Gül: Meclis'te kapalı oturum yapacağız

Güncelleme Tarihi:

Gül: Mecliste kapalı oturum yapacağız
Oluşturulma Tarihi: Aralık 31, 2002 00:00

BaÅŸbakan Gül, dün DışiÅŸleri Konutu’nda tüm ulusal gazetelerin genel yayın yönetmenlerini kabul etti. Hürriyet gazetesini ErtuÄŸrul Özkök’ün temsil ettiÄŸi görüşme 2 saat 15 dakika sürdü.BaÅŸbakan Abdullah Gül'ün gazete yöneticileriyle yaptığı ve Devlet Bakanları Ali Babacan ve BeÅŸir Atalay'ın da bulunduÄŸu görüşmenin tam metni şöyle:BaÅŸbakan Gül: Bizim kadar hiç bir hükümet acil meseleri bu kadar karşısında bulmadı. Ä°ktidara geldiÄŸimiz anda Kopenhag görüşmeleri ve kararları vardı. Onun arkasından Kıbrıs konusu karşımıza çıktı. Kıbrıs konusu denizin tükenip, karaya vurduÄŸumuz an önümüze geldi. Ve tabii ki Irak. Ne yaptığımızı biliyoruz, iÅŸler kontrolümüzde. Irak'la ilgili geniÅŸ bir mutabakat var. Hükümet, MGK, Silahlı Kuvvetler ve ekonomi birbirlerine tanışarak, hepimiz bu iÅŸe çalışıyoruz. Bütün bu kurumlar hükümetin siyasi kararını bekliyor. Her ÅŸey bu istikamette gidiyor. Bizim hedefimiz ÅŸu; küresel barış zedelenmeyecek, bölgesel barış ve istikrar sürdürülecek ve Türkiye'nin orta ve uzun vadeli çıkarları açısından deÄŸerlendirme yapılacak. Irak rejimini nasıl deÄŸerlendiriyoruz? Irak rejimi bana göre, otoriter, kendi halkını ne yaptığını iyi bildiÄŸimiz bir rejim. Bu rejime karşı hiç bir sempatimiz yok. Biz stratejimizi şöyle belirledik; Savaşın çıkmasını istemiyoruz, çünkü biz bu bölgenin asli mensubuyuz. Herkes buradan gidecek, biz kalacağız. O nedenle birinci öncelikli hedefimiz bu savaşın önlenmesi ve savaÅŸ çıkmadan sorunun çözülmesi ve orada barışın saÄŸlanması. Ama savaşı önleyemezsek elbette buna ilgisiz kalamayız. Geçen hafta bir savaÅŸ rüzgarı esti. Bu Türkiye'nin ekonomik bazı göstergelerini de olumsuz etkiledi. ABD de kesin kararını vermedi. SavaÅŸ olayında biz aktif tarafı olmuÅŸ gibi bir hava çıktı. Böyle bir ÅŸey yok. Ekonomik kararları kesinlikle devam ettireceÄŸiz. Tamamen bu iÅŸin dışında kalıyor. Bu rejimle ilgili bir baÅŸka görüşümüz de ÅŸu; Bu rejimin kitle imha silahlarına sahip olduÄŸunu biliyoruz ve geçmiÅŸte bunu kullandığını da biliyoruz. Dolayısıyla bu rejimle ilgili görüşlerimizde bu unsurların da tabii ki önemi var. Bölgenin zenginliÄŸi bu bölgeyi çekici hale getiriyor. Güneyde olabilecek yeni yapılanmalara ve oluÅŸumlara karşı Türkiye'nin tedbirli olması gerekir. Bizim başından beri olaya bakışımız böyledir. 4 Aralık'ta Wolfowitz'le yaptığımız toplantı da, daha sonra MGK bildirisi de hep aynı istikamettedir. Türkiye bir emirlik, bir krallık deÄŸil; her ÅŸeyi tartışarak yapacaktır. ABD de aynı ÅŸeyi yapıyor. Demokraside açıkları olsa da Türkiye açık bir toplumdur. Aynı zamanda anayasanın bize getirdiÄŸi bazı uymamız gereken kurallar var. TBMM giderek etkinleÅŸiyor. Ama her karar TBMM'den geçer, hükümetin her talebine el kaldıracak bir Meclis deÄŸildir. Şüphesiz her ülke gibi Türkiyeïnin de altına inemeyeceÄŸi kırmızı çizgiler vardır. SORU: ABD'lilerle yaptığınız görüşmelerde, onlara Kerkük ve Musul petrollerinden Türkiye'ye belli bir miktarda pay ayrılması yolunda bir görüş dile getirdiniz mi?GÃœL: Kerkük ve Musul'da büyük kaynaklar var. Bu kaynakların ileriye yönelik kullanılması elbette herkesin ilgiyle izlediÄŸi bir konudur. Böyle konularda her türlü ihtimali dikkate almak gerekir. Bölgeyle ilgili herkesin hayalleri vardır. Bölgeyle ilgili bir çok senaryolar vardır. Bütün bunların masaya konduÄŸu anlamına gelmez, ama her tür senaryo düşünülebilir.SORU: Bu sözlerinizden Türkiye'nin de böyle bir hayal egzersizi bulunduÄŸu anlamı mı çıkıyor?GÃœL: Tekrar yukarıdaki ÅŸeyi söyleyeceÄŸim, bölgeyle ilgili herkesin hayalleri ve senaryoları vardır. Bunların masaya konduÄŸu anlamına gelmez, ama her türlü senaryo düşünülebilir.SORU: ABD ile yaptığınız görüşmelerde Saddam'ın iÅŸbaşında kalacağı bir barış ihtimalinden söz edildi mi, yani Saddam'lı bir barış sözkonusu olabilir mi?GÃœL: Bu detaya girmedik.SORU: ABD, ikinci BM kararını almayıp, Türkiyesiz bir savaÅŸa girerse bu durumda Türkiye'nin durumu ne olur?GÃœL: Bu bizi elbette ilgilendirecektir. Bizim de buna uygun senaryomuz var. SORU: Kuzey Irak'tan göç baÅŸlarsa kuzeyde tedbir alınacak mı?GÃœL: Bizim Kuzey Irak'ta de facto bir durumumuz var. Elbette gereken yapılır.SORU: Bu konularda Irak'ın görüşünü aldınız mı? Irak'ı da barışa ikna etmek için çabalarınız olacak mı? Yoksa sadece Arap ülkeleriyle mi ilgili kalacakGÃœL: Büyükelçimiz yeni gitti. Önümüzdeki günlerde bir bakan baÅŸkanlığında kuvvetli bir heyeti de Irak'a göndereceÄŸiz.SORU: Peki, Irak'la ilgili görüşünüz nedir. Saddam'ı nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?GÃœL: Ben bu konudaki görüşlerimi eskiden de söyledim. BaÅŸbakan olmadan da söyledim, baÅŸbakan olduktan sonra da söyledim. Irak'ta 10 yıllık acımasız bir diktatörlük var. Onun kendi halkına yaptığı zulüm de hala hafızalarımızda. Bunu da unutmamamız gerekir. Ä°ran'la savaÅŸta 1 milyon insanı öldü, bunlar bu bölgenin insanları. Ä°ran-Irak savaşından önce Irak'ta fert başına düşen gelir 9 bin dolardı. Halkının refahına harcayacağı parayı savaÅŸa harcadı. O açıdan Irak yönetimin üzerine düşen görev var.SORU: Irak otoriter de Suriye, Ä°ran, Suudi Arabistan rejimi otoriter deÄŸil mi? Bu öngörüşünüz onlar için de geçerli deÄŸil mi?GÃœL: Bu bölgeye getirilmesine Irak yol açtı. Yabancı güçlerin getirilmesine o yol açtı. Ben meseleye o açıdan bakıyorum. DoÄŸru, bölgedeki rejimlerin durumu ortada. Bu rejimlerin deÄŸiÅŸtirilmesi bizim görevimiz deÄŸil.SORU: Wolfowitz, Sedat Ergin'e verdiÄŸi cevapta Kerkük petrollerine kimse göz dikmesin dedi. Grossman'la yaptığınız görüşmelerde Kerkük, Musul meselesi gündeme geldi mi?GÃœL: Bizim istediÄŸimiz üniter bir Irak ve kaynaklarını Irak halkına sarfedecek bir rejimde ısrarcıyız. Ama bunun dışında senaryolar gündeme gelirse elbette bizim senaryolarımız var.SORU: Yani, otonom bir bölge olursa bunun karşısında ne yapacağınızın senaryosu var mı?GÃœL: Veya belli bir etnik yapılanmaya giderse.SORU: Yani, ÅŸunu düşünebilir miyiz, Irak'ın üniter