GeriGündem Gümüş ekran...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gümüş ekran...

Abone Olgoogle-news

Filmden gerçeğe

Korku filmlerinden pek korkmam. O gerilim, şiddet ve kan gölüne dönen cinayetler de beni pek etkilemez.

Kimileri vardır, salon aydınlanınca da, hala buz gibi elleriyle o korkuyu yaşarlar.

Tür olarak da ilgimi çektiğini söyleyemem. Sevgili Sade dışında bir incelik bulamıyorum bunlarda. Şiddeti estetize edemiyorlar. Şiddetin Picasso'su olarak anılan Sam Peckinpah'ı dışarıda bırakarak söylüyorum bunu.

Wes Craven'in Çığlık'ını (Scream) seyrederken de bu görüşüm değişmedi.

Sakin, sessiz bir banliyöde ardarda cinayetler işlenir, güzel kızlardan, yaşlı öğretmenlere kadar katilin kurban listesi değişiktir.

Katil, sevimli Casper maskesiyle dolaşarak korkunç vinayetler işler.

Şimdi kendinizi bu filmlerin rutinine kaptırırsanız, zevki de azalır. Adam korku filmi çekmiş, iki saat boyunca tek cinayetle idare edcek değil ya!

Issız evler, sık ağaçlıklı ormanlar her an perdenin kızıllaşmasına teşne.

Çoğumuz okuduğumuz romandan, filmden belleğimizde kalanları yaşarız, daha doğrusu yaşamak isteriz. Hiç kuşkusuz bu, ruhi durumumuzun hastalıklı ve sağlıklı olmasına göre değişir.

Yönetmen, cinayet filmlerinden etkilenen kahramanları aracılığı ile sık sık bu türe göndermelerde bulunmaktan da alamıyor kendini.

Cinayet filmlerinin, korku filmlerinin tukunu bir katil, gördüklerini uygulamaya kalkınca, banliyönün huzurunu kaçırır. Aslında dünyayı bir korku filmi gibi algılayan birinin olağan bir yaşama biçimidir.

Seyrettiğiyle yaşaması özdeşleşince Çığlık ortaya çıkıyor.

Beni asıl ilgilendiren, filmin banliyödeki insan ilişkilerinin kanavasını ortaya çıkarması. Küçük dedikodulardan, içiçe yaşamaya kadar bütün iğneçliklerin ortaya çıkması.

Wes Craven'in filminin bir özelliği, herkesi katil zanlısı olarak göstermesi ve bunu da inindırıcı biçimde yapması. İnanınız bir çok kişiyi zanlı olarak gördüm. Öyle aldatıcı ipuçları veriliyor ki, yanılmamak mümkün değil.

Ben bunu pek korku filmi olarak algılamıyorum, cinayet filmi sınıflamasına koyuyorum.

Aktör ve aktrisler için klasik bir yargıyı kullanayım: Görevlerini yapmışlar.

İkinci bir klişe yargıyla noktalayalım yazıyı.

Bu tür filmleri seviyorsanız kaçırmayın, o kadar da korkmayın canım.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle