Güncelleme Tarihi:
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve başlar başlamaz Gülistan Doku dosyasını raftan indirip incelemeye başladı. Soruşturmayı baştan ele alan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla, ‘Jandarma Dedektifleri’ olarak bilinen Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kuruldu. Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri, PTS kayıtları toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.
DÖNEMİN VALİSİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov'un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, 'Bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme', 'Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçlarından tutuklandı.
Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi'nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla ‘Delilleri yok etme ve gizleme’ suçlamasıyla gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Y. ve Yücel E., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
FİRARİ ALTAŞ İLE TUTUKLU BABASI ARASINDAKİ YAZIŞMALAR ORTAYA ÇIKTI: HER ŞEYİ ÖTERİM
Dosya kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan ABD’deki Umut Altaş ile tutuklu babası Celal Altaş arasındaki WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı. Yazışmalarda baba oğlun birbirlerini suçladığı, hakaret ve tehditlerde bulunduğu görüldü.
Yazışmalar şöyle:
Umut Altaş: Sen öyle kolay sanıyorsun dimi. Yaptıklarınızın bir bedeli olmayacak heh, Bugün hesabıma 9 bin dolar bekliyorum.
Celal Altaş: Oldu. Dedim ya ne halin varsa gör. Size daha önce gönderdiğim 150 bin doları geri gönderin.
Umut Altaş: Bugün hesabıma 9 bin dolar gelmezse Savcı Hanımı arar, anlatırım her şeyi.
Celal Altaş: Neyi anlatırsın?
Umut Altaş: Beni Amerika’ya niye yolladığınızı.
Celal Altaş: Niye yollamışız, söyle niye yolladık seni. Senin her şeyden haberin var o zaman şerefsiz.
Umut Altaş: Hahaha
Celal Altaş: Bize de ben bir şey bilmiyorum diyordun.
Umut Altaş: Bırak rol yapmayı, sen susturuyordun ya.
Celal Altaş: Şimdi ben gidip bu yazışmayı Savcı Hanıma gösteriyorum ve sana kırmızı bülten çıkartıyorum. Sen rahat ol.
Umut Altaş: Ulan
Celal Altaş: Şerefsiz çakal.
Umut Altaş: Senden önce…. Hatta dur. Bekle biraz olduğun yerde kal. Ellerini bağla arkadan bakalım kim kimi aldırıyor. Yüce Celal seni.
Celal Altaş: Sen o işin içindesin değil mi y….
Umut Altaş: Bekle bekle y…. He.
Celal Altaş: Senin de o şerefsizin de Allah belasını versin.
Umut Altaş: Olum kim yer bu numaralarını. Sen herkesi kendin gibi salak sanıyorsun. Ötecem lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak.
Celal Altaş: İnşallah öt her şeyi. Hadi oğlum benim.
Umut Altaş: Ah Celalim ah bir de mağdur, üzgün vicdanlı baba rolüne giriyor. Ulan kendi oğlunu satmışsın, başkasının çocuğuna üzülecek yürek mi var sende.
Celal Altaş: Kime satmışım?
Celal Altıntaş’ın oğlunun yazdıklarının ekran görüntüsünü mesaj olarak yollaması üzerine Umut Altaş: Aynen öyle yolla savcıya.
Yazışmalardan sonra sesli arama yaptıkları ertesi gün de Celal Altaş’ın oğluna ‘Günaydın babam. Seni çok seviyorum’ yazdığı ancak mesajın tek tık olduğu ve ardından yapılan sesli aramalara cevap alınamadığı görülüyor.
BABASI, İFADESİNDE OĞLUNUN TEHDİDİNDEN BAHSETMEMİŞ
Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Celal Altaş'ın uzun yıllar turizm acentesinin bulunduğu ve ardından son 1,5 yıldır bir kafe işlettiği gelirini ise ifadesinde 100 bin TL olarak bildirdiği öğrenildi. 1992 yılında evlenen ve 2 çocuğu bulunan Altaş'ın evlendikten 10 yıl sonra boşandığı ve boşanmasın rağmen eşiyle aynı evde ikamet ettiği ifadesinde yer aldı. Altaş'ın Artuklu Mahallesi'ndeki iş yerinin ise yaşanan olaylardan dolayı kapalı olduğu görüldü.
Baba Celal Altaş'ın ifadesinde oğluyla bu konuşmalarda hiç bahsetmediği belirlendi. Jandarmadaki ifadesinde Celal Altaş oğluyla mesajlaşmalarına değinmeyerek "O dönem başka kullandığım numara yoktur. Oğlum Umut Altaş ile yurt dışına gittikten sonra WhatsApp üzerinden şu an hafızamda olmayan fakat telefonumda ‘Umut Baba' diye kayıtlı numara üzerinden yaklaşık 4-5 ay öncesine kadar görüşüyorduk, 4-5 aydır da numaraya ulaşılamıyor ve görüşmüyoruz, çünkü Umut'un ABD'de uyuşturucuya bulaştığını düşünüyorum. ABD'deki diğer oğlum Sidar ile sık sık görüşüyorum ama Umut'un durumunu o da bilmiyor ve haber alamıyormuş. Umut Tunceli'de iken de uyuşturucu madde kullanıyormuş. Ben görmedim ama ABD'ye gittikten sonra arkadaşlarından duymuştum" dedi.
"BANA PARA GÖNDERİN BEN TEHDİT EDİLİYORUM, YÜKLÜ MİKTARDA PARA LAZIM"
Altaş ifadesinde devamında ise "Bu olayla ilgili hiçbir şekilde olaya iştirakim veya yardımım yoktur. Umut konusunda da kendisi ile defalarca ABD'de iken telefonla konuştuğumuzda sordum, bana ‘tanımıyorum, bilgim yok, bir şeye de tanık olmadım' dedi. Fakat yine bir gün yaklaşık yine 3-4 ay evvel oğlum ile telefonla koştuğumuzda ısrarlı bir şekilde bir şeye tanık oldun mu bir şey biliyor musun diye sorduğumda ‘Mustafa Türkay yanımda bir gün silahını çıkartarak ben bu silahla birisini vurdum' demişti. Başka bir konuşmada ise ‘Bana para gönderin ben tehdit ediliyorum, yüklü miktarda para lazım' demişti. Hatta bu konuşma esnasında sinirle telefonu kapattı. Para istemesini uyuşturucu almak için olabilir ama neden tehdit edildiğini anlamadım. Ben de oğlum somut bir şey gördün mü tanık oldun mu diye sorduğumda sadece bunları söylemişti" diyerek kendisini savundu.
Öte yandan 3 Şubat 2025 tarihinde iş yerine gelen jandarma ekipleriyle yaptığı görüşme esnasında tedirgin, heyecanlı tavırlar sergilediğinin yönünde tespitler yapıldığı ve bu tavırların kendisine sorulması üzerine Altaş, "Oğlumun böyle bir olaya karışmış olma ihtimalinin vermiş olduğu heyecanla bu tür hareketler sergilemiş olabilirim ama ben farkında değildim. Bu görüşmeden sonra, böyle bir durum olup olmadığını öğrenmek amaçlı Tuncay Sonel'i aramayı düşündüm fakat sonradan suç teşkil edebileceğini değerlendirerek aramadım. Ama oğlum ile defalarca konu üzerine yukarıda belirttiğim üzere WhatsApp üzerinden telefonla konuştum" ifadelerini kullandı.