yapısı bozulursa Türkiye Mesul ve Kerkük üzerinde hak iddia eder.GÃœL: Bizim politikamız ÅŸu, biz üniter Irak kalsın diyoruz, bunu temenni ediyoruz.SORU: Bir kıskaç altındayız, bir tarafta IMF, bir tarafta Kürt devletinin kurulması, bir de partinizin görüşü var, iÅŸin bir de Türk halkının boyutu var. Siz Müslüman komÅŸumuzdan ne istiyorsunuz diyor bazı insanlar. Åžimdi önümüzde bir de Kerkük-Musul meselesi var, orada korktuÄŸumuz ÅŸeylerin başımıza gelmemesini nasıl saÄŸlayacağız? Siz, Musul ve Kerkük Kürtlere verilirse, Kürt devleti kurulursa, buradan bir asker geçiremezsiniz, bir uçak kaldıramazsınız dediniz mi?GÃœL: Elbette başından beri söylediÄŸimiz ÅŸey bu. Biz savaşı önleyemezsek elbette ilgisiz kalamayız. Biz Yunanistan deÄŸiliz. Biz hükümet, Genelkurmay ve ekonomik olarak bir taskforce (görev kuvveti) kurduk. Bu paralelde gidiyor. Åžu kadar para istiyoruz diye bir ÅŸey konuÅŸmadık. Biz iÅŸin yöntemini konuÅŸuyoruz. Ä°ÅŸin boyutuna göre flexible (esnek) ve adaptable (ÅŸartlara uyum saÄŸlayabilen) bir yöntem izliyoruz.SORU: Maliyet hesabı yapıldı mı? EKONOMÄ° BAKANI ALÄ° BABACAN: Biz hesabımızı yaparken dört noktadan hareket ediyoruz. Gayrisafi milli hasılaya olan etkisi, bütçe üzerindeki etkisi, üç cari iÅŸlemler dengesi, yani döviz üzerindeki etkisi, dört; dış borçlar üzerindeki etkisi. Burada iyimser ve karamsar senaryolar var. ABD de kendi senaryolarını yapamıyor, ABD de de muhtemel bir savaÅŸla ilgili 100 milyar dolarla, 2 trilyon dolar arasında bir maliyet hesabı yelpazesine sahip. ABD'nin bu tür operasyonlara giriÅŸ hesabıyla, gerçek 10 kat fazla olmuÅŸ.GÃœL araya giriyor: Åžu olaylar olmasaydı sınır ticaretini açacaktık.SORU: Türkiye'nin bu iÅŸleri zora sokması, böyle davranması Saddam üzerindeki caydırıcılığı azaltmıyor mu? Bu caydırıcılığı olumsuz etkilemiyor mu?GÃœL: Ä°yi bir noktaya temas ettiniz.SORU: Caydırıcılığınız nereye yönelik, Saddamïa mı, yoksa Bushïa mı yönelik?GÃœL: Bu savaşın hangi boyutlara ulaÅŸacağını bilemeyiz. SORU: Ama önümüzde 1991 örneÄŸi var ve Sırbistan örneÄŸi var. 91'de bombaladı ve savaşı kazandı. Sırbistan'da ise bombaladı ve Miloseviç'i alıp götürdü.GÃœL: Bunu biz de düşünüyoruz. Son 10 yılda ABD'nin nokta vuruÅŸ kabiliyeti çok fazla geliÅŸti. Yani bu iÅŸ Körfez Savaşı'ndaki gibi de olmayabilir.SORU: Hazırlık ne safhada. Gidecek askerin hukuki statüsü bile konuÅŸuluyor. Nedir bu?GÃœL: Biz keÅŸiflere izin verdik. Biz evet dedik ama, baÅŸlamadı. Yaptığımız bir memorandum of understanding var. Biz tamam dedik. Ama Amerikalılar bunu imzalamadılar. Ä°ÅŸte burada bazı hukuki sorunlar var. Mesela Ä°ncirlik'ten Diyarbakır'a giden Amerikalı bir subay kaza yaparsa hangi hukuka tabii olacak? Türk mü, yoksa Amerikan mı?DIŞİŞLERÄ° TEMSÄ°LCÄ°SÄ°: Onlar NATO çerçevesinde olsun diyor. Ama bize göre bu konuda bir NATO kararı veya mutabakatı olmadığı için, bunun ikili iliÅŸki çerçevesinde ele alınlıp, yeniden düzenlenmesi gerekiyor.SORU: KeÅŸife katılacak Amerikalı sayısı ne kadar?DIŞİŞLERÄ° TEMSÄ°LCÄ°SÄ°: 150 kiÅŸi kadar. Biz buna ''Modus Oeparandi'' (Ä°cra mutabakatı) diyoruz. Amerikalılar imzalasalardı, keÅŸif çalışmaları geçen cuma günü baÅŸlayacaktı.SORU: ABD DışiÅŸleri Bakanı Powell görüşmelerde ''Kararınızı bir an önce verin, yoksa dostluÄŸumuz zedelenecek''dedi mi?GÃœL: Tabii kararı bir an önce verin diyorlar. Biz de daha siz kararınızı vermediniz. Neden bizden acele karar bekliyorsunuz diyoruz. Türkiye açık bir toplum. TBBM'nin bilgilendirilmesi zorunludur. Bu amaçla önümüzdeki günlerde TBMM'de kapalı bir oturum yapacağız. DIŞİŞLERÄ° TEMSÄ°LCÄ°SÄ°: Ben DışiÅŸleri Bakanımız ile yaptığı görüşmenin zabıtlarını okudum. Çok nazik ve zarif bir konuÅŸma olmuÅŸ.SORU: ABD, bizsiz bir savaÅŸa girerse bu vazo çatlamaz mı? Çünkü Amerikalılar duygusal insanlar. Dostluk zedelenmez mi?GÃœL: Sorunuz çok doÄŸru. Maalesef bu konuda früstrasyon var. Biz iÅŸte bu vazoyu kırmadan iÅŸi götürmeye çalışıyoruz. DediÄŸim gibi bizim de halkımız, Meclis'imiz var.SORU: Siz Hükümet olarak evet biz de varız dediÄŸiniz taktirde Meclis'i ikna edebilecek misiniz?GÃœL: Biz, bu olayın ÅŸu kadarında varız dersek, Meclis'e gideceÄŸiz. Bu Meclis'in insanları vatanseverdir. Elbette Türkiye'nin yararına olacak bir karara ikna olurlar. Ama olmazsa da yapacağımız bir ÅŸey yok.SORU: O taktirde ABD ile iliÅŸkiler bozulmaz mı?GÃœL: Bozulmaması lazım. Çünkü Türkiye açık bir toplum. Meclis'in kararı önemsizse o zaman rejimi deÄŸiÅŸtirmemiz lazım.SORU: Kuzey Irak'ta kaç askerimiz var?GÃœL: Müsaade ederseniz buna cevap vermemeyiyim. Ancak ÅŸunu söyleyebilirim: Bugün Kuzey Irak'ta ''De facto''bir durumumuz vardır. Kararımız yapılacak anlaÅŸmaya uygun olacak. Ancak peÅŸinen teslimiyetçi olmayız. Rüzgara kapılmış bir ülke olamayız. Olaya sadece ABD açısından deÄŸil, bizim açımızdan da bakmak lazım.SORU: MGK kararına ABD'nin tepkisi ne oldu?GÃœL: Olaya bir yerde ABD çıkarları ile Türk çıkarlarının birleÅŸtiÄŸi noktadan bakmak lazım. Ben bu iki menfaatin optimal bir noktada buluÅŸacağına inanıyorum. Biz geleli daha bir ay oldu. Dosyaları yeni açtık. ABD 50 ülke ile görüşüyor. Hiç birinden bu kadar acil bir ÅŸey beklemiyor. Bizden niye bekliyor?SORU: ABD Kuzey Irak'ta askeri yığınak yapıp, oradaki havaalanlarını kullanırsa, Türkiye'deki havaalanlarının önemi azalmaz mı?GÃœL: Hayır Türkiye'deki havaalanlarının önemi hiç bir ÅŸekilde azalmaz.SORU: Kuzey Irak'a Türk gazetecileri sokulmuyor. Öteki ülkelerin gazetecileri giriyor bizimkiler sokulmuyor. Buna bir çare bulunamaz mı?DIŞİŞLERÄ° TEMSÄ°LCÄ°SÄ°: Genelkurmay güvenlik nedenleriyle burayı kapalı tutuyor. Ama bize göre de Türk gazetecilerinin girmesi gibi bir ihtiyaç var.SORU: Parti tabanınızdan Irak'la ilgili tepki geliyor mu?GÃœL: Önümüzdeki günlerde partimizin il baÅŸkanlarını çağırıp bilgilendireceÄŸiz. Sadece bizim partimizden deÄŸil, bütün Türkiye'den tepki var.SORU: Ä°ngiliz askerini bölgeye sokmamanızın nedeni tarihi hassasiyetlerden mi?GÃœL: BaÅŸta böyle bir istek oldu. Ama sonra mesele kapandı. Herhalde tarihi hassasiyetimiz algılandı.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!