARTIRIYOR

Haberin Devamı

Araştırmacılar, yalnızca 2017 yılı için Danimarka’daki 8 bin 475 kayıtlı demans vakasından yaklaşık bin 216’sının trafik gürültüsünden kaynaklı olduğunu tahmin ediyor. Buna göre, 55 desibel (dB) ve üzeri araba gürültüsüne maruz kalmak Alzheimer riskini yüzde 27,50 dB’lik demiryolu gürültüsüne maruz kalmak ise yüzde 24 artırıyor.

Dünya çapında artan kentleşme aynı zamanda daha fazla insanın gün boyu yüksek trafik gürültüsüne maruz kaldıkları bölgelerde yaşaması anlamına geliyor. Araştırma başkanı Manuella Lech Cantuaria, “Gürültü ve bunama arasında bir bağlantı görüyoruz. Burada hipotez, vücudu strese sokan ve kötü uykuyu tetikleyen gürültü faktörü. Bu faktör, yorgunluk yaratıyor; bu da daha fazla stresi tetikliyor ve bunama geliştirme riskini artırıyor” diyor.

Haberin Devamı

İSTANBUL DÜNYANIN EN YOĞUN TRAFİKLİ 5. ŞEHRİ

2020 verilerine dünyanın en yoğun trafikli şehirleri açıklandığı listede birçok Avrupa ülkesinden daha kalabalık olan İstanbul beşinci sırada yer alıyor. Listede İzmir 55’inci, Ankara 67’nci, Adana 89’uncu, Antalya 94’üncü ve Bursa da 105’inci sırada bulunuyor.

Trafik yoğunluğuna paralel olarak trafik gürültüsünün de arttığını göz önünde bulundurursak, Danimarka'da yapılan araştırma bizleri de yakından ilgilendiriyor.

Gürültü ve trafik sandığınızdan çok daha tehlikeli Horlama sesi bile...
Grafik: Harun Elibol

Haberin Devamı

‘HORLAMA SESİ BİLE BİLİŞSEL BOZUKLUKLARA YOL AÇABİLİYOR’

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, Alzheimer hastalığının bundan 30-40 sene önce fazla dikkat çekmediğini, son yıllarda ise çok önemli bir toplum sağlığı problemi haline geldiğini söylüyor.

Hastalığın dünya genelinde deyim yerindeyse "patlama" yaptığının altını çizen Yavuz, sebepleri elektromanyetik kirlilik, plastik kaplar ve tarım ilaçları olarak sıralıyor ve şunları söylüyor:

Alzheimer'ın arkasında çevresel faktörler ve beslenme ile alakalı sorunlar var. Yapılan birçok bilimsel araştırma, gürültü kirliliğinin bazı Alzheimer vakaları ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Hatta öyle ki uyurken horlamanın bile 60 db düzeyinde bir ses rahatsızlığı oluşturarak hafif bilişsel bozukluklara yol açabildiği düşünülüyor. Yani yanınızda horlayan biri varsa zihinsel faaliyetlerinizde gerileme olabilir, dikkat edin.

Haberin Devamı

Gürültü kirliliğinin sadece beyin fonksiyonlarını değil, tüm bedensel sistemleri etkilediğini söyleyen Yavuz, “Avrupa Çevre Ajansı’nın bildirdiğine göre her yıl 12 bin bebek ölümünden ve 48 bin iskemik kalp hastalığından, gürültü kirliliği sorumlu tutulmaktadır” ifadelerine yer veriyor.

REZİDANS VE MÜSTAKİL EVDE YAŞAYANLAR İNCELENDİ, SONUÇLAR ÜRKÜTÜCÜ

“Gürültü kirliliği, çevresel şartların gözetilmediği, mevcut arsalardan olabildiğince yararlanma gibi rant sistemlerinin devrede olduğu hatalı ve çarpık yerleşimli metropollerde daha güçlü hissedilmektedir” diyen Mehmet Yavuz bunu bir araştırmayı örnek vererek açıklıyor:

Chicago'da 5227 rezidansın bulunduğu bir yerleşke ile birkaç katlı müstakil evlerin olduğu bir bölgedeki gürültü kirliliği düzeyleri ve bunun beyin fonksiyonları üzerine olan etkileri araştırıldı. Rezidans bölgesindeki ses seviyeleri 51-72 dB arasında ölçümlendi. Sonuçta rezidans alanlarında yaşayanlarda diğer sakin yerleşimli bölgelere göre hafif bilişsel bozukluk ve Alzheimer oranlarında ciddi düzeyde artış belirlendi. Üstelik her 10dB’lik artışın, hafif bilişsel bozukluklarda yüzde 36, Alzheimer hastalığında ise yüzde 29’luk bir artışa tekabül ettiği ortaya kondu.

