Günay: Kazılar için taze kana ihtiyaç var

Güncelleme Tarihi:

Günay: Kazılar için taze kana ihtiyaç var
Oluşturulma Tarihi: Eylül 02, 2008 10:15

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bazı ören yerlerindeki kazıların “coşkuyla” sürdüğünü, bazılarında ise kazının “yapılıp yapılmadığının bile belli olmadığını” ifade ederek, “Biraz yorulmuş, artık heyecanını yitirmiş, geleneksel iş olarak kazı başkanlığını sürdüren bazı hocalarımız, belki bize önümüzdeki süreçlerde izin verecekler. Daha heyecanlı, gayretli, coşkulu, hem bilimsel çalışma hem fiziki olarak kazı mekanlarını geliştirmek açısından heyecanı yüksek yeni kazı başkanları arayacağız” dedi.

Haberin Devamı

Günay, Türkiye'deki kazılarla ilgili soruları yanıtladı. Birçok ören yerini gezdiğini belirterek, bazı kazılardan memnuniyetini dile getiren Günay, “Kazı yerlerini artık kendi çocukları gibi sahiplenip, büyütmeye, geliştirmeye çalışan kazı başkanlarını görünce, o heyecanı ilgiyle, saygıyla alkışladığını” kaydetti.


Bazı ören yerlerinde ise kazının “yapılıp yapılmadığının bile belli olmadığını” ya da işlerin yavaş ilerlediğini ifade eden Günay, “Kazı başkanlarımızın bilimsel kaygı ve bilgilerine saygı duyuyorum. Siyasi erk kullandığımız için, bunları yok sayamayız ama bazılarının arayışları biraz ağır davranmaya yatkın. Bir makale üretmeyi, o konuda bir yazı yazmayı öne alıp, bazen kazıyı ikinci plana ve uzun zamana yaydıkları olabiliyor” diye konuştu.

“RUTİNE BAĞLANAN YERLERDE DÜŞÜK TEMPO”

Ertuğrul Günay, bilimsel araştırma ve çalışmaların daha heyecanla yapılabileceğini kaydederek, “Yeni arkadaşlarımızın daha büyük gayretle, daha büyük aşkla çalıştıklarını, kazı işinin neredeyse rutine bağlandığı yerlerde de bu işin çok düşük tempoda ilerlediğini görüyorum” değerlendirmesini yaptı.

Haberin Devamı


Kazılarla ilgili yeni bir değerlendirme yapmaları gerekebileceğini dile getiren Günay, şöyle devam etti:
“Biz, konuya başka açılardan, ülke ve dünyaya tanıtma açısından, daha işin içinde olanlarda, bu konuda daha bir heyecan, gayret, çabuk davranış bekliyoruz. Belki ikisi arasında dengeyi tutturmamız gerekecek. Biraz yorulmuş, artık heyecanını yitirmiş, bir geleneksel iş olarak kazı başkanlığını sürdüren bazı hocalarımız, belki bize önümüzdeki süreçlerde izin verecekler. Daha heyecanlı, daha gayretli, daha coşkulu, hem bilimsel çalışma açısından hem fiziki olarak kazı mekanlarını geliştirmek açısından, heyecanı yüksek biçimde ifade eden yeni kazı başkanları arayacağız.”

TÜRKİYE YABANCI KAZI BAŞKANLARININ GÖZDESİ

Türkiye'de şu anda 90'ı yerli, 44'ü yabancı olmak üzere 134 kazı çalışması yapılıyor. Ayrıca, 36 müze ve 83 kurtarma kazısı ile 100'den fazla yüzey araştırması da halen devam ediyor.


Türk akademisyenler tarafından yürütülen kazılarda, Ankara ve İstanbul üniversitelerinden hocaların ağırlığı var. Şu anda Ankara Üniversitesi'nden 16, İstanbul Üniversitesi'nden 15 ve Ege Üniversitesi'nden 9 öğretim üyesi kazı başkanlığı görevini sürdürüyor.

Haberin Devamı

Kazılara, yabancı ülkelerdeki üniversite ve kurumlardan da yoğun talep geliyor. Kazı yapmak için Türkiye'yi seçen yabancı arkeologlar arasında ilk sırada Almanlar geliyor. Şu anda, Aizanoi, Didyma, Troia, Alexandria Troas, Boğazköy, Doliche, Göbeklitepe, Milet, Oymaağaç, Pergamon, Pompeiopolis, Priene ve Sirkeli Höyük olmak üzere 13 ören yerinde Alman kazı başkanları çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye'de en fazla kazı yapanlar arasında ikinci sırada yer alan İtalyan kazı başkanları da bu yıl, Aslantepe, Elaiussa Sebaste, Hierapolis, İasos, Kyme, Tyana, Yumuktepe ve Karkamış olmak üzere 8 tarihi mekanda çalışıyor.

İngiltere'den 6 kazı başkanı da Amorium, Boncuklu Höyük, Çatalhöyük, Domuztepe, Kerkenesdağ ve Kilisetepe'deki kazıların başında. Bunun yanında, bazı ören yerlerinin kazı başkanları da ABD, Avusturya, Japonya, Hollanda, Belçika, Fransa, Kanada ve İsveç'ten gelen akademisyenlerden oluşuyor.
Ayrıca, bu yıl, 15 kazıyla en fazla İzmir'de tarihi değerler gün yüzüne çıkarılırken, onu 14 ören yeriyle Antalya takip etti. Muğla'da ise Labraunda Antik Kenti, Stratonikeia, Pedesa, Kaunos, İasos ve Tlos antik kentleri ile Beçin Kalesi ve Burgaz'da kazılar yapıldı.

YEREL YÖNETİMLERLE İŞBİRLİĞİ

Haberin Devamı


Türkiye'de kazılar, bakanlığın ödenekleriyle yapılıyordu. Yeni bir ilke kararıyla, denetimin bakanlıkta olması, kazı başkanlarının yetkilerinin saklı kalması ve koruma kurallarının direktiflerine uyulması şartıyla, yerel yönetim veya tüzel kişilere, kültürel mirasın ayağa kaldırılmasına ilişkin yetki devri düzenlemesi yapıldı. Bazı arkeologlar bu durumu, kültürel mirasın “istismar edilebileceği” iddiasıyla eleştirirken, Günay, bu düzenlemeyi şöyle savundu:

“Bir belediye geliyor, o yöredeki ören yerine, gelir paylaşımı anlaşması altında ciddi biçimde kaynak ayırabileceğini söylüyor. Neden işbirliği yapmayayım? Yani, orada trilyonluk bütçeleri teslim ettiğimiz bir yerel yönetim neden bilet gelirinden küçük pay alarak ve büyük yatırımlar yaparak, benim bir ören yerimin kazı, restorasyon, müze yapımı masraflarını bizimle paylaşmasın? Bizim istediğimiz, tarihimizi milletimizle birlikte sahiplenip, ayağa kaldırmak.”

Haberin Devamı


Bakanlığın imkanlarının bazı noktalarda kısıtlı kaldığını ifade eden Günay, bu tür girişimlerle, daha fazla sayıdaki ören yerlerinin ortaya çıkarılabileceğini sözlerine ekledi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!