KALP HASTALIKLARI, UYKU BOZUKLUĞU, LİBİDO AZALMASI, ANKSİYETE...

Bu araştırmanın çok önemli sonuçları ortaya çıkardığını belirten Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Alp Aker ise gürültünün başta işitme kayıpları olmak üzere sayısız sağlık sorununa yol açtığını söylüyor. Aker, o sağlık sorunlarını şöyle sıralıyor:

  • Epidemiyolojik çalışmalar kronik olarak yüksek düzeyde karayolu veya havayolu trafik gürültüsüne maruziyetin kardiyovasküler hastalık (hipertansiyon, angina, miyokard enfarktüsü dahil) riskini artırdığını ortaya koyuyor.
  • Yine gürültüyle ilişkili en başta gelen problemlerden biri uyku bozuklukları olarak karşımıza çıkıyor. Düzensiz uyku ise artan stres hormonu seviyeleri ile doğrudan bağlantılı.
  • Gürültü kirliliği dikkat bozukluklarına, iletişim bozukluklarına, baş ağrısı, korku, heyecan, kan basıncında yükselme, sinirlilik, uyku bozuklukları, iş yapabilme yeteneğinde azalmaya yol açabiliyor.
  • Gürültülü ortamda çalışmak yorgunluğa, libido azalmasına, kan basıncında yükselmeye neden oluyor.
  • Gürültü aynı zamanda sübjektif bir stres kaynağı olarak adlandırılıyor, hem psikolojik hem de fizyolojik strese yol açıyor. Gürültü, organizmanın fizyolojik dengesinde bozulmalara sebep oluyor. Bu şekilde uzun dönemde hastalık oluşma riskini artırıyor.

Mehmet Yavuz da bu maddelere ek olarak şunları söylüyor:

“Düşük düzeyde olsa bile sürekli maruz kalınan gürültü, uzun vadede otonom ve endokrin sistemleri etkilemekte, bu da gereksiz yere stres hormonlarının salgılanmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla gürültü kirliliği ruhsal anlamda da tüm dengeyi  bozuyor, distimik bozukluk, anksiyete, kaygı, depresyon, gerilim baş ağrısı, muhtelif kas ağrıları, fibromiyalji ve kulak çınlaması gibi rahatsızlıkları ortaya çıkarabiliyor.

Gürültü ve trafik sandığınızdan çok daha tehlikeli Horlama sesi bile...

‘ORTAMDAKİ SES DÜZEYİ 60 dB ALTI OLMALI’

Normalde sağlıklı bir yaşam için ortamdaki ses düzeyinin 60 dB ve daha altı olması gerektiğini vurgulayan Mehmet Yavuz, “70 dB ve üstü kesinlikle sağlığa zararlı seslerdir. Mesela 70 dB’lik bir sesi gün içerisinde 8 saat boyunca duymak kalıcı işitme hasarına neden olabilir” diyor.

Yavuz, aracın içindeki insan için trafik sesinin 80-85 dB, motosiklet sesinin 95 dB, siren sesinin 120-140 dB olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Özellikle otoyol kenarındaki evlerde yaşayanlar için hissedilen araç sesleri süreklilik arz ettiğinden daha fazla risk içeriyor.” 

‘GÜRÜLTÜYÜ AZALTMAK MÜMKÜN OLABİLİR’

“Gürültü kirliliğinin etkilerini en aza indirmek için yapılabilecek şeyler var mı?” diye sorduğumuz Ahmet Alp Aker, “Çevre kaynaklı gürültüyü azaltmak mümkün ama bunun için konuya önem verilmesi, kaynak ayrılması ve gerekli mevzuat değişikliklerinin yapılması şart” diyor ve şöyle devam ediyor:

Yapılabilecekler arasında trafik akışının sınırlandırılması, motorlu araçlarla erişimin yer ve zaman olarak kısıtlanması, motorlu araç teknolojisinde iyileştirmeler, gürültü kaynağı işyerlerinin meskun mahaller dışına çıkarılması, gürültü ve ses düzeyi denetimlerinin ve cezaların caydırıcılığının artırılması, konut yalıtımı, yol kenarlarına ses bariyerleri inşa edilmesi, yeşil alanların artırılması, davranış değişiklikleri ve farkındalık artışı için toplumun gürültü ve etkileri konusunda eğitimini sayabiliriz.

Haberle ilgili daha fazlası: